2019-11-12 - 23:36
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mithat Sancar başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edildi.
AK Parti Düzce Milletvekili Ayşe Keşir, Düzce depreminin 20. yıl dolayısıyla yaptığı gündem dışı konuşmada, depremin acısının yüreklerdeki tazeliğini koruduğunu söyledi.
Keşir, 30 saniye süren depremde Düzce'nin 100 yıllık bir felaket yaşadığını, ildeki binaların yüzde 85'inin hasar gördüğünü belirtti.
"Deprem değil, bina öldürür." sözünü anımsatan Keşir, felaket sonrası Afet Yönetim Planı'nın hayata geçirildiğini anlattı.
Düzce'nin 124 ülkeye ihracat yaptığını vurgulayan Keşir, deprem sonrasında geçici olarak kapatılan gümrük müdürlüğünün yeniden hizmete geçmesi konusundaki taleplerini Ticaret Bakanına ilettiklerini de bildirdi.
Keşir, depremde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet dilerken, bir daha böyle acıların yaşanmaması temennisinde bulundu.
CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, seçim bölgesinin sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşmasında, Hataylıların ürettiğini, çalıştığını ancak devletten yeterince yatırım alamadığını ifade etti.
Güzelmansur, "Hatay, kamu yatırımlarında 56. sırada. Hatay'a bunu mu reva görüyorsunuz? Buna 'adalet' mi diyorsunuz? Olmaz olsun böyle adalet." dedi.
HDP İstanbul Milletvekili Oya Ersoy da nafaka hakkına ilişkin gündem dışı konuşmasında, birtakım çevrelerin, nafaka karşıtı kampanya yürüttüğünü söyledi. Ersoy, "Yoksulluk nafakası kadınlar için bir zenginleşme aracı değildir. Kadınlar nafaka almak için evlenip boşanmıyorlar. Bu tutar ortalama 262 lira. Bu tutarla bırakın zenginleşmeyi, buyurun siz geçinin. Öte yandan erkekler, mahkemelerin hükmettiği nafakaların çoğunu da ödemiyor." diye konuştu.
Ersoy, elindeki fotoğrafı göstererek, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk'un mağdur kadınlar yerine nafaka mağduru olduklarını iddia edenlerle bir araya geldiğini de ifade etti.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 10 Kasım Atatürk'ü anma töreninde yaptığı konuşmayı anımsatarak, "Tarih de tarihi şahsiyetler de eleştirilir ama bunu 10 Kasım'da yaparsanız, toplumu Osmanlıcı Cumhuriyetçi seçeneklerine zorlarsanız bu, yakışık almaz; niyetinizin fitne, fesat ve nifak olduğunu herkes görür." dedi.
TBMM Genel Kurulunda yerinden söz alan İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzasıyla kamu görevlerine ilk kez atanacaklara ilişkin bir değişikliğin hayata geçirildiğini hatırlattı.
Düzenlemeye göre atanamayan bir öğretmenin, atanmak için her yıl Kamu Personeli Seçme Sınavı'na (KPSS) girmek zorunda olduğunu anlatan Dervişoğlu, bu nedenle öğretmen adaylarının KPSS'ye 225 lira ödemeleri gerektiğini söyledi.
Dervişoğlu, atanamadıkları için geçim sıkıntısı çeken öğretmen adaylarına bu külfetin yüklenmemesi gerektiğini vurgulayarak, "Sayın Milli Eğitim Bakanından önlük ve zil sesi tanıtımlarından vakti kalırsa atamayan öğretmenlerimizin sorunlarıyla da ilgilenmesini bekliyoruz." diye konuştu.
Barış Pınarı Harekatı kapsamında imzalanan mutabakatlara rağmen teröristlerin taciz saldırılarına devam ettiğini ve belirlenen süre bitmesine rağmen bölgeyi boşaltmadıklarını dile getiren Dervişoğlu, "PYD'ye neden müsamaha gösteriliyor, anlamıyoruz. ABD ve Rusya ile yapılan görüşmelerde malumumuz olmayan kararlar mı aldınız? Yoksa Sayın Cumhurbaşkanının ABD ziyaretinin sonuçlarına göre yeni bir durum değerlendirmesi yapıp ona göre mi vaziyet alacaksınız?" sorularını yöneltti.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, bağımsızlık mücadelesinin lideri, Türk milletinin birlik ve beraberliğinin simgesi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ebediyete intikalinin 81. yılında şükranla ve rahmetle anıldığını ifade etti.
Atatürk'ün hayırla yad edilmesi ve anılması gerektiğini vurgulayan Akçay, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ancak vefasızlık ve nankörlük dolu saldırılara da tanık olmaktayız. Bu hal, Atatürk'ün büyük Türk milletini birleştiren bir değer olmasından ürkenlerin her zaman başvurduğu bir tavır olmuştur. Ona karşı yapılan saldırıların ve atılan iftiraların temelinde Türklüğün bekasına, Türkiye Cumhuriyetinin varlığına yönelik hazımsızlık vardır. Amaçları, Mustafa Kemal'in itibarının sarsılması ve bu yolla O'nun eserlerinin kıymetinin yok edilmesidir."
HDP Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan, iktidarın meşru göstermeye çalışılan kayyum atamalarıyla, milletin iradesini gasbettiğini ileri sürdü.
Partisine dönük baskılar yapıldığını iddia eden Kurtulan, geçen hafta birçok kadın ve genç arkadaşlarının gözaltına alındığını söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın Plan ve Bütçe Komisyonunda bugün yaptığı konuşmanın ardından, beraberindeki bürokratlar tarafından alkışlandığını hatırlattı.
