2021-12-16 - 23:59
2022 YILI BÜTÇESİ TBMM GENEL KURULUNDA
TBMM Genel Kurulunda, 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2020 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin maddelerinin görüşmeleri tamamlandı.
Genel Kurul, Meclis Başkanvekili Haydar Akar başkanlığında toplandı.

Teklifin 14. maddesinin görüşmelerinde İYİ Parti Grubu adına söz alan Ankara Milletvekili İbrahim Halil Oral, Ankara'nın, AK Parti iktidarı döneminde öksüz kaldığını, onlarca yıl bitmeyen metro projelerinin, dinozor heykellerinin, harcanan milyonlarca liranın, yıllarca yenilenmemiş altyapıların şehri olduğunu savundu.

Banka genel merkezlerinin, finans kurumlarının, Merkez Bankasının İstanbul'a taşınmasının AK Parti'nin eseri olduğunu ifade eden Oral, "Ankara'nın içi boşaltılmıştır. İçi boşaltıldığı gibi, sorunları da çözülmemiştir. Geçtiğimiz yıl bütçe görüşmelerinde yaptığım konuşmada ifade ettiğim sorunların tamamına yakını, bir yıl sonra bugün de sorun olmaya devam etmektedir." diye konuştu.

MHP Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir ise içinde bulunulan dönemin, dünyanın hemen her alanda hızlı bir dönüşüm sürecinin içerisinde olduğunu gösterdiğini dile getirdi. Özdemir, bu dönüşüm sürecinin, ülkeleri, yeni döneme dair siyaset izlemeye ve politika üretmeye mecbur bıraktığını söyledi.

Çıkarların ve beklentilerin de aynı ölçüde şekillendiğine işaret eden Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Rekabet alanı aynı nedenlerle artık sadece kara, deniz ve hava üstünlüğü alanlarında kalmamakta, sanal dünyanın yanında uzay, küresel ve bölgesel rekabetin yeni mecraları olarak öne çıkmaktadır. Bu şartlar altında ülkemizin, yaşanan ve tüm insanlığı etkileyen dönüşüm sürecini nasıl karşıladığı, neler yaptığı ve neler yapması gerektiği önemlidir. Enerji ve teknoloji alanında, dönüşümler anlamında ülkemizin başarılı bir şekilde mevcut dönemi karşıladığı ve geçmiş yüzyıllarda benzer gündemlerle yaşanan kırılmalarla kıyaslandığında çok daha başarılı olduğu açıktır."

CHP Muğla Milletvekili Süleyman Girgin ise ocak ayında asgari ücretin net karşılığının 383 dolar olduğunu, bugün bu rakamın 188 dolara gerilediğini belirtti.

Tüm ürünlere yapılan zam karşısında milletin zor günlerden geçtiğini ifade eden Girgin, şunları kaydetti:

"TÜİK'in tartışmalı verilerine göre, yurt içi üretici fiyat endeks oranı yüzde 54,62 iken, tüketici fiyat endeks oranı yüzde 21,31'dir. İkisinin arasındaki fark yüzde 33,31 ile tarihi yüksek seviyededir. Bunun anlamı, üreticilerin artan girdi maliyetleri tüketici fiyatlarına tam olarak yansımamış, artan maliyetlerin büyük bölümü üreticilerin karından karşılanmış demektir. Buradaki en büyük tehlike ise bu farklar satış fiyatlarına yansıtılacağından ücretli çalışanın artan maaşı da sadece bir-iki ay içerisinde, yine artan fiyatlar karşısında eriyecektir. Buna bir de yüzde 36,2 oranındaki yeniden değerleme oranına göre vergilerin artışı eklenince halk 2022 yılının daha ilk aylarında bile bugünkünden daha fazla fakirleşecektir."

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, "Sabit ücretler üzerinden stopajlarla ilgili ücretler üzerindeki vergi yükü, asgari geçim indirimi uygulamasıyla medeni duruma bağlı olarak kişinin ödeyeceği gelir vergisi üzerinden indirim yapılmak suretiyle önemli ölçüde hafifletilmiştir." ifadesini kullandı.

Bu uygulamayla, 2021 yılına ilişkin gelir vergisi yükünün, eşi çalışmayan 3 çocuklu asgari ücretlilerde, yılın son aylarına kadar yüzde sıfır olarak gerçekleştiğini anımsatan Nebati, "Ayrıca asgari ücretin yılın son aylarında vergi tarifesinin ikinci dilimine girmesinden kaynaklanan kayıp, ilave asgari geçim indirimi yoluyla giderilmektedir. Asgari ücretlilerinin tamamına baktığımızda ortalama vergi yükü aylık 2,34, yıllık ise 3,25'tir. Aynı zamanda asgari ücretlilerle ilgili bugün açıklama yapılacak zaten. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da enflasyonun karşısında asla ezdirilmeyen, bundan sonra ezdirilmeyecek bir oranı hep beraber görmüş olacağız." değerlendirmesinde bulundu.

