2020-03-05 - 17:30
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu Teklifi, kabul edilerek, yasalaştı.
AK Parti İstanbul Milletvekili Zafer Sırakaya "Almanya'nın Hanau kentinde gerçekleştirilen ırkçı saldırı" konusundaki gündem dışı konuşmasında, Almanya'ya giderek Hanau'da hayatını kaybedenlerin ailelerini ziyaret ettiklerini, sivil toplum kuruluşlarının İslamofobik saldırılara dikkati çekmek için düzenledikleri organizasyonlara katılarak sokaklarda kol kola yürüdüklerini anlattı.
Avrupa'daki Türklerin bu tür saldırılara yabancı olmadığını ifade eden AK Parti'li Sırakaya, daha önceki yıllarda da bu olayların yaşandığını hatırlattı.
Irkçı saldırıların hedefinde hep Müslümanlar ve Türklerin bulunduğunu vurgulayan Milletvekili Milletvekili Sırakaya, bu saldırıları gerçekleştirenlerin akıl sağlığının yerinde olmadığı şeklindeki söylemin kabul edilemeyeceğini, Türk vatandaşları ve Müslümanlara yönelik saldırıların temelinde yer alan bu hastalıklı düşüncelerin adeta Almanya'daki tüm kurumlara ve ülkenin dokusuna sirayet ettiğini söyledi.
Zafer Sırakaya, Türklerin ve Müslümanların bu tür ırkçı saldırılara uğramasının, Alman makamları ve sorumlu birimlerince gerekli tedbirler alınmadıkça önlenemeyeceğine işaret ederek, "Hanau'daki hain saldırı her yönüyle aydınlatılmalı ve suçlulara gereken cezalar verilmelidir." şeklinde konuştu.
AK Parti'li Sırakaya, antisemitik saldırılara karşı verilen tepkilerin İslam ve Müslüman karşıtlığına karşı gösterilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
AK Parti Kocaeli Milletvekili İlyas Şeker ise, "Kocaeli'de 1999 depremi sonrası yapılan imar planı çalışmaları" hakkındaki gündem dışı konuşmasında, depremlerde can kaybını en aza indirmek için yerel yönetimlere çok önemli görevler düştüğünü dile getirdi.
Depremde can kaybını önlemek için riskli alanlar üzerindeki yapıların boşaltılması ve bu tür alanlara bina yapılmaması gerektiğini vurgulayan Şeker, deprem öncesinde yapılan binaların kontrol edilmesi ve riskli olanların kentsel dönüşüm sürecinde depreme dayanıklı olarak yenilenmesi gerektiğini ifade etti.
CHP Uşak Milletvekili Özkan Yalım da, "ulaştırma sektörünün sorunları" konusundaki gündem dışı konuşmasında, 800 Türk tır şoförünün koronavirüs riski nedeniyle araçlarıyla birlikte 15 gündür Türkmenistan'daki Lütfabad Sınır Kapısı'nda rehin durumda bekletildiklerini söyledi. Bu kişilerin İran'ı transit geçtikleri için koronavirüs riski taşımadıklarını belirten Yalım, bu vatandaşların insani ihtiyaçlarını karşılayamadıkları için mağdur olduklarının altını çizdi.
Özkan Yalım, şoförlerin Türkiye'ye dönmelerine yönelik gerekli adımların atılması için ilgili bakanlara çağrıda bulundu.
AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, CHP Grup Başkanvekili Engin Altay'ın, Barış Terkoğlu ve Hülya Kılınç'ın tutuklanmasına ilişkin "Basın özgürlüğünü kullanmaktan korkmamak lazım." sözleri üzerine "Basın özgürlüğüne sonuna kadar varız. Ama aynı zamanda Türkiye'nin güvenliğiyle alakalı konulardaki hassasiyetinin de arkasında durmak lazım." dedi.
Genel Kurul'da grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak değerlendirmelerde bulundu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, Genel Kurula başarılı bir çalışma günü temennisinde bulundu.
MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, Türkiye'nin mültecilere sınır kapılarını açmasının ardından özellikle Yunan güvenlik güçlerinin zalimce muamelesinin dünyanın gözü önünde cereyan ettiğini vurguladı. Bütün dünyanın kınaması gereken bu durumun Türkiye'ye her fırsatta insan hakları dersi vermeye çalışan Avrupa Birliği ve Avrupa Parlamentosunca onaylanıp takdir edildiğine dikkati çeken Bülbül, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Avrupa Birliği'nin ve Batı'nın bir defa daha şahit olduğumuz acımasızlığı ve ikiyüzlülüğü, insanlık tarihinin aslında en büyük trajedisidir. Türk Devleti ve Türk milleti tarihin hiçbir döneminde mazluma ve yurdunu kaybedene sırtını dönmediği gibi bugün de aynı fedakarlığı insanlığa örnek olacak şekilde göstermektedir."