"Bu, TBMM'de ilk defa yaşanan bir kepazeliktir." diyen Altay, Koca'nın konser veren bir sanatçı veya tiyatro oyuncusu gibi alkışlandığını söyledi.
Komisyonda, bürokratların bakanları alkışlama hakkının olmadığını vurgulayan Altay, Meclis Başkanlığından, bu tür olayların önüne geçilmesi için gerekenleri yapmasını talep etti.
Türk milletinin, mezarlığın yanından geçerken arabasındaki radyonun sesini dahi kısarak vefat edenlere saygı gösterdiğine işaret eden Altay, "Kabir başında, mezar başında bindirilmiş kıtaların Anıtkabir meydanında slogan atmaları, Türkiye Cumhuriyetinin kurtarıcı ve kurucusunu anarken, ondan bahsetmeyip, mevcut Cumhurbaşkanı'na iltifat sloganları atmaları bugün Plan ve Bütçe Komisyonunda yaşanan kadar nezaketsiz ve edepsiz bir olaydır." ifadesini kullandı.
Altay, TBMM üyelerinin arabalarıyla giremediği Anıtkabir'e, bazı holiganların kim tarafından nasıl sokulduğuna, Anıtkabir Komutanlığı ve Milli Savunma Bakanlığınca cevap verilmesi gerektiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 10 Kasım'da düzenlenen Atatürk'ü anma töreninde, Osmanlı'yı önceleyen bir konuşma yaptığını savunan Altay, tarih ve tarihi şahsiyetlerin eleştirilebileceğine işaret etti. Altay, "Bunu 10 Kasım'da yaparsanız, toplumu Osmanlıcı Cumhuriyetçi seçeneklerine zorlarsanız bu, yakışık almaz; niyetinizin fitne, fesat ve nifak olduğunu herkes görür. Bu yüzdendir ki bu 10 Kasım, bundan öncekilere göre, 82 milyon Türkiye, 780 kilometre karesinin her metrekaresinde 9'u 5 geçe Ata'ya saygısını göstermiştir." diye konuştu.
Öte yandan TBMM Başkanvekili Mithat Sancar, Altay'ın Plan ve Bütçe Komisyonunda yaşanan olaya ilişkin talebini Meclis Başkanına ileteceğini bildirdi.
AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, Düzce depreminin üzerinden 20 yıl geçtiğini anımsatarak, depremlerde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diledi.
CHP'li Altay'ın, Sağlık Bakanı Koca'nın alkışlandığı komisyon toplantısına ilişkin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanından bilgi aldığını belirten Turan, "Çok sayıda, belki de Meclis tecrübesi eksik olan, ilk kez gelen birkaç bürokratın böyle bir yaklaşımı olmuş. Sayın Başkan da gerekli müdahaleyi yapmıştır. Meclisin usulüne uygun olmayan her türlü eylemin karşısındayız. Bunlara izin vermemek gerekir." dedi.
Turan, Engin Altay'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sözlerine yönelik eleştirisini anımsatarak, şunları kaydetti:
"Sayın Cumhurbaşkanımızın 10 Kasım'daki konuşmasında ifade ettiğini aslında milletimizin kahir ekseriyeti yakinen anladı, hissetti. Cumhurbaşkanımızın sözleri, geçmişimize, tarihimize kin kusanlaradır. Oysa geçmiş de bizim gelecek de bizim. Cumhuriyete faydası olmayanlara, Atatürk maskesi takarak bu millete husumet besleyenleredir. Yoksa Sayın Başkanvekilinin ifade ettiği gibi Atatürk'ün şahsına değildir."
Genel Kurulda, İYİ Parti'nin "aynı şartlarda emekli olan vatandaşlar arasında meydana gelen ücret farklılıklarının araştırılması, sosyal güvenlik prim gün sayısı artışına rağmen emekli maaşlarında düşüş sorununa çözüm bulunması"yla ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi ele alındı.
Öneri üzerinde İYİ Parti Grubu adına söz alan Eskişehir Milletvekili Arslan Kabukcuoğlu, sosyal güvenlik sisteminde 1999 ve 2008'de yapılan iki ayrı düzenlemeyle aylık bağlama oranlarının düştüğünü, hesaplama yönteminin değiştiğini ve emeklilerin ciddi zararlara uğradığını söyledi.
Asgari ücretin yarısı kadar maaş alan emeklilerin bulunduğunu belirten Kabukcuoğlu, "2019'da emekli maaşının asgari bin lira olması övünülecek değil, üzülecek bir durumdur." dedi.
CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, emeklilerin 248 bine yakınının 1000 lira, 248 bin emeklinin ise 1100 lira maaş aldığını aktardı.
Beko, 220 bin emeklinin 1100 lira ila 1200 lira arasında, 6 milyon 850 bin emeklinin ise 2 bin lira üzerinde maaş aldığını ifade etti.
Türkiye'de 12 milyona yakın emeklinin bulunduğunu, 8 milyon emeklinin açlık sınırı altında yaşadığını kaydeden Beko, "5 milyona yakın emekli ikinci işte çalışmakta, bazı emekli kardeşlerimiz de yeniden iş aramaktadır. Emekli kardeşlerimiz temel ihtiyaçlarını giderebilecek, hak ettikleri maaşı talep etmektedir." diye konuştu.
TBMM İdare Amiri ve AK Parti Ankara Milletvekili Orhan Yegin, aylarca süren emekli aylığı bağlanma süresinin, AK Parti iktidarı döneminde 15 güne indirildiğini belirtti.
