2011-03-29 - 17:05
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Anayasa değişikliği ile ilgili sözlerini yanıtlarken, ''Meclis Uzlaşma Komisyonuna üye verilmediği'' yönünde ifadeler kullandığını, bu durumun gerçekleri yansıtmadığını ifade etti.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, parlamentoda düzenlediği basın
toplantısında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, MHP Genel Başkanı
Devlet Bahçeli'nin Anayasa değişikliği ile ilgili sözlerini yanıtlarken,
''Meclis Uzlaşma Komisyonuna üye verilmediği'' yönünde ifadeler
kullandığını, bu durumun gerçekleri yansıtmadığını ifade etti.
Vural, Erdoğan'ın, Anayasa değişikliği konusunda Bahçeli'ye yönelik
sözlerini eleştirerek, ''Anayasa değişikliği için Uzlaşma Komisyonu istememize
ve bu komisyona üye bildirmemize rağmen Başbakan, milletin gözünün
içine baka baka gerçekleri çarptırıyor'' dedi.
Vural, Başbakan Erdoğan'ın, Bahçeli'nin Anayasa değişikliği ile ilgili sözlerini yanıtlarken, ''Meclis
Uzlaşma Komisyonuna üye verilmediği'' yönünde ifadeler kullandığını anımsattı. Bu
durumun gerçekleri yansıtmadığını ifade eden Vural, dönemin TBMM Başkanı Köksal
Toptan'ın Uzlaşma Komisyonu için üye isteyen yazısı ile Genel Başkan Bahçeli'nin
bu yazıya verdiği yanıtları gazetecilere gösterdi.
Anayasa değişikliğinin Uzlaşma Komisyonunda yapılması çağrısını
hatırlatan Vural, Konya Milletvekili Faruk Bal ile Mersin Milletvekili Behiç
Çelik'in de Uzlaşma Komisyonuna üye olarak bildirildiğini söyledi.
Başbakan Erdoğan'ın ''milletin gözünün içine baka baka gerçekleri
çarpıttığını'' öne süren Vural, Bahçeli'nin çağrısına rağmen konuyu komisyona AK
Parti'nin getirmediğini iddia etti. Başbakan Erdoğan'ın açıklamalarını ''tescilli
yalan'' olarak nitelendiren Vural, ''Sayın Başbakan işkembeden atarken biz devlet
yönetiyorduk. Başbakan, doğru bilgi versin'' diye konuştu.
Vural, en kapsamlı Anayasa değişikliğinin kendi iktidarları döneminde
yapıldığını anlatarak, ''Sen ne anlarsın? Sen, BOP (Büyük Ortadoğu Projesi)
Eşbaşkanı olarak David Philip'in hazırladığı açılımı millete hazmettirmeye
çalışırsın'' dedi.
TÜSİAD'ın açıkladığı Anayasa değişikliği önerisi konusunda Başbakan
Erdoğan'ın düşüncelerini merak ettiğini ifade eden Vural, ''Anayasadan Türk
kelimesinin çıkarılmasını isteyen senin Grup Başkanvekilin değil mi? Başka bir
dilde eğitim yapılabileceğini söyleyen senin Başbakan Yardımcın değil mi?'' diye
sordu.
Vural, yakında ''Türkiye'nin nasıl bölünmek isteğini ve eyaletlere
ayrılma planı yapıldığını'' belgeleriyle açıklayacağını söyledi.
''Bu milletin devleti ve milletiyle bölünmez bütünlüğünden, Türkçe
konuşmasından, İstiklal Marşı'ndan Başkentin Ankara olmasında bir sorun mu var?''
diye soran Vural, ''Başbakan Anayasa değişikliği konusunda dublör kullanıyor.
TüSİAD açıklama yapıyor. 'Bitaraf olan bertaraf olur' sözünden korkan TÜSİAD
açıklamayı yapıyor. 2007 yılında Prof. Dr. Ergun Özbudun'a hazırlattığın
Anayasaya niye sahip çıkmadın? TÜSİAD da sonradan açıklama yapıyor. Peki o zaman
açıklandığında kurumsal kimliğini niye veriyorsun? Herkes haddini bilsin, Jim
Boyner de bilsin. Türkiye'nin bölünmez bütünlüğü, Başbakan'ın başkanlık
hevesinden daha önemlidir'' açıklamasında bulundu.
