2023-11-28 - 16:20
TBMM GENEL KURULU TOPLANDI
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ başkanlığında toplandı.

TBMM Başkanvekili Bozdağ, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.

AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek, yerel yönetim değerlendirmeleri konusundaki konuşmasında, CHP'li belediyeleri eleştirdi. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın verdiği sözleri yerine getirmediğini ifade eden Gökçek, ülke genelinde belediyeler içinde en pahalı su ve en pahalı otobüs biletinin Ankara'da satıldığını ileri sürdü.

CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, Gökçek'in CHP'li belediyeler hakkında sözlerine tepki gösterdi. Bunun üzerine Gökçek, "Keşke şu sesinizi, seçim öncesi PKK terör örgütü Kemal Kılıçdaroğlu'nu desteklerken de çıkarsaydınız" sözleriyle Tanal'a karşılık verdi.

Daha sonra söz alan, CHP Grup Başkanvekili Burcu Köksal, "Ankara'yı parsel parsel satan jeliboncuların bu kürsüye çıkıp CHP belediyelerini eleştirmeye hakkı yok. Çözüm süreci adı altında PKK'lı teröristleri Habur'da davulla zurnayla karşılayan, çadır mahkemelerinde beraat ettirenlerin 'PKK terör örgütü Kılıçdaroğlu'nu destekledi' diyecek yüzleri yok. Biz teflon gibiyiz. İsteseniz de terör bize yapışmaz. Biz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisiyiz. Dün de bugün de yarın da her zaman yaşadığımız müddetçe bütün terör örgütlerinin karşısında olacağız. Terörle ilişkili birilerini görmek istiyorsanız dönüp önce aynaya bakacaksınız." diye konuştu.

Genel Kurulda daha sonra CHP Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, Erzincan'ın; İYİ Parti Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz ise Mersin'in sorunları hakkında söz aldı.

Genel Kurulda, gündem dışı konuşmalarının ardından grup başkanvekilleri yerlerinden söz aldı.

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Pençe-Kilit Operasyonunda şehit olan askerlere Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi.

Akbaşoğlu, terörle mücadelenin sonuna kadar kararlılıkla süreceğini vurgulayarak, "PKK-PYD/YPG, SDG, DAEŞ, FETÖ hangi ad altında olursa olsun, hangi isimlendirmeyle isimlendirilsin emperyalist ve siyonistlerin sözde Kürdistan geçiş devletli Nil'den Fırat'a büyük İsrail projesini mutlaka tarihin çöp sepetine atacağız. Bu konuda hiçbir emperyalist, siyonist ve onların maşalığına soyunan hiçbir terör örgütü hedeflerine ulaşamayacak." dedi.

Filistin'de büyük bir insanlık dramı ve soykırım yaşandığını belirten Akbaşoğlu, "İsrail Devleti, Netanyahu hükumeti insanlığı bir kenara bırakarak kendilerine yardım ve yataklık yapan ve teşvik eden bütün Batı dünyasıyla beraber, bütün insanlığın gözü önünde hakikatleri çarpıtarak bir vahşete, katliama ve soykırıma hep birlikte neden oluyorlar." ifadelerini kullandı.

Akbaşoğlu, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşmeleri devam eden ekonomiye ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifinin görüşmelerinde verecekleri önergeyle, 5 bin liralık ikramiye ödenmesi konusunda çalışan-çalışmayan emekli ayrımını ortadan kaldıracaklarını bildirdi.

Akbaşoğlu ayrıca, "Yılbaşında da emeklilerimizle, çalışanlarımızla ve memurlarımızla ilgili gerekli düzenlemeleri de inşallah maaş artışları noktasında en güzel şekliyle ortaya koyacağız, bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın." dedi.

-"Güçlü başbakanın olduğu güçlendirilmiş sistemden yanayız"

Saadet Partisi Grup Başkanvekili İsa Mesih Şahin, çalışan emeklilere de 5 bin lira ikramiye verilmesine ilişkin atılan adımları olumlu buldukları söyledi.

Emeklilerin maaşının asgari ücretin altında olmaması gerektiğini ifade eden Şahin, "EYT'li vatandaşlarımızın da mağduriyeti halen devam etmektedir. Seçim öncesinde vatandaşlarımıza bir söz verildi. Emeklilikte yaşa takılan 200 bin vatandaşımızın başvurusu kabul edildiği halde hala maaşlarının yatmadığı gibi bir sorun vardır. Sistem yoğunluğunun böyle bir mağduriyete sebep olmaması gerekiyor." dedi.

Şahin, Cumhurbaşkanı seçiminde "yüzde 50+1" tartışmasına da değinerek, "Türkiye'de sorun yüzde 50+1 değildir. Başkanlık sistemi ile yönetiliyorsanız, yüzde 50+1 doğru bir bakış açısıdır. Buradaki sorun, sistemin ortaya çıkardığı diğer sorunlardır. Cumhurbaşkanının ölçüsüz, kontrolsüz yetkileri önemli bir sorundur. Sistem tartışması olacaksa, Türkiye'de milletin seçtiği güçlü başbakanın olduğu güçlendirilmiş sistemden yanayız." görüşünü dile getirdi.