Nebati, Türkiye'de asgari ücretle geçinenler dahil olmak üzere, bütün maaşlıların, başta sağlık olmak üzere her türlü kamu imkanlarından faydalanarak yaşamlarını devam ettirdiğini, tüm maaşlılara geçmişten bugüne kadar yapılan her türlü iyileştirmenin pozitif yönde devam ettiğini anlattı.

Sağlık Bakanlığı hastaneleriyle ilgili de 2020 yılında hastanelerin birikmiş borçlarının yapılandırılarak önemli bir kısmının ödendiğine dikkati çeken Nebati, 2021'de de ilave kaynak tahsisiyle, ayrıca ödemeler gerçekleştirdiklerini vurguladı. Nebati, "Halen devam eden vadesi geçmiş borçlara yönelik olarak da bütçe imkanları dikkate alınarak bir planlama yaptık. Bu kapsamda Sağlık Bakanlığına söz konusu borçların ödenmesi amacıyla ilave kaynak aktarılmış olup, borç ödemeleri de yapılmaktadır." dedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Nebati, kanun gereği, tarımsal destekleme programlarının finansmanı için bütçeden ayrılacak kaynağın GSMH'nin yüzde 1'inden az olamayacağının hüküm altına alındığını hatırlattı.

Nebati, 2022 yılında tarım sektörüne aktarılması planlanan toplam kaynak tutarının 57,6 milyar lira olduğunu bildirerek, "Bu kapsamda 2022 yılı bütçesinde tarımsal destek programları için 25,8 milyar lira, tarım sektörü yatırım ödenekleri için 16,3 milyar lira, müdahale alımları, tarımsal kitlenin finansmanı ve ihracat destekleri için de 15,5 milyar lira kaynak aktarılmıştır. TÜİK tarafından 14 Ekim'de açıklanan son verilere göre, GSMH'nin 2020 yılında 4,98 trilyon lira olmuştur. Bu kapsamda 57,6 milyar liralık destek, GSMH'nin yüzde 1,16'sına denk gelmektedir." bilgisini paylaştı.

Hazine ve Maliye Bakanı Nebati, teklifin 15. maddesinin görüşmelerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Nebati, "Bu bütçenin odağında, insanımızın refahı ve güçlü ekonomiyle kalkınmış modern Türkiye'nin inşası vardır. Bütçede temel önceliğimiz, toplanan gelirlerin vatandaşlarımıza hizmeti esas alan bir anlayışla kullanılmasıdır. Nitekim yoksullukla ve gelir dağılımı eşitsizliğiyle mücadele her zaman temel önceliklerimizden biri olmuş ve ekonomik büyüme, geniş altyapı yatırımları, kapsayıcı politikalar sonucu ülkemizde yoksulluk, sosyal refah, gelir dağılımı, insani gelişmişlik anlamında önemli ilerlemeler sağlanmıştır." diye konuştu.

Eğitim bütçesinin 2022 yılında yüzde 29,4 artışla 273,5 milyar liraya ulaştığını bildiren Nebati, Sağlık Bakanlığı ve yükseköğretim kurumları döner sermayeleri ile Sosyal Güvenlik Kurumundan yapılacak sağlık harcamaları da dikkate alındığında sağlık sektörüne ayrılan toplam kaynağı yüzde 27,8 artışla 304,6 milyar liraya, sosyal yardım harcamaları için ayrılan kaynağı ise yüzde 28,3 artışla 104,2 milyar liraya çıkardıklarını söyledi.

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca gençlik programına tahsis edilen kaynak 876,2 milyon liraya, kadının güçlenmesi programına ayrılan kaynak 943 milyon liraya, çocukların korunması ve gelişiminin sağlanması programına ayrılan kaynak 5,3 milyar liraya çıkarılmıştır. Bütçemiz tüm vatandaşlarımızın refahını amaçlayan insan odaklı bir bütçedir. Reel sektör desteklerine 2022 yılında da devam ederek özel sektörle büyüme stratejimizi sürdüreceğiz. Bu kapsamda reel kesim destekleri için bütçemizden 68,9 milyar lira kaynak ayırıyoruz. Bütçeden İstihdam Programı'na ise 44,6 milyar lira doğrudan kaynak ayırıyoruz. Bu kapsamda üretim ve istihdamın desteklenmesi amacıyla Sosyal Güvenlik Kurumuna ödenmesi gereken 35,2 milyar lira tutarındaki işveren primini bütçemizden karşılıyoruz. Diğer taraftan, KOBİ'lerimize KOSGEB aracılığıyla destek olmak amacıyla bütçeden 1,8 milyar lira kaynak tahsis edilmiştir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızca yatırımı ve istihdamı artırmaya yönelik olarak 2,9 milyar lira teşvik veriyoruz. Kredi Garanti Fonu aracılığıyla yatırımcıları desteklemeye devam ediyoruz. Bu destek için 2022 yılı bütçesinde 6,2 milyar lira kaynak ayırıyoruz."

