2022-06-28 - 20:45
2022 YILI EK BÜTÇESİ TBMM GENEL KURULUNDA
TBMM Genel Kurulunda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasını taşıyan 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ile Bağlı Cetvellerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin tümü üzerinde görüşmeler sürüyor.
İYİ Parti TBMM Grup Başkanı İsmail Tatlıoğlu, teklifin tümü üzerine yaptığı konuşmada, dünyanın her yerinde bütçelerin yol haritası olarak görüldüğünü ve ciddiye alındığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı 2022 yılı bütçesinin 211 milyar dolar olduğunu anımsatan Tatlıoğlu, "Bu bütçe 17 Aralık'ta Sayın Fuat Oktay sunarken 144 milyar dolara düştü. Bütçe onaylandığında 107 milyar dolara geriledi. Hani ne oldu 211 milyar doların mal ve hizmet alımı, millete sunumu? Her tarafa yağmur yağdı pandemide ama bizi sel götürüyor. Neden biliyor musunuz? Daha önce alıp da yerine harcamadığınız harcama kaynakları yüzünden. Şimdi, henüz görüşülürken darmadağın olmuş bir bütçe." dedi.

Ülkelerde ender olarak 6 aylık bütçenin olduğunu söyleyen Tatlıoğlu, "Biri bizde oldu ve bu tür bir iz bırakmada üzerinize yok. Türkiye'yi anlatmak için başka bir fotoğrafa ihtiyaç yok. Türkiye'de bir ekonomik kriz var, Türkiye'de bir yönetim krizi var. Türkiye'nin ekonomisinin sebepleri belli; güven yok." ifadesini kullandı.

İktidarın Türk lirasını ekonomiden kovduğunu ileri süren Tatlıoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Türk lirası milli bayrağımızdır, maddi bayrağımızdır ve bunu Sayın Erdoğan'ın ekonomi yönetimi Türkiye'den kovmuştur. Bugün, Türk lirası tasarruf aracı olmaktan çıkmıştır, yakında değişim ve değer aracı olmaktan da çıkma sürecindedir. Neden enflasyon yüzde 70'de? Merkez Bankasının arka kapıdan döviz satışı yüzünden. Neden millet fakruzaruret içerisinde? Türk lirasını kovduğunuz için. Elektrik satışlarını dolarla yaptınız, borçlanmayı dolarla yaptınız. 160 milyar dolara yakın KÖİ projelerini dolarla yaptınız. Millete, 'Gelin, Türk lirasına güvenin' diyorsunuz. Peki, neden aynı şeyi döviz garantili yandaş müteahhitlere söylemiyorsunuz? Neden bugün çıkıp 'Türk lirasının güvene ihtiyacı var. Bu döviz garantili ihaleleri Türk lirasına çevirdik' demiyorsunuz? TMSF'ye çökülmüş ses yok, İstanbul Havalimanı'nın ödemeleri ertelenmiş bilen yok, ses yok, onun için de karşımızda bütçe bu, enflasyon bu."

Yolsuzluğun olduğu her yerde yoksulluğun ve enflasyonun olduğunu söyleyen Tatlıoğlu, iktidarın Türk lirasının değerlenmesi için çalışması gerektiğini vurguladı.

Tatlıoğlu, "Acil çözüm şudur: Sayın Erdoğan buraya bütçe sevk etmiş, bununla beraber istifa talebini de sevk etseydi gerçekten Türkiye'de ekonominin nasıl canlandığını bu koridorlardan, bu salonlardan çıkmadan görürdük. Bir hükümetin, bir yönetimin demokratik ülkede istifa etmesi için hangi şartlar gerekiyor yazalım ve hangisi yok bir bakalım. Vicdanlarımızla konuşalım, menfaatlerimizle değil vicdanlarımızla konuşalım." değerlendirmesini yaptı.

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, asgari ücret artışının hafta sonuna kadar belirlenmesi için çalışma başlatıldığını belirtti.

Kalaycı, TBMM Genel Kurulunda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasını taşıyan 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ile Bağlı Cetvellerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin tümü üzerinde MHP Grubu adına konuştu.

