2012-02-08 - 12:34
Vural: ''Dışişleri Bakanı Davutoğlu, BOP için 'emperyalist bir proje' diyor. Başbakan da 'ben bu projenin eş başkanıyım' diyor. Bir ülkenin başbakanı, emperyalist bir proje içerisinde yer alabilir mi? Bu eş başkanlığın hiçbir yasal dayanağı yoktur. AKP'ye çağrıda bulunuyorum, bu konuda Meclis Soruşturması başlatılmasının önünü açın.''
Oktay Vural, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun, BOP'a ilişkin çeşitli toplantılarda yaptığı konuşmaları basın mensuplarıyla paylaştı.
Davutoğlu'nun, BOP'a ilişkin ''emperyalist bir proje'' ifadesini kullandığını söyleyen Vural, şöyle konuştu: "Dışişleri Bakanı Davutoğlu, bir milletvekilinin yazılı soru önergesine verdiği yanıtta, 'Türkiye herhangi bir rol üstlenmedi. Esasen BOP diye bir proje yoktur' diyor. Bir başka açıklamasında ise; 'Rol olarak Türkiye'yi küçülten ve emperyalist bir projedir' diyor. Başbakan ise BOP eş başkanı olduğunu ve Türkiye'nin bu projede anahtar rol oynayacağını ifade ediyor. Bunların hangisi doğruyu söylüyor? Hani yalan söylemezdiniz siz? Kuyruk üzerine kuyruk. Al birini vur ötekine. Dışişleri Bakanı, bu ülkenin başbakanının emperyalist bir proje içerisinde yer aldığını açıklıyor. Böyle bir şey olur mu? Bu bir suç değil midir? Ülkenin bağımsızlığını, milli menfaatleri zedelemez mi? Tüm bu nedenlerden ötürü Meclis Soruşturması açılması gerekir. Bu eş başkanlığın hiçbir yasal dayanağı yoktur. AKP'ye çağrıda bulunuyorum; bu konuda Meclis Soruşturması başlatılmasının önünü açın. Kaynağını Anayasa'dan almayan hiçbir yetki kullanılamaz.''
Başbakan Erdoğan'a BOP eş başkanlığı görevini milletin vermediğini ifade eden Vural, ''Başbakan'ın emperyalist bir proje içerisinde yer almasının ülkenin menfaatlerine aykırı olacağı açıktır'' dedi.
Sakarya'nın Pamukova ilçesinde 2004 yılında meydana gelen hızlandırılmış tren kazasının zaman aşımına uğramasıyla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Vural, ''Hatırlarsanız, 41 vatandaşımız hayatını kaybetmişti. Bu treni hızlandıran, makiniste 'bas gaza' talimatı verenlerin vicdanları sızlamıyor mu şimdi? Dink kararını, şike operasyonlarını vicdanlarına sığdıramayanlar, bunu sığdırabiliyor mu acaba? Bu canların hesabını kim verecek?'' diye konuştu.
''Ankara-İstanbul arası 5 saate inecek safsatası altında 41 can gitti'' ifadesini kullanan Vural, ''Şimdi makinistler suçlu ama ona 'bas gaza' diyen suçsuz. Artık hak; haklının değil bu ülkede, hak güçlünün'' dedi.
Vural, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Suriye'deki olaylara ilişkin konuşmasını da şu sözlerle eleştirdi: ''Sayın Başbakan sanki İslamofobinin temsilcisi gibi. Söylemlere bakıyorsun Batı kaynaklı İslam karşıtı görüş ve düşünceleri destekler halde. Irak'ta atılan bombalara geçit veren, orada işkence yapan kimdi? Bu bombalama demokrasi adına yapıldığı zaman kimsenin gıkı çıkmıyor ama ülkelerin kendi aralarında yaşadıkları bir takım sorunları o ülkelerin Müslümanlıklarına atfetmek anlaşılır gibi değil. 'Oradaki işleri siyonistler mi yapıyor' diye soruyor. Adeta zeytin dalı uzatıyor. Müslümanların üzerine bomba yağdığı zaman gıkı çıkmıyor. Sen kimin temsilcisisin? Suriye'de şu anda ABD çıkarları söz konusu. Belli ki birileri buna bu işi ihale etmiş. O da görevini yapıyor. İkide bir, 'seyirci kalamayız' diyor. Ne yapacaksın? Askeri müdahale mi? Ne yapacaksan gel Meclis'te anlat, bilelim. Batının jandarması tarzı söylemlerle Suriye politikası oluşturmak, ülkenin milli menfaatlerine zarar verir.''
Vural, bir gazetecinin, MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın ifadeye çağrılmasıyla ilgili sorusunu: ''Ne olmuş yani? Bu ülkede Genelkurmay Başkanları sorgulanıyor. Şimdi bunda da 'olur mu' 'olmaz mı' tartışması yapılıyor'' şeklinde cevapladı. Vural, ''Bu kişiyi özel temsilci olarak PKK'ya gönderenlerin sorumluluğu yok mu? PKK ile müzakere yapan bir siyasi iradenin, bölücülükle birlikte ülkenin siyasi yapısını değiştirmeye çalıştığı ortaya çıkmıştır'' dedi.