2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nde yatırımlara ayırdıkları kaynakları önemli düzeyde artırdıklarına işaret eden Nebati, 2021 yılında 113,3 milyar lira olan yatırım ödeneklerinin, 2022 yılında 147,6 milyar liraya ulaştığını belirtti. Nebati, bu kapsamda, yüksek katma değer yaratan, istihdamın artırılmasına ve cari açığın azaltılmasına katkı sağlayan, özel sektör yatırımlarının üretken kapasitesini yükselten kamu yatırımlarını da hayata geçirmeye devam edeceklerini anlattı.

Hayat tabloları ve göç istatistikleri hesaplanırken ölüm verisi kullanıldığına dikkati çeken Nebati, şunları kaydetti:

"Ölüm istatistiklerinin elde edildiği kurumların idari kayıtlardaki çalışmalarının henüz tamamlanmamış olması nedeniyle Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistikleri 2020 Haber Bülteni yayımlanmamıştır. Hayat tabloları ve göç istatistikleri de Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistikleri 2020 Haber Bülteni'nin yayınlanması sonrasında kamuoyuyla paylaşılacaktır."

Konuşmaların ardından yapılan oylamada teklifin 15. maddesi kabul edildi.

Genel Kurulda partisi adına söz alan MHP Mersin Milletvekili Olcay Kılavuz, Millet İttifakı'nın kazandığı belediyelerde işçilerin haksız yere işten çıkartıldığını söyledi.

MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, CHP'li belediyelerde hiçbir işçinin işinden olmayacağını belirtip "namus" sözünü verdiğini anımsatarak, Kılıçdaroğlu'ndan sözünün arkasında durmasını beklediklerini dile getirdi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, iddiaların gerçekleri yansıtmadığını vurgulayarak, belediyelerde işten atılan insanların her ay bankamatiğe giderek maaşlarını çektiğini, ancak işe gitmediklerini ifade etti.

MHP Milletvekili Kılavuz'dan, işten atılan işçilerin listesini isteyen Altay, bu listeyi genel başkanlarına sunacaklarını söyledi.

Altay, Kemal Kılıçdaroğlu'nun verdiği sözün arkasında olduğunu, konuyu araştırmak için gerekirse milletvekillerini görevlendireceklerini, CHP olarak haksızlığa izin vermeyeceklerini ve hiçbir belediye başkanının Kılıçdaroğlu'nun sözünü yere düşürmesinin mümkün olmadığını kaydetti.

CHP Ankara Milletvekili Levent Gök'ün, Şırnak'ın Uludere ilçesine bağlı Gülyazı Köyü'nde, 28 Aralık 2011'de meydana gelen ve 34 kişinin hayatını kaybettiği olaya ilişkin yaptığı konuşma sonrası tartışma çıktı.

Sorumluların bulunmasını isteyen Gök, "Bu ülkede elbette adalet işleyecek, bu ülkede elbette bu işleri yapanların yanına kar kalmayacak, bu ülkede elbette devletin sorumluluğu mutlaka yerine gelecek." diye konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş ise yapılan işin istihbari bilgi çerçevesinde olduğunu belirterek, "Fehman Hüseyin denilen PKK terör örgütü önderlerinden birisinin, Türkiye üzerinden Suriye'ye gidip orada terörist yapılanmaya destek olacak bir faaliyette bulunmasının önüne geçilmesi amacıyla yapılan bir istihbarat. Ama istihbari bilginin verdiği sonuçlar, Uludere'de kabul edemeyeceğimiz, bütün vicdanları yaralayan bir hadise gerçekleşti." dedi.

Elitaş, Fehman Hüseyin'in daha sonra bu grup içine sızmaktan vazgeçmiş olabileceğini ve terör örgütünün, çocukları kullanarak yanlış bilgi sızdırmış olup olmayacağının da sorgulanması gerektiğini dile getirdi.