Küresel belirsizliklerin ve risklerin devam ettiği bu makroekonomik ve jeopolitik ortamda Türkiye'de mevcut bütçe ödeneklerinin artırılması ve kamu hizmetlerinde herhangi bir aksaklık oluşmaması amacıyla 2022 yılı bütçesinde revizyona gitme ihtiyacı doğduğunu dile getiren Kalaycı, teklifle 2022 yılı bütçesinin başlangıç ödeneklerine 1 trilyon 80,5 milyar lira eklendiğini, bütçe gelir tahmininin de aynı tutarda artırıldığını belirtti. Kalaycı, "Ek bütçenin tercihinin milletimiz olmadığı, patronlar ve faiz lobisi için yapıldığı, vatandaşa ciddi anlamda vergi yükü geleceği gibi gerçek dışı ve tutarsız eleştiriler yapılmaktadır." diye konuştu.

MHP'li Kalaycı, ek bütçede faiz ödemelerinin toplam harcamalar içindeki payının yüzde 8,3 olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Ek bütçeyle, başta emeklilere ve kamu çalışanlarına, dezavantajlı kesimlere, çiftçilere, mahalli idarelere ve yatırımlara ek kaynak tahsis edilmektedir. Emeklilerin ve kamu çalışanlarının aylıkları önümüzdeki ay yaklaşık yüzde 40 artırılacaktır. Ek gösterge düzenlemesi, lisans, yüksek lisans, doktora eğitimlerini çeşitli sebeplerle bırakmak zorunda kalanlara okullarına dönüş imkanı tanıyan düzenleme ve yoklama kaçağı, saklı veya bakaya olanların bedelli askerlik hizmetinden faydalanmasını öngören düzenleme de bugünlerde görüşülecektir. Asgari ücret artışının hafta sonuna kadar belirlenmesi için çalışma başlatılmıştır. 20 bin yeni öğretmen atamasıyla ilgili süreç önümüzdeki günlerde başlayacaktır. Emeklilikte yaşa takılanlar ve sözleşmeli çalışanlarla ilgili konular da hükümetimizin gündemindedir. MHP olarak vatandaşlarımızın ekonomik yararını gözetecek, gelir ve ücret artışını sağlayacak, enflasyona karşı koruyacak bu düzenlemeleri destekliyoruz. Bu düzenlemeler hem sevindirici bir gelişme hem de geçim standartlarını yükseltici hamlelerdir. Nihayetinde verilen sözler de tutulmaktadır."

Mustafa Kalaycı, "ek bütçenin kaynağı olmadığı" şeklindeki söylemlerin samimi ve iyi niyetli olmadığına dikkati çekerek, yatırım, üretim ve ihracata dayalı büyüme politikasıyla sağlanan yüksek performansın bütçe gelirlerine de yansıdığını ifade etti.

Adana'da 1 milyar dolarlık petrol rezervi bulunduğunu hatırlatan Kalaycı "2023 yılında nükleer enerji üretimine başlanacak ve Karadeniz'de keşfettiğimiz 540 milyar metreküp doğal gaz da sisteme bağlanacaktır. Böylelikle, enerjide dışa bağımlılığımız iyice azalacaktır." şeklinde konuştu.

MHP'li Kalaycı, uluslararası petrol fiyatları ve döviz kurlarına bağlı olarak artan akaryakıt ve gübre fiyatlarının, yapılan vergi indirimlerine rağmen yüksek seviyelere çıktığını da dile getirerek, "Artan fiyatların tümüyle yansıtılmaması için akaryakıt vergi yükü indirilmiş, örneğin mazot bedelinde daha önce yüzde 50'nin üzerinde olan vergi yükü bugün yüzde 22,1'e düşmüş durumdadır. Vergi yükü halen İtalya'da yüzde 38,2, Fransa'da yüzde 49,6 seviyesindedir. Bunlara rağmen çiftçimiz ve nakliyeci esnafımız için akaryakıt vergi yükünün daha da indirilmesi hatta vergisiz mazot verilmesinin uygun olacağını değerlendirmekteyiz." değerlendirmesinde bulundu.

Tarım sektöründe üretim planlaması yapılması; desteklerin üretici refahını artıran, verimliliği yükselten, üretim maliyeti ve ürün fiyatı dengesini gözeten bir anlayışla ve üretime başlanmadan önce belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Kalaycı, tarım sektörünün üretim, işletme ve pazarlama boyutlarıyla bütüncül bir yapıya kavuşturulması, katma değerli üretim için tarım sanayinin geliştirilmesi, gençlerin ve kadınların tarım sektörüne yönelmelerinin teşvik edilmesi gerektiğini de söyledi.

