2021-03-04 - 16:41
TBMM GENEL KURULU
TBMM Genel Kurulu Meclis Başkanvekili Haydar Akar başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile 4 uluslararası anlaşmanın uygun bulunmasına dair kanun teklifi kabul edildi.
Genel Kurulda, Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdülkadir Karaduman "Çin'in Doğu Türkistan'daki uygulamaları", CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır "Mersin ve ülkede esnaf, çiftçi, işçi ve emeklinin yaşadığı sorunlar" ile AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Halil Özşavlı "1981'de Paris Türk Büyükelçilik görevlileri Reşat Moralı ve Tecelli Arı'nın ASALA tarafından öldürülmesi" ile ilgili gündem dışı konuşma yaptı.

Daha sonra grup başkanvekilleri yerlerinden söz aldı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından İnsan Hakları Eylem Planı'nın açıklandığını anımsatarak yeni iktidar olmuş gibi açıklanan reformların 19 yıldır demokrasi, insan hakları, hukuk adına doğru adımların atılmadığının da itirafı olduğunu savundu. Dervişoğlu, "Mevcut Anayasa'da var olan ve yıllardır çiğnediği sayısız ilkeleri bazılarını hatırlatmıştır. Gerçeği görmüş olması bakımından kendilerini tebrik ediyorum. Umarım bir sonraki adımda geç de olsa Cumhuriyeti, demokrasiyi ve güçler ayrılığını hatırlayacaktır." diye konuştu.

Dervişoğlu, Hükümetin Kanal İstanbul'a verdiği önemi deprem önlemleri için vermesini istedi.

MHP Grup Başkanvekili Levent Bülbül, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan İnsan Hakları Eylem Planı'nın özenli bir çalışma sonucunda ortaya çıktığını ifade etti. Planın özellikle özgür birey, güçlü toplum ve daha demokratik bir Türkiye amacını taşıdığını söyleyen Bülbül, planının içeriğinin, milletin ihtiyaçlarına göre hazırlandığını aktardı. Bülbül, "Yeni ve sivil bir anayasa için önemli bir adım olarak gördüğümüz eylem planı için MHP Grubu olarak üstümüze düşen katkıyı sağlayacağız." dedi.

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, yılbaşından bu yana doğal gaza 3 kez zam geldiğini, 590 bin abonenin doğal gazının borcundan dolayı kesildiğini ifade etti. Beştaş, "Kış şartlarında insanlar açlık ve yoksulluğun yanında bir de soğukla mücadele ediyor." diye konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, "Terör ister ASALA, ister PKK, ister IŞİD, ister FETÖ'den gelsin hepsi hain, alçak, adi saldırılar olarak insan hayatına kasıt olarak değerlendirilmeli ve lanetlenmelidir." dedi.

Tahir Elçi'nin öldürülmesine ilişkin dün Diyarbakır'da görülen duruşmanın "yargının bağımsızlığı ile ilgili var olan kaygılarını tescillendirdiğini" belirten Altay, "Bırak insan hakları eylem planını, sen yargının yakasını bırak, beğenmemekle birlikte mevcut Anayasa'ya uy, Türkiye'nin yarını bugünden daha iyi olur." diye konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, Türkiye'ye yönelik okyanusun ötesinden saldırıların devam ettiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan şahsında Türkiye'ye yönelik bu saldırılara müsaade etmeyeceklerini dile getiren Özkan, şunları kaydetti:

"FETÖ'nün New York'ta reklam panolarını kiralayıp sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alıyor olması, aslında arka planında, bayrağımızı, devletimizi, milletimizi hedef aldıklarını da göstermektedir. Zaten FETÖ lobisini de bunu gizlemiyor, buna destek veriyor. Bunun arkasında da uluslararası istihbarat örgütlerinin finansmanının olduğu açıktır. FETÖ'ye, PKK'ya, arkasında kim varsa hepsine sesleniyorum: Asla bayrağımızı indiremeyeceksiniz, vatanımızı bölemeyeceksiniz, devletimizi yıkamayacaksınız, ezanımızın gök kubbede sedasını engelleyemeyeceksiniz."

TBMM Genel Kurulunda, gündem dışı konuşmalar ve grup başkanvekillerinin değerlendirmelerinin ardından sırasıyla İYİ Parti, HDP ve CHP'nin grup önerileri görüşüldü.

İYİ Parti, tarımsal üretimdeki fiyat artışına ilişkin araştırma önergesinin bugün ele alınmasını, Genel Kurul gündemine grup önerisi olarak getirdi.

