2016-04-26 - 17:00
TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, Kolluk Gözetim Komisyonu Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanarak, maddelerinin geçilmesine karar verildi.
TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, birleşime verilen aranın ardından komisyonun yerine oturmaması üzerine saat 14.00'de toplanmak üzere birleşimi kapattı.
TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı.
Gündem dışı ilk sözü alan AK Parti İstanbul Milletvekili Osman Boyraz, Dünya Kardeşlik Haftası dolayısıyla yaptığı konuşmada, savaşların olmadığı, insanların ölmediği, kardeşlik türkülerinin bütün coğrafyada söylendiği bir dünyada yaşamak dileğinde bulundu.
CHP Amasya Milletvekili Mustafa Tuncer, seçim bölgesi hakkında bilgi sundu ve ilin sorunlarını dile getirdi. Tuncer, konuşmasının sonunda "TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ı, Meclis Başkanı sıfatıyla katıldığı bir toplantıda 'Laiklik Anayasa'dan çıkarılmalıdır, dini esaslara dayalı anayasa yapılabilir' şeklindeki sözlerinden dolayı kınıyor, istifaya davet ediyorum. İstifa edip milletvekili olduğunda düşüncelerini daha özgürce açıklayabileceğini belirtiyorum." dedi.
TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, Tuncer'in kullandığı "kınama" ifadesini eleştirerek, "Sayın milletvekilleri kınamak o kadar kolay bir tabir olmamalı. Sayın Meclis Başkanı'mızın muhakkak bir açıklaması olacaktır. Ama laiklik tarifiyle ilgili söylediklerini, bağlamından koparılmak suretiyle farklı yorumlamanın doğru olmayacağı kanaatindeyim. Siyasi açıklamalar olacaktır, açıklamaları görelim. Kınamak öyle her önüne geldiğimiz kişiyi -ki bu parlamentonun başkanlığını yapan değerli başkanımızı, bu üslupla kınamanın da doğru olmayacağı kanaatindeyim." diye konuştu.
Aydın'ın sözleri üzerine CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, TBMM Başkanı Kahraman'ın tartışılan sözlerinin ne anlama geldiğini izah etmekle sorumlu olduğunu belirterek, "Burası Meclis Başkanı'nın çiftliği değildir, laik Cumhuriyet'in Meclis'idir. Eğer Meclis Başkanı bu sözlerden sonra yüreği yetiyorsa gelsin kürsüye." ifadesini kullandı.
Gök, Türkiye'nin dün itibarıyla vahim bir tabloyla karşı karşıya olduğunu iddia ederek, şöyle konuştu:
"Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesini alan, Cumhuriyet'in en önemli ilkesi olan laiklik ilkesinin Anayasa'dan çıkarılmasını savunan Meclis Başkanı'nı Türkiye taşıyamaz. Bu Meclis Başkanı kanunlara, Anayasa'ya aykırı davranmakta, Türkiye'nin kuruluş felsefesini sabote etmektedir. CHP olarak Meclis Başkanı'nın söylemlerini şiddetle reddediyoruz, elimizin tersiye itiyoruz. Meclis Başkanı bilmelidir ki CHP Meclis'te bulunduğu sürece, ona oy veren milyonlarca seçmen Türkiye'de bulunduğu sürece laiklik ilkesi Anayasa'da kalacaktır. Belki Meclis Başkanı başka yerlere gidecektir ama Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesini sonsuza kadar yaşatmaya azimli ve kararlı CHP mensupları ve milyonlarca yurttaşımız Mustafa Kemal Atatürk'e, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesine, laiklik ilkesine sonuna kadar sahip çıkacaktır."
Ahmet Aydın da "Meclis Başkanı'nın yüreği yeter. Böyle bir üslubu kabul etmediğimizi söyledim. Meclis Başkanı adına vekaleten bu işi yürütüyorum. Tartışabilirsiniz, istişare edebilirsiniz, aleyhinde beyanatlar verebilirsiniz ama bunu yaparken üslup noktasında azami hassasiyeti göstermeniz adına tavsiyede bulundum." dedi.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de İsmail Kahraman'ın laiklikle ilgili açıklamalarına dair milletvekillerinin görüşlerini dile getirmesi, tarafsız ve Anayasa'ya bağlı olması gereken Kahraman'a ilişkin kınama ifadesini belirtmesinin doğal olduğunu belirterek, "Siz, Başkanlık Divanı olarak orada idare etmek üzere Meclis Başkanvekili olarak görev yapıyorsunuz. Milletvekillerinin yaptığı konuşmalara, kınamalara dair sürekli bir yorum yapma, müdahale etme hakkını kendinizde görüyorsunuz, böyle bir hakkınız yok." dedi.
Kahraman'ın Genel Kurulu bu konuda bilgilendirmesini isteyen Baluken, "İsmail Kahraman, ağzındaki baklayı ortaya saçmıştır. AKP Hükümetinin Türkiye'ye dayatmak istediği otoriter, baskıcı bir rejim değişikliğini dini kılıf olarak kullanmak suretiyle hayata geçirmek arayışını teşhir etmiştir. Bunu kabul etmek mümkün değil. Bu toplumda laikler ve dindarlar şeklinde yeni bir tartışma yaratarak rejim değişikliği çabalarını dini hassasiyeti olan yurttaşları homojenize ederek, kristalize ederek başarma gayreti olarak değerlendiriyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da Kahraman'ın açıklamalarını "talihsiz açıklamalar" olarak niteledi. Milletvekillerinin eleştirel beyanlarında üslup sorunu bulunmadığını savunan Akçay, Türkiye'nin laiklikle ilgili sorunu olmadığını ifade etti.