MHP'li Kalaycı, 2022 yılı ek bütçesini desteklediklerini kaydederek, düzenlemenin ülkeye ve millete hayırlı olması temennisinde bulundu.

HDP Grubu adına Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, teklifin tümü üzerine yaptığı konuşmada, bütçe hakkının demokrasiler için olmazsa olmaz bir hak olduğunu belirtti.

İktidarın 6 ay önce bütçeyi sunduğunu, bütçenin 6 ayda çöktüğünü, iktidarın bir bütçe daha getirdiğini söyleyen Paylan, ek bütçenin yeni bir bütçe olduğunu savundu.

Bütçedeki güvenlik harcamalarına dikkati çeken Paylan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Savunma Bakanlığının bütçesine bakın, yüzde 100'den fazla artış var ama tarım bütçesinde gübre fiyatları yüzde 300 artmış. Vicdansız bakanlar, vicdansız iktidar diyor ki; 'Ben tarım desteklerini yüzde 50 artırıyorum.' Niye böyle? Tartışmamız lazım, değil mi? Şunu demeliyiz; gıda güvencesi sıkıntısı var, Ukrayna-Rusya savaşı var, buğdaya, arpaya ihtiyacımız var ve bu anlamda, çiftçiye daha fazla destek vermemiz gerekir. Bunu tartışmamız gerekir. Bu tartışmayı yapıyor muyuz arkadaşlar? Hayır, yapamıyoruz. Bu, Meclisin bütçe hakkının gaspıdır. Bu Meclis buna yol verecek mi vermeyecek mi, bugün buna karar verecek. Bütçenin makro varsayımları yani dolar, enflasyon, bütün varsayımları değişmemiştir ve bu açıdan ikinci bütçe de çökmeye mahkumdur."

Bütçenin tercihlerinin de değişmediğini savunan Paylan, "Faize karşıyız" diyen bir iktidarın faiz lobisinin, tefecilerin, rantiyecilerin en büyük dostu olduğunu savundu.

Enflasyonun zengini daha zengin ettiğini söyleyen Paylan, "Yoksulu daha yoksul yapar. Geçen yıl asgari ücret 2 bin 825 liraydı, şimdi 4 bin 250 lira. Geçen yılın 2 bin 825 lirası, bu yılın 4 bin 250 lirasından kat kat daha fazla mal alabiliyor. Şimdi işçi daha yoksul, çiftçi daha yoksul, memur daha yoksul. Kim daha zengin? Sayın Bakan'ın çok sevdiği patronlar, rantiyeciler, tefeciler daha zengin. Bütçenin amacı enflasyondan kaybedenlerin kayıplarını yerine koymak olmalı. Halkın enflasyonunu esas alın ve tüm ücretlere yüzde 100 zam yapmamız lazım." ifadelerini kullandı.

Ek bütçede çiftçilere destek, atanamayan öğretmenler, Kredi Yurtlar Kurumuna borçlu gençlerin borcunu silmekle ilgili şeylerin olmadığını söyleyen Paylan, "Açlık sınırı 6 bin lira, yoksulluk sınırı 20 bin lira. Vicdanlı bir Meclis en azından bir evde 2 kişi çalışıyorsa yoksulluk sınırını aşması için asgari ücreti 10 bin liraya doğru yaklaştırmalı." dedi.

CHP Konya Milletvekili Abdüllatif Şener, TBMM Genel Kurulunda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasını taşıyan 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ile Bağlı Cetvellerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin tümü üzerinde CHP Grubu adına konuştu.

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati'nin sunumunda Türkiye'de her şeyin güllük gülistanlık olduğu ve vatandaşın hiçbir sıkıntısı bulunmadığı yönünde bir söylem bulunduğunu savunan Şener, sunumu coşkuyla ve heyecanla alkışladıklarını söylediği AK Partili milletvekillerini eleştirdi.