TBMM İçtüzüğü'nde değişiklik öngören teklife ilişkin bir soruyu da yanıtlayan Vural, konuşma sürelerini kısıtlayan maddenin tekliften çıkarılması durumunda bir sorun yaşanmayacağını söyledi.(12:34)
Davutoğlu'nun, BOP'a ilişkin ''emperyalist bir proje'' ifadesini kullandığını söyleyen Vural, şöyle konuştu: "Dışişleri Bakanı Davutoğlu, bir milletvekilinin yazılı soru önergesine verdiği yanıtta, 'Türkiye herhangi bir rol üstlenmedi. Esasen BOP diye bir proje yoktur' diyor. Bir başka açıklamasında ise; 'Rol olarak Türkiye'yi küçülten ve emperyalist bir projedir' diyor. Başbakan ise BOP eş başkanı olduğunu ve Türkiye'nin bu projede anahtar rol oynayacağını ifade ediyor. Bunların hangisi doğruyu söylüyor? Hani yalan söylemezdiniz siz? Kuyruk üzerine kuyruk. Al birini vur ötekine. Dışişleri Bakanı, bu ülkenin başbakanının emperyalist bir proje içerisinde yer aldığını açıklıyor. Böyle bir şey olur mu? Bu bir suç değil midir? Ülkenin bağımsızlığını, milli menfaatleri zedelemez mi? Tüm bu nedenlerden ötürü Meclis Soruşturması açılması gerekir. Bu eş başkanlığın hiçbir yasal dayanağı yoktur. AKP'ye çağrıda bulunuyorum; bu konuda Meclis Soruşturması başlatılmasının önünü açın. Kaynağını Anayasa'dan almayan hiçbir yetki kullanılamaz.''
Başbakan Erdoğan'a BOP eş başkanlığı görevini milletin vermediğini ifade eden Vural, ''Başbakan'ın emperyalist bir proje içerisinde yer almasının ülkenin menfaatlerine aykırı olacağı açıktır'' dedi.
Sakarya'nın Pamukova ilçesinde 2004 yılında meydana gelen hızlandırılmış tren kazasının zaman aşımına uğramasıyla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Vural, ''Hatırlarsanız, 41 vatandaşımız hayatını kaybetmişti. Bu treni hızlandıran, makiniste 'bas gaza' talimatı verenlerin vicdanları sızlamıyor mu şimdi? Dink kararını, şike operasyonlarını vicdanlarına sığdıramayanlar, bunu sığdırabiliyor mu acaba? Bu canların hesabını kim verecek?'' diye konuştu.
''Ankara-İstanbul arası 5 saate inecek safsatası altında 41 can gitti'' ifadesini kullanan Vural, ''Şimdi makinistler suçlu ama ona 'bas gaza' diyen suçsuz. Artık hak; haklının değil bu ülkede, hak güçlünün'' dedi.
Vural, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Suriye'deki olaylara ilişkin konuşmasını da şu sözlerle eleştirdi: ''Sayın Başbakan sanki İslamofobinin temsilcisi gibi. Söylemlere bakıyorsun Batı kaynaklı İslam karşıtı görüş ve düşünceleri destekler halde. Irak'ta atılan bombalara geçit veren, orada işkence yapan kimdi? Bu bombalama demokrasi adına yapıldığı zaman kimsenin gıkı çıkmıyor ama ülkelerin kendi aralarında yaşadıkları bir takım sorunları o ülkelerin Müslümanlıklarına atfetmek anlaşılır gibi değil. 'Oradaki işleri siyonistler mi yapıyor' diye soruyor. Adeta zeytin dalı uzatıyor. Müslümanların üzerine bomba yağdığı zaman gıkı çıkmıyor. Sen kimin temsilcisisin? Suriye'de şu anda ABD çıkarları söz konusu. Belli ki birileri buna bu işi ihale etmiş. O da görevini yapıyor. İkide bir, 'seyirci kalamayız' diyor. Ne yapacaksın? Askeri müdahale mi? Ne yapacaksan gel Meclis'te anlat, bilelim. Batının jandarması tarzı söylemlerle Suriye politikası oluşturmak, ülkenin milli menfaatlerine zarar verir.''
Vural, bir gazetecinin, MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın ifadeye çağrılmasıyla ilgili sorusunu: ''Ne olmuş yani? Bu ülkede Genelkurmay Başkanları sorgulanıyor. Şimdi bunda da 'olur mu' 'olmaz mı' tartışması yapılıyor'' şeklinde cevapladı. Vural, ''Bu kişiyi özel temsilci olarak PKK'ya gönderenlerin sorumluluğu yok mu? PKK ile müzakere yapan bir siyasi iradenin, bölücülükle birlikte ülkenin siyasi yapısını değiştirmeye çalıştığı ortaya çıkmıştır'' dedi.
TBMM İçtüzüğü'nde değişiklik öngören teklife ilişkin bir soruyu da yanıtlayan Vural, konuşma sürelerini kısıtlayan maddenin tekliften çıkarılması durumunda bir sorun yaşanmayacağını söyledi.(12:34)