Akçay, İsmail Kahraman'ın açıklamalarının "kişisel görüş" olarak geçiştirilemeyeceğini belirterek, "Laiklik üzerinden bir tartışma başlatmak toplumu kutuplaştırmaktan, ayrıştırmaktan başka bir anlam taşımayacaktır. Toplumun değerler üzerinde kutuplaştırılmasına asla izin vermeyeceğiz. Meclis Başkanı'nı hatasından dönmeye davet ediyorum." diye konuştu.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Coşkun Çakır ise laikliğin uygulamasıyla ilgili birçok sorunla karşı karşıya kalındığını dile getirerek, şunları söyledi:
"Laikliği tartışırken hiçbir zaman laikliğe karşı olduğumuzdan değil, aksine laikliğin uygulamasından kaynaklanan 'laikçi uygulamalardan' şikayet ettik. Anayasa değişikliği tartışmaları bağlamında dün, bugün ne de yarın laiklikle ilgili ne bir ifademiz ne de bir kanaatimiz var. Tartışmasını bile yapmadık. Özgürlükler bağlamında laiklik de tartışılabilir. Laiklik meselesini tartışmaktan kaçınmayalım."
HDP, TBMM Danışma Kurulunun toplanamaması üzerine önerisini Genel Kurula taşıdı. Öneri üzerinde konuşan HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Ankaragücü-Amedspor ile Trabzonspor-Fenerbahçe karşılaşmalarında yaşanan olaylara işaret ederek, Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) yaşananlara sessiz kaldığını, futbolda siyasallaşma sürecinin bir parçası olduğunu söyledi.
Baluken, isim değişikliğinden sonra Amedspor'un nefret söylemine maruz kaldığını ve hiçbir kulübe uygulanmayan cezalar verildiğini belirterek, "TFF, savaşı ve vahşeti kutsamış, barışı cezalandırmıştır." dedi.
Önerinin aleyhinde konuşan MHP Kocaeli Milletvekili Saffet Sancaklı, sporda yaşanan sorunlar hakkında "testi kırılmada önlem alınması" gerektiğini daha önce ifade ettiğini belirterek, "Ama şimdi testi kırıldı. Türk sporu öfke, şiddet, kutuplaşma ve ayrışmayla anılır hale geldi. Stat içi ve dışındaki şiddet olaylarının önüne geçilemez hale geldi. İyi bir kanun çıktı. Ama yasaları, mevzuatı ne kadar güçlendirirseniz güçlendirin bunları uygulayacak insanlar ehil kabiliyetli olmazsa, bunları yaşamaya devam ederiz." diye konuştu.
Kulüpler Birliğinin, olaylardan sonra karşılaşmaları iki dakika geç başlatma kararı aldığını hatırlatan Sancaklı, bunun, "Biz bu işi yönetemiyoruz, pes ettik" anlamına geldiğini savundu. "İki dakika geç başlatma şiddeti önleyecek mi? Bir daha olduğunda 3-4 dakika mı geç başlatılacak?" diye soran Sancaklı, görevini yerine getirmeyen yöneticilerin yapacağı en büyük hizmetin, işgal ettikleri koltuklardan kalkarak kendi işlerine dönmesi olduğunu savundu.
Sancaklı, "Futbolda seferberlik ilan edelim. Yeni bir yasa çıkaralım ve milli olmayanlar federasyon başkanı olamasın. Bu şiddet devam ederse önüne geçilemez ve Allah korusun daha büyük katliamlara neden olabilir." dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, öneri lehinde yaptığı konuşmada, iktidarın sporu doğru yönetemediğini belirterek, sporun şike, doping ve şiddetle anılır hale geldiğini söyledi.
Sporda taşıma suyla değirmenin dönemeyeceğini belirten Toprak, "Türk gençlerini ay yıldızlı bayrağı takmıyorsunuz, devşirme sporcularla çıkıyorsunuz. Niye Etiyopyalı yarışıyor benim ülkemde? Niye başka bir ülkeden kişiler yarışıyor? Eğer siz milli Türk gençlerini seviyorsanız, gençliğinize önem veriyorsanız, niye federasyonları özerk federasyon olup da ona buna ihale edip, seçim kaybeden milletvekilleri, genel müdür yardımcıları veya danışmalarla federasyonları yönetiyorsunuz? Arjantin'e elin Afrikalısıyla gidiyorsunuz. Kafilede 15 Afrikalı var. Türk gençliğine güvenin ki ülke ayağa kalksın. Statlardan ülkenin kurucularının adını sildiniz. Arena; insanları hayvanların önüne attıkları, insanların ölümünün seyrettiği yerdir. Spor, ölümü seyreden yer değil, seyir zevkidir." görüşünü ifade etti.
AK PARTİ Rize Milletvekili Osman Aşkın Bak, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, geçmiş dönemlerde konuyla ilgili 3 araştırma komisyonu kurulduğunu hatırlatarak, çalışmalar sonucunda yasa çıkarıldığını söyledi. Meclisin gereğini yaptığını anlatan Bak, herkesin yapacağı açıklama, paylaşım ve değerlendirmelere dikkat etmesini istedi. Bak, son hafta yaşanan olayların, ırkçı söylemlerin kabul edilemez olduğunu ifade ederek, olaylarla ilgili idari ve adli soruşturmanın yapıldığına işaret etti.
Bak, spora hiçbir dönemde yapılmayan yatırımların AK Parti döneminde yapıldığını, en büyük organizasyonların başarıyla gerçekleştirildiğini belirterek, "Er geç bu ülkeye olimpiyatları getireceğiz. Türk sporcularını küçümsemeyin. Bizim onlara desek moral vermemiz lazım. Başka ülkeler de de yabancı sporcuları yarıştırıyor." dedi.
Sataşma gerekçesiyle söz alan Baluken, "Yaratılan ortamın en büyük müsebbiplerinden biri sizsiniz. Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir taraftar grubunu, darbe suçlamasıyla hedefe koydunuz, tutukladınız. Stadyum açılışlarını taraftara kapattınız. Nefret ve söylemini siz yarattınız, TFF de bunun parçası oldu." görüşünü savundu.
Öte yandan Baluken, Haccetepe Beytepe kampüsünde bir grup öğrencinin "ırkçı bir linç saldırısına maruz kaldığını", amfide mahsur olduklarını ve güvenliklerinin olmadığını ifade ettiklerini belirterek, müdahale edilmesi gerektiğini söyledi.
Konuşmaların ardından HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulunda, CHP'nin, patates ve elma üreticilerinin sorunları konusunda Meclis Araştırması açılmasını içeren grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, CHP'nin grup önerisinin görüşülmesine geçilmeden önce, TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ın, laiklikle ilgili ifadelerine ilişkin yazılı açıklama yaptığını belirterek, açıklamayı okudu.
CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, açıklamayı okuma gibi bir usül olmadığını belirterek, Kahraman'ın açıklamayı kendisinin yapması gerektiğini belirtti. Tanal ve bazı CHP milletvekilleri sıra kapaklarına vurarak, Ahmet Aydın'ın açıklamayı okumasını protesto etti.
Aydın da bunun üzerine, "Böyle bir üslup vardır, bırakın Allah aşkına. Açıklamanın nesi zorunuza gitti?" dedi.
Daha sonra CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in elma ve patates üreticilerinin sorunlarının araştırılması önergesinin bugün görüşülmesine ilişkin CHP Grup önerisinin görüşmesine geçildi.
Öneri lehine söz alan CHP Niğde Milletvekili Gürer, tarımda önemli sorunlar yaşandığını, üreticilerin gelecek yıl tarlasını ekemez hale geldiğini savundu.
Patates üreticilerinin değerinde satamadıkları ürünlerini yollara dökerek hükümeti protesto ettiğini ifade eden Gürer, başta patates, soğan ve elma üreticileri olmak üzere çiftçilerin mağduriyet yaşadığını öne sürdü.
Gürer, "Patates gibi soğan da tarlada kalmıştır. Niğde'de üretilen 800 bin ton patatesin 400 bin tonu satılamadı. Sosyal yardım vakıfları, belediyeler, yurtlar vasıtasıyla ürünün maliyetine de olsa çiftçiden alınmasını istiyoruz. Patates 'sakal bıraktı' diyorduk şimdi saç bile uzatmış. Tarım Bakanlığının bölgede durumu tespit ederek üreticilerin borçlarının ertelenmesi, destek verilmesi gerekiyor." diye konuştu.
HDP Bitlis Milletvekili Mahmut Celadet Gaydalı da tarım üreticilerinin geçimlerini nasıl sağlayacaklarını kara kara düşündüklerini savundu. Gaydalı, "HDP olarak emekçinin ve alın terinin kıymetini gayet iyi bildiğimiz, emeğin kutsallığına inandığımız için Meclisin üzerine düşeni yaparak, araştırma komisyonu kurulması gerektiğini ifade ediyoruz." görüşlerini dile getirdi.
MHP Adana Milletvekili Mevlüt Karakaya da çiftçilerin elektrik kesintileri nedeniyle ciddi sorunlar yaşadığını, elektrik dağıtım şirketlerinin kesintiye gitmesiyle birlikte tarlada mahsulün sulanamaması, mahsulün kuruması gibi sorunlarla karşı karşıya kalındığını kaydetti.
Tarım ürünlerindeki fiyat sorununun uygulanmayan ya da yanlış uygulanan tarım politikalarından kaynaklandığını savunan Karakaya, "Tarımı bu sonuca getiren tarım politikalarını tartışmamız lazım. Hükümet, gerekli tedbirleri zamanında almıyor. Tarım Ürünleri Müdahale Kurumunun bir an önce kurulmasını söyledik." diye konuştu.
AK PARTİ Hatay Milletvekili Mehmet Öntürk ise Türkiye'de yetiştirilen patates türünün tat ve lezzet yönünden yurtdışından fazla talep görmeyen çeşit olduğunu belirterek, patates üreticisine dekar başına mazotta 4,85 lira, gübrede 6,60 lira, toprak analizde 2,5 lira destek verildiğini anlattı.
Türkiye'nin elma üretiminde de dünyanın üçüncü ülkesi olduğuna dikkati çeken Öntürk, depolama sistemlerindeki gelişmelerin tarım üreticisinin imkanına sunulduğunu, üreticilerin 1 ayda ürettiği ürünleri 12 ay muhafaza edebildiğini anlattı. Öntürk, "Çiftçimizin her zaman yanında olduk, olmaya devam edeceğiz." dedi.
CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, Kahraman'ın, laiklikle ilgili değerlendirmeleri üzerine yaptığı yazılı açıklamasının bir gün önceki ifadelerinin devamı niteliğinde olduğunu belirtti.
Kahraman'ın büyük bir kafa karışıklığı yaşadığını öne süren Gök, "Meclis Başkanı dün yaptığı konuşmada önce baklayı ağzından çıkarmış, bugün ise ağzına almak suretiyle daha baklanın nereye gideceğini bilemediği bir duruş sergilemektedir. Meclis Başkanı'nın kamuoyu karşısında çok daha şeffaf, inandırıcı olması gerekir. Meclis Başkanı'nın yeni açıklaması inandırıcı olmaktan çok uzaktır." diye konuştu.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de Kahraman'ın yazılı açıklamasının inandırıcı olmaktan, kamuoyunu tatmin etmekten uzak olduğunu savundu.
Kahraman'ın, açıklamalarına demokratik tepki gösteren kesimleri suçlu ilan ettiğini öne süren Baluken, "Meclis Başkanı'nın bu Meclise gelerek bilgilendirme yapması, kürsüden konuşma yapması doğru olan yöntemdir. Meclis kürsüsünü kullanmaktan imtina etmesi, yazılı açıklama yapması parlamentoya duyduğu saygıyı da ele veriyor." ifadelerini kullandı.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Coşkun Çakır da bir bardak suda fırtına koparılmasına imkan verilmemesi gerektiğini belirterek, "Bizim parti olark laiklikle ilgili problemimiz yoktur. Din ve devlet işlerinin bu ülkede nasıl olduğu herkes tarafından bilinmektedir. Laiklik ve laikçilik diye bir ayrım yapmıştık. Laiklikle bir problemimiz yok ama geçmiş dönemde laikçi yaklaşım, uygulamalarla ilgili çok problemimiz oldu." değerlendirmesinde bulundu.
Konuşmaların ardından CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'ın Çocukları Koruma Kanunu'nda Değişiklik İçeren Yasa Teklifinin İçtüzük'te öngörülen sürede ilgili komisyonda görüşülmemesi üzerine doğrudan gündeme alınması önergesine geçildi.
Tanal'ın önergesi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulunda, Suçluların İadesine İlişkin Avrupa Sözleşmesine Ek Üçüncü Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı kabul edilerek yasalaştı.