CHP'li Şener, iktidarın vatandaşın, çiftçinin, esnafın durumundan haberdar olmadığını savunarak, "Türkiye'den bu kadar habersiz bir siyasi kadronun iktidarda olmasından daha büyük talihsizlik olamaz. Ne demiş şair 'Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz/ Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde.' Sözlerle bu ülke düzelmez, nutuk atmakla hiç düzelmez. Bu memleketteki dertleri, sıkıntıları bileceksiniz, kabul edeceksiniz ve bu sıkıntıların tek bir sorumlusu olduğuna inanacaksınız, o da bu hükümettir. Ondan sonra kolları sıvayıp çözüm yolları arayacaksınız, muhalefete kulak vereceksiniz ne diyor, neyi eleştiriyor diye. Maalesef muhalefeti dinleme huyu, alışkanlığı da yoktur. 'Biz bildiğimizi yaparız.' diyorlar, yaptıkça da memleketi batırıyorlar." sözlerini sarf etti.

Türkiye Ekonomi Modeli'ne geçildiği günlerde dolar kuru 8 lirayken bugün 16,60 lira olduğunu anlatan Şener, "Son bir yılda dolar yüzde 100'ün üzerinde arttı. Dünyada ham petrolün fiyat artışı yüzde 64 ama Türkiye'de mazotun fiyat artışı kaç? Yüzde 316. 'Dünyadan geldi bize...' Dünyadan gelmedi. Bu ekonomik tablodaki bozulma, dünya konjonktüründen öte mevcut hükümetin uygulamış olduğu yanlış politikadan kaynaklanmaktadır." ifadelerini kullandı.

CHP'li Şener, dış ticaret açığının bu yıl geçen yıla göre 2 katından fazla arttığını belirterek, "Hani eylül ayında ilan ettiğiniz ekonomik model dış ticaret açığını kapatacaktı, cari fazla verecekti? Niye yok? Üstelik ihracatın kalitesini bozdunuz. Dış ticaret hadleri tarihin en düşük seviyesinde. İthal ettiğiniz ürünlerin değeri yüzde 40 artmış, ihraç ettiğiniz ürünlerin değeri yüzde 12 artmış. Türkiye dünyayı besliyor ucuz ürettikleriyle, ucuz sattıklarıyla; yabancı ülkelerin tüketicilerini besleyen bir ekonomi kurmuşsunuz." görüşlerini savundu.

İktidarın politikalarının ülkenin geleceğini karartmaya yönelik olduğunu iddia eden Şener, "Bu ülkenin geçmişte biriktirdiklerini sattınız, yediniz, bitirdiniz. Yaşayan insanlardan daha çok vergi topladınız, onu da bitirdiniz. O yetmedi, bütün hükümetlerden daha fazla borçlanmak suretiyle Türkiye'nin geleceğini de harcamaya başladınız. Ne bulursanız tüketiyorsunuz. Dibi olmayan kevgir gibisiniz ne akıtırsanız boşaltıyorsunuz aşağıya. Bu ülkede vatandaşlığı bile sattınız. Neyi var neyi yok, ülkenin ne kadar değeri varsa hepsini satıyorsunuz." diye konuştu.

Şener, 2022 yılı bütçesi TBMM'de görüşülürken iktidarın yıl sonu enflasyon tahmininin yüzde 9,8 olduğunu anımsatarak, "Şimdi yıl sonu enflasyonun bile yüzde 64 olacağından bahsediliyor. 'Yüzde 73,5.' diyor ama halkın yaşadığı enflasyon çok daha fazladır. Halkın yaşadığı enflasyon, bağımsız kuruluşların hesapladığı enflasyon yüzde 150-200 civarındadır. Hükümet olarak enflasyonu yüzde 9,8 olarak öngörüp de buraya 'Efendim, enflasyon yüzde 73'e çıktı.' diye bir bütçe getirmeniz başarıyı mı ifade eder, başarısızlığı mı ne yaptığını bilen bir hükümeti mi bilmeyen bir hükümeti mi gösterir? İşin açıkçası ne yaptığını bilmeyen bir hükümet vardır." sözlerini sarf etti.

Ek bütçede öngörülen verginin üçte ikisinin düşük gelir gruplarından toplanacağını söyleyen Şener, "Böyle bir zulmü kimse yaşamamıştır, bu hükümet varken bu zulümler devam eder." ifadesini kullandı.

****HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLRSİNİZ.****