2012-04-16 - 13:30
MHP GRUP BAŞKANVEKİLİ OKTAY VURAL'IN BASIN TOPLANTISI?
Oktay Vural: "Sayın Bakan bu millet taklacı değil, taklacı olan sizsiniz. Hem fikir, hem de zikir olarak takla atan sizsiniz. Şahin, Bakan olduğunda acaba Başbakan'a kaç takla attı, oyna mı dediler acaba? Siz sanıyorsunuz ki, ne yaparsanız yapın millet size oy verecek. Millet bu kibirin hesabını sizden soracaktır. "
28 Şubat yargılama sürecinin demokrasiye sahip çıkma iradesinin toplumda ve kurumlarda yerleşmesi için bir fırsat olarak görülmesi gerektiğinin altını çizen Vural şunları söyledi: "Demokrasiye her türlü müdahalenin her zaman mağduru millet olmuştur. Dünü sorgularken, bugünü de anlamlandırmamız gerekir. Herkes demokrasiden ve milletten yana tavır almalıdır. Demokrasiyi içselleştirerek güçlendirebiliriz. Hak haklının elinde olmalı, gücü elinde bulunduranın değil. Başbakan'ın, 'Sabah erken kalkan darbe yapamayacak artık' sözlerine karşılık biz de diyoruz ki: 'Gücü eline alan, millet iradesine ipotek koyma anlayışından vazgeçmelidir.'

"İyi darbe kötü darbe olmaz, darbenin iyisi kötüsü yoktur" diyen Vural sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu süreç üzerinden siyasal rekabet yapılmamalı. Yargı siyasallaşmamalıdır. Yargı değil de, kendileri adım atıyormuş gibi gösterenler: 'O zaman 10 yıldır neredeydiniz' diye sorulmaz mı? 28 Şubat'ta partisini terk edip, gömlek değiştirenler, kendilerini darbe mağduru gibi gösterip siyasi rant arayışı içine girenler konusunda da gerçekleri öğrenme hakkımız vardır. Milli görüşten çıkıp BOP'a dönüştüren gücün kaynağı 28 Şubat ise, aynı zamanda 28 Şubat'ı da pazarlıyor olabilirler. Dönüştürme misyonunun adı dış politikada BOP'sa, iç politikada gömlek değiştirmedir. Biz yine de 28 Şubat'ı 10 yıldır göz önüne almayanların Erbakan'ın vefatından sonra ele almalarını olumlu buluyoruz."

İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in bir vatandaşa "Geldiğime sevindiysen takla at o zaman" sözlerini de eleştiren Vural , "Türkiye Cumhuriyeti geleneğine yakışmayan yaklaşım tarzıyla kendisini milletin üzerinde nasıl hakim gördüğünü esefle, utançla karşılıyorum. Bu sözler kendisine yakışıyor olabilir ancak bir vatandaşın bir Bakan saygısından dolayı bu duruma düşürülmesinden esef duyuyorum. Millet size yüz verdi, siz astarını istiyorsunuz. Bunlar artık kibirin partisidir. 'Beraber yürüdük biz bu yollarda' dediler, yarı yolda bıraktılar. Sayın Bakan bu millet taklacı değil, taklacı olan sizsiniz. Hem fikir, hem de zikir olarak takla atan szisiniz.40 takla attılar, döne döne fengirdek oldular. Bu millet size öyle bir takla atacak ki feleğinizi şaşıracaksınız. Sayın Şahin, Bakan olduğunda acaba Başbakan'a kaç takla attı, oyna mı dediler acaba? Siz sanıyorsunuz ki; ne yaparsanız yapın millet size oy verecek. Millet bu kibirin hesabını sizden soracaktır" diye konuştu.

Toplantı sonrası soruları cevaplayan Vural, Eski cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in de 28 Şubat kapsamında yargılanacağı iddialarına ilişkin, "O zamanın aktörlerinden Abdullah Gül, Recep Tayyip Erdoğan, hep beraber güç odaklarını deşifre edelim. Tarih fenerse, geleceğe ışık tutar. Karanlıkları aydınlatan feneri bugünkü karanlıklara yöneltelim ama Deniz Feneri gibi olmasın. Biz bu konuda demokratik mücadelemizi sürdürmekte kararlıyız" dedi.

Vural, Susurluk Davası kapsamında hapis cezası verilen Mehmet Ağar ile ilgili, "Biz ne kimsenin avukatı, ne de savcısıyız" dedi.

Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Haişimi'nin ziyaretinde, Başbakanlık tarafından korunmasına ilişkin soruyu şöyle cevapladı: "Türkiye'nin başka devletlerin içişlerine karışma çabalarını görüyoruz. Türkiye CIA'in örtülü operasyonlarına destek sağlayan ülke haline gelmiştir. İslam inancını ayırmaya, çatıştırmaya çalışan zihniyetle mücadele edilmelidir. AKP çatışma isteyen projenin mihmandarlığına soyunmuştur. Türkiye, Irak'ın bütünlüğünden yana olmalıdır. AKP fitne siyasetinden vazgeçmelidir."

MHP'nin kongre sürecinde MHP Eski İstanbul Milletvekili Ahmet Çakar'ın adaylığı ile ilgili görüşleri de sorulan Vural, "Demokratik süreçte adaylık açıklanabilir. Daha önce de bizim çok adaylı kongrelerimiz oldu. Adaylık demokratik haktır ve bu süreci demokratik bir süreç olarak değerlendiriyoruz" diye konuştu. (13:30)