Müsavat Bülbül, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Edirne İl Teşkilatı ve Ülkü Ocaklarına talimatıyla Edirne'den Yunanistan'a geçmek isteyen mülteci çocuklara kaban, bot, kıyafet ve temel ihtiyaç malzemeleri yardımı başlatıldığını da bildirdi.
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç da, Millî Eğitim Bakanlığı bütçesinden Türkiye Maarif Vakfına 684 milyon lira aktarılacağını, kurulduğu günden bu yana bu vakfa aktarılan tutarın 2 milyar liraya yaklaştığını iddia etti. Oluç, Resmî Gazete'de yer alan bir karara göre de Maarif Vakfına sınırsız kaynak aktarımının mümkün hale getirilmeye çalışıldığını savundu.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Terkoğlu ve Kılınç'ın tutuklandığını anımsatarak şunları söyledi:
"Yargının baskı altında bulunmasının, siyasi iktidar kim olursa olsun, bu ülkeye verilebilecek en büyük zarardır. Bir ülkede yargıya olan güven, zaafiyete düştüğü andan itibaren o ülkenin huzurundan, demokrasisinden, hak ve özgürlüklerden de bahsedemeyiz. Basın özgürlüğüne tahammül edilmeyen ülkelere dünyanın diğer ülkeleri iyi gözle bakmaz. Özgürlüklerden, tepki hakkını, protesto hakkını ve basın özgürlüğünü kullanmaktan korkmamak lazım. Bunlardan korkmak iktidarları sadece güçsüzleştirir, itibarsızlaştırır."
Altay, Terkoğlu ve Kılınç hakkında alınan bu kararın kamu vicdanında büyük bir tahribata yol açtığını ifade ederek "Yargının, bu yanlış karardan bir an önce dönmesini ve itibarsızlaştırılması sürecinin son bulmasını temenni ediyorum." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin ise, Yeşilay Haftası'nın bu hafta kutlandığını anımsattı. Yasak olmasına rağmen Meclis'te bazı odalarda sigara içilmesinin, bağımlı olmayanları rahatsız ettiğini anlatan Zengin, Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç'e, sigara içmeyenler için alternatif sunulması çağrısında bulundu.
Özlem Zengin, koronavirüs nedeniyle THY'nin bazı ülkelere uçuşlarını durdurduğunu ve kara sınırında da kontrollü geçiş uygulanan ülkeler bulunduğunu vurgulayarak Türkiye'nin etkili tedbirlerle yürüttüğü bu süreci hasarsız atlatmasını temenni etti.
Zengin, Terkoğlu ve Kılınç'ın tutuklanmalarına ilişkin de şunları kaydetti:
"Buradaki meselenin siyasi olmadığını muhakkak söylememiz lazım. MİT tırları hadisesinde de ortaya konulan tezlerde de bunlar hep savunulmuştu. Bunlar siyaset üstü meselelerdir. Basın özgürlüğüne sonuna kadar varız. Ama aynı zamanda Türkiye'nin güvenliğiyle alakalı konulardaki hassasiyetinin de arkasında durmak lazım."
Genel Kurulda daha sonra yerinden söz alan TBMM Başkanvekili Levent Gök, Meclis'te münakaşalar yaşanabileceğini ancak milletvekillerinin mesai arkadaşı olarak insani görevlerini aksatmaması gerektiğini belirterek yakınlarını kaybeden bazı milletvekilleri ve ailelerine başsağlığı dileklerini iletti.
Genel Kurulda ilk olarak İYİ Parti'nin "esnaf ve sanatkarların sorunlarına" ilişkin verdiği araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisi görüşüldü.
İYİ Parti Samsun Milletvekili Bedri Yaşar, Türkiye'de yaklaşık 1 milyon 966 bin esnafın olduğunu, bu kesimin piyasadaki rekabet gücünü her geçen gün kaybettiğini savundu.
Yaşar, esnafların Bağ-Kur'a olan borçlarının yeniden yapılandırılmasını, bakkal ve diğer küçük esnaflar için elektrik fiyatlarının düşürülmesi gerektiğini söyledi.
