2012-06-06 - 15:30
Demir Çelik: "20 milyon Kürt vatandaşın vergileriyle devlet, Türk dilinin dünyada birinci sırada olması için çaba harcıyor. Diğer taraftan Kürtlerin anadilleriyle hizmet almaları engelleniyor."
Sağlık hizmetinin alınmasında adil ve eşitlikçi olunması gerektiğini söyleyen Demir Çelik, "Devlet, düzenlediği Türkçe Olimpiyatlarıyla, Türkçe'nin en çok konuşulan 5. dil olduğunu vurguluyor ve birinci dil olması için 20 milyon Kürt vatandaşın vergileriyle çaba harcıyor. 135 ülkede Türkçe'nin kullanılmasına olanak yaratan devlet, 20 milyon Kürt vatandaşın kendi anadilini kullanmasını ve hizmet almasını lüks olarak görüyor. Bu bir çelişkidir ve Kürtleri rencide etmektedir. 90 yıllık yasakçı zihniyetle Kürtlerin bu hakkı engellenmektedir" şeklinde konuştu.
"Asimilasyon politikasına rağmen Türkçe bilmeyen ve anlamayan 2 milyon Kürt vatandaş vardır" diyen Çelik, Türkçe bilmedikleri ve hastalıklarını anlatamadıkları için hastalara yanlış tedavi uygulandığını ve bu nedenle ölümler ve sakatlıklar yaşandığını öne sürdü. Çelik, "Diyarbakır'da her gün yanlış tedavi nedeniyle 3'er 5'er insanı kaybettiğimiz abartılı değildir. Diyarbakır'da sağlık merkezine müracaat eden bir kadının, Türkçe bilmediği için doktor tarafından dinlenmediğine, tartaklanarak dışarı çıkarıldığına şahit oldum. 'Ceninin katledilmesi cinayettir' diyen Diyanet İşleri Başkanı ve Başbakan, Kürt coğrafyasında anadilini kullanamayan insanlar ölüyor. Roboski'de katledilen insanların ölümü doğal karşılanıyor. Bu zihniyet bir bütündür. 90 yıldır söz ve yetki sahibi herkese sirayet eden bir zihniyettir. Demokratik ve sivil Anayasa iddiasında olan partiler ve Başbakan bu zihniyetle toplumu özgürleştiremez" dedi.
Demir Çelik, Başbakan ve CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun görüşmesini önemli bulduğunu, BDP olarak 'Kürt sorununun' çözümüne katkıya hazır olduklarını belirtti. (15:30)
"Asimilasyon politikasına rağmen Türkçe bilmeyen ve anlamayan 2 milyon Kürt vatandaş vardır" diyen Çelik, Türkçe bilmedikleri ve hastalıklarını anlatamadıkları için hastalara yanlış tedavi uygulandığını ve bu nedenle ölümler ve sakatlıklar yaşandığını öne sürdü. Çelik, "Diyarbakır'da her gün yanlış tedavi nedeniyle 3'er 5'er insanı kaybettiğimiz abartılı değildir. Diyarbakır'da sağlık merkezine müracaat eden bir kadının, Türkçe bilmediği için doktor tarafından dinlenmediğine, tartaklanarak dışarı çıkarıldığına şahit oldum. 'Ceninin katledilmesi cinayettir' diyen Diyanet İşleri Başkanı ve Başbakan, Kürt coğrafyasında anadilini kullanamayan insanlar ölüyor. Roboski'de katledilen insanların ölümü doğal karşılanıyor. Bu zihniyet bir bütündür. 90 yıldır söz ve yetki sahibi herkese sirayet eden bir zihniyettir. Demokratik ve sivil Anayasa iddiasında olan partiler ve Başbakan bu zihniyetle toplumu özgürleştiremez" dedi.
Demir Çelik, Başbakan ve CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun görüşmesini önemli bulduğunu, BDP olarak 'Kürt sorununun' çözümüne katkıya hazır olduklarını belirtti. (15:30)