İYİ Parti Trabzon Milletvekili Hüseyin Örs, 2020 hasat sezonuna ilişkin veriler incelendiğinde, salgının etkisi ve iklime bağlı olarak bazı ürünlerde üretimin azalması, artan talep, ülkelerin ve bireylerin ihtiyacından fazla ürün alması, kısıtlamalar gibi birçok nedenle gıda fiyatlarının son 6 yılın en yüksek seviyelerine geldiğini söyledi.

Türkiye'nin, bitkisel yağda ve yem sektöründe sıkıntı yaşadığını savunan Örs, yıllardır tarımda yapılan hataların faturasını yine tüketicinin, Türkiye olarak herkesin ödediğini ifade etti.

Örs, ithalat politikasından vazgeçerek üretimi artırmaları gerektiğini vurgulayarak, tarımda, planlanan bir üretim politikasıyla dışa bağımlılıktan kurtulmanın tek çare olduğunu kaydetti.

Hüseyin Örs, tarımsal üretim planlaması olmadığı ve desteklerin yetersizliğinden dolayı çiftçinin üretimden vazgeçtiğini öne sürerek, "Çiftçilerin üretim alanından çekilmesi kentlerimizde yeni sosyolojik sorunlara yol açarken, tüketicilerin daha pahalı ürün tüketmesine de neden olmaktadır." dedi.

CHP İzmir Milletvekili Kamil Okyay Sındır, piyasaların aracılara, ithalat lobilerine teslim edildiğini, çiftçinin sahipsiz bırakıldığını, piyasaları kontrol eden, ürün bazında regüle eden mekanizmaların olmadığını öne sürdü.

TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı, AK Parti Kars Milletvekili Yunus Kılıç, gıdadaki fiyat artışının, diğer mal ve hizmetlere göre daha fazla olduğunu kabul etmek gerektiğini belirtti. Kılıç, bunun sadece Türkiye'ye özgü olmadığını ifade etti.

Kılıç, AK Parti ile tarımsal ve hayvansal üretimde bir düşüş olmadığı gibi nüfus artışına paralel, hatta üzerinde, üretimde ciddi artışlar olduğunu söyledi.

Türkiye'nin, tarımsal üretim anlamında ihracatçı bir ülke olduğuna işaret eden Kılıç, 2020'deki rakamlara göre, 20,7 milyar dolarlık tarımsal ihracatına karşılık 15,2 milyar dolarlık tarımsal ithalatın görüldüğünü belirtti.

Kılıç, gıdaya ulaşımın her geçen gün arttığını, çeşitlendiğini dile getirerek, AK Parti ile bunun son derece hızlandığını kaydetti.

Son zamanlardaki gıda artışının nedenlerini sıralayan Kılıç, dünyada gıdayı üreten ve ticaretini yapanların sayısının bir elin parmağını geçmeyecek kadar az olduğunu anımsattı. Kılıç, şöyle devam etti:

"Peki, ne yapıyorlar? Bu dönemde arz açığı varmış gibi göstererek bir arz enflasyonu oluşturdular. Oysa, dünyada geçen yıl herhangi bir üründe üretim azalması olmadı. Ayrıca, geçen yıl pandemi sebebiyle birçok yerin kapalı olmasından, hizmetlerin verilememesinden dolayı dünyada gıda ürünlerine olan talepte yüzde 7 azalma oldu. Dünyada gıda piyasasını elinde tutanlar talebin azalmasına rağmen fiyatları artırdılar, suni bir arz enflasyonu oluşturdular. 'Gıdaya ulaşamayacaksınız' kaygısını yaratarak bir de talep enflasyonu oluşturdular. Şu anda dünyada ve Türkiye'de yaşanmakta olan budur. Bunun haksız bir fiyat artışları olduğuyla alakalı iddiamız tamamen gerçektir. Piyasada şu anda bunun denetlenmesiyle alakalı da ciddi bir çalışma vardır."

Konuşmaların ardından yapılan oylamada, İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.

Daha sonra HDP'nin kadın işçilere dair grup önerisinin görüşmelerine geçildi.

CHP Samsun Milletvekili Neslihan Hancıoğlu, dünyada, özellikle Türkiye'de ve pandemi gibi olağandışı koşullarda kadın olmanın zorluğuna işaret etti.

AK Parti Sakarya Milletvekili Çiğdem Erdoğan Atabek, kadınların ekonomik ve sosyal hayata etkin bir şekilde katılımını, hem bireysel katılım hem de aile yapısının güçlenmesini sağlayan temel bir değer olarak gördüklerini kaydetti.

Kovid-19 salgını döneminde kadınların ekonomik açıdan güçlendirilmesi ve iş güvencelerinin sağlanmasına yönelik önemli tedbirler alındığına işaret eden Atabek, hane başı bin lira ödeme yapılan programlarda hak sahipleri içerisinde kadın oranının yüzde 52 olduğunu bildirdi.