Emeklilere yapılan ödemelerin gayrisafi yurt içi hasılaya oranının 2002'de toplam bütçe içinde yüzde 4,8 olduğunu hatırlatan Yegin, bu oranı 2018'de yüzde 6,75'e çıkaracak zamları yansıttıklarını söyledi.
Yegin, emeklilere Ramazan ve Kurban bayramlarında biner lira ikramiye verilmesi ve emeklilerin promosyon almaları gibi birçok düzenlemeyi hayata geçirdiklerini anlattı.
"Her duruma itiraz ederek 'yetersiz' olduğunu söyleyenlerin, Türkiye'nin nereden nereye geldiğine iyi bakması gerektiğini" belirten Yegin, "O dönemde, verilen üç kuruş emekli maaşını almak için bile banka önlerinde geceden sıraya giren hatta o sıralarda hayatını kaybeden insanlarımızın, emeklilerimizin çektiği çileleri bitiren düzenlemeleri kendi dönemlerinde yapılmış düzenlemeler sanmamalılar. Bunların hepsi ve benzerleri tarih oldu." diye konuştu.
İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.
Daha sonra HDP'nin, "ekonomik krizin nedenlerinin ve krize bağlı intiharların tüm boyutlarıyla araştırılması"yla ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi ele alındı.
Öneri üzerinde söz alan HDP Batman Milletvekili Mehmet Ruştu Tiryaki, Türkiye'de bir ekonomik çöküş yaşandığını savunarak, "Bu çöküşün önüne geçilmesi, ekonomik krizin nedenlerinin ortaya çıkarılması ve önlemlerin alınması amacıyla bir araştırma komisyonu kurulmasını öneriyoruz." dedi.
AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen, Türkiye ekonomisinin 2018'de yaşanan finansal saldırılardan kaynaklı zorlu bir süreçten geçtiğini söyledi.
AK Parti hükümetleri olarak her türlü güçlüğün üstesinden gelme konusundaki kararlılıklarını ekonomi alanında da gösterdiklerini dile getiren Özen, "Piyasalarımızda önce kısa vadede normalleşmeyi sağladık, orta ve uzun vadede ise sağlıklı ve güçlü büyümenin temini için yol haritamızı ortaya koyduk. Bu kapsamda, öncelikle spekülatif kur saldırılarını bertaraf ettik ve geçtiğimiz yıl yeni ekonomi programında yeniden dengelenmenin önemini vurguladık. Bu konuda gururla ifade etmek isterim ki hedeflediğimizin de ötesinde bir performans sergilemekteyiz." diye konuştu.
HDP grup önerisi kabul edilmedi.
Daha sonra CHP'nin Medipol Üniversitesine yapılan arazi ve bina tahsisine ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi ele alındı.
CHP Bursa Milletvekili Lale Karabıyık, Medipol Üniversitesine neden ayrıcalık tanındığının, tahsis edilen bina ve arazilerin değerlerinin ne kadar olduğunun, Ankara'da 175 bin metrekarelik, konut yapılması gereken TOKİ arazisinin niçin bedelsiz olarak tahsis edilmiş olduğunun yanıtını alamadıklarını ifade etti.
"Medipol Üniversitelerini kuran vakıfların belirli bir tarikatla ilişkisi olduğu" yönündeki iddiaları hatırlatan Karabıyık, "Ülke genelinde kurulan veya kurulacak tüm vakıf üniversiteleriyle ilgili detaylı incelemeler yapılmalı, kurucu vakıfların cemaat, tarikat gibi oluşumlarla herhangi bir ilişkilerinin olmamasına son derece özenle dikkat edilmeli." diye konuştu.
AK Parti Trabzon Milletvekili Adnan Günnar, bugüne kadar kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları, vakıflar, meslek kuruluşları, dernekler ve üniversiteler için çok sayıda irtifak hakkı tesis edildiğini belirtti.
Günnar, ifade edildiği gibi "bedelsiz ve süresiz arazi tahsisi"nin söz konusu olmadığını söyleyerek, "Söz konusuysa lütfen belgelerinizle buraya gelin yoksa gerisi, gerçek dışı beyanlarla müfteri olma durumuna düşürür." dedi.
CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
Genel Kurulda, AK Parti'nin, Meclisin çalışma takvimine ilişkin grup önerisi ise kabul edildi.
Buna göre, yarın Dijital Hizmet Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin görüşmelerine başlanacak.
Teklif, 2 bölüm halinde "temel kanun" olarak görüşülecek. 54 maddelik teklifin Genel Kuruldaki müzakerelerinin gelecek hafta tamamlanması öngörülüyor.
Teklifin görüşmelerinin 21 Kasım Perşembe tamamlanamaması halinde Genel Kurul, çalışma günleri dışında 22 Kasım Cuma da çalışacak.
Öte yandan CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu'nun, Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin, doğrudan Genel Kurul gündemine alınması önerisi kabul edilmedi.
Genel Kurulda yerinden söz alan CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, "TBMM'nin Biri Bizi Gözetliyor Evi'ne çevrildiğini" ileri sürerek, milletvekillerinin Genel Kurul salonuna ulaşmak için birçok kameranın önünden geçtiğini söyledi.
Kulislerdeki kameraların ses kaydı alıp almadığını soran Tanal, "Milletvekili olarak neden izleniyorum, fişleniyorum? Bu uygulamaya derhal son verilmesi gerekiyor." diye konuştu.
TBMM Başkanvekili Mithat Sancar da Tanal'a bu konuda yazılı bir başvuru yapmasını önererek, kendisinin de bu konunun takipçisi olacağını bildirdi.
Daha sonra Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin ikinci bölümü üzerindeki görüşmelere geçildi.