AK Parti Düzce Milletvekili Fahri Çakır, esnafın, ülke ekonomisinde önemli bir yere sahip olduğunu ancak bu kesimin AVM ve yüksek teknolojideki gelişmeler nedeniyle sıkıntılar yaşadığını ifade etti. Çakır, AK Parti hükümetlerinin esnafın sorunlarına çözüm bulmak için KOSGEB üzerinden çok büyük teşvikler yaptığını ifade ederek, "Esnafın bütün sorunlarını bilen bir iktidar iş başındadır. Esnafın sorunlarını geniş ölçüde gidermiş bir iktidarla yolumuza devam ediyoruz." diye konuştu.
İYİ Parti'nin önerisinin ardından, HDP'nin "mültecilerin durumu" ile ilgili araştırma önergesinin öngörüşmelerinin bugün yapılmasına ilişkin önerisi ele alındı.
HDP Ağrı Milletvekili Dirayet Dilan Taşdemir, yaşanan insanlık krizinden AK Parti hükümetinin de sorumlu olduğunu ve insan kaçakçılığının teşvik edildiğini savundu. Taşdemir, her gün rakamlarla Yunanistan'a geçen insan sayısının verildiğini, bunun "insani tavır olmadığını" öne sürdü.
HDP'nin grup önerisi üzerine söz alan CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı görüşmeye değindi.
Erdoğan'ın, Putin ile görüşmesinde "Bizi kabul ettiğiniz için teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandığını belirten Altay, "Bu diplomatik teamüllere aykırı bir ifadedir. Sanki Putin, devlet başkanı, Türkiye Cumhurbaşkanı bir bakan. Ülkemin Cumhurbaşkanı'nın, Rusya Devlet Başkanı'nın karşısında bu görüşmeyi Rusya'nın Türkiye'ye bir lütfu olarak görmesini, algılamasını ve kamuoyuna böyle paylaşmasını içime sindiremiyorum." diye konuştu.
Altay'ın sözlerine cevap veren AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Suriye'de yaşananlardan Rusya'nın da payının olduğuna inandıklarını, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Türkiye'nin sınırlarını ortaya koymak için gittiğini, nezaketle söylenmiş bir cümlesini başka yerlere taşımanın "iyi niyetten uzak bir yaklaşım" olduğunu belirtti. Zengin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bütün şehitler için orada var gücüyle uğraşarak her zaman yaptığı gibi sağlam bir duruş göstereceğini söyledi.
AK Parti Gaziantep Milletvekili Ali Şahin de, Yunanistan sınırındaki sığınmacıların durumuna işaret ederek, tarihi bir yüzleşme ve hesaplaşmaya tanıklık ettiklerini belirtti. Şahin, Yunanistan güvenlik güçlerinin sığınmacılara yönelik tavırlarının Batı'nın insan hakları ve demokrasi maskesini düşürdüğünü vurguladı.
Genel Kurulda son olarak CHP'nin "çiftçilerin kredi borçlarına" ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesine ilişkin önerisi ele alındı.
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçilerin yüksek faiz ile kredi kullanmak zorunda kaldığını, bankaların kredi verirken çiftçilerin adeta canını çıkardığını öne sürdü. Gürer, AK Parti'nin tarım politikasının ülke tarımının sorunlarını çözmediğini savundu.
Milletvekili Gürer, koronavirüs tehlikesine de işaret ederek, Çin'den gelen ürünlerin yerine Türkiye'de üretimin teşvik edilerek çiftçiye destek olunması gerektiğini belirtti.
İYİ Parti, HDP ve CHP'nin grup önerileri kabul edilmedi.
Öte yandan, Mardin Milletvekili Mithat Sancar'ın HDP eş genel başkanlığına seçilmesinin ardından boşalan TBMM Başkanvekilliğine HDP Şanlıurfa Milletvekili Nimetullah Erdoğmuş seçildi.
TBMM Genel Kurulunda, AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanun Teklifi'nin 2. bölümü üzerindeki görüşmeler sürüyor.
İYİ Parti Ankara Milletvekili Ayhan Altıntaş, paketli ürünlerin hem çok pahalı olduklarını hem de içerdiği maddelerin ufak puntolarla okunamayacak şekilde yazıldığını söyledi.
"Sayın Bakanımız, maşallah, ofisinde testler yapabiliyor; vatandaşın evinde laboratuvar kuracak hali yok." diyen Altıntaş, geliri düşük vatandaş için ürün fiyatının güvenliğinden önce geldiğine işaret etti.
