2013-04-29 - 12:40
MHP'Lİ YENİÇERİ'NİN BASIN TOPLANTISI?
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, PKK terör örgütünün sınır dışına çekilmesi ile ilgili olarak, "Teröristlerin sınır dışına çıkması sorunu çözmeyecektir. Sınırın dışına silahlarıyla birlikte çıkan PKK'lılar, namlularını Türkiye'ye çevirmiş bir vaziyette AKP hükümetinin kendilerine verdikleri sözleri tutup tutmayacağını gözleyeceklerdir." değerlendirmesinde bulundu.
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, PKK terör örgütünün sınır dışına çekilmesi ile ilgili olarak, "Teröristlerin sınır dışına çıkması sorunu çözmeyecektir. Sınırın dışına silahlarıyla birlikte çıkan PKK'lılar, namlularını Türkiye'ye çevirmiş bir vaziyette AKP hükümetinin kendilerine verdikleri sözleri tutup tutmayacağını gözleyeceklerdir." değerlendirmesinde bulundu.

Yeniçeri, PKK terör örgütü yöneticisi Murat Karayılan'ın Kandil'den yaptığı açıklamalarını eleştirerek, Karayılan'ın savaşla işgal ettiği bölgelerden bir anlaşma gereği lütfedip çekiliyor imajını verdiğini söyledi.

Türk halkına yönelik olarak yürütülen psikolojik harekât boyutlarını aşan kampanyalarla halktan gerçeklerin saklanıldığını savunan Yeniçeri, " 'Önemli olan PKK'lıların sınır dışına çekilmesidir, gerisi ayrıntıdır' biçiminde bir anlayış kamuoyunda yaygınlaştırılmaya çalışılmaktadır. Bir defa İmralı'daki eli kanlı elebaşı ve Kandil'deki uzantısının yaptığı açıklamalar, ancak savaşı kaybetmiş bir orduya, mağlup olmuş bir millete ve çökmüş bir devlete karşı yapılabilir." diye konuştu.

Karayılan'ın, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a rest çekerek, PKK'nın ülkeyi silahlarıyla terk edeceğini açıkladığını belirten Yeniçeri, "Başbakan'ın silahlarını ya mağaralara bıraksınlar ya da gömerek gitsinler söylemleri havada kaldı. Başbakan bu açıklamalara cevap verecek yerde "ayran milli içkidir" tartışmasını açtı. İlginç değil midir?" şeklinde konuştu.

İktidarın 'Teröristler sınır dışına çıksın da ne olursa olsun' algısını yaygınlaştırmaya çalıştığını ifade eden Yeniçeri sözlerine şöyle devam etti:

Hâlbuki terör örgütünün kampları zaten sınırın dışında ve onlar o kamplardan Türkiye'ye girdiler. Yapılan teröristlerin, terör örgütünün ana kamplarındaki üslerine silahlarıyla birlikte dönüşünden ibarettir. AKP iktidarıyla yapılan pazarlık sonucu terör örgütünün Türkiye'de boşaltacağı yörelere korucuların ve güvenlik güçlerinin konuşlanması da söz konusu olmayacaktır.

Teröristlerin sınır dışına çıkması sorunu çözmeyecektir. Sınırın dışına silahlarıyla birlikte çıkan PKK'lılar, namlularını Türkiye'ye çevirmiş bir vaziyette AKP hükümetinin kendilerine verdikleri sözleri tutup tutmayacağını gözleyeceklerdir. Diğer yandan AKP Hükümeti'nin, terör örgütünün sınır dışına rahatça çıkabilmesi için teröristlerin geçiş noktalarına konuşlanmış askeri güçleri geri çektiği de basına yansıdı. Yani PKK'dan önce TSK bölgeden çekilmiş oldu. İktidar, kitle katliamı yapan terörist unsurların silahlarıyla birlikte ülkeyi terk etme imkânını sağlayarak anayasayı ve yasaları çiğnemiştir.

Terör örgütü ele basısı geri çekilmenin, kademeli gruplar halinde olacağını söylüyor. Böylece terör örgütünün geri çekilmeyi zamana yayarak hükümetin atacağı adımları izleyeceği anlaşılıyor. Bu durumda AKP'nin barışı, her şart altında PKK'nın inisiyatifine bağlı hale gelecektir. AKP iktidarı, tamamı birkaç bin olan teröristin, silahlarıyla bir süreliğine Türkiye'den Kandil'e çekilmesini büyük bir başarı hatta zafer olarak pazarlamaktadır. Teröristler her şey yolunda gitmesi halinde Kuzey Irak'taki kamplarına çekilmiş olacak ve AKP hükümetinin kendilerine verdiği sözleri yerine getirip, getirmeyeceğini bekleyeceklerdir.

AKP iktidarı, beklentiler gerçekleşirse bundan böyle resmen Kandil'e çekilecek terörist örgütün gözetim ve denetimine bağlı hale gelecektir. Bu durum AKP'yi, Kandilin rehinesi haline getirmiş olacaktır. Sınırın öte tarafındaki kamplara taşınacak terör örgütünün Türkiye Cumhuriyeti üzerindeki baskısı ve tehdidi aynen devam edecektir. Her şey bir yana bu durum AKP'nin Türkiye Cumhuriyeti devletini terör örgütü karşısında düşürdüğü acizliği, güçsüzlüğü ve utanç verici hali göstermektedir. Bu durum barışın gelmesi adına Türkiye Cumhuriyeti devletinin terör örgütünün iyi niyetine, merhametine ve insafına bağlı hale geldiğinin ilanıdır."

Hükümetin, İmralı ile görüşme yaparak, PKK'yı meşrulaştırarak ve uluslararası bir aktör haline getirdiğini iddia eden Yeniçeri, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Terör örgütünün silahlı ele basısı Kandil'deki açıklamasını AKP hükümeti ile ABD'nin güvencesi altında yapmıştır. Karayılan açıklama yaparken üstünde insansız hava araçları uçması rastlantı değildi. Türkiye, insansız hava araçlarını, ABD ise İncirlik'ten kaldırdığı uçakları vasıtasıyla koruma görevi yaptı. Murat Karayılan Kandil'de, güvence altında PKK'yı kullanan güçler tarafından eline tutuşturulan bir metni okudu! Bu taşeron, terör örgütünün tam anlamıyla uluslararası alana taşınmış olduğunu göstermektedir.

Bilindiği gibi KCK bir çatı devlet yapılanmasıydı. KCK operasyonlar bu çatı devletini engellemek için yapılmıştı! Şimdi Türkiye Cumhuriyeti devletine karşı alternatif olarak kurulmuş olan KCK'nın üyeleri grup grup serbest bırakılıyor. Onlar da KCK devletinin kendileri için öngördüğü görevlerini yapmak üzere görevlerinin başlarına gidiyor.

Bugünlerde PKK'nın terör örgütü listesinden çıkarılması için yoğun bir çaba var. Bilumum bölücüler bu konuda aktif bir biçimde girişimde bulunuyorlar. AKP iktidarı ise karşı çıkıyor gibi yapıp, ses çıkartmayarak, gerekli tedbirleri almayarak sürecin tamamlanmasına katkı sunuyor. Bu bağlamda Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nce 'aktivist' olarak tanımlanması rastlantı değildir."

M. Fatih Kılıç