2009-02-13 - 12:30
DTP'Lİ KIŞANAK'IN BASIN TOPLANTISI?
DTP Diyarbakır Milletvekilli Gültan Kışanak, Parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, yoksulukla mücadelenin sosyal devlet ilkesiyle bağdaşır şekilde sürdürülmesi amacıyla ''Vatandaşlık Geliri'' adı altında TBMM'ye sundukları kanun taklifi hakkında bilgi verdi.
TBMM Haber Sitesi- DTP Diyarbakır Milletvekilli Gültan Kışanak, Parlamentoda düzenlediği basın toplantısında yoksullukla mücadelenin sosyal devlet ilkesiyle bağdaşır bir şekilde sürdürülmesi amacıyla bir yasa teklifi hazırladıklarını belirterek içeriği ve amacı hakkında basın mensuplarına bilgi verdi.

Türkiye'nin dünyanın 17 . büyük ekonomisi olduğunu ancak Avrupa Birliği Ülkeleri ile AB'ye aday diğer ülkeler arasında gelir dağılımı en adaletsiz ülke olduğunu söyleyen Kışanak, " Gelir dağılımındaki adaletsizliğin yanı sıra; zorunlu göç, kırdan kente göç, işsizlik, kayıt dışı istihdam gibi bir dizi neden Türkiye'de çok ciddi bir yoksulluk sorunu yaratmıştır." dedi

Yoksullukla mücadelenin iki temel ayağı olduğunu vurgulayan DTP'li Kışanak, istihdam olanağı yaratılarak en temel insan hakkı olan 'çalışma hakkını' kullanılabilir bir hak haline getirmek olduğunu diğerinin ise sosyal politikalar üretilerek yoksulluğun yarattığı acı sonuçları onararak, vatandaşlara asgari yaşam koşullarının yaratılması gerektiğini söyledi.

DTP Diyarbakır Milletvekilli Gültan Kışanak, sözlerine şöyle devam etti;

" Türkiye'de 1986 yılından bu yana sosyal yardımlar için kamu kaynakları kullanılmaktadır. Ancak sosyal yardımların çeşitli kurumlar tarafından ve çok çeşitli kriterlere göre sunulması, ciddi bir karmaşaya neden olmaktadır.

İhtiyaç sahibi yurttaşlarımız ömürlerini, yardım veren kurumların kapısında kuyruk olmakla, yoksul olduğunu anlatmaya, belgelemeye çalışmakla geçirmektedir. Rencide edilmekte, onuru kırılmaktadır. Sosyal yardım hizmetleri , kalitesiz, verimsiz, bürokratik, kırtasiyeci ve aynı zamanda siyasi istismara açıktır.

VATANDAŞLIK GELİRİ?.

Günümüzde çağdaş demokratik ülkelerde, farklı isimler altında yoksullara, sürekli nakit gelir desteği sunulmaktadır. Türkiye'de de gerek yoksulluğun ulaştığı boyutlar, gerekse kamu kaynaklarının yoksullukla mücadelede kullanılması anlayışının gelişmesi; artık sosyal yardımların "sürekli nakit gelir desteği" biçiminde yeniden örgütlenmesini zorunlu kılmaktadır.

En uygun isimlendirmenin de hak temelli bir tanımlama olan "Vatandaşlık Geliri" olacağını düşünüyoruz. Vatandaşlık Geliri; vatandaşlık haklarına olduğu kadar, devletin sorumluluklarına da dikkat çeken bir tanımlamadır. Vatandaşlık geliri, yoksul kişilere, ailelere, vatandaş olmalarından dolayı, en temel ihtiyaçlarını karşılamaları için, sürekli ve düzenli olarak yapılan nakti yardımdır.

Vatandaşlık geliri, sosyal yardımların sürekliliğini sağlar, bireysel ve politik yaklaşımların önünü kapatır, yardımların objektif kriterlerle ve tarafsızlık ilkesiyle sunulmasını sağlar, yardım alan yurttaşların rencide edilmesini önler.

Meclise sunduğumuz Vatandaşlık Geliri Kanun Teklifi'nde; Vatandaşlık Geliri almaya hak kazanmanın kriterleri, brüt asgari ücretin 1/3 ünden az geliri olmak, iş aradığı halde iş bulamamak ve Türkiye'de ikamet etmek olarak belirlenmiştir. Yasa teklifinde yalnız yaşayan ve 18 yaşından büyük kişilere asgari ücretin 1/4 ü kadar vatandaşlık geliri ödenmesi, ailedeki kişi sayısı arttıkça bu temel miktarın kademeli olarak artması öngörülmektedir.

Vatandaşlık gelirinin ailedeki kadına verilmesi öngörülmüş, böylelikle amacına uygun olarak harcanmasına olanak yaratılmış, kadının aile içindeki rolünün güçlendirilmesi de amaçlanmıştır. Vatandaşlık geliri ödemelerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılması, nüfus müdürlükleri tarafından takibi yapılması, Türkiye İş Kurumu'nun da Vatandaşlık Geliri alan kişilere meslek edindirme eğitimleri vererek, istihdam kapasitelerini arttırması öngörülmüştür." dedi

SOSYAL YARDIMLAR?

DTP Diyarbakır Milletvekilli Gültan Kışanak, kamu kaynakları ile yapılan sosyal yardımların siyasi amaçlar doğrultusunda kullanıldığını, İktidardaki Partilerin il-ilçe örgütlerinin bu yardımların dağıtılmasında etkili olduğu iddialarının gündemden hiç düşmediğine dikkat çekerek. "29 Mart'ta yapılacak yerel yönetim seçimleri öncesinde yaşananlar ise artık bu istismar politikasını ayyuka çıkarmıştır. Kömür dağıtımı lüks semtlere kadar ulaşmış, alıcı bulamaz hale gelmiştir. Başbakan Sayın Tayip Erdoğan'ın 'istediği illerde' makarna ve kömürün, oyları satın almaya yetmeyeceği görülmüş olmalı ki bu illere beyaz eşya, mobilya ve nakit para dağıtımı başlatılmıştır." dedi

Yüksek Seçim Kurulu'nun yardımları yasaklama kararına da değinen Kışanak, Başbakan ve bakanların yardımların devam edeceğini açıklamalarının ardında bu yardımların devletin değil, hükümetin yardımları olduğu havası verilmek istendiğini söyledi.


DTP Diyarbakır Milletvekilli Gültan Kışanak, konuşmasını şöyle sürdürdü;

" Oysa bu para AKP'nin parası değildir. Tüm yurttaşların ödediği vergilerden toplanan kamu kaynaklarından oluşmaktadır. Yani halkın parasıdır. AKP hükümeti, halkın parasıyla halka yardım yapmaya çalışmaktadır. Eğer aksi iddia ediliyorsa, sosyal devlet olmanın bir gereği olarak, yurttaşlarının ihtiyaçlarının karşılandığı savunuluyorsa, bütün çağdaş ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de yoksul yurttaşlarımıza düzenli nakit bir gelir ödenebilir.

Seçim yaklaştığında buzdolabı çamaşır makinesi dağıtmaya para bulan iktidar isterse, sosyal yardımlara harcanan kaynakları bir fonda toplayarak, ihtiyaç sahibi yurttaşlara vatandaşlık geliri ödenmesinin koşullarını yaratabilir. Bu yasa teklifi AKP'nin samimiyet sınavıdır." dedi