Halkın sağlıklı gıda konusunda karar verme sürecinin sağdan soldan duyduklarıyla yürüdüğünü savunan Altıntaş, "Yapılan gıda hilelerini duydukça insan şaşırıp kalıyor. Bakanlık hileli ürün üreticilerini ilan ediyor, iyi de yapıyor, ama belli ki bu uygulamaların yaptırım gücü sınırlı. Hem para cezalarını artırmak hem de ticaretten menetmek gerekiyor." diye konuştu.
Altıntaş, yurda geri gönderilen ihracat ürünlerinin iç piyasada satışa sunulduğunu da ileri sürerek bu ürünlerin sağlığa uygun olmadıkları için satışlarının yasak olması gerektiğini kaydetti.
HDP Batman Milletvekili Mehmet Ruştu Tiryaki, iktidarın, Suriyeliler konusunda ajitasyon yaptığını ileri sürdü. Hükümetin mültecileri Avrupa'ya karşı şantaj unsuru olarak kullandığını iddia eden Tiryaki, "Sınırı geçen mülteci sayısının, adeta sırtlarına çip takılmış gibi dakika dakika açıklandığını" söyledi.
CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçen hafta AK Parti'li İstanbul milletvekilleriyle bir araya geldiği toplantının "başka bir amaçla gerçekleştirildiğini" ileri sürdü.
Nisan ayında Türk Parlamenterler Birliği İstanbul Şubesi seçimlerinin olduğunu anlatan Akar, toplantının asıl amacının Türk Parlamenterler Birliğinin başkanını seçebilmek, milletvekillerini ona ikna edebilmek olduğunu öne sürdü.
İdlib'de Türkiye Cumhuriyeti ordusunun savaştığını hatırlatan Akar, "Orada Okçular Vakfının kefen giyen gençleri savaşmıyor." dedi.
Bugün görüşülen yasa teklifinin Türkiye'nin ihracatının artırılması için gerekli olduğuna işaret eden Akar, teklifin hayırlı olması temennisinde bulundu.
AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Akar'ın, Türk Parlamenterler Birliği toplantısına yönelik ifadelerini anımsatarak, toplantı gündeminin önceden belli olduğunu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın önceki dönemlerde görev yapan AK Parti'li parlamenterlerle bir araya geldiğini anlattı.
İdlib'de askerlerin şehit düşmesinin ardından yaşamın bir şekilde devam ettiğini söyleyen Zengin, "Buradaki toplantının başka bir amaçla yapılıyor gibi gösterilmesini şiddetle reddediyoruz." diye konuştu.
Akar'ın dil konusunda partisine ödev vermeye çalıştığını belirterek basit bir tavsiyede bulunacağını vurgulayan Zengin, şöyle devam etti:
"Dün kendi Grup Başkanvekilinizin yapmış olduğu konuşmayı, lütfen yüksek sesle kendi kendinize bir kez okuyunuz. Doğrusu bir kez okuyan medeni insanlar, böyle bir konuşmaya tahammül edemezler. Bu yetmiyor, kürsüye çıkılarak adeta bence bir komplo düzenleniyor. Bilerek 'Meclisi gerelim, bu yetmez, bu gerginliği topluma taşıyalım; kavga, çıngar çıkaralım memlekette. Cumhurbaşkanımız bugün Rusya'ya giderken böyle gerilimli bir hava gösterelim...' Bütün meselenin bu olduğunu düşünüyorum. Tabii kendi iç hesaplarınızda başka şeyler de vardır."
Meclisin ciddi bir mecra olduğuna işaret eden Zengin, "Dil meselesini önemsiyoruz, aynı meselenin sizin temel bir sorununuz olduğunu düşünüyorum. O nedenle bunların hepsinin altını çizerek size iade ediyorum." diye konuştu.
MHP Kahramanmaraş Milletvekili Sefer Aycan kanun teklifini desteklediklerini söyledi.
Üretimden tüketime kadar ürün takibinin olumlu bir uygulama olacağına işaret eden Aycan, kusurlu ve ayıplı ürünlerin toplatılması ve geri çağrılmasını da olumlu bulduklarını dile getirdi.
Türkiye'nin üretip ihraç ettiği ürünlerin ayıplı olması halinde ülkenin zarar göreceğini dile getiren Aycan, bunun yaşanmaması için kamunun hassasiyet göstermesi gerektiğine dikkati çekti.