-"Arabuluculuk görevi Türk milletine çok yakışacaktı"

İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, Hamas ile İsrail arasındaki çatışmalara verilen insani ara hakkında, "AK Parti geleneksel Türk dış politikasını tam olarak icra edebilseydi, tarihin kendisine yüklediği sorumluluğu da idrak edebilseydi böyle bir anlaşmada arabuluculuk görevi Katar'a değil, Türk milletine ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne çok yakışacaktı. Hükümet, Orta Doğu'da Türkiye'nin elini güçlendirecek stratejik hamleler yapmak yerine İsrail ile olan ekonomik ve lojistik ilişkilerini devam ettirmiş, siyaset sahnesinde ise içi boş bir hamaset üretmeye gitmiştir." diye konuştu.

Birleşmiş Milletler'in Gazze'de yaşananlar karşısında kınama kararı bile alamadığına işaret eden Dervişoğlu, "Uluslararası sistem, haklının değil güçlünün yanındadır." dedi.

-"Gazze'de yaşananların bir savaştan ziyade soykırım olduğunu düşünüyoruz"

MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, Cumhur İttifakı olarak önceliklerinin, milli birlik ve beraberliği koruyarak ülke ve milletin huzur ve güvenliğini sağlamak olduğunu belirterek, "Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı, Pençe Harekatlarıyla Irak ve Suriye'nin kuzeyinde bir terör koridorunun önüne geçilmiş ve emperyalist projeler akamete uğratılmıştır. Irak ve Suriye tezkereleri, bölgede Türkiye'ye karşı tehdit ve tehlike üretmeye çalışanlara karşı en büyük cevap olmuştur. Kırk yılı aşkın süredir küresel güçlerin her türlü desteğiyle Türkiye'ye saldıran terör örgütü PKK, YPG ve diğer ismiyle PYD/SDG, Türk Devleti'nin karşısında yok olmaktan kurtulamayacaktır." dedi.

Bülbül, Hamas ile İsrail arasındaki çatışmalara verilen insani aranın uzatılmasının umut verici bir gelişme olduğunu ifade etti. Bülbül, "ABD ve Batı'nın arkasında durduğu her türlü askeri ve teknolojik üstünlüğe sahip olan İsrail Devleti, bir yandan yıllardır abluka ve ambargo altında yaşayan Gazze halkını katlederken diğer yandan sözde yerleşimci, özde işgalci siyonistlere Filistin'de yasa dışı yerleşim inşası için yeni fon ayıracağı ifade edilmiştir. İsrail'in bu ve benzeri barbar politikalarına devam etmesi, soykırımın sona ermesi ve işgalin sonlandırılmasına dair dünya kamuoyunda oluşan ümitleri ortadan kaldırmaktadır. Savaşın ve barışın adil ve hakkaniyetli olması gerektiğine inanıyoruz ve bugün Gazze'de yaşananların bir savaştan ziyade soykırım olduğunu düşünüyoruz." diye konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Burcu Köksal, cumhurbaşkanı seçimine 4,5 yıl varken "yüzde 50+1" tartışması başlatıldığını belirterek, şunları söyledi:

"Tam da ekonomik kriz vatandaşın cebini yakarken '50+1'i mi tartışacağız? Emeklilerin, memurların ve asgari ücretlilerin maaşına yüzde 50+1'den fazla zam yapmayı konuşalım. Vatandaşın yüzde 50+1’den fazlasının açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşamaya mahkum edildiğini konuşalım. Üniversite öğrencilerinin yüzde 50+1'den fazlasının barınma sorunuyla karşı karşıya kaldığını konuşalım. Çocukların yüzde 50+1'den fazlasının yoksulluk yüzünden beslenme çantalarının yeterli ve dengeli beslenecek şekilde doldurulamadığını konuşalım. İğneden ipliğe yüzde 50+1'den fazla zam gelen ürünleri konuşalım."

HEDEP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, Diyarbakır'ın Sur ilçesinde 8 yıl önce öldürülen eski Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi'yi andı.

Elçi'nin katillerinin hala bulunamadığını ifade eden Beştaş, "Kameralar önünde canlı yayında katledildi. O gün bugündür cinayet aydınlatılmadı hala dosyada tutuklu yok. Tahir'e seslenmek istiyorum: Sevgili Tahir, rahat uyu; senin davanın takipçisiyiz ve senin geride bıraktığın barış uğruna tüm davaların takipçisi olacağımıza bir kez daha söz veriyorum." dedi.

Genel Kurulda, gündem dışı konuşmalar ve grup başkanvekillerinin değerlendirmelerinin ardından siyasi partilerin gündeme ilişkin önerilerine geçildi.