Genel Kurulda, CHP'nin "Medipol Üniversitesine yapılan arazi ve bina tahsisi"ne ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi, AK Parti ve CHP milletvekilleri arasında tartışmaya yol açtı.
Kabul edilmeyen öneri üzerinde söz alan Bülent Turan, vakıflarla ilgili konuşurken hassas olunması gerektiğini belirterek, "Biz vakfın emanetinin, vakıf kültürünün ne olduğunu iyi bilen insanlarız." diye konuştu.
Vakıflarla ilgili eleştirilerin daha hassas ve dikkatli yapılmasını isteyen Turan, son dönemde belli vakıfların, haksız ithamlarla gündem yapılmasının orada bedelsiz çalışan insanlara, o vakfı kuranlara haksızlık olduğunu dile getirdi.
"Medipol Üniversitesine süresiz arazi tahsisi yapıldığı" iddiasını yalanlayan ve bu tarz ifadeleri Meclisin mehabetine yakıştıramadığını belirten Turan, şöyle devam etti:
"Bir milletvekili 'Türkiye'de kaç üniversiteye ne kadar arsa verildi?' diyebilir ama hiçbirini görmeyip ideolojik sebeplerle yalnızca birine, ikisine bunu söylerseniz 'Sizin başka bir hesabınız var.' deriz. Örneğin 'Medipol'e, TÜGVA'ya, TÜRGEV'e bu neden verildi?' deyip de onun hemen yanındaki Koç'u, Sabancı'yı, Atılım'ı, hiçbirini söylemezseniz o zaman size 'Samimiyetten uzak bir yaklaşımla bunu verdiniz, sordunuz.' deriz. Bir üniversiteye, vakfa devletin arazisini verip, bunun YÖK sistemi içinde takibini yapıp öğrenci okutması imkanı veriliyorsa bunu alkışlamak lazım ama siz bazılarını alkışlayıp bazılarını yuhalarsanız yakışmaz, yanlış olur. Gelin, beraber bütün üniversiteleri; Koç'u, Sabancı'yı, Işık'ı, ne kadar üniversite varsa devletten kim ne kadar yer almışsa, ne kadar süreyle almışsa araştıralım."
Vakıf kültüründe para kazanma iddiasının bulunmadığına dikkati çeken Turan, "Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi 'Vakıf, para kazanma aracı olamaz.' demesinden yola çıkarak söylüyorum; gelin, beraber Anayasa'yı değiştirelim. Vakıf değil, şahıs üniversiteleri, şirket üniversiteleri olsun. Adam baştan ilan etsin, 'Ben para kazanacağım.' desin. Biz de ona göre yer verelim veya vermeyelim. Bu, başka bir şey. Sistemdeki, uygulamadaki yanlışları beraberce değerlendirelim." ifadelerini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, "AK Parti'nin tepe yöneticilerinin 2007'den sonra mutasyon geçirdiğini, bağrından çıktıkları milletten koptuklarını" savunarak, "O kadar uçtular, güç ve kibir içine girdiler ki devleti bir cemaate teslim etmekte bir mahsur görmediler." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Turan'ın "Vakıflara laf etmek doğru değil." dediğini söyleyen Altay, "FETÖ'nün bir sürü vakfı vardı. Bunlara laf etmeyelim mi, bunları masumlaştıralım mı? Sizin beslediğiniz, devleti teslim edecek kadar büyüttüğünüz cemaatler, vakıflar yürüdü, devletin kozmik odasına girdi. 252 şehidimizin canına mal oldu." diye konuştu.
Altay, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Dün bir vakfa, cemaate teslim ettiğiniz devletin hali ortadayken bugün, ileride onlardan daha beter olacak kimi cemaatlerin kurduğu vakıflara devletin, hazinenin yerini yurdunu, arazisini, binasını, mülkünü, menkulünü, gayrimenkulünü peşkeş çekmek akla zarardır. 15 Temmuz'dan ders almadığınızı gösterir. FETÖ'yü 4 kategoriye böldünüz, 4 tip FETÖ'cü var. Bunların yalnızca bir tipi cezaevinde, fakir fukara, yoksul olanlar cezaevinde. AK Parti'nin tepesinde, yönetiminde akrabası olanlar dışarıda. Parası olanlar dışarıda ve ayrıcalıklı ve daha vahimi, işin özünü bilen, büyük sırlara sahip, konuştuğunda AK Parti'de deprem yaratacak insanlar da gene bu hükümet marifetiyle elini kolunu sallaya sallaya Türkiye'nin içinde ya da başka ülkelerde geziyor.
Şuradan şöyle bir başınızı öne eğin, gücünüz fakir fukaraya mı yetiyor? Fettah Tamince FETÖ'cü değilse ben FETÖ'cüyüm. Damatlar, kayınbiraderler, enişteler, siyasi nüfuz kullanılarak dışarıda olacak, hakimler hukuk garabeti sayılabilecek kararlar yazacaklar ve bunlar FETÖ'cü değilse ben FETÖ'cüyüm. Adil Öksüz'ü kollayan, kaçıran, Adil Öksüz'ü kaçıranlara beraat kararı verenler vatanseverse, namusluysa ben vatansever değilim. Adil Öksüz FETÖ'cü değilse kendimi savcılara ihbar ediyorum, ben FETÖ'cüyüm."
AK Parti Grup Başkanvekili Turan, Altay'ın, "AK Parti yönetimi mutasyona uğradı." ifadesini reddettiğini belirtti.
Turan, "Mutasyona uğrayan partinin, kuruluş felsefesinden ne kadar uzaklaştığını herkes biliyor. Biz durduğumuz yerdeyiz ama 6 okla yola başlayıp da bugün geldiği yerin bambaşka örgütlerin, partilerin adeta gölgesinde olmasıyla ilgili iddiayı herkes biliyor." diye konuştu.
****HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ.****
Keşir, 30 saniye süren depremde Düzce'nin 100 yıllık bir felaket yaşadığını, ildeki binaların yüzde 85'inin hasar gördüğünü belirtti.
"Deprem değil, bina öldürür." sözünü anımsatan Keşir, felaket sonrası Afet Yönetim Planı'nın hayata geçirildiğini anlattı.
Düzce'nin 124 ülkeye ihracat yaptığını vurgulayan Keşir, deprem sonrasında geçici olarak kapatılan gümrük müdürlüğünün yeniden hizmete geçmesi konusundaki taleplerini Ticaret Bakanına ilettiklerini de bildirdi.
Keşir, depremde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet dilerken, bir daha böyle acıların yaşanmaması temennisinde bulundu.
CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, seçim bölgesinin sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşmasında, Hataylıların ürettiğini, çalıştığını ancak devletten yeterince yatırım alamadığını ifade etti.
Güzelmansur, "Hatay, kamu yatırımlarında 56. sırada. Hatay'a bunu mu reva görüyorsunuz? Buna 'adalet' mi diyorsunuz? Olmaz olsun böyle adalet." dedi.
HDP İstanbul Milletvekili Oya Ersoy da nafaka hakkına ilişkin gündem dışı konuşmasında, birtakım çevrelerin, nafaka karşıtı kampanya yürüttüğünü söyledi. Ersoy, "Yoksulluk nafakası kadınlar için bir zenginleşme aracı değildir. Kadınlar nafaka almak için evlenip boşanmıyorlar. Bu tutar ortalama 262 lira. Bu tutarla bırakın zenginleşmeyi, buyurun siz geçinin. Öte yandan erkekler, mahkemelerin hükmettiği nafakaların çoğunu da ödemiyor." diye konuştu.
Ersoy, elindeki fotoğrafı göstererek, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk'un mağdur kadınlar yerine nafaka mağduru olduklarını iddia edenlerle bir araya geldiğini de ifade etti.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 10 Kasım Atatürk'ü anma töreninde yaptığı konuşmayı anımsatarak, "Tarih de tarihi şahsiyetler de eleştirilir ama bunu 10 Kasım'da yaparsanız, toplumu Osmanlıcı Cumhuriyetçi seçeneklerine zorlarsanız bu, yakışık almaz; niyetinizin fitne, fesat ve nifak olduğunu herkes görür." dedi.
TBMM Genel Kurulunda yerinden söz alan İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzasıyla kamu görevlerine ilk kez atanacaklara ilişkin bir değişikliğin hayata geçirildiğini hatırlattı.
Düzenlemeye göre atanamayan bir öğretmenin, atanmak için her yıl Kamu Personeli Seçme Sınavı'na (KPSS) girmek zorunda olduğunu anlatan Dervişoğlu, bu nedenle öğretmen adaylarının KPSS'ye 225 lira ödemeleri gerektiğini söyledi.
Dervişoğlu, atanamadıkları için geçim sıkıntısı çeken öğretmen adaylarına bu külfetin yüklenmemesi gerektiğini vurgulayarak, "Sayın Milli Eğitim Bakanından önlük ve zil sesi tanıtımlarından vakti kalırsa atamayan öğretmenlerimizin sorunlarıyla da ilgilenmesini bekliyoruz." diye konuştu.
Barış Pınarı Harekatı kapsamında imzalanan mutabakatlara rağmen teröristlerin taciz saldırılarına devam ettiğini ve belirlenen süre bitmesine rağmen bölgeyi boşaltmadıklarını dile getiren Dervişoğlu, "PYD'ye neden müsamaha gösteriliyor, anlamıyoruz. ABD ve Rusya ile yapılan görüşmelerde malumumuz olmayan kararlar mı aldınız? Yoksa Sayın Cumhurbaşkanının ABD ziyaretinin sonuçlarına göre yeni bir durum değerlendirmesi yapıp ona göre mi vaziyet alacaksınız?" sorularını yöneltti.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, bağımsızlık mücadelesinin lideri, Türk milletinin birlik ve beraberliğinin simgesi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ebediyete intikalinin 81. yılında şükranla ve rahmetle anıldığını ifade etti.
Atatürk'ün hayırla yad edilmesi ve anılması gerektiğini vurgulayan Akçay, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ancak vefasızlık ve nankörlük dolu saldırılara da tanık olmaktayız. Bu hal, Atatürk'ün büyük Türk milletini birleştiren bir değer olmasından ürkenlerin her zaman başvurduğu bir tavır olmuştur. Ona karşı yapılan saldırıların ve atılan iftiraların temelinde Türklüğün bekasına, Türkiye Cumhuriyetinin varlığına yönelik hazımsızlık vardır. Amaçları, Mustafa Kemal'in itibarının sarsılması ve bu yolla O'nun eserlerinin kıymetinin yok edilmesidir."
HDP Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan, iktidarın meşru göstermeye çalışılan kayyum atamalarıyla, milletin iradesini gasbettiğini ileri sürdü.
Partisine dönük baskılar yapıldığını iddia eden Kurtulan, geçen hafta birçok kadın ve genç arkadaşlarının gözaltına alındığını söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın Plan ve Bütçe Komisyonunda bugün yaptığı konuşmanın ardından, beraberindeki bürokratlar tarafından alkışlandığını hatırlattı.
"Bu, TBMM'de ilk defa yaşanan bir kepazeliktir." diyen Altay, Koca'nın konser veren bir sanatçı veya tiyatro oyuncusu gibi alkışlandığını söyledi.