Aycan, ürün güvenliğini tehlikeye atanlara yönelik yaptırımların caydırıcı olması için ciddi yaptırım ve cezalar getirilmesi, cezaların caydırıcı olması için de herkese eşit olarak uygulanması gerektiğini vurguladı.
****HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ.****
Avrupa'daki Türklerin bu tür saldırılara yabancı olmadığını ifade eden AK Parti'li Sırakaya, daha önceki yıllarda da bu olayların yaşandığını hatırlattı.
Irkçı saldırıların hedefinde hep Müslümanlar ve Türklerin bulunduğunu vurgulayan Milletvekili Milletvekili Sırakaya, bu saldırıları gerçekleştirenlerin akıl sağlığının yerinde olmadığı şeklindeki söylemin kabul edilemeyeceğini, Türk vatandaşları ve Müslümanlara yönelik saldırıların temelinde yer alan bu hastalıklı düşüncelerin adeta Almanya'daki tüm kurumlara ve ülkenin dokusuna sirayet ettiğini söyledi.
Zafer Sırakaya, Türklerin ve Müslümanların bu tür ırkçı saldırılara uğramasının, Alman makamları ve sorumlu birimlerince gerekli tedbirler alınmadıkça önlenemeyeceğine işaret ederek, "Hanau'daki hain saldırı her yönüyle aydınlatılmalı ve suçlulara gereken cezalar verilmelidir." şeklinde konuştu.
AK Parti'li Sırakaya, antisemitik saldırılara karşı verilen tepkilerin İslam ve Müslüman karşıtlığına karşı gösterilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
AK Parti Kocaeli Milletvekili İlyas Şeker ise, "Kocaeli'de 1999 depremi sonrası yapılan imar planı çalışmaları" hakkındaki gündem dışı konuşmasında, depremlerde can kaybını en aza indirmek için yerel yönetimlere çok önemli görevler düştüğünü dile getirdi.
Depremde can kaybını önlemek için riskli alanlar üzerindeki yapıların boşaltılması ve bu tür alanlara bina yapılmaması gerektiğini vurgulayan Şeker, deprem öncesinde yapılan binaların kontrol edilmesi ve riskli olanların kentsel dönüşüm sürecinde depreme dayanıklı olarak yenilenmesi gerektiğini ifade etti.
CHP Uşak Milletvekili Özkan Yalım da, "ulaştırma sektörünün sorunları" konusundaki gündem dışı konuşmasında, 800 Türk tır şoförünün koronavirüs riski nedeniyle araçlarıyla birlikte 15 gündür Türkmenistan'daki Lütfabad Sınır Kapısı'nda rehin durumda bekletildiklerini söyledi. Bu kişilerin İran'ı transit geçtikleri için koronavirüs riski taşımadıklarını belirten Yalım, bu vatandaşların insani ihtiyaçlarını karşılayamadıkları için mağdur olduklarının altını çizdi.
Özkan Yalım, şoförlerin Türkiye'ye dönmelerine yönelik gerekli adımların atılması için ilgili bakanlara çağrıda bulundu.
AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, CHP Grup Başkanvekili Engin Altay'ın, Barış Terkoğlu ve Hülya Kılınç'ın tutuklanmasına ilişkin "Basın özgürlüğünü kullanmaktan korkmamak lazım." sözleri üzerine "Basın özgürlüğüne sonuna kadar varız. Ama aynı zamanda Türkiye'nin güvenliğiyle alakalı konulardaki hassasiyetinin de arkasında durmak lazım." dedi.
Genel Kurul'da grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak değerlendirmelerde bulundu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, Genel Kurula başarılı bir çalışma günü temennisinde bulundu.
MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, Türkiye'nin mültecilere sınır kapılarını açmasının ardından özellikle Yunan güvenlik güçlerinin zalimce muamelesinin dünyanın gözü önünde cereyan ettiğini vurguladı. Bütün dünyanın kınaması gereken bu durumun Türkiye'ye her fırsatta insan hakları dersi vermeye çalışan Avrupa Birliği ve Avrupa Parlamentosunca onaylanıp takdir edildiğine dikkati çeken Bülbül, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Avrupa Birliği'nin ve Batı'nın bir defa daha şahit olduğumuz acımasızlığı ve ikiyüzlülüğü, insanlık tarihinin aslında en büyük trajedisidir. Türk Devleti ve Türk milleti tarihin hiçbir döneminde mazluma ve yurdunu kaybedene sırtını dönmediği gibi bugün de aynı fedakarlığı insanlığa örnek olacak şekilde göstermektedir."