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş ise olayın ardından saatlerce açıklama yapılmadığını, bölgede bulunan karakol yetkililerinin uyarısına rağmen olayın gerçekleştiğini savundu.

Genel Kurulda 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin maddeleri üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından 2020 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin maddelerinin görüşmelerine geçildi.

TBMM Genel Kurulunda, 2020 yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin maddelerinin görüşmeleri sırasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Asgari Ücret Tespit Komisyonunca belirlenen rakamı açıklamasının ardından siyasi partilerin grup başkanvekilleri değerlendirmelerde bulundu.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in, asgari ücretin en az 4 bin lira olmasını ve asgari ücretin üzerindeki gelir ve damga vergisinin kaldırılmasını istediğini anımsattı.

Akşener'in bu sözleri söylediği günlerde ABD dolarının 12,1 lira seviyelerinde olduğunu, şimdi ise 15 lira 60 kuruş olduğunu belirten Dervişoğlu, şunları söyledi:

"Asgari ücretin 5 bin liranın üzerinde olmasını bekliyorduk. 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 3 bin 194 lira, yoksulluk sınırı ise 10 bin 396 liradır. Bu asgari ücret açlık sınırının biraz üstünde, yoksulluk sınırının da fevkalade altındadır. Bu beklentiyi karşılayacak bir asgari ücret değildir. Devlet, hanedeki kişi başı gelirin asgari ücretin üçte birinden az olması münasebetiyle 7 milyon 236 bin kişinin Genel Sağlık Sigortası primini ödüyor. Asgari ücretin üçte birinden az kazanan 7,5 milyon insanın olduğu bir ülkede açlığın, yoksulluğun, fukaralığın bu asgari ücret belirlemesiyle nasıl ortadan kaldırılacağına hükümetin biraz kafa yorması gerekiyor. Asgari ücretten gelir ve damga vergisi kaldırılmış olduğuna göre 2022 bütçesinde bir gelir kalemi daha ortadan kalkmıştır. Bunun değerlendirmesini de ayrıca yapacağız."

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, MHP olarak parti programında, öneri ve tekliflerinde yer alan asgari ücretten gelir vergisi ve damga vergisi alınmayacağının açıklanmasının sevindirici olduğunu ifade etti.

Akçay, hükümet, iş dünyası ve işveren kesiminde geçmiş yıllara nispetle daha yüksek bir oran beklentisi olduğunu dile getirerek, "Ülkemiz şartları çerçevesinde belirlenen bu asgari ücretin hayırlı olmasını diliyorum." dedi.

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, asgari ücretin, yıl başındaki oranı koruyabilmesi için 5 bin 900 lira civarında olması gerektiğini, 4 bin 250 liranın yeterli olmadığını söyledi.

Asgari ücretten gelir vergisi ve damga vergisinin kaldırılmasının, HDP'nin ve diğer muhalefet partilerinin önerilerinin isabetli olduğunu gösterdiğini belirten Oluç, "Bizim önerilerimiz reddedilirken yaptıkları hatayı fark etti Adalet ve Kalkınma Partisi ve MHP grubu. Asgari ücrete bu artışı yaptıktan sonra iktidar gerçek enflasyonun yüzde 50 olduğunu da kabul etmiş oldu. Asgari ücretteki bu artış nedeniyle işverenlerin işten çıkarmaya başlamaları söz konusudur. Bunun mutlaka durdurulması gerekir." diye konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın takdiri ile asgari ücretin biraz önce açıklandığını anımsattı.

Asgari ücretlinin üşüdüğünü, asgari ücretlinin artık fırınlarda ucuz bayat ekmek aradığını ileri süren Altay, şöyle konuştu:

"Geçen sene 'Bu milleti kuru ekmeğe muhtaç ettiniz' demiştim, 'Ekmek yeniyorsa aç değildir' denilmişti. Kuru ekmekten kastım 'katıksızlık' manasındaydı. Şimdi millet fırınlarda kalmış bayat ekmeği ucuza alma peşinde. Bu rakam ekim ayında açıklansaydı size teşekkür ederdim. Bu yılın başında asgari ücretli 385 dolar alıyordu. Şimdi bu hesaba göre asgari ücretin 5 bin 955 lira olması lazım. Ezdirmeyecekseniz, haksa hukuksa adaletse olması gereken 5 bin 955 liradır. Eğer fiyat 4 bin 250 lira ise doların tekrar 9 lira seviyesine çekilebilmesi gerekir. Dolar bu seviyedeyken asgari ücretlinin dolar bazında ücreti yüzde 30 erimiştir."