Komisyonda, bürokratların bakanları alkışlama hakkının olmadığını vurgulayan Altay, Meclis Başkanlığından, bu tür olayların önüne geçilmesi için gerekenleri yapmasını talep etti.
Türk milletinin, mezarlığın yanından geçerken arabasındaki radyonun sesini dahi kısarak vefat edenlere saygı gösterdiğine işaret eden Altay, "Kabir başında, mezar başında bindirilmiş kıtaların Anıtkabir meydanında slogan atmaları, Türkiye Cumhuriyetinin kurtarıcı ve kurucusunu anarken, ondan bahsetmeyip, mevcut Cumhurbaşkanı'na iltifat sloganları atmaları bugün Plan ve Bütçe Komisyonunda yaşanan kadar nezaketsiz ve edepsiz bir olaydır." ifadesini kullandı.
Altay, TBMM üyelerinin arabalarıyla giremediği Anıtkabir'e, bazı holiganların kim tarafından nasıl sokulduğuna, Anıtkabir Komutanlığı ve Milli Savunma Bakanlığınca cevap verilmesi gerektiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 10 Kasım'da düzenlenen Atatürk'ü anma töreninde, Osmanlı'yı önceleyen bir konuşma yaptığını savunan Altay, tarih ve tarihi şahsiyetlerin eleştirilebileceğine işaret etti. Altay, "Bunu 10 Kasım'da yaparsanız, toplumu Osmanlıcı Cumhuriyetçi seçeneklerine zorlarsanız bu, yakışık almaz; niyetinizin fitne, fesat ve nifak olduğunu herkes görür. Bu yüzdendir ki bu 10 Kasım, bundan öncekilere göre, 82 milyon Türkiye, 780 kilometre karesinin her metrekaresinde 9'u 5 geçe Ata'ya saygısını göstermiştir." diye konuştu.
Öte yandan TBMM Başkanvekili Mithat Sancar, Altay'ın Plan ve Bütçe Komisyonunda yaşanan olaya ilişkin talebini Meclis Başkanına ileteceğini bildirdi.
AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, Düzce depreminin üzerinden 20 yıl geçtiğini anımsatarak, depremlerde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diledi.
CHP'li Altay'ın, Sağlık Bakanı Koca'nın alkışlandığı komisyon toplantısına ilişkin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanından bilgi aldığını belirten Turan, "Çok sayıda, belki de Meclis tecrübesi eksik olan, ilk kez gelen birkaç bürokratın böyle bir yaklaşımı olmuş. Sayın Başkan da gerekli müdahaleyi yapmıştır. Meclisin usulüne uygun olmayan her türlü eylemin karşısındayız. Bunlara izin vermemek gerekir." dedi.
Turan, Engin Altay'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sözlerine yönelik eleştirisini anımsatarak, şunları kaydetti:
"Sayın Cumhurbaşkanımızın 10 Kasım'daki konuşmasında ifade ettiğini aslında milletimizin kahir ekseriyeti yakinen anladı, hissetti. Cumhurbaşkanımızın sözleri, geçmişimize, tarihimize kin kusanlaradır. Oysa geçmiş de bizim gelecek de bizim. Cumhuriyete faydası olmayanlara, Atatürk maskesi takarak bu millete husumet besleyenleredir. Yoksa Sayın Başkanvekilinin ifade ettiği gibi Atatürk'ün şahsına değildir."
Genel Kurulda, İYİ Parti'nin "aynı şartlarda emekli olan vatandaşlar arasında meydana gelen ücret farklılıklarının araştırılması, sosyal güvenlik prim gün sayısı artışına rağmen emekli maaşlarında düşüş sorununa çözüm bulunması"yla ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi ele alındı.
Öneri üzerinde İYİ Parti Grubu adına söz alan Eskişehir Milletvekili Arslan Kabukcuoğlu, sosyal güvenlik sisteminde 1999 ve 2008'de yapılan iki ayrı düzenlemeyle aylık bağlama oranlarının düştüğünü, hesaplama yönteminin değiştiğini ve emeklilerin ciddi zararlara uğradığını söyledi.
Asgari ücretin yarısı kadar maaş alan emeklilerin bulunduğunu belirten Kabukcuoğlu, "2019'da emekli maaşının asgari bin lira olması övünülecek değil, üzülecek bir durumdur." dedi.
CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, emeklilerin 248 bine yakınının 1000 lira, 248 bin emeklinin ise 1100 lira maaş aldığını aktardı.
Beko, 220 bin emeklinin 1100 lira ila 1200 lira arasında, 6 milyon 850 bin emeklinin ise 2 bin lira üzerinde maaş aldığını ifade etti.
Türkiye'de 12 milyona yakın emeklinin bulunduğunu, 8 milyon emeklinin açlık sınırı altında yaşadığını kaydeden Beko, "5 milyona yakın emekli ikinci işte çalışmakta, bazı emekli kardeşlerimiz de yeniden iş aramaktadır. Emekli kardeşlerimiz temel ihtiyaçlarını giderebilecek, hak ettikleri maaşı talep etmektedir." diye konuştu.
TBMM İdare Amiri ve AK Parti Ankara Milletvekili Orhan Yegin, aylarca süren emekli aylığı bağlanma süresinin, AK Parti iktidarı döneminde 15 güne indirildiğini belirtti.
Emeklilere yapılan ödemelerin gayrisafi yurt içi hasılaya oranının 2002'de toplam bütçe içinde yüzde 4,8 olduğunu hatırlatan Yegin, bu oranı 2018'de yüzde 6,75'e çıkaracak zamları yansıttıklarını söyledi.
