2012-08-01 - 13:25
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Türkiye'de tek adam yönetimi olduğunu ileri sürerek "Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığında giderek demokrasiden uzaklaşan bir Türkiye vardır'' dedi
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Türkiye'de tek adam yönetimi olduğunu ileri sürerek "Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığında giderek demokrasiden uzaklaşan bir Türkiye vardır'' dedi
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, hükümetin Suriye politikasının iflas ettiğini iddia ederek "Başbakan ve hükümeti, dış politikada Barzani'nin çırağı olmuştur''
CHP'li Hamzaçebi, "Artık hangi mahkemelerin kurulacağına, hangi hâkimlerin atanacağına, hangi suçluların affedileceğine, hangi kişilerin mahkûm olacağına veya tutukluluk hallerinin devam edip etmeyeceğine; heykellerin nasıl olması gerektiğine, üniversite kampüslerinde nelerin satılacağına; nerelere cami yapılacağına, kadınların nasıl doğum yapacağına, ailelerin kaç çocuk sahibi olacağına karar veren bir Başbakanımız var." dedi
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, sözlerinde şunları kaydetti:
" Bugün basınla sohbet toplantısı planladım. Benim gündemimde çeşitli konular var. Türkiye'nin gündeminde birçok konu bulunmaktadır. Suriye meselesi var, Sayın başbakanın dindar gençlik, dindar Türkiye söylemlerinden sonra Türkiye'nin gündemine taşıdığı Çamlıca'ya camii projesi var. Bu camii projesine ilişkin olarak yaptığı açıklamalar var. Sezaryen, kürtaj tartışmaları belki sona ermiş gibi gözüküyor ama bu tartışmaların etkisiyle hastanelerde hayatını kaybeden hamile kadınlarımız var.
Sayın başbakanın üniversitelerde, üniversite kampüslerinde nelerin satılması ya da nelerin satılmaması gerektiği konusunda üniversite rektörlerine müdahalesi var. İDO özelleştirildi ama özelleştirilmiş olmasına rağmen özelleştirme öncesine kıyasla çok daha farklı bir şekilde İDO çalışanlarının İDO yönetiminin vatandaşların alışveriş paketlerine bu paketlerin içinde ne olduğuna yönelik müdahaleleri ve kontrolleri var. Bütün bunların nedeni Türkiye'nin gündeminde olan toplumumuzu ve milletimizi yakından ilgilendiren ve her biri bir sorun alanı olarak gözüken ve çözümü de AK Parti ile mümkün olmayan bu gelişmelerin tek nedeni AK Parti hükümetinin giderek demokrasiden uzaklaşmasıdır.
Artık hangi mahkemelerin kurulacağına, hangi hâkimlerin atanacağına, hangi suçluların affedileceğine, hangi kişilerin mahkûm olacağına veya tutukluluk hallerinin devam edip etmeyeceğine; heykellerin nasıl olması gerektiğine, üniversite kampüslerinde nelerin satılacağına; nerelere cami yapılacağına, kadınların nasıl doğum yapacağına, ailelerin kaç çocuk sahibi olacağına karar veren bir Başbakanımız var.
İstanbul'da Kabataş'tan Burgaz Ada'ya gitmek üzere deniz otobüsüne giden bir yolcunun çantası İDO görevlileri tarafından aranmış ve marketten aldığı bir kaç şişe şarap nedeniyle bu yolcu azarlanmış ve deniz otobüsüne bindirilmemiştir. İDO özelleştirildi ama özel sektör kraldan daha kralcı bir anlayışla yolcuların poşetlerini kontrol etmeye kendini yetkili sayıyor.
Alışveriş poşetlerini kontrol eden bir hükümet var Türkiye'de. Bu olayın, sayın Başbakan'ın İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü'nü arayıp 'üniversite bira satmayacaksın' talimatını verdikten sonra meydana geldiğini unutmayalım. Sıra yaşamımızın diğer alanlarına gelmiştir. Yarın, öbür gün, İDO'nun veya üniversite rektörlerinin, yolcuların ve öğrencilerin kıyafetlerine karışmaya başladığını görürsek hiç şaşırmayalım. Burası Türkiye, burası İran, Suudi Arabistan değil.
Bir vatandaş marketten aldığı ürünleri evine götürme özgürlüğüne sahip değil midir? Bir başka konu ise sezaryen konusudur. Bir kadın sezaryen olmadığı için hayatını kaybetmiştir. Ailesi 'sezaryen olsaydı bu ölüm meydana gelmeyecekti' diyor. Kadınların nasıl doğum yapacağına karar vermekle uğraşmayın. Sezaryeni bırakın, performans sistemini gözden geçirin. Performans sistemi sezaryeni patlatmıştır. Asıl sorunu görün.