Müsavat Bülbül, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Edirne İl Teşkilatı ve Ülkü Ocaklarına talimatıyla Edirne'den Yunanistan'a geçmek isteyen mülteci çocuklara kaban, bot, kıyafet ve temel ihtiyaç malzemeleri yardımı başlatıldığını da bildirdi.
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç da, Millî Eğitim Bakanlığı bütçesinden Türkiye Maarif Vakfına 684 milyon lira aktarılacağını, kurulduğu günden bu yana bu vakfa aktarılan tutarın 2 milyar liraya yaklaştığını iddia etti. Oluç, Resmî Gazete'de yer alan bir karara göre de Maarif Vakfına sınırsız kaynak aktarımının mümkün hale getirilmeye çalışıldığını savundu.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Terkoğlu ve Kılınç'ın tutuklandığını anımsatarak şunları söyledi:
"Yargının baskı altında bulunmasının, siyasi iktidar kim olursa olsun, bu ülkeye verilebilecek en büyük zarardır. Bir ülkede yargıya olan güven, zaafiyete düştüğü andan itibaren o ülkenin huzurundan, demokrasisinden, hak ve özgürlüklerden de bahsedemeyiz. Basın özgürlüğüne tahammül edilmeyen ülkelere dünyanın diğer ülkeleri iyi gözle bakmaz. Özgürlüklerden, tepki hakkını, protesto hakkını ve basın özgürlüğünü kullanmaktan korkmamak lazım. Bunlardan korkmak iktidarları sadece güçsüzleştirir, itibarsızlaştırır."
Altay, Terkoğlu ve Kılınç hakkında alınan bu kararın kamu vicdanında büyük bir tahribata yol açtığını ifade ederek "Yargının, bu yanlış karardan bir an önce dönmesini ve itibarsızlaştırılması sürecinin son bulmasını temenni ediyorum." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin ise, Yeşilay Haftası'nın bu hafta kutlandığını anımsattı. Yasak olmasına rağmen Meclis'te bazı odalarda sigara içilmesinin, bağımlı olmayanları rahatsız ettiğini anlatan Zengin, Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç'e, sigara içmeyenler için alternatif sunulması çağrısında bulundu.
Özlem Zengin, koronavirüs nedeniyle THY'nin bazı ülkelere uçuşlarını durdurduğunu ve kara sınırında da kontrollü geçiş uygulanan ülkeler bulunduğunu vurgulayarak Türkiye'nin etkili tedbirlerle yürüttüğü bu süreci hasarsız atlatmasını temenni etti.
Zengin, Terkoğlu ve Kılınç'ın tutuklanmalarına ilişkin de şunları kaydetti:
"Buradaki meselenin siyasi olmadığını muhakkak söylememiz lazım. MİT tırları hadisesinde de ortaya konulan tezlerde de bunlar hep savunulmuştu. Bunlar siyaset üstü meselelerdir. Basın özgürlüğüne sonuna kadar varız. Ama aynı zamanda Türkiye'nin güvenliğiyle alakalı konulardaki hassasiyetinin de arkasında durmak lazım."
Genel Kurulda daha sonra yerinden söz alan TBMM Başkanvekili Levent Gök, Meclis'te münakaşalar yaşanabileceğini ancak milletvekillerinin mesai arkadaşı olarak insani görevlerini aksatmaması gerektiğini belirterek yakınlarını kaybeden bazı milletvekilleri ve ailelerine başsağlığı dileklerini iletti.
Genel Kurulda ilk olarak İYİ Parti'nin "esnaf ve sanatkarların sorunlarına" ilişkin verdiği araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisi görüşüldü.
İYİ Parti Samsun Milletvekili Bedri Yaşar, Türkiye'de yaklaşık 1 milyon 966 bin esnafın olduğunu, bu kesimin piyasadaki rekabet gücünü her geçen gün kaybettiğini savundu.
Yaşar, esnafların Bağ-Kur'a olan borçlarının yeniden yapılandırılmasını, bakkal ve diğer küçük esnaflar için elektrik fiyatlarının düşürülmesi gerektiğini söyledi.