Mecliste, AB ile vize muafiyeti kapsamında çıkarılması gereken düzenlemelerin görüşmeleri sürüyor.
Tasarı üzerinde HDP Grubu adına konuşan Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, suçluların iadesinde kişinin rızasının arandığını belirterek, bunun nasıl alınacağı konusunda şüphelerin olduğunu söyledi.
Tasarının vize muafiyeti kapsamında çıkarılması gereken düzenlemeler arasında olduğunu ifade eden Başaran, "Bu kanunları çıkararak vize muafiyetinin sağlanacağını düşünmek saflık olur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Türkiye'de uygulama alanı önemli. İnsanlar, hükümlülerin ölünceye kadar cezaevlerinde tutulduğu ülkelere iade edilmez." diye konuştu.
Cezaevindeki ağır hasta, tutuklu ve hükümlüler arasında yüzde 80 felçli hastaların da tutulduğunu savunan Başaran, bunların bırakılması gerektiğini ileri sürdü.
Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Başaran'ın tutuklu ve hükümlüler için "tutsak" ifadesini kullanması üzerine yerinden söz alarak, "Türkiye cezaevlerinde tutsak yoktur, tutuklu ve hükümlü vardır." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, tasarı üzerinde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin temel kavramlarıyla oynanmaması gerektiğini belirterek, "Türkiye tercihini yapmıştır. Bu tercih, burada AKP, CHP, HDP, MHP sıralarında oturan arkadaşlarımızı burada buluşturan halk egemenliğini ortaya çıkarmıştır. Bunun kıymetini bilelim. Türkiye Cumhuriyeti kuruluş felsefesinin ayarlarıyla oynanmaması gerektiği konusunda hepimiz birleşmemiz gerekiyor. Bu kurucu felsefeden ayrıldığında Türkiye'yi bekleyen iç çatışma tehlikesidir. Biz CHP olarak bu felsefeyle oynatmayız. Bu meydan okuma ve tehdit değildir, olması gerekendir." diye konuştu.
Devleti yöneten kadroların, kurumların Anayasa ve yasaları ihlal ettiğini öne süren Gök, şunları söyledi:
"Yurttaşlar Hükümete, Meclis Başkanına, Cumhurbaşkanına güvenecek. Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı, Başbakanın büyük sorumluluğu vardır. Demokrasi ve insan hakları mücadelesinde çıtayı yükseltmede hepsine ayrı sorumluluklar düşüyor. Türkiye'nin kuruluş felsefesine herkesten önce Cumhurbaşkanı, Başbakan, TBMM Başkanı, bakanlar, ülkeyi kim yönetiyorsa onlar sahip çıkmalı. Onlardan cesaret almalıyız ama bu cesareti alamadığımız günlerden geçiyoruz. TBMM Başkanının dünkü ve bugünkü açıklamaları kamuoyunu tatmin etmekten çok uzaktır. Bakla ağzında durmaya devam ediyor. Bu tablonun farkındayız, tehlikenin farkındayız. Siz de farkında olun. Ortak değerler diyorsanız gelin bu konuşmamı aynen tekrarlayın."
Konuşmaların ardından tasarı kabul edildi.
TBMM Genel Kurulunda, Suçluların İadesine İlişkin Avrupa Sözleşmesine Ek Dördüncü Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı kabul edilerek yasalaştı.
TBMM Genel Kurulunda AB ile vize muafiyeti kapsamında çıkarılması gereken düzenlemelerin görüşmeleri sürüyor.
Tasarı üzerinde HDP Grubu adına konuşan Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, Türkiye'nin Avrupa Birliği sürecinin yıllardır istenilen seviyeye gelmediğini söyledi.
Türkiye'nin tarihinin en sıkıntılı dönemlerinden birini yaşadığını savunan Tan, "Yüz yıllık bir Ortadoğu parantezi kapanıyor. Yeni bir Ortadoğu şekillenmesi başlamış bulunuyor. Bu süreçte Türkiye'nin hem dış politikada hem de iç politikada ciddi sorunları var. Türkiye, Ortadoğu politikasında hem ABD, Avrupa ile kavgalı hem de Rusya ile kavgalı duruma geldi. Dünya siyasetinde aynı anda hem ABD hem de Rusya ile kavga eden ender ülke vardır, bu durum sürdürülebilir değil. Aynı anda ABD, AB ve Rusya ile sorunlu olarak mevcut yapıyı sürdürmek mümkün değil." değerlendirmesinde bulundu.
Altan Tan, iktidarın dış politikası sonucunda turizm ve tarımda ekonomik olarak büyük zararlar oluştuğunu, 36 milyar dolarlık turizm gelirinin kayba uğradığını, ihracat yapan başta Gaziantep, Kayseri ve Denizli gibi illerin ticaretlerinde büyük kayıplar yaşandığını ifade etti.
HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş da HDP olarak din ve vicdan özgürlüğünden yana olduklarını vurgulayarak, Türkiye'de herkesin ibadetlerini özgürce yapmasını savunduklarını söyledi.
Devletin din alanından çekilmesi gerektiğini belirten Beştaş, "Bu alanı inanç sahiplerine bırakmalıdır. İnanç sahipleri nasıl ibadet edeceklerini, dinlerinin gereklerini nasıl yerine getireceklerini en iyi bilirler. Devlet tüm din ve inançlara eşit mesafede olmalıdır." diye konuştu.
AK PARTİ Şanlıurfa Milletvekili Eşref Fakıbaba da seçim bölgesinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik ve çiftçilerin katıldığı bir toplantı yaptıklarını, çiftçilerin başta elektrik olmak üzere sorunlarını dile getirdiklerini anlattı. Fakıbaba, toplantıya katılan bütün çiftçilerin memnun kaldığını ifade etti.
AK PARTİ Mardin Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, Mardin'de çiftçilerin hükümetin gösterdiği çabalardan dolayı çok memnun olduğunu belirterek, HDP'li belediyelerin uygulamalarından ise vatandaşların muzdarip olduğunu kaydetti. Çankırı, "Mardin'in yolları rezalet durumda. Bütün yollar çukur. Mardin'deki 8 ilçe ve merkezde herkes bel fıtığı oldu." dedi.
