Tarım ve orman alanlarında düzenlemeler içeren kanun teklifi TBMM Genel Kurulunda
Maddeler üzerine söz alan HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, depremde ve ardından yaşanan sel felaketinde tarım sektörünün büyük yara aldığını belirtti.
Kerestecioğlu, "Türkiye tarımsal üretiminin yüzde 15'i, yaklaşık 300 bin çiftçi tarafından deprem bölgesindeki kentlerde yapılıyordu, tarımsal ihracatın da yaklaşık yüzde 10'ununu bu iller karşılıyordu. İklim krizi, kuraklık ve yanlış tarım politikaları çiftçileri tarımdan kopma noktasına getirmişken üzerine bir de afetler eklendi. Hal böyleyken, yapılması gereken depremzede çiftçiler başta olmak üzere tüm çiftçileri desteklemek ve gıda krizini engellemek." diye konuştu.
İYİ Parti Samsun Milletvekili Bedri Yaşar, "İktidarın çiftçinin hakkını, hukukunu, desteklerini ödemediğini" iddia etti.
Yaşar, "Ziraat Bankasının çiftçiyi desteklemesi lazım. Peki, Ziraat Bankasının kullandırdığı kredilerden çiftçilere kullandırdığı kredi oranı ne kadar? Yaklaşık yüzde 15-16. Halbuki, biz istiyoruz ki Ziraat Bankası kaynaklarının önemli bir kısmını çiftçiye aktarsın." ifadelerini kullandı.
CHP Antalya Milletvekili Aydın Özer, "iktidarın 20 yıldır Türkiye'yi ve tarımı şirket gibi yönettiğini" öne sürdü.
Tarımda hiçbir planlama yapılmadığını savunan Özer, "Türkiye'yi batırdığınız gibi tarım ve hayvancılığı da batırdınız. Şimdi de kulaktan dolma, teknik olarak kulağa hoş gelen ama tarıma bir türlü katkısı olmayacak bir sözleşmeli tarım ve arabuluculuk sistemini dayatmaya çalışıyorsunuz. Keşke tarım bakanları söyledikleri gibi devrim yapabilselerdi." değerlendirmesini yaptı.
CHP Adıyaman Milletvekili Abdurrahman Tutdere'nin, deprem sonrasında yaşananlarla ilgili hükümeti eleştirmesi üzerine söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, "Asrın felaketinden sonra ilk andan itibaren depremzedelerin yanında olduk." dedi.
Depremzedelerin yaralarını sarmak için samimi, üstün bir gayretle çabaladıklarını vurgulayan Akbaşoğlu, "Depremzede vatandaşlarımızın yanında olduğumuz oradaki vatandaşlarımızın yaklaşımlarından net ve ortadadır ancak depremden siyasi rant elde etme peşinde olanlar meseleyi çarpıtarak farklı noktaya taşımak istemektedirler." diye konuştu.
TBMM Genel Kurulunda, Orman Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 7 maddesi daha kabul edildi.
Kabul edilen maddelere göre, tarımsal üretim sözleşmesinden doğan davalarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı kabul edilecek.
Entegre idare ve kontrol sistemi oluşturuluncaya kadar üreticilere yapılacak destekleme ödemelerinde Tarım ve Orman Bakanlığınca belirlenen kayıt sistemleri esas alınacak.
Takvim yılında yapılacak mahalli olmayan yarışlarda koşacak atların nitelik ve şartlarını, Tarım ve Orman Bakanlığı belirleyecek.
Mülkiyetindeki veya ortaklığındaki atları yarışlarda koşturan at sahipleri ile bunların vekilleri, antrenör, antrenör yardımcısı, at sahibi antrenör ve atın jokey, jokey yamağı, centilmen binici, seyisbaşı, seyis ile sair hizmetliler gibi ilgilileri; koşularda ve yarışlarda görevlendirilenlerden yarış usul ve nizamlarına, yarış dürüstlüğüne aykırı hareket eden, yarışların, yarış yerlerinin ve yarışlarla ilgili yer ve tesislerin düzen ve disiplinini bozanlar hakkında disiplin cezaları uygulanacak.
Yarış atlarına, doping kapsamında yasaklı maddeler listesinde yer alan ve performans artırmak amacı ile kullanılan maddelerin uygulanması durumunda, fiilin niteliğine göre cezalar artırılacak.
At Yarışları Hakkında Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce işlenen fiiller nedeniyle verilen disiplin cezası ve hak mahrumiyeti cezaları bir defaya mahsus olmak üzere bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılacak. Ancak bu durum, ilgililere daha önce verilen ve uygulanan cezalardan dolayı atın ikramiye, kupa ve sair mükafatları ile herhangi bir parasal talep için hak doğurmayacak.
Devlet ormanlarına nakil vasıtaları ile yıkıntı veya inşaat atığı atmak ya da hafriyat veya çöp dökmek suretiyle ormanlara, doğal hayata ve çevreye verilen zarar "orman suçu" sayılacak.
Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri dışında bedeli alınarak Tarım ve Orman Bakanlığınca izin verilecek.
Ancak temditler dahil ruhsat süresince müktesep haklar korunmak kaydıyla devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, verimli orman alanları, orman parkları, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi, Tarım ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlı olacak.
Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin; baraj, gölet, liman ve yol gibi yapılarda dolgu amaçlı kullanacağı her türlü yapı ham maddesi üretimi için yapacağı madencilik faaliyetleri ile zorunlu tesislerinden bedel alınmayacak.
Madencilik faaliyetlerinin ve faaliyetlerle ilgili her türlü yer, yol, bina ile tesislerin hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanlarda veya özel ormanlarda yapılmak istenmesi halinde Tarım ve Orman Bakanlığınca izin verilebilecek. Bu takdirde kullanım bedeli, kullanım süresi, yapılan bina ve tesislerin devri gibi konular genel hükümlere uygun olarak taraflarca tespit edilecek.
Madencilik faaliyetlerinin sona ermesi sonucunda idareye teslim edilen veya terk edilen doğal yapısı bozulmuş orman alanları rehabilite edilecek. Rehabilite maksadıyla bu alanların orman yetiştirilmek üzere inşaat, yıkıntı ve hafriyat atıkları ile doldurularak ağaçlandırmaya hazır hale getirilmesi için büyükşehir mücavir alanlarında büyükşehir belediyelerine, diğer yerlerde ise il ve ilçe belediyelerine bedeli karşılığında izin verilebilecek veya bakanlıkça uygun görülmesi halinde ihale mevzuatına göre gerçek ve tüzel kişilere yaptırılabilecek.
Teklifin 1. bölümünde yer alan 10. maddenin kabulünün ardından TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, birleşime ara verdi.
Aranın ardından komisyonun yerini almaması üzerine Bilgiç, birleşimi, yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