AK Parti Düzce Milletvekili Fahri Çakır, esnafın, ülke ekonomisinde önemli bir yere sahip olduğunu ancak bu kesimin AVM ve yüksek teknolojideki gelişmeler nedeniyle sıkıntılar yaşadığını ifade etti. Çakır, AK Parti hükümetlerinin esnafın sorunlarına çözüm bulmak için KOSGEB üzerinden çok büyük teşvikler yaptığını ifade ederek, "Esnafın bütün sorunlarını bilen bir iktidar iş başındadır. Esnafın sorunlarını geniş ölçüde gidermiş bir iktidarla yolumuza devam ediyoruz." diye konuştu.
İYİ Parti'nin önerisinin ardından, HDP'nin "mültecilerin durumu" ile ilgili araştırma önergesinin öngörüşmelerinin bugün yapılmasına ilişkin önerisi ele alındı.
HDP Ağrı Milletvekili Dirayet Dilan Taşdemir, yaşanan insanlık krizinden AK Parti hükümetinin de sorumlu olduğunu ve insan kaçakçılığının teşvik edildiğini savundu. Taşdemir, her gün rakamlarla Yunanistan'a geçen insan sayısının verildiğini, bunun "insani tavır olmadığını" öne sürdü.
HDP'nin grup önerisi üzerine söz alan CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı görüşmeye değindi.
Erdoğan'ın, Putin ile görüşmesinde "Bizi kabul ettiğiniz için teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandığını belirten Altay, "Bu diplomatik teamüllere aykırı bir ifadedir. Sanki Putin, devlet başkanı, Türkiye Cumhurbaşkanı bir bakan. Ülkemin Cumhurbaşkanı'nın, Rusya Devlet Başkanı'nın karşısında bu görüşmeyi Rusya'nın Türkiye'ye bir lütfu olarak görmesini, algılamasını ve kamuoyuna böyle paylaşmasını içime sindiremiyorum." diye konuştu.
Altay'ın sözlerine cevap veren AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Suriye'de yaşananlardan Rusya'nın da payının olduğuna inandıklarını, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Türkiye'nin sınırlarını ortaya koymak için gittiğini, nezaketle söylenmiş bir cümlesini başka yerlere taşımanın "iyi niyetten uzak bir yaklaşım" olduğunu belirtti. Zengin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bütün şehitler için orada var gücüyle uğraşarak her zaman yaptığı gibi sağlam bir duruş göstereceğini söyledi.
AK Parti Gaziantep Milletvekili Ali Şahin de, Yunanistan sınırındaki sığınmacıların durumuna işaret ederek, tarihi bir yüzleşme ve hesaplaşmaya tanıklık ettiklerini belirtti. Şahin, Yunanistan güvenlik güçlerinin sığınmacılara yönelik tavırlarının Batı'nın insan hakları ve demokrasi maskesini düşürdüğünü vurguladı.
Genel Kurulda son olarak CHP'nin "çiftçilerin kredi borçlarına" ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesine ilişkin önerisi ele alındı.
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçilerin yüksek faiz ile kredi kullanmak zorunda kaldığını, bankaların kredi verirken çiftçilerin adeta canını çıkardığını öne sürdü. Gürer, AK Parti'nin tarım politikasının ülke tarımının sorunlarını çözmediğini savundu.
Milletvekili Gürer, koronavirüs tehlikesine de işaret ederek, Çin'den gelen ürünlerin yerine Türkiye'de üretimin teşvik edilerek çiftçiye destek olunması gerektiğini belirtti.
İYİ Parti, HDP ve CHP'nin grup önerileri kabul edilmedi.
Öte yandan, Mardin Milletvekili Mithat Sancar'ın HDP eş genel başkanlığına seçilmesinin ardından boşalan TBMM Başkanvekilliğine HDP Şanlıurfa Milletvekili Nimetullah Erdoğmuş seçildi.
TBMM Genel Kurulunda, AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanun Teklifi'nin 2. bölümü üzerindeki görüşmeler sürüyor.
İYİ Parti Ankara Milletvekili Ayhan Altıntaş, paketli ürünlerin hem çok pahalı olduklarını hem de içerdiği maddelerin ufak puntolarla okunamayacak şekilde yazıldığını söyledi.
"Sayın Bakanımız, maşallah, ofisinde testler yapabiliyor; vatandaşın evinde laboratuvar kuracak hali yok." diyen Altıntaş, geliri düşük vatandaş için ürün fiyatının güvenliğinden önce geldiğine işaret etti.
