2011-03-10 - 13:58
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, AKP iktidarının 9 yıllık iktidarlığı döneminde tüm mekanizmalarıyla ve birimleriyle yolsuzluk üretmeye devam ettiğini iddia etti.
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, AKP iktidarının 9 yıllık iktidarlığı döneminde tüm mekanizmalarıyla ve birimleriyle yolsuzluk üretmeye devam ettiğini iddia etti.
Başbakanlığın, Bakanlıkların, Belediye Meclislerinin ve Savcılık makamlarının yolsuzluk mekanizmalarını işlemeye devam ettiğini kaygıyla izlediklerini ifade eden Kart, " Ortaya çıkan bulgu ve belgelere rağmen; bu delillerin gereğinin yapılmadığını, yolsuzluk ve hukuksuzlukların sümenaltı edildiğini ibret ve dehşetle görüyoruz." diye konuştu.
Kart, 2006 yılında Güneş Sigorta A.Ş Genel Müdürü olarak görev yapan İlker Aycı'nın, 01.01.2011 tarihinde Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanlığı görevine atandığını söyledi.
Kart, sözlerine şöyle devam etti:
"İlker Aycı 33 yaşında iken, Ziraat Bankası kuruluşu olan Başak Sigorta'ya 2004 yılında Genel Müdür yapılır. İki yıllık süre içinde Başak Sigorta'nın içinin boşaltıldığı iddialarından sonra Şirket, bu sektörün firmalarından birisi olan Groupama'ya satılır. Bu arada İlker Aycı'nın yükselişi devam eder. Vakıflar Bankası kuruluşu olan Güneş Sigorta'ya bu kez Genel Müdür olur. 2010 yılı Eylül-Aralık ayları arasında ise 40 seneden fazla süredir SİT alanı kapsamında olan 20 dönümlük Çengelköy arsası, İstanbul Büyükşehir Belediyesine 25 milyon TL'ye satılır. Kamuoyuna yansıyan bilgiye göre, bu arsaya hastane yapılacaktır. Hastanenin kimler tarafından yapılacağı da bilinmekte ya da tahmin edilmektedir. İlker Aycı'nın önlenemez yükselişi devam etmektedir. Güneş Sigorta Genel Müdürlüğünden alınıyor. Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanlığına Sn. Recep Tayyip Erdoğan'ın yanına alınıyor."
Kart, Van Belediyesi Mavi Kent A.Ş'nin 2004-2009 yıllarına ait hesap, kayıt, belge ve diğer tüm işlemlerinin incelenmesi sonucunda, şirket yönetimine mahsup yönetimini kullanarak Belediye gelirlerinde 22 trilyon civarındaki parayı şirkete kaynak olarak aktardıklarını, belediyenin taşınmazları ile şirketin taşınmazlarını bu ve benzeri yöntemlerle usulsüzce ve mevzuata aykırı bir şekilde yok pahasına üçüncü kişilere sattıklarını söyledi.
Kart, sözlerine şöyle devam etti:
" Usulsüz olarak yapılan bu harcamalardan dolayı kamunun ve Belediyenin zararının asgari şartlarda 10.424.428,41 TL olduğu ifade edilmektedir. Bu bulgu ve değerlendirmeler sonucunda, Mavi Kent A.Ş'nin Yönetim Kurulu Başkanı, Yönetim Kurulu Üyeleri hakkında idari ve adli makamlar nezdinde suç duyurusunun yapılması gereği dile getirilmiştir. Denetim Komisyonunun bu raporundan sonra Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından da gerekli denetim yapıldığı, 104 sayfalık inceleme raporunun Van Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettiği bilgisi alınmıştır. Ancak aradan geçen iki yılı aşkın bir süreye rağmen bu iddialar hakkında idari ve adli sürecin bihakkın başlatılmadığı, engellendiği, karartma yapıldığını gösteren bulgular halen varlığını korumaktadır. AKP'nin başta Kayseri, Elazığ, Ankara ve İstanbul olmak üzere pek çok AKP'li Belediye'de yaptığı karartmayı ve sümenaltı etme olayını, Van Belediyesi'nin 2004-2009 dönemi için de uyguladığı anlaşılmakta ve görülmektedir."
