2013-03-14 - 11:20
Emin Haluk Ayhan: "AKP'nin ileri demokrasiden anladığı, ülkeyi bölmek parçalamak isteyen bir örgütün cezaevindeki liderinin dikte ettirdiklerini yerine getirmekten ibarettir. Tutanaklardan anlaşılan budur"
MHP Genel Başkan Yardımcısı Emin Haluk Ayhan, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İmralı tutanaklarının sızması ile birlikte "AKP- BDP işbirliğinin güven bunalımına girdiğini kaydeden" Ayhan, "AKP kafayı sızma tutanağa takmış, muhtevasındaki aşağılanmadan rahatsız olup olmadığı hususunda hiçbir görüş beyan etmemiştir" dedi.
Gelişmelerin Ak Parti'nin sızan bilgilerden "zevk aldığı imajını" ortaya koyduğunu kaydeden Ayhan, "daha önce teröristlere sarılan milletvekillerinden rahatsız olduğunu beyan eden Başbakan, ortaya çıkan Kandil tablosu üzerine hiç görüş serdetmemiştir" şeklinde konuştu. MHP'li Ayhan şunları kaydetti:
"O resim, AKP Genel Merkezi'nin ön yüzüne Şeref payesi olarak asılamayacağına göre resmin ne anlama geldiğini AKP yöneticileri Türk milletine izah etmelidir. Hatta o resim içine hangi AKP yöneticilerinin veya kabine üyesinin bulunması gerektiğine dair tespit ve seçim için yandaş bir şirketle kamuoyu yoklaması veya anket yapılmalıdır."
Ak Parti'nin hangi hukuki dayanağa göre PKK görüşmeleri düzenlediğini soran Ayhan, "AKP, devleti görüştürdüğünü söylerken, İmralı'ya gidecekleri seçmekte, gelen tutanakların nereden sızdırılacağını açıklayacağını beyan etmekte, ortaya güven erozyonu çıkmaktadır" ifadelerine yer verdi.
Ak Parti'nin Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerini formatlamaya çalıştığını öne süren Ayhan, hükümeti eleştirmenin suç olduğunu ancak devlete küfretmenin serbest olduğunu, İmralı'da verilen vaatlerin de TBMM'de kanun haline gelmesi için çalışmalar başladığını söyledi. Cumhurbaşkanı ile Kılıçdaroğlu'nun arasındaki görüşmenin tutanaklarının da bir an önce yayınlanması gerektiği görüşünü savunana Ayhan, "zaten Kılıçdaroğu'nun açtığı kredi de AKP tarafından kifayetsiz ve yetersiz bulunmuştur" diye konuştu.
Yeni bir devlet kuruluşunun müzakerelerinin yapılmaya çalışıldığını, ülke ve devletin yeniden yapılandırılmak istendiğini ileri süren Ayhan, "AKP, PKK tarafından hipnotize edilmiş bir haldedir. En büyük hasım olarak da Türk milliyetçileri belletilmektedir" dedi.
Öcalan'ın taleplerinin birer birer uygulamaya konulmaya çalışıldığını, PKK'nın da isteklerine hiç bu kadar yakın olmadığını kaydeden Emin Haluk Ayhan, "AKP'nin ileri demokrasiden anladığı, ülkeyi bölmek parçalamak isteyen bir örgütün cezaevindeki liderinin dikte ettirdiklerini yerine getirmekten ibarettir. Tutanaklardan anlaşılan budur" şeklinde konuştu. Ayhan şunları kaydetti:
"Türkiye'nin garip bir süreç yaşadığını, bir yandan medya üzerindeki baskı ve sansürlerin arttığını, fikir ve söyleme özgürlüğünün her gün biraz daha kısıtlandığı ortamda barış görüşmelerinin yapıldığını, özgürlüklerin olmadığı bir ülkede barışın nasıl olacağı dillendirilmeye başlamıştır. Bu durum hükümetin esir alındığını açık bir şekilde göstermektedir. Ayrıca, hükümetin büyük bir cesaret göstererek İmralı'da Öcalan'la görüşmekte olduğunu, PKK'ya ne vermesi gerektiği konuşulur olmuştur. Bu olay bile devletin ne hale getirildiğini gösteren önemli bir olaydır."