Halkın sağlıklı gıda konusunda karar verme sürecinin sağdan soldan duyduklarıyla yürüdüğünü savunan Altıntaş, "Yapılan gıda hilelerini duydukça insan şaşırıp kalıyor. Bakanlık hileli ürün üreticilerini ilan ediyor, iyi de yapıyor, ama belli ki bu uygulamaların yaptırım gücü sınırlı. Hem para cezalarını artırmak hem de ticaretten menetmek gerekiyor." diye konuştu.
Altıntaş, yurda geri gönderilen ihracat ürünlerinin iç piyasada satışa sunulduğunu da ileri sürerek bu ürünlerin sağlığa uygun olmadıkları için satışlarının yasak olması gerektiğini kaydetti.
HDP Batman Milletvekili Mehmet Ruştu Tiryaki, iktidarın, Suriyeliler konusunda ajitasyon yaptığını ileri sürdü. Hükümetin mültecileri Avrupa'ya karşı şantaj unsuru olarak kullandığını iddia eden Tiryaki, "Sınırı geçen mülteci sayısının, adeta sırtlarına çip takılmış gibi dakika dakika açıklandığını" söyledi.
CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçen hafta AK Parti'li İstanbul milletvekilleriyle bir araya geldiği toplantının "başka bir amaçla gerçekleştirildiğini" ileri sürdü.
Nisan ayında Türk Parlamenterler Birliği İstanbul Şubesi seçimlerinin olduğunu anlatan Akar, toplantının asıl amacının Türk Parlamenterler Birliğinin başkanını seçebilmek, milletvekillerini ona ikna edebilmek olduğunu öne sürdü.
İdlib'de Türkiye Cumhuriyeti ordusunun savaştığını hatırlatan Akar, "Orada Okçular Vakfının kefen giyen gençleri savaşmıyor." dedi.
Bugün görüşülen yasa teklifinin Türkiye'nin ihracatının artırılması için gerekli olduğuna işaret eden Akar, teklifin hayırlı olması temennisinde bulundu.
AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Akar'ın, Türk Parlamenterler Birliği toplantısına yönelik ifadelerini anımsatarak, toplantı gündeminin önceden belli olduğunu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın önceki dönemlerde görev yapan AK Parti'li parlamenterlerle bir araya geldiğini anlattı.
İdlib'de askerlerin şehit düşmesinin ardından yaşamın bir şekilde devam ettiğini söyleyen Zengin, "Buradaki toplantının başka bir amaçla yapılıyor gibi gösterilmesini şiddetle reddediyoruz." diye konuştu.
Akar'ın dil konusunda partisine ödev vermeye çalıştığını belirterek basit bir tavsiyede bulunacağını vurgulayan Zengin, şöyle devam etti:
"Dün kendi Grup Başkanvekilinizin yapmış olduğu konuşmayı, lütfen yüksek sesle kendi kendinize bir kez okuyunuz. Doğrusu bir kez okuyan medeni insanlar, böyle bir konuşmaya tahammül edemezler. Bu yetmiyor, kürsüye çıkılarak adeta bence bir komplo düzenleniyor. Bilerek 'Meclisi gerelim, bu yetmez, bu gerginliği topluma taşıyalım; kavga, çıngar çıkaralım memlekette. Cumhurbaşkanımız bugün Rusya'ya giderken böyle gerilimli bir hava gösterelim...' Bütün meselenin bu olduğunu düşünüyorum. Tabii kendi iç hesaplarınızda başka şeyler de vardır."
Meclisin ciddi bir mecra olduğuna işaret eden Zengin, "Dil meselesini önemsiyoruz, aynı meselenin sizin temel bir sorununuz olduğunu düşünüyorum. O nedenle bunların hepsinin altını çizerek size iade ediyorum." diye konuştu.
MHP Kahramanmaraş Milletvekili Sefer Aycan kanun teklifini desteklediklerini söyledi.
Üretimden tüketime kadar ürün takibinin olumlu bir uygulama olacağına işaret eden Aycan, kusurlu ve ayıplı ürünlerin toplatılması ve geri çağrılmasını da olumlu bulduklarını dile getirdi.
Türkiye'nin üretip ihraç ettiği ürünlerin ayıplı olması halinde ülkenin zarar göreceğini dile getiren Aycan, bunun yaşanmaması için kamunun hassasiyet göstermesi gerektiğine dikkati çekti.
Aycan, ürün güvenliğini tehlikeye atanlara yönelik yaptırımların caydırıcı olması için ciddi yaptırım ve cezalar getirilmesi, cezaların caydırıcı olması için de herkese eşit olarak uygulanması gerektiğini vurguladı.
****HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ.****