MHP Grup Başkanvekili Vural, Hükümetin seçim kararı alındıktan sonra
Kanun Hükmünde Kararname çıkarma yetkisi için Meclise tasarı göndermesini de
eleştirdi. Tasarıyı ''yetki gasbı, demokrasiye vurulmuş darbe, millet iradesine
saygısızlık, egemenliğin gasbı'' sözleriyle eleştiren Vural, tayinden emekliliğe
kadar geniş yetkiler içeren bu tasarının Mecliste kabul edilmemesini istedi.
CHP'nin askerlikle ilgili açıklamalarını, ''asker üzerinden siyaset''
olarak değerlendiren Vural, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun ''askerlik
öldürme sanatı'' şeklindeki sözlerini ''talihsizlik'' diye niteledi. Vural,
vatandaşların askerliği, ''öldürme sanatı'' diye değil, ''vatan borcu'' şeklinde
gördüğünü ifade etti.
Başbakan Erdoğan'ın Irak ziyareti kapsamında Erbil kentine gitmesini
eleştiren Vural, ''BOP Eşbaşkanı olarak Kürdistan'a resmiyet kazandırma ve
seçimlerde işbirliği yapma gezisidir'' iddiasında bulundu. Erdoğan'ın, ''Irak'ın
Kuzeyinde merkezi hükümetin egemenliği bulunmadığı'' şeklindeki sözlerini
bilgisayardan gazetecilere izleten Vural, ''Irak hükümetinin egemenliği yoksa
başka bir devletin egemenliği mi var? Oraya mı gidiyorsun?'' sorusunu yöneltti.
Bir gazetecinin idam cezasının yeniden getirilmesi yönündeki kampanyalar
ile AK Parti milletvekillerinin bu yöndeki sözlerini hatırlatması üzerine Vural,
''AKP milletvekilleri getirsinler öneriyi. Hodri meydan'' dedi.
Başbakan Erdoğan'ın ''toplumun, ailelerin nereye gittiğine'' bakmasını
isteyen Vural, milletin ortak değerlerinin yozlaştırıldığını savundu. Son
yıllarda suç ortamının arttığını, adeta cinnet haline gelindiğini
gözlemlediklerini anlatan Vural, ''milletin değerlerini, tarihini, kimliğini
tartışmanın'' böylesi sonuçlara yol açabileceğini uyarısında bulundu.
Suçla mücadele için atılacak adımlarda toplumun yanında yer alacaklarını
ifade eden Vural, ''Bu konu (idam cezası) Mecliste ele alınırsa elbette
değerlendiririz. Biz tercihimizi, milletin değerlerinden yana koyarız. Sayın
Burhan Kuzu, açıklamasında 'kişisel olarak' diyor. Ne demek kişisel? İmzala, sun
Meclis Başkanlığına...'' diye konuştu.
Vural, 21 Haziran 2010 tarihinde Genel Başkan Bahçeli'nin Cumhurbaşkanı
Abdullah Gül'e sunduğu 17 sayfalık metin içerisinde de terörle ve suçla
mücadelede ölüm cezasının getirilmesinin uygun olacağı önerisinin yer aldığını
söyledi.
Vural, gazeteci Ahmet Şık'ın basılmamış kitabının mahkeme kararıyla imha
edilmesini nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine bazı gazetecilerin adını
sayarak, ''aklınızdan not almak yazı yazmak geçiyor'' diye espri yaptı.
Gazetecilere, ''RTE, tescilli marka ya. RTE, bundan sonra yazmayı
düşündüğünüz için beyninizi de alabilir. Düşünmek suç. Tasavvur etmek suç.
Kopenhag kriterleri, ileri demokrasi nerede?'' diye seslendi.
Başbakan Erdoğan'ın kullandığı ''her ülkenin kendine has şartları var''
ifadesinin 28 Şubat ve 12 Eylül dönemlerinde de kullanıldığını ifade eden Vural,
''Evren Paşa, Recep Paşa... Al birini vur ötekine'' dedi.
BDP'nin uyguladığı ''sivil itaatsizlik'' konusundaki soruyu da yanıtlayan
Vural, bu konuda hükümetin aciz kaldığını, eylemlerin de sivil otoriteyi zaafa
uğratarak, kendi otoritelerini kurmayı amaçladıklarını söyledi. Vural, ''Sivil
itaatsizlik, açılımın altyapısını hazırlamaktadır'' ifadesini kullandı. (17.05)