Konuşmaların ardından tasarı kabul edildi.
****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
Gündem dışı ilk sözü alan AK Parti İstanbul Milletvekili Osman Boyraz, Dünya Kardeşlik Haftası dolayısıyla yaptığı konuşmada, savaşların olmadığı, insanların ölmediği, kardeşlik türkülerinin bütün coğrafyada söylendiği bir dünyada yaşamak dileğinde bulundu.
CHP Amasya Milletvekili Mustafa Tuncer, seçim bölgesi hakkında bilgi sundu ve ilin sorunlarını dile getirdi. Tuncer, konuşmasının sonunda "TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ı, Meclis Başkanı sıfatıyla katıldığı bir toplantıda 'Laiklik Anayasa'dan çıkarılmalıdır, dini esaslara dayalı anayasa yapılabilir' şeklindeki sözlerinden dolayı kınıyor, istifaya davet ediyorum. İstifa edip milletvekili olduğunda düşüncelerini daha özgürce açıklayabileceğini belirtiyorum." dedi.
TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, Tuncer'in kullandığı "kınama" ifadesini eleştirerek, "Sayın milletvekilleri kınamak o kadar kolay bir tabir olmamalı. Sayın Meclis Başkanı'mızın muhakkak bir açıklaması olacaktır. Ama laiklik tarifiyle ilgili söylediklerini, bağlamından koparılmak suretiyle farklı yorumlamanın doğru olmayacağı kanaatindeyim. Siyasi açıklamalar olacaktır, açıklamaları görelim. Kınamak öyle her önüne geldiğimiz kişiyi -ki bu parlamentonun başkanlığını yapan değerli başkanımızı, bu üslupla kınamanın da doğru olmayacağı kanaatindeyim." diye konuştu.
Aydın'ın sözleri üzerine CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, TBMM Başkanı Kahraman'ın tartışılan sözlerinin ne anlama geldiğini izah etmekle sorumlu olduğunu belirterek, "Burası Meclis Başkanı'nın çiftliği değildir, laik Cumhuriyet'in Meclis'idir. Eğer Meclis Başkanı bu sözlerden sonra yüreği yetiyorsa gelsin kürsüye." ifadesini kullandı.
Gök, Türkiye'nin dün itibarıyla vahim bir tabloyla karşı karşıya olduğunu iddia ederek, şöyle konuştu:
"Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesini alan, Cumhuriyet'in en önemli ilkesi olan laiklik ilkesinin Anayasa'dan çıkarılmasını savunan Meclis Başkanı'nı Türkiye taşıyamaz. Bu Meclis Başkanı kanunlara, Anayasa'ya aykırı davranmakta, Türkiye'nin kuruluş felsefesini sabote etmektedir. CHP olarak Meclis Başkanı'nın söylemlerini şiddetle reddediyoruz, elimizin tersiye itiyoruz. Meclis Başkanı bilmelidir ki CHP Meclis'te bulunduğu sürece, ona oy veren milyonlarca seçmen Türkiye'de bulunduğu sürece laiklik ilkesi Anayasa'da kalacaktır. Belki Meclis Başkanı başka yerlere gidecektir ama Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesini sonsuza kadar yaşatmaya azimli ve kararlı CHP mensupları ve milyonlarca yurttaşımız Mustafa Kemal Atatürk'e, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesine, laiklik ilkesine sonuna kadar sahip çıkacaktır."
Ahmet Aydın da "Meclis Başkanı'nın yüreği yeter. Böyle bir üslubu kabul etmediğimizi söyledim. Meclis Başkanı adına vekaleten bu işi yürütüyorum. Tartışabilirsiniz, istişare edebilirsiniz, aleyhinde beyanatlar verebilirsiniz ama bunu yaparken üslup noktasında azami hassasiyeti göstermeniz adına tavsiyede bulundum." dedi.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de İsmail Kahraman'ın laiklikle ilgili açıklamalarına dair milletvekillerinin görüşlerini dile getirmesi, tarafsız ve Anayasa'ya bağlı olması gereken Kahraman'a ilişkin kınama ifadesini belirtmesinin doğal olduğunu belirterek, "Siz, Başkanlık Divanı olarak orada idare etmek üzere Meclis Başkanvekili olarak görev yapıyorsunuz. Milletvekillerinin yaptığı konuşmalara, kınamalara dair sürekli bir yorum yapma, müdahale etme hakkını kendinizde görüyorsunuz, böyle bir hakkınız yok." dedi.
Kahraman'ın Genel Kurulu bu konuda bilgilendirmesini isteyen Baluken, "İsmail Kahraman, ağzındaki baklayı ortaya saçmıştır. AKP Hükümetinin Türkiye'ye dayatmak istediği otoriter, baskıcı bir rejim değişikliğini dini kılıf olarak kullanmak suretiyle hayata geçirmek arayışını teşhir etmiştir. Bunu kabul etmek mümkün değil. Bu toplumda laikler ve dindarlar şeklinde yeni bir tartışma yaratarak rejim değişikliği çabalarını dini hassasiyeti olan yurttaşları homojenize ederek, kristalize ederek başarma gayreti olarak değerlendiriyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da Kahraman'ın açıklamalarını "talihsiz açıklamalar" olarak niteledi. Milletvekillerinin eleştirel beyanlarında üslup sorunu bulunmadığını savunan Akçay, Türkiye'nin laiklikle ilgili sorunu olmadığını ifade etti.
Akçay, İsmail Kahraman'ın açıklamalarının "kişisel görüş" olarak geçiştirilemeyeceğini belirterek, "Laiklik üzerinden bir tartışma başlatmak toplumu kutuplaştırmaktan, ayrıştırmaktan başka bir anlam taşımayacaktır. Toplumun değerler üzerinde kutuplaştırılmasına asla izin vermeyeceğiz. Meclis Başkanı'nı hatasından dönmeye davet ediyorum." diye konuştu.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Coşkun Çakır ise laikliğin uygulamasıyla ilgili birçok sorunla karşı karşıya kalındığını dile getirerek, şunları söyledi:
"Laikliği tartışırken hiçbir zaman laikliğe karşı olduğumuzdan değil, aksine laikliğin uygulamasından kaynaklanan 'laikçi uygulamalardan' şikayet ettik. Anayasa değişikliği tartışmaları bağlamında dün, bugün ne de yarın laiklikle ilgili ne bir ifademiz ne de bir kanaatimiz var. Tartışmasını bile yapmadık. Özgürlükler bağlamında laiklik de tartışılabilir. Laiklik meselesini tartışmaktan kaçınmayalım."