Saadet Partisinin "Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT)", İYİ Parti'nin "işsizlik", HEDEP'in "Tahir Elçi", CHP'nin ise "kadına yönelik şiddet" konularındaki araştırma önergelerinin ön görüşmelerinin bugün yapılması önerileri ele alındı.

Partisinin grup önerisi üzerinde söz alan Saadet Partisi İzmir Milletvekili Mustafa Bilici, Türkiye'de tüm kesimlerin sorunlarının artarak devam ettiğini ileri sürdü.

Sorunların çözümüne yönelik uygulanan politikaların tedavi değil, pansuman amaçlı olduğunu iddia eden Bilici, "Eğitimde, sağlıkta, adalette uygulanan yanlış politikalar ile vatandaşlarımızın hayatlarını çekilmez hale getiren iktidar, bu yetmezmiş gibi her defasında emeklilerin canını yakmaya, onları dinlememeye devam ediyor. EYT'den emekli olup maaşlarını henüz alamayanlar var. EYT'lilerin mağduriyeti gündemden düşmüyor. İktidar ekonomiye yük gördüğü bu kesimin taleplerini, kulağının üzerine yatarak duymazdan geliyor." dedi.

İYİ Parti Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu, AK Parti iktidarında Türkiye'nin bir mağduriyetler ülkesi olduğunu öne sürerek mağduriyetlere artık kendilerinin de yetişemediğini belirtti.

8 Eylül 1999 tarihi sonrası sigorta başlangıcı olan vatandaşların emeklilik yaşının artışının adaletsiz bir sistemi ortaya çıkardığını ifade eden Türkoğlu, "9 Eylül 1999 tarihi itibarıyla SGK kaydınız oluştuysa kadınsanız 17, erkekseniz tam 20 yıl daha geç emekli oluyorsunuz. Adalet bunun neresinde? 43 ile başlayan ve takip eden yaşlara göre kademe düzenlemesiyle bu işlemleri yapmak gerekmez mi? Meclis'in bu konuda kanun yapma gibi bir sorumluluğu vardır." dedi.

CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, iktidarın emeklilikte yaşa takılanlarla ilgili adım attığını ancak bu adımın yetersiz olduğunu herkesin gördüğünü söyledi.

Kendilerini EYT mağduru olarak tanımlayan milyonlarca kişinin hala sorunlarına çare aradığını belirten Barut, "Bilinmelidir ki EYT mağdurları kimseye yük değildir. Bu insanlarımız büyük fedakarlıklarla ülkesi ve milleti adına yıllarca çalışmıştır. Gelinen noktada hakkı olmasına rağmen yüz binlerce kişi emekli olamamış ve mağduriyetler devam etmektedir. 8 Eylül 1999 tarihinden sonra işe girenler, bir gün sonra bile olsa 17 yıl fazla çalışmak zorunda bırakılmaktadır. Tüm bunların yanı sıra emeklilik hesaplarına ilişkin yapılan değişiklik de bir başka mağduriyetin önünü açmıştır. Milyonlarca EYT mağduru haksızlıklara çare beklerken iktidar oralı bile olmuyor. EYT'lilerin sorunları çözülmeli, aylık bağlanma oranları eski haline getirilmelidir." diye konuştu.

AK Parti Ankara Milletvekili Orhan Yegin ise siyasi partilerin seçim öncesi vatandaşın karşısına çıkıp bir takım vaatlerde bulunabildiğini anımsattı.

AK Parti olarak her seçim öncesinde vatandaşa ne vadettilerse yerine getirme gayretinde olduklarını ifade eden Yegin, "Elbette getiremediklerimiz de oldu ama vaatlerimiz arasında olmayan birçok konuyu da vatandaş yararına hayata geçirdik. AK Parti hiçbir zaman EYT konusunu siyasi bir vaat olarak dile getirmemiştir ancak geldiğimiz noktada bu işi çözmek için bir adım atılmıştır. Bazı milletvekilleri EYT konusunda da bizi suçladı. Bunu kabul etmemiz mümkün değil çünkü EYT denilen sorunu ortaya çıkaran düzenleme daha AK Parti kurulmadan hayata geçirilmişti." dedi.

Yegin, SGK'nin emekli aylığı bağlama sayısının yıllık 450 bin olduğunu, 2 milyon vatandaşı ilgilendiren emekli aylığı sayısının EYT ile ekstra olarak karşılarına çıktığını söyledi.

EYT ile SGK'nin bir yılda yaptığı 450 bin işlemin neredeyse aylık karşılarına çıktığını vurgulayan Yegin, "Bazı büyük illerde yaşanan sorunlar var ama 77-78 ilde EYT ile ilgili hiçbir sorunumuz yok. Ankara, İstanbul ve İzmir'deki vatandaşlarımız da merak etmesin, sorunları çözülecek ve hiçbir hak kaybına uğramayacaklardır." diye konuştu.

Görüşmelerin ardından yapılan oylamada, Saadet Partisi, İYİ Parti, HEDEP ve CHP'nin grup önerileri kabul edilmedi.