Çamlıca'ya inşa edilecek bu camiyi yapacak hayırsever iş adamları, yaptıkları harcamaları gelir ve kurumlar matrahlarından indirim konusu yapacaklar. Sayın Başbakan kamuoyuyla doğruları paylaşın. Osmanlı sultanları kişisel servetlerinden yaptırırdı ama siz devletin hazinesinden finanse ediyorsunuz. Çağrıda bulunuyorum; Başbakan'a düşen bu camiyi kişisel servetinden yaptırmasıdır. Dinimiz, kültürümüz, hukukumuz da bunu emreder. Türkiye'nin 2012 hedefi, Medine-i Münevvere'deki camiyi geçmektir. Sayın Başbakan cami yapmıyor, gösteri yapıyor. Okyanus kıyısına cami inşa ederek geleceğe kalmak isteyen bazı Afrika ülkelerinin krallarına benziyor, onlara özeniyor. Gelin 2012 Türkiye'sinde, demokrasi ve özgürlükler konusunda batı medeniyetine ulaşmaya çalışın. Bilim ve teknolojide Türkiye'yi yarıştığı ülkelerin üzerine çıkarın. Hükümetin Suriye politikası iflas etmiştir. Ortada politika yoktur, politikasızlık vardır. Barzani'den medet uman bir dış politika anlayışı vardır. Başbakan ve hükümeti, dış politikada Barzani'nin çırağı olmuştur. AK Parti ile birlikte Türkiye bölünmeye doğru gitmektedir." dedi
Bir gazetecinin Şemdinli 'de meydana gelen olaylarla ilgili sorusuna CHP 'li Hamzaçebi, Bu olayların Türkiye'de devamlı olduğunu belirtti ve acı olan durumun ise bu gibi olayların artık toplum tarafından giderek kanıksanmaya başlanması olduğunu ifade etti.
Yerel seçimleri öne alma ihtiyacı olmadığını belirten Hamzaçebi, bununla ilgili bir anayasa değişikliğine destek vermeyeceklerini ancak 2019'daki yerel seçimlerin Ekim ayına alınması için gerekli anayasa değişikliğinin yapılabileceğini söyledi.
Bir gazetecinin, ''Suriye konusunda Meclis'ten bir tezkere gündeme gelip gelmeyeceği'' ile ilgili sorusu üzerine Hamzaçebi, Parlamentonun Suriye konusunda tavrını ortaya koyabileceğini belirtti ve bunun da Başbakan'ın siyasi partileri bilgilendirmesiyle olabileceğini söyledi. (13:25)
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, hükümetin Suriye politikasının iflas ettiğini iddia ederek "Başbakan ve hükümeti, dış politikada Barzani'nin çırağı olmuştur''
CHP'li Hamzaçebi, "Artık hangi mahkemelerin kurulacağına, hangi hâkimlerin atanacağına, hangi suçluların affedileceğine, hangi kişilerin mahkûm olacağına veya tutukluluk hallerinin devam edip etmeyeceğine; heykellerin nasıl olması gerektiğine, üniversite kampüslerinde nelerin satılacağına; nerelere cami yapılacağına, kadınların nasıl doğum yapacağına, ailelerin kaç çocuk sahibi olacağına karar veren bir Başbakanımız var." dedi
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, sözlerinde şunları kaydetti:
" Bugün basınla sohbet toplantısı planladım. Benim gündemimde çeşitli konular var. Türkiye'nin gündeminde birçok konu bulunmaktadır. Suriye meselesi var, Sayın başbakanın dindar gençlik, dindar Türkiye söylemlerinden sonra Türkiye'nin gündemine taşıdığı Çamlıca'ya camii projesi var. Bu camii projesine ilişkin olarak yaptığı açıklamalar var. Sezaryen, kürtaj tartışmaları belki sona ermiş gibi gözüküyor ama bu tartışmaların etkisiyle hastanelerde hayatını kaybeden hamile kadınlarımız var.
Sayın başbakanın üniversitelerde, üniversite kampüslerinde nelerin satılması ya da nelerin satılmaması gerektiği konusunda üniversite rektörlerine müdahalesi var. İDO özelleştirildi ama özelleştirilmiş olmasına rağmen özelleştirme öncesine kıyasla çok daha farklı bir şekilde İDO çalışanlarının İDO yönetiminin vatandaşların alışveriş paketlerine bu paketlerin içinde ne olduğuna yönelik müdahaleleri ve kontrolleri var. Bütün bunların nedeni Türkiye'nin gündeminde olan toplumumuzu ve milletimizi yakından ilgilendiren ve her biri bir sorun alanı olarak gözüken ve çözümü de AK Parti ile mümkün olmayan bu gelişmelerin tek nedeni AK Parti hükümetinin giderek demokrasiden uzaklaşmasıdır.