Başbakanlık Tanıtma Fonu Kurulunun 18 maddeden oluşan 05.09.2006 tarihli 473 sayılı kararı, yönetmenlik gereği Başbakan'ın oluruna sunulduğunu belirten Kart sözlerini şöyle sürdürdü:
"Tanıtma Fonu Kurulu Sekreteri 13.09.2006 tarih- 2006/466 sayılı Olur'un 3. Sayfasını geniş formatta ve aralıklı olarak yazdırıp, 18 maddede bitirmiş. 4. sayfayı 19. maddeden başlatması gerekirken, 20. maddeden başlatılmıştır. Tarafımıza ulaşan bilgi ve iddiaya göre olur çıktıktan sonra 3. sayfa yırtılmış ve kendisine Başkanlık Müsteşarında bile olmayan usulsüz görevlendirme yetkisi tanıyan 19. madde ilave edilmiştir. Bu şekilde Devlet Bakanı Beşir Atalay ve Başbakan yanıltılmış, evrakta sahtecilik yapılmıştır. Devlet yönetimi ciddiyeti, sorumluluğu ve denetim adına vahim bir tablodur. Bürokrat sahtecilik yapmakta, ilgili Bakan ve Başbakan yanıltılmaktadır."
Kart, Adalet, İçişleri ve Ulaştırma Bakanlığı görevine yeni başlayan üç Müsteşara görevlerinde başarılar dileyerek, " İnanıyoruz ki bu üç tarafsız bakan AKP'lileştirilen Cumhuriyet Savcıları, Kayseri yolsuzluğunu himaye eden Vali ve Bürokratları hakkında idari ve adli süreci başlatacaktır" diye konuştu.
CHP'li Kart, AK Parti Rize Milletvekili Ali Bayramoğlu hakkında, evrakta sahtecilik yaptığı iddialarına ilişkin fezlekelerin 15-16 aydan beri TBMM'de beklediğini ifade etti.
Bayramoğlu ile ilgili başka iddiaların da gündeme geldiğini söyleyen Kart, ''Bayramoğlu hakkında gümrük kaçakçılığı ve evrakta sahtecilik suçlamasıyla Beyoğlu Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunuluyor. Savcı, zamanaşımı süresi dolduğu gerekçesiyle takipsizlik kararı veriyor. Peki savcı, milletvekili dokunulmazlığı kaldırılmadığı sürece zamanaşımının işlemeyeceğini bilmez mi? Birilerinden cesaret aldığı içindir ki bilerek kanunsuzluk yapıyor'' dedi.
Milletvekili aday adaylığı ve dokunulmazlıklara ilişkin bir soru üzerine Kart, ''O kişileri milletvekili dokunulmazlığına büründürme amacı mı var, yoksa o kişilerin milletvekili olmalarında bir kamu yararı mı var? Mustafa Balbay, Mehmet Haberal ve pek çok isim... Haksızlığa uğradığı konusunda genel bir kanaat oluşan bu ve benzeri kişilerin milletvekili adayı yapılmalarının doğru olduğu kanısındayım'' dedi.
Atilla Kart, ortada kamu kaynaklı komplolar olduğunu öne sürdü.
Bu süreçte AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ'ın, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu suçladığını ifade eden Kart, ''CHP Genel Başkanlık makamı savcılık makamı değildir. AKP bu komploların üstüne gidilmesini istiyorsa devletin ilgili mekanizmalarını çalıştırması gerekir. Kendine güvenen, namuslu, ahlaklı siyaset yapması, gerekenleri yapması... Gereken, devletin ilgili mekanizmalarının çalıştırılmasını sağlamaktır. Sanki Türkiye'yi yöneten AKP değilmiş gibi, birileri hedef saptırıyor. Komploları yaratanların aslında bu komploların üstüne gitmesini de bekleyemeyiz'' dedi. (13.58)