MHP Genel Başkan Yardımcısı Emin Haluk Ayhan, ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ülkenin tasarruflarının son derece yetersiz halde olduğunu kaydeden Ayhan, GSMH'de yüzde 24'lerden yüzde 12'lere indiğini belirtti. Türkiye ekonomisinin 2012 verilerinin, 2010 ve 2011 yılı verileri ile mukayese edildiğinde 2012 yılı ekonomik aktivitelerinde belirgin bir yavaşlama olduğunu ifade eden Ayhan, "üretim olmadan ülkede ekonominin düzelmeyeceği, istihdamın artmayacağı, refahın yükselmeyeceği ortadadır. Basında da dillendirmeye başlamıştır" şeklinde konuştu.
2013 büyüme hedefinin riskte olduğunu sözlerine ekleyen Ayhan, "Hükümet her şeyin iyi gittiğini söylüyor. Basın, fakire sadakaya mücadele başladığını İstanbul'da yaklaşık 50 bin dilencinin olduğunu söylüyor. Hükümetin bu durumdan haberi yok" dedi. Emin Haluk Ayhan, şunları kaydetti:
"Cari açık yaratan bir ekonomideyiz. Özel sektör ciddi anlamda yatırım tasarrufu açığı veriyor. Yatırımları finanse edecek kaynağı bulamadığı için dış borç artıyor. Kamu maliyesi tek yıllık tedbirlerle problem çözmeye çalışıyor. Defalarca torba yasa gelmesinin sebebi de ciddi bir yapısal gelişme kamu gelirlerine ilişkin sağlanamadı. Dolaylı vergilere dayalı bir kamu gelirleri politikası var. Özelleştirmedeki problemler devam ediyor. İstediğiniz fiyatı size vermiyorlarsa ya hükümet ya da yönettiğiniz ekonomide arıza olduğunu bilmeniz gerekir."
Bir gazetecinin, anayasanın üç maddesi ile ilgili değişiklik yapılacağı iddiaları ile ilgili sorulan bir soruya Emin Haluk Ayhan, bunun zaten baştan beri yapılmaya çalışıldığını ancak MHP'nin bu konudaki tavrının açık ve tavizsiz olduğunu söyledi.
F. Banu Doğan
İmralı tutanaklarının sızması ile birlikte "AKP- BDP işbirliğinin güven bunalımına girdiğini kaydeden" Ayhan, "AKP kafayı sızma tutanağa takmış, muhtevasındaki aşağılanmadan rahatsız olup olmadığı hususunda hiçbir görüş beyan etmemiştir" dedi.
Gelişmelerin Ak Parti'nin sızan bilgilerden "zevk aldığı imajını" ortaya koyduğunu kaydeden Ayhan, "daha önce teröristlere sarılan milletvekillerinden rahatsız olduğunu beyan eden Başbakan, ortaya çıkan Kandil tablosu üzerine hiç görüş serdetmemiştir" şeklinde konuştu. MHP'li Ayhan şunları kaydetti:
"O resim, AKP Genel Merkezi'nin ön yüzüne Şeref payesi olarak asılamayacağına göre resmin ne anlama geldiğini AKP yöneticileri Türk milletine izah etmelidir. Hatta o resim içine hangi AKP yöneticilerinin veya kabine üyesinin bulunması gerektiğine dair tespit ve seçim için yandaş bir şirketle kamuoyu yoklaması veya anket yapılmalıdır."
Ak Parti'nin hangi hukuki dayanağa göre PKK görüşmeleri düzenlediğini soran Ayhan, "AKP, devleti görüştürdüğünü söylerken, İmralı'ya gidecekleri seçmekte, gelen tutanakların nereden sızdırılacağını açıklayacağını beyan etmekte, ortaya güven erozyonu çıkmaktadır" ifadelerine yer verdi.