HDP, TBMM Danışma Kurulunun toplanamaması üzerine önerisini Genel Kurula taşıdı. Öneri üzerinde konuşan HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Ankaragücü-Amedspor ile Trabzonspor-Fenerbahçe karşılaşmalarında yaşanan olaylara işaret ederek, Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) yaşananlara sessiz kaldığını, futbolda siyasallaşma sürecinin bir parçası olduğunu söyledi.
Baluken, isim değişikliğinden sonra Amedspor'un nefret söylemine maruz kaldığını ve hiçbir kulübe uygulanmayan cezalar verildiğini belirterek, "TFF, savaşı ve vahşeti kutsamış, barışı cezalandırmıştır." dedi.
Önerinin aleyhinde konuşan MHP Kocaeli Milletvekili Saffet Sancaklı, sporda yaşanan sorunlar hakkında "testi kırılmada önlem alınması" gerektiğini daha önce ifade ettiğini belirterek, "Ama şimdi testi kırıldı. Türk sporu öfke, şiddet, kutuplaşma ve ayrışmayla anılır hale geldi. Stat içi ve dışındaki şiddet olaylarının önüne geçilemez hale geldi. İyi bir kanun çıktı. Ama yasaları, mevzuatı ne kadar güçlendirirseniz güçlendirin bunları uygulayacak insanlar ehil kabiliyetli olmazsa, bunları yaşamaya devam ederiz." diye konuştu.
Kulüpler Birliğinin, olaylardan sonra karşılaşmaları iki dakika geç başlatma kararı aldığını hatırlatan Sancaklı, bunun, "Biz bu işi yönetemiyoruz, pes ettik" anlamına geldiğini savundu. "İki dakika geç başlatma şiddeti önleyecek mi? Bir daha olduğunda 3-4 dakika mı geç başlatılacak?" diye soran Sancaklı, görevini yerine getirmeyen yöneticilerin yapacağı en büyük hizmetin, işgal ettikleri koltuklardan kalkarak kendi işlerine dönmesi olduğunu savundu.
Sancaklı, "Futbolda seferberlik ilan edelim. Yeni bir yasa çıkaralım ve milli olmayanlar federasyon başkanı olamasın. Bu şiddet devam ederse önüne geçilemez ve Allah korusun daha büyük katliamlara neden olabilir." dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, öneri lehinde yaptığı konuşmada, iktidarın sporu doğru yönetemediğini belirterek, sporun şike, doping ve şiddetle anılır hale geldiğini söyledi.
Sporda taşıma suyla değirmenin dönemeyeceğini belirten Toprak, "Türk gençlerini ay yıldızlı bayrağı takmıyorsunuz, devşirme sporcularla çıkıyorsunuz. Niye Etiyopyalı yarışıyor benim ülkemde? Niye başka bir ülkeden kişiler yarışıyor? Eğer siz milli Türk gençlerini seviyorsanız, gençliğinize önem veriyorsanız, niye federasyonları özerk federasyon olup da ona buna ihale edip, seçim kaybeden milletvekilleri, genel müdür yardımcıları veya danışmalarla federasyonları yönetiyorsunuz? Arjantin'e elin Afrikalısıyla gidiyorsunuz. Kafilede 15 Afrikalı var. Türk gençliğine güvenin ki ülke ayağa kalksın. Statlardan ülkenin kurucularının adını sildiniz. Arena; insanları hayvanların önüne attıkları, insanların ölümünün seyrettiği yerdir. Spor, ölümü seyreden yer değil, seyir zevkidir." görüşünü ifade etti.
AK PARTİ Rize Milletvekili Osman Aşkın Bak, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, geçmiş dönemlerde konuyla ilgili 3 araştırma komisyonu kurulduğunu hatırlatarak, çalışmalar sonucunda yasa çıkarıldığını söyledi. Meclisin gereğini yaptığını anlatan Bak, herkesin yapacağı açıklama, paylaşım ve değerlendirmelere dikkat etmesini istedi. Bak, son hafta yaşanan olayların, ırkçı söylemlerin kabul edilemez olduğunu ifade ederek, olaylarla ilgili idari ve adli soruşturmanın yapıldığına işaret etti.
Bak, spora hiçbir dönemde yapılmayan yatırımların AK Parti döneminde yapıldığını, en büyük organizasyonların başarıyla gerçekleştirildiğini belirterek, "Er geç bu ülkeye olimpiyatları getireceğiz. Türk sporcularını küçümsemeyin. Bizim onlara desek moral vermemiz lazım. Başka ülkeler de de yabancı sporcuları yarıştırıyor." dedi.
Sataşma gerekçesiyle söz alan Baluken, "Yaratılan ortamın en büyük müsebbiplerinden biri sizsiniz. Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir taraftar grubunu, darbe suçlamasıyla hedefe koydunuz, tutukladınız. Stadyum açılışlarını taraftara kapattınız. Nefret ve söylemini siz yarattınız, TFF de bunun parçası oldu." görüşünü savundu.
Öte yandan Baluken, Haccetepe Beytepe kampüsünde bir grup öğrencinin "ırkçı bir linç saldırısına maruz kaldığını", amfide mahsur olduklarını ve güvenliklerinin olmadığını ifade ettiklerini belirterek, müdahale edilmesi gerektiğini söyledi.
Konuşmaların ardından HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulunda, CHP'nin, patates ve elma üreticilerinin sorunları konusunda Meclis Araştırması açılmasını içeren grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, CHP'nin grup önerisinin görüşülmesine geçilmeden önce, TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ın, laiklikle ilgili ifadelerine ilişkin yazılı açıklama yaptığını belirterek, açıklamayı okudu.
CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, açıklamayı okuma gibi bir usül olmadığını belirterek, Kahraman'ın açıklamayı kendisinin yapması gerektiğini belirtti. Tanal ve bazı CHP milletvekilleri sıra kapaklarına vurarak, Ahmet Aydın'ın açıklamayı okumasını protesto etti.
Aydın da bunun üzerine, "Böyle bir üslup vardır, bırakın Allah aşkına. Açıklamanın nesi zorunuza gitti?" dedi.
Daha sonra CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in elma ve patates üreticilerinin sorunlarının araştırılması önergesinin bugün görüşülmesine ilişkin CHP Grup önerisinin görüşmesine geçildi.
Öneri lehine söz alan CHP Niğde Milletvekili Gürer, tarımda önemli sorunlar yaşandığını, üreticilerin gelecek yıl tarlasını ekemez hale geldiğini savundu.
Patates üreticilerinin değerinde satamadıkları ürünlerini yollara dökerek hükümeti protesto ettiğini ifade eden Gürer, başta patates, soğan ve elma üreticileri olmak üzere çiftçilerin mağduriyet yaşadığını öne sürdü.
Gürer, "Patates gibi soğan da tarlada kalmıştır. Niğde'de üretilen 800 bin ton patatesin 400 bin tonu satılamadı. Sosyal yardım vakıfları, belediyeler, yurtlar vasıtasıyla ürünün maliyetine de olsa çiftçiden alınmasını istiyoruz. Patates 'sakal bıraktı' diyorduk şimdi saç bile uzatmış. Tarım Bakanlığının bölgede durumu tespit ederek üreticilerin borçlarının ertelenmesi, destek verilmesi gerekiyor." diye konuştu.
HDP Bitlis Milletvekili Mahmut Celadet Gaydalı da tarım üreticilerinin geçimlerini nasıl sağlayacaklarını kara kara düşündüklerini savundu. Gaydalı, "HDP olarak emekçinin ve alın terinin kıymetini gayet iyi bildiğimiz, emeğin kutsallığına inandığımız için Meclisin üzerine düşeni yaparak, araştırma komisyonu kurulması gerektiğini ifade ediyoruz." görüşlerini dile getirdi.
MHP Adana Milletvekili Mevlüt Karakaya da çiftçilerin elektrik kesintileri nedeniyle ciddi sorunlar yaşadığını, elektrik dağıtım şirketlerinin kesintiye gitmesiyle birlikte tarlada mahsulün sulanamaması, mahsulün kuruması gibi sorunlarla karşı karşıya kalındığını kaydetti.
Tarım ürünlerindeki fiyat sorununun uygulanmayan ya da yanlış uygulanan tarım politikalarından kaynaklandığını savunan Karakaya, "Tarımı bu sonuca getiren tarım politikalarını tartışmamız lazım. Hükümet, gerekli tedbirleri zamanında almıyor. Tarım Ürünleri Müdahale Kurumunun bir an önce kurulmasını söyledik." diye konuştu.
AK PARTİ Hatay Milletvekili Mehmet Öntürk ise Türkiye'de yetiştirilen patates türünün tat ve lezzet yönünden yurtdışından fazla talep görmeyen çeşit olduğunu belirterek, patates üreticisine dekar başına mazotta 4,85 lira, gübrede 6,60 lira, toprak analizde 2,5 lira destek verildiğini anlattı.
Türkiye'nin elma üretiminde de dünyanın üçüncü ülkesi olduğuna dikkati çeken Öntürk, depolama sistemlerindeki gelişmelerin tarım üreticisinin imkanına sunulduğunu, üreticilerin 1 ayda ürettiği ürünleri 12 ay muhafaza edebildiğini anlattı. Öntürk, "Çiftçimizin her zaman yanında olduk, olmaya devam edeceğiz." dedi.
CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, Kahraman'ın, laiklikle ilgili değerlendirmeleri üzerine yaptığı yazılı açıklamasının bir gün önceki ifadelerinin devamı niteliğinde olduğunu belirtti.
Kahraman'ın büyük bir kafa karışıklığı yaşadığını öne süren Gök, "Meclis Başkanı dün yaptığı konuşmada önce baklayı ağzından çıkarmış, bugün ise ağzına almak suretiyle daha baklanın nereye gideceğini bilemediği bir duruş sergilemektedir. Meclis Başkanı'nın kamuoyu karşısında çok daha şeffaf, inandırıcı olması gerekir. Meclis Başkanı'nın yeni açıklaması inandırıcı olmaktan çok uzaktır." diye konuştu.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de Kahraman'ın yazılı açıklamasının inandırıcı olmaktan, kamuoyunu tatmin etmekten uzak olduğunu savundu.
Kahraman'ın, açıklamalarına demokratik tepki gösteren kesimleri suçlu ilan ettiğini öne süren Baluken, "Meclis Başkanı'nın bu Meclise gelerek bilgilendirme yapması, kürsüden konuşma yapması doğru olan yöntemdir. Meclis kürsüsünü kullanmaktan imtina etmesi, yazılı açıklama yapması parlamentoya duyduğu saygıyı da ele veriyor." ifadelerini kullandı.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Coşkun Çakır da bir bardak suda fırtına koparılmasına imkan verilmemesi gerektiğini belirterek, "Bizim parti olark laiklikle ilgili problemimiz yoktur. Din ve devlet işlerinin bu ülkede nasıl olduğu herkes tarafından bilinmektedir. Laiklik ve laikçilik diye bir ayrım yapmıştık. Laiklikle bir problemimiz yok ama geçmiş dönemde laikçi yaklaşım, uygulamalarla ilgili çok problemimiz oldu." değerlendirmesinde bulundu.
Konuşmaların ardından CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'ın Çocukları Koruma Kanunu'nda Değişiklik İçeren Yasa Teklifinin İçtüzük'te öngörülen sürede ilgili komisyonda görüşülmemesi üzerine doğrudan gündeme alınması önergesine geçildi.
Tanal'ın önergesi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulunda, Suçluların İadesine İlişkin Avrupa Sözleşmesine Ek Üçüncü Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı kabul edilerek yasalaştı.
Mecliste, AB ile vize muafiyeti kapsamında çıkarılması gereken düzenlemelerin görüşmeleri sürüyor.