Yegin, emeklilere Ramazan ve Kurban bayramlarında biner lira ikramiye verilmesi ve emeklilerin promosyon almaları gibi birçok düzenlemeyi hayata geçirdiklerini anlattı.
"Her duruma itiraz ederek 'yetersiz' olduğunu söyleyenlerin, Türkiye'nin nereden nereye geldiğine iyi bakması gerektiğini" belirten Yegin, "O dönemde, verilen üç kuruş emekli maaşını almak için bile banka önlerinde geceden sıraya giren hatta o sıralarda hayatını kaybeden insanlarımızın, emeklilerimizin çektiği çileleri bitiren düzenlemeleri kendi dönemlerinde yapılmış düzenlemeler sanmamalılar. Bunların hepsi ve benzerleri tarih oldu." diye konuştu.
İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.
Daha sonra HDP'nin, "ekonomik krizin nedenlerinin ve krize bağlı intiharların tüm boyutlarıyla araştırılması"yla ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi ele alındı.
Öneri üzerinde söz alan HDP Batman Milletvekili Mehmet Ruştu Tiryaki, Türkiye'de bir ekonomik çöküş yaşandığını savunarak, "Bu çöküşün önüne geçilmesi, ekonomik krizin nedenlerinin ortaya çıkarılması ve önlemlerin alınması amacıyla bir araştırma komisyonu kurulmasını öneriyoruz." dedi.
AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen, Türkiye ekonomisinin 2018'de yaşanan finansal saldırılardan kaynaklı zorlu bir süreçten geçtiğini söyledi.
AK Parti hükümetleri olarak her türlü güçlüğün üstesinden gelme konusundaki kararlılıklarını ekonomi alanında da gösterdiklerini dile getiren Özen, "Piyasalarımızda önce kısa vadede normalleşmeyi sağladık, orta ve uzun vadede ise sağlıklı ve güçlü büyümenin temini için yol haritamızı ortaya koyduk. Bu kapsamda, öncelikle spekülatif kur saldırılarını bertaraf ettik ve geçtiğimiz yıl yeni ekonomi programında yeniden dengelenmenin önemini vurguladık. Bu konuda gururla ifade etmek isterim ki hedeflediğimizin de ötesinde bir performans sergilemekteyiz." diye konuştu.
HDP grup önerisi kabul edilmedi.
Daha sonra CHP'nin Medipol Üniversitesine yapılan arazi ve bina tahsisine ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi ele alındı.
CHP Bursa Milletvekili Lale Karabıyık, Medipol Üniversitesine neden ayrıcalık tanındığının, tahsis edilen bina ve arazilerin değerlerinin ne kadar olduğunun, Ankara'da 175 bin metrekarelik, konut yapılması gereken TOKİ arazisinin niçin bedelsiz olarak tahsis edilmiş olduğunun yanıtını alamadıklarını ifade etti.
"Medipol Üniversitelerini kuran vakıfların belirli bir tarikatla ilişkisi olduğu" yönündeki iddiaları hatırlatan Karabıyık, "Ülke genelinde kurulan veya kurulacak tüm vakıf üniversiteleriyle ilgili detaylı incelemeler yapılmalı, kurucu vakıfların cemaat, tarikat gibi oluşumlarla herhangi bir ilişkilerinin olmamasına son derece özenle dikkat edilmeli." diye konuştu.
AK Parti Trabzon Milletvekili Adnan Günnar, bugüne kadar kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları, vakıflar, meslek kuruluşları, dernekler ve üniversiteler için çok sayıda irtifak hakkı tesis edildiğini belirtti.
Günnar, ifade edildiği gibi "bedelsiz ve süresiz arazi tahsisi"nin söz konusu olmadığını söyleyerek, "Söz konusuysa lütfen belgelerinizle buraya gelin yoksa gerisi, gerçek dışı beyanlarla müfteri olma durumuna düşürür." dedi.
CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
Genel Kurulda, AK Parti'nin, Meclisin çalışma takvimine ilişkin grup önerisi ise kabul edildi.
Buna göre, yarın Dijital Hizmet Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin görüşmelerine başlanacak.
Teklif, 2 bölüm halinde "temel kanun" olarak görüşülecek. 54 maddelik teklifin Genel Kuruldaki müzakerelerinin gelecek hafta tamamlanması öngörülüyor.
Teklifin görüşmelerinin 21 Kasım Perşembe tamamlanamaması halinde Genel Kurul, çalışma günleri dışında 22 Kasım Cuma da çalışacak.
Öte yandan CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu'nun, Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin, doğrudan Genel Kurul gündemine alınması önerisi kabul edilmedi.
Genel Kurulda yerinden söz alan CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, "TBMM'nin Biri Bizi Gözetliyor Evi'ne çevrildiğini" ileri sürerek, milletvekillerinin Genel Kurul salonuna ulaşmak için birçok kameranın önünden geçtiğini söyledi.
Kulislerdeki kameraların ses kaydı alıp almadığını soran Tanal, "Milletvekili olarak neden izleniyorum, fişleniyorum? Bu uygulamaya derhal son verilmesi gerekiyor." diye konuştu.
TBMM Başkanvekili Mithat Sancar da Tanal'a bu konuda yazılı bir başvuru yapmasını önererek, kendisinin de bu konunun takipçisi olacağını bildirdi.
Daha sonra Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin ikinci bölümü üzerindeki görüşmelere geçildi.
Genel Kurulda, CHP'nin "Medipol Üniversitesine yapılan arazi ve bina tahsisi"ne ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi, AK Parti ve CHP milletvekilleri arasında tartışmaya yol açtı.
