2010-04-21 - 18:05
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ TBMM GENEL KURULUNDA...
Genel Kurulda, memurlara ve diğer kamu görevlilerine toplu sözleşme yapma hakkı tanınmasını öngören 6. maddenin üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından oylamaya başlandı.
TBMM Genel Kurulunda, Anayasa değişikliği görüşmeleri sırasında,
TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin ile BDP'li milletvekilleri arasında tartışma çıktı.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, ''Uyarıyoruz. Tepkimiz sert olur, Sayın
Başkan'' sözlerine Şahin, ''Ne yapacaksınız? Öldürtecek misiniz?'' karşılığını verdi.

Genel Kurulda, Anayasa değişikliğinin kamu görevlilerine taplu sözleşme
hakkı verilmesini öngören 6. maddesi üzerindeki görüşmeler sürüyor.

MHP Grubu adına söz elan Yozgat Milletvekili Mehmet Ekici, kamu
görevlilerine grev hakkı verilmemesini eleştirerek, ''Grevsiz toplu sözleşmeyle
bu hükümet kimi kandırıyor. Tasarı, kandırmacadan ibarettir'' dedi.

Ekici, temel hakların halkoylaması konusu yapılamayacağını ifade ederek,
''Hayır, çıksa bu haklardan vaz mı geçilecek? Bu, hangi demokratik kültürün
eseridir'' diye konuştu.

CHP Grubu adına konuşan Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, teklifin
grev hakkını içermediğini anımsatarak, bu durumda toplu sözleşme yapma hakkının
çok anlamlı olmadığını söyledi. Öztürk, bunun AİHM kararlarına da aykırı olduğunu
belirtti. Öztürk, ''Paket, makyajdan ibarettir'' diye konuştu.

AK Parti Grubu adına konuşan İstanbul Milletvekili Alaattin Büyükkaya,
kamu görevlilerine ilk kez toplu sözleşme hakkı verildiğini, böylece çağdaş bir
gelişmenin hayata geçirildiğini ifade etti.

BDP Grubu adına konuşan Van Milletvekili Özdal Üçer, düzenlemeyle
emekçilerin mağduriyetinin giderilmediğini savundu. Grev hakkı verilmemesini
eleştiren Üçer, ''Anayasayı 'babayasa' diye yuttaramazsınız'' dedi.

Üçer'in, Ak Parti'li milletvekilleri ile tartışması üzerine Başkan Şahin,
Üçer'den Genel Kurula hitap etmesini istedi.

Üçer, AK Parti sıralarına ''Kimileri Meclisle yakışmayacak küfürleşmelere
zemin oluşturuyor. Bunları kınadığımızı ve asla kabullenmeyeceğimizi belirtmek
istiyorum. Çünkü, bizler doğru bildiklerimiz ve değerlerimiz için gerekirse idam
sehpalarını tekmelemiş, yağlı idam urganlarına boynumuzu uzatmışız. Ama asla
hakareti kabul etmemişiz. Buna asla müsaade etmeyeceğiz. Herkesin bunu içine
sindirmesi gerekir. Kimsenin haddini aşmaması gerekiyor'' diye konuştu.

Tartışmasının sürmesi üzerine Şahin, kendisine doğru dönen Üçer'e, ''Siz
karşılıklı tartışmayı seviyorsunuz galiba'' dedi.

Üçer'in, ''El kol hareketi yapanları uyarmak sizin birinci göreviniz.
Lütfen görevinizi yapın'' sözlerine ise Şahin, ''Ben görevimi biliyorum''
karşılığını verdi.

Üçer'in konuşmasının ardından BDP Grup Başkanvekili Ayla Akat Ata,
Şahin'in tutumu nedeniyle usul tartışması açılmasını talep etti.

Şahin'in söz verdiği Ata, Parlamento çatısı altında herhangi bir konu
hakkında her milletvekilinin aynı şeyi düşünmesini istemenin doğru olmadığını
söyledi. Ata, ''Eğer milletvekilleri bu kürsüye çıkıp düşüncelerini ifade
edemeyeceklerse hangi platformda ifade edecekler. Çözüm adresi olarak burayı
görüyoruz. Bizler 'savaş' diyebiliriz, 'terör' denebilir, 'çatışma' denebilir ama
konunun ülkenin bir gerçeği olduğu ortadadır. Önemli olan bu gerçeği görmek ve
bunun çözümünü bulabilmektir'' dedi.

Dün Başkan Şahin ile BDP İstanbul Milletvekili Sabahat Tuncel arasında
''savaş'' sözü nedeniyle yapılan tartışmayı anımsatan Ata, gruplarından kadın
milletvekillerine ağır hakaretler yapıldığını iddia etti.

Ata, ''En kısa zamanda özür dilenmesi gerekmektedir. Meclis Başkanımız
önce bunun için parlamentoyu ayağa kaldırmalıdır. Nasıl sağlayacağız toplumsal
barışı? Hiç kimse burada oturmamazın bize bir lütuf olduğunu iddia edemez. Her
milletvekili gibi bizler de seçilerek geldik'' diye konuştu.

Aynı konuda konuşan BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, herkesin halkın
oyuyla seçildiğini, kürsünün halkın kürsüsü olduğunu belirterek, ''Bu kürsüde her
şey konuşulur'' dedi.

''Sizin gibi konuşmak zorunda değiliz'' diyen Kaplan, Başkanlık Divanının
konuşan hatibe tarafsız davranmak zorunda olduğunu söyledi.

Kaplan, ''Bu kürsü halkındır, biz vekiliyiz. Bu kürsüye söz söyletirsek,
halka söyletmiş oluruz. Biz halk uğruna ölüme gideriz, ölüme. Kardeşlik, barış
için her şeyi söyleyeceğiz ve postallara selam durmayacağız. Kimse onların
avukatlığını yapmasın. Sizi tarafsız olmaya davet ediyorum'' ifadelerini
kullandı.