Atabek, 2002'de yüzde 27,9 olan kadınların iş gücüne katılım oranının 2019'da yüzde 35'e ulaştığını, 2002'de yüzde 25,3 olan kadın istihdam oranının ise 2019'da yüzde 28,9 olduğunu anlattı.

Teşvik ve desteklerin etkisiyle 2023'te kadın işgücü katılım oranını yüzde 38,5'e yükseltmeyi hedeflediklerini vurgulayan Atabek, "Ülkemizde iş ve aile yaşamı arasındaki uyumu önemsiyoruz. Kadın istihdamı ve girişimciliğinin artırılması için koyduğumuz hedefler ve bu hedeflere ulaşmak için gösterdiğimiz nitelikli çalışmalar ile kadınlarımızın geleceğin iş insanları ve liderleri olacağına inanıyoruz." diye konuştu.

HDP'nin grup önerisi ve CHP'nin, finansal bilgilerin otomatik paylaşımını öngören anlaşmaya ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.

Grup önerilerinin ardından Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.

TBMM Genel Kurulunda grup başkanvekilleri ve milletvekilleri, Bingöl'den kalkan askeri helikopterin kaza kırıma uğraması sonucunda 9 personelin şehit, 4 personelin yaralanması üzerine başsağlığı dilediler.

TBMM Başkanvekili Haydar Akar, Başkanlık Divanı olarak şehitlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifa temenni etti.

AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, İYİ Parti Mersin Milletvekili Behiç Çelik ve HDP Batman Milletvekili Mehmet Ruştu Tiryaki yerlerinden de söz alarak, üzüntülerini dile getirdi.

Özkan, Altay, Bülbül, Çelik ve Tiryaki, şehitlere Allah'tan rahmet, ailelerine ve millete başsağlığı, yaralılara acil şifa diledi.

Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.

Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'na, kurulması öngörülen tasarruf finansman faaliyetine ilişkin yapı ve süreçlerin daha iyi anlaşılabilmesi için "organizasyon ücreti", "tahsisat", "tasarruf finansman faaliyeti" ile "tasarruf fon havuzu" gibi kavramlar eklenecek.

Müşterilerin tasarruf finansman sözleşmesi kapsamında tasarruf finansman faaliyeti ve tasarruf fon havuzunun yönetimi karşılığında ödeyecekleri tutar, "organizasyon ücreti" olacak.

"Tahsisat", tasarruf finansman sözleşmesi uyarınca, tahsisata hak kazanılmasına ilişkin koşulların yerine gelmesi şartıyla müşterinin tasarruf birikimlerinin ve sözleşme kapsamında taahhüt edilen finansman tutarının müşterinin, mirasçısının veya vekilinin konut, çatılı iş yeri veya taşıt edinmesi amacıyla satıcı konumundaki üçüncü kişilere hesaben ödenmesini kapsayacak.

"Tasarruf finansman faaliyeti", bir sözleşme kapsamında önceden belirlenen koşulların gerçekleşmesi şartıyla konut, çatılı iş yeri veya taşıtın edinimi için faizsiz finansman esaslarına göre belirli bir süre tasarruf edilmesi, müşterilere finansman kullandırılması ve toplanan tasarrufların yönetimini içerecek.

"Tasarruf fon havuzu" ise belirli bir dönemde tasarruf finansman şirketi nezdindeki birikmiş tasarruflar ve finansman geri ödemelerinden oluşan tutarlar toplamından, tahsisat olarak verilmiş tutarlar ile tasarruf geri ödemelerinin düşülmesinden sonra kalan tutarı tanımlayacak.

Tasarruf finansman şirketlerinin, denetim ve gözetime elverişli, faaliyetlerini emin ve güvenilir şekilde icra edebilecek, sektörde güven ve istikrara zarar vermeyecek bir ortaklık yapısına, iyi yönetime, yeterli mali güce, gerekli organizasyon yapısına sahip olması amaçlanıyor. Bu kapsamda söz konusu şirketlerin kuruluş izinleri, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) en az 5 üyesinin aynı yöndeki oyuyla verilecek.

Tasarruf finansman şirketlerinin asgari sermaye tutarı 100 milyon lira olarak düzenlenecek ve BDDK'ye belli standart ve sınırlamalar getirme yetkisi verilecek.

Tasarruf finansman şirketleri yalnızca konut, çatılı iş yeri veya taşıt ediniminden doğan borçları finanse edebilecek. Bu şirketler, tasarruf finansman sözleşmeleri dışında finansman sağlayamayacak ve yalnızca yurt içinde tescil edilmiş konut veya taşıt alımlarını finanse edebilecek.