Kabul edilmeyen öneri üzerinde söz alan Bülent Turan, vakıflarla ilgili konuşurken hassas olunması gerektiğini belirterek, "Biz vakfın emanetinin, vakıf kültürünün ne olduğunu iyi bilen insanlarız." diye konuştu.
Vakıflarla ilgili eleştirilerin daha hassas ve dikkatli yapılmasını isteyen Turan, son dönemde belli vakıfların, haksız ithamlarla gündem yapılmasının orada bedelsiz çalışan insanlara, o vakfı kuranlara haksızlık olduğunu dile getirdi.
"Medipol Üniversitesine süresiz arazi tahsisi yapıldığı" iddiasını yalanlayan ve bu tarz ifadeleri Meclisin mehabetine yakıştıramadığını belirten Turan, şöyle devam etti:
"Bir milletvekili 'Türkiye'de kaç üniversiteye ne kadar arsa verildi?' diyebilir ama hiçbirini görmeyip ideolojik sebeplerle yalnızca birine, ikisine bunu söylerseniz 'Sizin başka bir hesabınız var.' deriz. Örneğin 'Medipol'e, TÜGVA'ya, TÜRGEV'e bu neden verildi?' deyip de onun hemen yanındaki Koç'u, Sabancı'yı, Atılım'ı, hiçbirini söylemezseniz o zaman size 'Samimiyetten uzak bir yaklaşımla bunu verdiniz, sordunuz.' deriz. Bir üniversiteye, vakfa devletin arazisini verip, bunun YÖK sistemi içinde takibini yapıp öğrenci okutması imkanı veriliyorsa bunu alkışlamak lazım ama siz bazılarını alkışlayıp bazılarını yuhalarsanız yakışmaz, yanlış olur. Gelin, beraber bütün üniversiteleri; Koç'u, Sabancı'yı, Işık'ı, ne kadar üniversite varsa devletten kim ne kadar yer almışsa, ne kadar süreyle almışsa araştıralım."
Vakıf kültüründe para kazanma iddiasının bulunmadığına dikkati çeken Turan, "Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi 'Vakıf, para kazanma aracı olamaz.' demesinden yola çıkarak söylüyorum; gelin, beraber Anayasa'yı değiştirelim. Vakıf değil, şahıs üniversiteleri, şirket üniversiteleri olsun. Adam baştan ilan etsin, 'Ben para kazanacağım.' desin. Biz de ona göre yer verelim veya vermeyelim. Bu, başka bir şey. Sistemdeki, uygulamadaki yanlışları beraberce değerlendirelim." ifadelerini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, "AK Parti'nin tepe yöneticilerinin 2007'den sonra mutasyon geçirdiğini, bağrından çıktıkları milletten koptuklarını" savunarak, "O kadar uçtular, güç ve kibir içine girdiler ki devleti bir cemaate teslim etmekte bir mahsur görmediler." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Turan'ın "Vakıflara laf etmek doğru değil." dediğini söyleyen Altay, "FETÖ'nün bir sürü vakfı vardı. Bunlara laf etmeyelim mi, bunları masumlaştıralım mı? Sizin beslediğiniz, devleti teslim edecek kadar büyüttüğünüz cemaatler, vakıflar yürüdü, devletin kozmik odasına girdi. 252 şehidimizin canına mal oldu." diye konuştu.
Altay, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Dün bir vakfa, cemaate teslim ettiğiniz devletin hali ortadayken bugün, ileride onlardan daha beter olacak kimi cemaatlerin kurduğu vakıflara devletin, hazinenin yerini yurdunu, arazisini, binasını, mülkünü, menkulünü, gayrimenkulünü peşkeş çekmek akla zarardır. 15 Temmuz'dan ders almadığınızı gösterir. FETÖ'yü 4 kategoriye böldünüz, 4 tip FETÖ'cü var. Bunların yalnızca bir tipi cezaevinde, fakir fukara, yoksul olanlar cezaevinde. AK Parti'nin tepesinde, yönetiminde akrabası olanlar dışarıda. Parası olanlar dışarıda ve ayrıcalıklı ve daha vahimi, işin özünü bilen, büyük sırlara sahip, konuştuğunda AK Parti'de deprem yaratacak insanlar da gene bu hükümet marifetiyle elini kolunu sallaya sallaya Türkiye'nin içinde ya da başka ülkelerde geziyor.
Şuradan şöyle bir başınızı öne eğin, gücünüz fakir fukaraya mı yetiyor? Fettah Tamince FETÖ'cü değilse ben FETÖ'cüyüm. Damatlar, kayınbiraderler, enişteler, siyasi nüfuz kullanılarak dışarıda olacak, hakimler hukuk garabeti sayılabilecek kararlar yazacaklar ve bunlar FETÖ'cü değilse ben FETÖ'cüyüm. Adil Öksüz'ü kollayan, kaçıran, Adil Öksüz'ü kaçıranlara beraat kararı verenler vatanseverse, namusluysa ben vatansever değilim. Adil Öksüz FETÖ'cü değilse kendimi savcılara ihbar ediyorum, ben FETÖ'cüyüm."
AK Parti Grup Başkanvekili Turan, Altay'ın, "AK Parti yönetimi mutasyona uğradı." ifadesini reddettiğini belirtti.
Turan, "Mutasyona uğrayan partinin, kuruluş felsefesinden ne kadar uzaklaştığını herkes biliyor. Biz durduğumuz yerdeyiz ama 6 okla yola başlayıp da bugün geldiği yerin bambaşka örgütlerin, partilerin adeta gölgesinde olmasıyla ilgili iddiayı herkes biliyor." diye konuştu.
****HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ.****