Parti adına konuşanların susturulmaya çalışıldığını ileri süren Kaplan,
''Uyarıyoruz. Tepkimiz sert olur, Sayın Başkan'' dedi.

Şahin, ''Ne yaparsın, Sayın Kaplan? Lütfen oturun yerinize'' yanıtını
vermesi üzerine Kaplan, ''Sert olur, sert olur'' diye yineledi.

Şahin, ''Lütfen Sayın Kaplan, size yakışmıyor. Meclis Başkanlığını tehdit
mi ediyorsunuz? Ne yapacaksınız? Öldürtecek misiniz, vurdurtacak mısınız Meclis
Başkanını?'' diye konuştu.

Usul tartışmasının lehinde söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Bekir
Bozdağ, Meclis çalışmaları yürütülürken herkesin Anayasa ve İçtüzük kurallarına
uygun şekilde düşüncelerini ifade etmesi, saygı sınırlarını aşmaması gerektiğini
kaydetti. Kimseye hakaret edilmemesi, kimsenin tehdit edilmemesi ve belirli bir
seviye içinde konuşulmasının, milletin beklentisi olduğunu belirten Bozdağ, ''Bu
kürsü herkesin düşüncesini ifade etme kürsüsüdür, ama birbirimizi tehdit etme
kürsüsü değildir'' dedi.

Başkan şahin, Tuncel'in dün ''bu ülkede savaş var'' sözleri üzerine, ''Bu
ülkede bir savaş var, derseniz Türkiye Cumhuriyeti güvenlik güçlerinin başka bir
ülkenin güvenlik güçleriyle çarpıştığı anlamına gelir. Türkiye'de güvenlik
güçlerimiz sadece terörle mücadele etmektedir ve halkımızın can güvenliğini
sağlamaktadır. Şu çatı altında görev yapan hiç kimse terör örgütünü sanki Türk
Silahlı Kuvvetleri ile çarpışan bir başka ülkenin silahlı gücüymüş gibi takdim
edemez, buna hakkınız yoktur'' dediğini anımsatarak, ''Halen sözlerimin
arkasındayım. Tutumu değiştirecek bir husus yoktur'' diye konuştu.

Kaplan, ''Git Genelkurmay Başkanına söyle'' sözleri üzerine ise Şahin,
''TBMM'nin 90. yılını kutladığımız şu dönemde onun ruhuna uygun davranmak benim
görevimdir. Uyarı görevimi yapmak zorundayım'' dedi.

Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, muhalefete yönelik
''Grev hakkını öneriyorsanız elbette hesap kitap yapmışsınızdır, hele onu bir
ortaya koyun görelim'' dedi.

Yazıcı, Anayasa değişiklik teklifinin 6. maddesi üzerinde sorulara
verdiği yanıtta, teklifle birlikte memurlarla masaya oturulacağını ve görüşme
değe sözleşme şeklinde karşılıklı hak ve menfaatlerin imkanlar ölçüsünde
tartılacağını ve bir noktaya varılacağını kaydetti.

Uzlaşma olmazsa hakem kurulunun karar vereceğini belirten Yazıcı,
''İşçilerle ilgili yüksek hakem kurulu kararları kesindir ve toplu iş sözlemesi
hükmündedir. Memurlarla ilgili düzenlemede de ayın husus gözetilmiş ve paralel
sözcükler kullanılmıştır'' şeklinde konuştu.

''Niçin grev hakkı yok'' şekilde eleştirilerin olduğunu anımsatan Yazıcı,
''Bu konuda hazırlığınız varsa koyun ortaya. Biz memurlarımıza toplu iş
sözleşmesi yapma hakkı getirdik, bunun altını belirgin şekilde çiziyoruz. Grev
hakkını öneriyorsanız elbette hesap kitap yapmışsınızdır, hele onu bir ortaya
koyun görelim'' dedi.

BDP Van Milletvekili Özdal Üçer, grevsiz toplu iş sözleşmesinin bir anlam
taşımadığını ifade etti.

CHP İstanbul Milletvekili Bayram Meral, ''12 Eylül hukukunu ortadan
kaldıracağız derken tam tersi 12 Eylül hukukunun tahrip edemediklerini de ortadan
kaldırmaya çalışıyorsunuz'' diye konuştu.

CHP Mersin Milletvekili İsa Gök, teklifin 6. maddesindeki düzenlemeyi
eleştirirken ''şeker değil, zehir madde hince düzenlenmiştir'' dedi. Düzenlemeyle
toplu sözleşmelerde uzlaşma sağlanamaması halinde Uzlaşma Kurulunun vereceği
kararların geçerli olacağını anımsatan Gök, Kurulun çalışanların sağlık
yardımlarının kesilmesi yönünde karar verme yetkisinin bulunduğunu, böylece özel
sigorta şirketlerine pazar oluşturulacağını ileri sürdü. Gök, Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan'ın eşinin bir sigorta şirketinin olduğunu iddia etti.

Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, CHP'li Gök'ün nesnel olmayan isnatlara
dayanarak konuştuğunu ifade ederek, eğer varsa bu yöndeki dedikoduları
konuşmasına mesnet yapmaya çalıştığını söyledi.

TBMM Genel Kurulunda, Anayasa değişikliği
teklifinin 6. maddesinin gizli oylamasına geçildi.

Genel Kurulda, memurlara ve diğer kamu görevlilerine toplu sözleşme yapma
hakkı tanınmasını öngören 6. maddenin üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının
ardından oylamaya başlandı. (18.05)