Tasarruf finansman şirketlerinin birleşme, devir, bölünme ve iradi tasfiyeleri; BDDK'nin denetiminde, mevcut yükümlülüklerini yerine getirebileceğine ilişkin bir plan sunması, müşterilerine olan finansman yükümlülükleri dahil olmak üzere tüm yükümlülüklerinin yerine getirilmesi şartıyla gerçekleşebilecek. Bu şirketler, tasfiye sürecinde yeni müşteri edinemeyecek, sunulan plana uyulmaması veya söz konusu işlemlerin müşteri hak ve menfaatlerini zarara uğratacağının tespiti halinde BDDK kararıyla iradi tasfiye izni iptal edilecek.

Şirketlerin aktif kalitesinin ve gelir-gider dengesinin bozulması dolayısıyla öz kaynaklarının faaliyetlerin emin şekilde yürütülmesine engel olacak şekilde bozulması ya da şirket yönetimlerinin basiretsizliği nedeniyle maruz kalınan risklerin önemli ölçüde artması veya mali bünyeyi zayıflatabilecek şekilde yoğunlaşması hallerinden birinin BDDK'ce tespit edilmesi halinde şirketten ilave tedbirler alması istenebilecek.

Tasarruf finansman şirketleri, tasfiyeleri halinde tasarruf sahiplerine ödenmek üzere, tahsil ettikleri organizasyon ücretlerinin binde beşini gelir hesaplarından ayırmak zorunda olacak. BDDK, bu oranı firma bazında üç katına kadar artırmaya ve uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olacak.

Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'na, "tasarruf finansman sözleşmesi" başlıklı madde eklenecek. Maddeyle, tasarruf finansman sözleşmesinin kapsamı belirlenecek. Müşteri, sözleşme imzalanmasını takip eden 14 gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin cayma hakkına sahip olacak. Bu durumda katılım bedeli dahil tüm tasarruf geri ödenecek.

Müşteri, tasarruf finansman sözleşmesinin tasarruf dönemi bitimine kadar sözleşmede fesih hakkına sahip olacak. Bu kapsamda katılım bedeli şirkette kalacak, diğer tasarrufları geri ödenecek.

Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'na, tasarruf finansman faaliyetinin kapsamını belirleyen madde eklenecek. Bu kapsamda şirket fon havuzunu kendi operasyonel hesaplarından ayırmak zorunda olacak. Fon havuzundaki paralar amacı dışında kullanılamayacak ve haczedilemeyecek. Şirketler, faizsiz esaslara göre faaliyet gösterecek.

Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Birliğinin ismi "Finansal Kurumlar Birliği" olarak değiştirilecek ve varlık yönetim şirketleri ile BDDK gözetim ve denetimine tabi diğer kuruluşlardan uygun görülenler Birliğe üye olabilecek.

Kanunla, tasarruf finansman müşterilerinin sözleşme fesih ve sözleşmeden cayma haklarını kullanmaları durumunda birikimlerinin iade edilmesini engelleyen kişilere yönelik ve zimmet suçu işleyen tasarruf finansman şirketi yönetici ve mensuplarına yönelik adli ceza hükümleri de düzenleniyor.

Bu kapsamda cayma ve sözleşme fesih hakkına aykırı işlem yapılması halinde, 62 bin 500 liradan az olmamak üzere aykırılık oluşturan işlem tutarının 5 katına kadar, "tasarruf finansman sözleşmesi" kapsamında aykırı işlem yapılması halinde ise 25 bin liradan 50 bin liraya kadar idari para cezası uygulanacak.

BDDK'nin ilgili Cumhuriyet Başsavcılığını muhatap talebi üzerine, sulh ceza hakimince, dava açılması halinde davaya bakan mahkemece iş yerlerinin faaliyetleri ve reklamları geçici olarak durdurulacak, ilanları toplatılacak.

Bu aykırılıkların internet ortamında gerçekleşmesi halinde BDDK tarafından içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi kararı verilebilecek. Karar uygulanmak üzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna gönderilecek.

İzinsiz tasarruf finansman faaliyetinde bulunan şirketler hakkında BDDK tasfiye kararı verebilecek.

Alınması gereken izinleri almaksızın tasarruf finansman faaliyetlerinde bulunan kişiler, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacak.

Kanuna "Tasarrufların çekilmesini engellemek" başlıklı yeni bir madde ekleniyor.

Sözleşme imzalanmasını takip eden 14 gün içinde cayma hakkını kullanan müşteriye organizasyon ücreti dahil, aldığı tutarın tamamını 14 gün içinde iade etmeyen, fesih hakkını kullanan müşteriye belirlenen süre içinde toplam birikim tutarını iade etmeyen veya sözleşmeyi tek taraflı fesheden şirketler, 6 aydan 2 yıla kadar hapis ve 500 güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacak.

**** HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ.****