Tasarı üzerinde HDP Grubu adına konuşan Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, suçluların iadesinde kişinin rızasının arandığını belirterek, bunun nasıl alınacağı konusunda şüphelerin olduğunu söyledi.
Tasarının vize muafiyeti kapsamında çıkarılması gereken düzenlemeler arasında olduğunu ifade eden Başaran, "Bu kanunları çıkararak vize muafiyetinin sağlanacağını düşünmek saflık olur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Türkiye'de uygulama alanı önemli. İnsanlar, hükümlülerin ölünceye kadar cezaevlerinde tutulduğu ülkelere iade edilmez." diye konuştu.
Cezaevindeki ağır hasta, tutuklu ve hükümlüler arasında yüzde 80 felçli hastaların da tutulduğunu savunan Başaran, bunların bırakılması gerektiğini ileri sürdü.
Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Başaran'ın tutuklu ve hükümlüler için "tutsak" ifadesini kullanması üzerine yerinden söz alarak, "Türkiye cezaevlerinde tutsak yoktur, tutuklu ve hükümlü vardır." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, tasarı üzerinde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin temel kavramlarıyla oynanmaması gerektiğini belirterek, "Türkiye tercihini yapmıştır. Bu tercih, burada AKP, CHP, HDP, MHP sıralarında oturan arkadaşlarımızı burada buluşturan halk egemenliğini ortaya çıkarmıştır. Bunun kıymetini bilelim. Türkiye Cumhuriyeti kuruluş felsefesinin ayarlarıyla oynanmaması gerektiği konusunda hepimiz birleşmemiz gerekiyor. Bu kurucu felsefeden ayrıldığında Türkiye'yi bekleyen iç çatışma tehlikesidir. Biz CHP olarak bu felsefeyle oynatmayız. Bu meydan okuma ve tehdit değildir, olması gerekendir." diye konuştu.
Devleti yöneten kadroların, kurumların Anayasa ve yasaları ihlal ettiğini öne süren Gök, şunları söyledi:
"Yurttaşlar Hükümete, Meclis Başkanına, Cumhurbaşkanına güvenecek. Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı, Başbakanın büyük sorumluluğu vardır. Demokrasi ve insan hakları mücadelesinde çıtayı yükseltmede hepsine ayrı sorumluluklar düşüyor. Türkiye'nin kuruluş felsefesine herkesten önce Cumhurbaşkanı, Başbakan, TBMM Başkanı, bakanlar, ülkeyi kim yönetiyorsa onlar sahip çıkmalı. Onlardan cesaret almalıyız ama bu cesareti alamadığımız günlerden geçiyoruz. TBMM Başkanının dünkü ve bugünkü açıklamaları kamuoyunu tatmin etmekten çok uzaktır. Bakla ağzında durmaya devam ediyor. Bu tablonun farkındayız, tehlikenin farkındayız. Siz de farkında olun. Ortak değerler diyorsanız gelin bu konuşmamı aynen tekrarlayın."
Konuşmaların ardından tasarı kabul edildi.
TBMM Genel Kurulunda, Suçluların İadesine İlişkin Avrupa Sözleşmesine Ek Dördüncü Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı kabul edilerek yasalaştı.
TBMM Genel Kurulunda AB ile vize muafiyeti kapsamında çıkarılması gereken düzenlemelerin görüşmeleri sürüyor.
Tasarı üzerinde HDP Grubu adına konuşan Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, Türkiye'nin Avrupa Birliği sürecinin yıllardır istenilen seviyeye gelmediğini söyledi.
Türkiye'nin tarihinin en sıkıntılı dönemlerinden birini yaşadığını savunan Tan, "Yüz yıllık bir Ortadoğu parantezi kapanıyor. Yeni bir Ortadoğu şekillenmesi başlamış bulunuyor. Bu süreçte Türkiye'nin hem dış politikada hem de iç politikada ciddi sorunları var. Türkiye, Ortadoğu politikasında hem ABD, Avrupa ile kavgalı hem de Rusya ile kavgalı duruma geldi. Dünya siyasetinde aynı anda hem ABD hem de Rusya ile kavga eden ender ülke vardır, bu durum sürdürülebilir değil. Aynı anda ABD, AB ve Rusya ile sorunlu olarak mevcut yapıyı sürdürmek mümkün değil." değerlendirmesinde bulundu.
Altan Tan, iktidarın dış politikası sonucunda turizm ve tarımda ekonomik olarak büyük zararlar oluştuğunu, 36 milyar dolarlık turizm gelirinin kayba uğradığını, ihracat yapan başta Gaziantep, Kayseri ve Denizli gibi illerin ticaretlerinde büyük kayıplar yaşandığını ifade etti.
HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş da HDP olarak din ve vicdan özgürlüğünden yana olduklarını vurgulayarak, Türkiye'de herkesin ibadetlerini özgürce yapmasını savunduklarını söyledi.
Devletin din alanından çekilmesi gerektiğini belirten Beştaş, "Bu alanı inanç sahiplerine bırakmalıdır. İnanç sahipleri nasıl ibadet edeceklerini, dinlerinin gereklerini nasıl yerine getireceklerini en iyi bilirler. Devlet tüm din ve inançlara eşit mesafede olmalıdır." diye konuştu.
AK PARTİ Şanlıurfa Milletvekili Eşref Fakıbaba da seçim bölgesinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik ve çiftçilerin katıldığı bir toplantı yaptıklarını, çiftçilerin başta elektrik olmak üzere sorunlarını dile getirdiklerini anlattı. Fakıbaba, toplantıya katılan bütün çiftçilerin memnun kaldığını ifade etti.
AK PARTİ Mardin Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, Mardin'de çiftçilerin hükümetin gösterdiği çabalardan dolayı çok memnun olduğunu belirterek, HDP'li belediyelerin uygulamalarından ise vatandaşların muzdarip olduğunu kaydetti. Çankırı, "Mardin'in yolları rezalet durumda. Bütün yollar çukur. Mardin'deki 8 ilçe ve merkezde herkes bel fıtığı oldu." dedi.
Konuşmaların ardından tasarı kabul edildi.
****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