Ak Parti'nin Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerini formatlamaya çalıştığını öne süren Ayhan, hükümeti eleştirmenin suç olduğunu ancak devlete küfretmenin serbest olduğunu, İmralı'da verilen vaatlerin de TBMM'de kanun haline gelmesi için çalışmalar başladığını söyledi. Cumhurbaşkanı ile Kılıçdaroğlu'nun arasındaki görüşmenin tutanaklarının da bir an önce yayınlanması gerektiği görüşünü savunana Ayhan, "zaten Kılıçdaroğu'nun açtığı kredi de AKP tarafından kifayetsiz ve yetersiz bulunmuştur" diye konuştu.
Yeni bir devlet kuruluşunun müzakerelerinin yapılmaya çalışıldığını, ülke ve devletin yeniden yapılandırılmak istendiğini ileri süren Ayhan, "AKP, PKK tarafından hipnotize edilmiş bir haldedir. En büyük hasım olarak da Türk milliyetçileri belletilmektedir" dedi.
Öcalan'ın taleplerinin birer birer uygulamaya konulmaya çalışıldığını, PKK'nın da isteklerine hiç bu kadar yakın olmadığını kaydeden Emin Haluk Ayhan, "AKP'nin ileri demokrasiden anladığı, ülkeyi bölmek parçalamak isteyen bir örgütün cezaevindeki liderinin dikte ettirdiklerini yerine getirmekten ibarettir. Tutanaklardan anlaşılan budur" şeklinde konuştu. Ayhan şunları kaydetti:
"Türkiye'nin garip bir süreç yaşadığını, bir yandan medya üzerindeki baskı ve sansürlerin arttığını, fikir ve söyleme özgürlüğünün her gün biraz daha kısıtlandığı ortamda barış görüşmelerinin yapıldığını, özgürlüklerin olmadığı bir ülkede barışın nasıl olacağı dillendirilmeye başlamıştır. Bu durum hükümetin esir alındığını açık bir şekilde göstermektedir. Ayrıca, hükümetin büyük bir cesaret göstererek İmralı'da Öcalan'la görüşmekte olduğunu, PKK'ya ne vermesi gerektiği konuşulur olmuştur. Bu olay bile devletin ne hale getirildiğini gösteren önemli bir olaydır."
MHP Genel Başkan Yardımcısı Emin Haluk Ayhan, ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ülkenin tasarruflarının son derece yetersiz halde olduğunu kaydeden Ayhan, GSMH'de yüzde 24'lerden yüzde 12'lere indiğini belirtti. Türkiye ekonomisinin 2012 verilerinin, 2010 ve 2011 yılı verileri ile mukayese edildiğinde 2012 yılı ekonomik aktivitelerinde belirgin bir yavaşlama olduğunu ifade eden Ayhan, "üretim olmadan ülkede ekonominin düzelmeyeceği, istihdamın artmayacağı, refahın yükselmeyeceği ortadadır. Basında da dillendirmeye başlamıştır" şeklinde konuştu.
2013 büyüme hedefinin riskte olduğunu sözlerine ekleyen Ayhan, "Hükümet her şeyin iyi gittiğini söylüyor. Basın, fakire sadakaya mücadele başladığını İstanbul'da yaklaşık 50 bin dilencinin olduğunu söylüyor. Hükümetin bu durumdan haberi yok" dedi. Emin Haluk Ayhan, şunları kaydetti:
"Cari açık yaratan bir ekonomideyiz. Özel sektör ciddi anlamda yatırım tasarrufu açığı veriyor. Yatırımları finanse edecek kaynağı bulamadığı için dış borç artıyor. Kamu maliyesi tek yıllık tedbirlerle problem çözmeye çalışıyor. Defalarca torba yasa gelmesinin sebebi de ciddi bir yapısal gelişme kamu gelirlerine ilişkin sağlanamadı. Dolaylı vergilere dayalı bir kamu gelirleri politikası var. Özelleştirmedeki problemler devam ediyor. İstediğiniz fiyatı size vermiyorlarsa ya hükümet ya da yönettiğiniz ekonomide arıza olduğunu bilmeniz gerekir."
Bir gazetecinin, anayasanın üç maddesi ile ilgili değişiklik yapılacağı iddiaları ile ilgili sorulan bir soruya Emin Haluk Ayhan, bunun zaten baştan beri yapılmaya çalışıldığını ancak MHP'nin bu konudaki tavrının açık ve tavizsiz olduğunu söyledi.
F. Banu Doğan