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş ise Asgari Ücret Tespit Komisyonunun 20 gün süreyle yaptığı müzakereler neticesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, işveren ve işçi temsilcileriyle bugüne kadar açıklanmamış oranda bir asgari ücret rakamını vatandaş ile paylaştığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, asgari ücretin 4 bin 250 lira olarak hesaplanacağını, ayrıca asgari ücret üzerindeki gelir vergisi ve alınan harçların kaldırılacağı ifadesini kullandığını aktaran Elitaş, şöyle devam etti:

"Bu da asgari ücretin brütünün biraz daha düşmesi anlamına gelecek bir nokta olacaktır. Daha önceki yıllarda asgari ücretin vergi dilimlerinden etkilenmemesi için bir kanuni düzenleme yapmıştık. Çünkü asgari ücretli eylül veya ekim ayında vergi diliminin yüzde 20'lik kısmına giriyordu. Asgari ücret nezdinde alınan vergilerin tamamen kaldırılması ile ilgili bir düzenleme yapılması gerekiyor. Önümüzdeki hafta inşallah bu düzenlemeyi de hayata geçirip kamuoyunun rahatlamasına birlikte imkan veririz diye düşünüyorum. Muhalefet sıralarındaki arkadaşlarımız haklı olabilirler ama enflasyon dolara göre hesaplanmıyor. Enflasyon fiyatlar genel seviyesinin yansıması olarak ortaya çıkıyor. Döviz fiyatlarındaki artış da maalesef enflasyon üzerine bir etki yapıyor. Bunun ölçüleri de yapılıyor. Şu anda toptan eşya fiyatlarındaki en yüksek enflasyon yüzde 42 seviyesinde. Bugün Sayın Cumhurbaşkanımızın açıkladığı, asgari ücret artışı, toptan eşya fiyatları artışının üzerindedir."

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, TBMM Genel Kurulunda, 2020 yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin maddelerinin görüşmelerinde asgari ücret artışı ile ilgili değerlendirmede bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın asgari ücreti açıklamasının ardından asgari ücretlilerden teşekkür mesajları aldıklarını aktaran Nebati, bu mesajlarda "Teşekkür ederiz. Bizi duydunuz, duyumumuzun da üstünde işler yaptınız. Sizden beklediğimiz de buydu. 19 yıldır yüzümüzü kara çıkartmadınız, teşekkür ediyor, dua ediyoruz. Asgari ücretli, yılbaşından itibaren aldığı maaşın neye kadir olduğunu görecek ve herkesin ötesinde kanaatini ortaya koyacak. diye konuştu.

Asgari ücrette bir önceki yıla göre yüzde 50,5 net artış yaparak 4 bin 253 lira 40 kuruşa çıkardıklarını kaydeden Nebati, asgari ücretin işverene maliyetini yüzde 39,9 artırdıklarını söyledi.

Asgari ücretin 2002 ile 2022 arasındaki artışıyla satın alma gücüne ilişkin örnekler veren Nebati, şöyle devam etti:

"Asgari ücret 2002 ila 2022 arasında 24,4 kat artarken enflasyon 6,4 kat arttı. Enflasyon, yüzde 538 artarken alınan asgari ücret yüzde 2 bin 438 oranında arttı. Aynı şekilde asgari ücretli 2003 yılında 203 kilogram ekmek alırken bugün 361 kilogram ekmek alabilir. Yılbaşından itibaren 468 kilogram ekmek alabilir. Asgari ücretli 2003 yılında 23 kilogram dana eti alabilirken 2021 yılında 46 kilogram, 2022 yılında bu artışla 62 kilogram dana eti alabilecek. 2003 yılında asgari ücret ile 57 kilogram beyaz peynir alınabilirken 2021 yılında 93 kilogram beyaz peynir, 2022'de ise 129 kilogram beyaz peynir alınacak.

2003 yılında asgari ücret ile 1447 kilovatsaat elektrik alınabilirken 2021'de 3 bin 317 kilovatsaat, önümüzdeki ay aldığı artışla 4 bin 637 kilovatsaat elektrik alınacak. Asgari ücretli 2003 yılında 614 metreküp doğalgaz alabilirken, bugün 1351 metreküp doğalgaz, önümüzdeki ay ise 1883 metreküp doğalgaz alabilecek. 2003 yılında 11 adet tüp alabilirken, 2021 yılında 22 adet, 2022 yılının ocak ayı artışı ile beraber 24 adet alacak. 2003 124 litre benzin alabilirken, 2021 yılında 368 litre, 2022 yılında 489 litre benzin, aynı şekilde motorin alabilecek. 2003 yılında 226 litre LPG alınabilirken şu anda 646 litre, önümüzdeki ayda da aynı şekilde artış söz konusu olacak."

**** HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ. ****