Artık hangi mahkemelerin kurulacağına, hangi hâkimlerin atanacağına, hangi suçluların affedileceğine, hangi kişilerin mahkûm olacağına veya tutukluluk hallerinin devam edip etmeyeceğine; heykellerin nasıl olması gerektiğine, üniversite kampüslerinde nelerin satılacağına; nerelere cami yapılacağına, kadınların nasıl doğum yapacağına, ailelerin kaç çocuk sahibi olacağına karar veren bir Başbakanımız var.
İstanbul'da Kabataş'tan Burgaz Ada'ya gitmek üzere deniz otobüsüne giden bir yolcunun çantası İDO görevlileri tarafından aranmış ve marketten aldığı bir kaç şişe şarap nedeniyle bu yolcu azarlanmış ve deniz otobüsüne bindirilmemiştir. İDO özelleştirildi ama özel sektör kraldan daha kralcı bir anlayışla yolcuların poşetlerini kontrol etmeye kendini yetkili sayıyor.
Alışveriş poşetlerini kontrol eden bir hükümet var Türkiye'de. Bu olayın, sayın Başbakan'ın İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü'nü arayıp 'üniversite bira satmayacaksın' talimatını verdikten sonra meydana geldiğini unutmayalım. Sıra yaşamımızın diğer alanlarına gelmiştir. Yarın, öbür gün, İDO'nun veya üniversite rektörlerinin, yolcuların ve öğrencilerin kıyafetlerine karışmaya başladığını görürsek hiç şaşırmayalım. Burası Türkiye, burası İran, Suudi Arabistan değil.
Bir vatandaş marketten aldığı ürünleri evine götürme özgürlüğüne sahip değil midir? Bir başka konu ise sezaryen konusudur. Bir kadın sezaryen olmadığı için hayatını kaybetmiştir. Ailesi 'sezaryen olsaydı bu ölüm meydana gelmeyecekti' diyor. Kadınların nasıl doğum yapacağına karar vermekle uğraşmayın. Sezaryeni bırakın, performans sistemini gözden geçirin. Performans sistemi sezaryeni patlatmıştır. Asıl sorunu görün.
Çamlıca'ya inşa edilecek bu camiyi yapacak hayırsever iş adamları, yaptıkları harcamaları gelir ve kurumlar matrahlarından indirim konusu yapacaklar. Sayın Başbakan kamuoyuyla doğruları paylaşın. Osmanlı sultanları kişisel servetlerinden yaptırırdı ama siz devletin hazinesinden finanse ediyorsunuz. Çağrıda bulunuyorum; Başbakan'a düşen bu camiyi kişisel servetinden yaptırmasıdır. Dinimiz, kültürümüz, hukukumuz da bunu emreder. Türkiye'nin 2012 hedefi, Medine-i Münevvere'deki camiyi geçmektir. Sayın Başbakan cami yapmıyor, gösteri yapıyor. Okyanus kıyısına cami inşa ederek geleceğe kalmak isteyen bazı Afrika ülkelerinin krallarına benziyor, onlara özeniyor. Gelin 2012 Türkiye'sinde, demokrasi ve özgürlükler konusunda batı medeniyetine ulaşmaya çalışın. Bilim ve teknolojide Türkiye'yi yarıştığı ülkelerin üzerine çıkarın. Hükümetin Suriye politikası iflas etmiştir. Ortada politika yoktur, politikasızlık vardır. Barzani'den medet uman bir dış politika anlayışı vardır. Başbakan ve hükümeti, dış politikada Barzani'nin çırağı olmuştur. AK Parti ile birlikte Türkiye bölünmeye doğru gitmektedir." dedi
Bir gazetecinin Şemdinli 'de meydana gelen olaylarla ilgili sorusuna CHP 'li Hamzaçebi, Bu olayların Türkiye'de devamlı olduğunu belirtti ve acı olan durumun ise bu gibi olayların artık toplum tarafından giderek kanıksanmaya başlanması olduğunu ifade etti.
Yerel seçimleri öne alma ihtiyacı olmadığını belirten Hamzaçebi, bununla ilgili bir anayasa değişikliğine destek vermeyeceklerini ancak 2019'daki yerel seçimlerin Ekim ayına alınması için gerekli anayasa değişikliğinin yapılabileceğini söyledi.
Bir gazetecinin, ''Suriye konusunda Meclis'ten bir tezkere gündeme gelip gelmeyeceği'' ile ilgili sorusu üzerine Hamzaçebi, Parlamentonun Suriye konusunda tavrını ortaya koyabileceğini belirtti ve bunun da Başbakan'ın siyasi partileri bilgilendirmesiyle olabileceğini söyledi. (13:25)
