2012-10-03 - 14:05
CHP Grup Başkanvekili Hamzaçebi parlamentoda düzenlediği basın toplantısında son zamları değerlendirdi.
Siyasetin çok yoğun gündemi içinde ekonomiye ilişkin konuların ikinci planda kalmaması gerektiğini, vatandaşların hayatını yakından ilgilendiren bu konuların daha yakından görülmesi gerektiğini ifade eden Hamzaçebi, Başbakan'ın "ekonomide pembe tablolar çizmesine rağmen aslında işlerin iyi gitmediğini, ekonomi yönetiminde büyük bir dağınıklık olduğunu" belirtti.
Başbakan'ın pazar günü yapılan AK Parti kongresinde 2023 yılı vizyonunu çizdiğini hatırlatan Hamzaçebi, "bu hedeflerin birçoğunu daha önceden biliyoruz. 2002 yılında yayınlanmış olan acil eylem planında yer alan, ama aradan geçen 10 yıla rağmen gerçekleşmemiş olan hedeflerin şimdi 2023 yılı hedefi olarak Türkiye'nin önüne koyulması doğrusu güzel olmamıştır, iyi olmamıştır. Yani bir yandan iddialı bir tablo ortaya koyacaksınız ama 10 yıl önce söz verdiğiniz bir konuyu 10 yıl sonra ve bundan 11 yıl sonrası için bir daha hedef olarak gösteriyorsanız sizin inandırıcılığınız kalmaz" dedi.
2023 hedeflerini ortaya koyulurken ekonominin 2013 yılı hedeflerinin ne olacağını kimsenin bilmediğini sözlerine ekleyen CHP'li Hamzaçebi, "bırakalım 11 yıl sonrasını da 2013 yılı ekonomik hedefleri nedir bunu bir bilelim, bilmek istiyoruz. Yasalar böyle söylüyor. 2013 yılının büyüme hedefi, enflasyon hedefi, işsizlik hedefi, kişi başına düşen gelir hedefi gibi Türkiye ekonomisini, Türk toplumunu ekonominin aktörlerini yakından ilgilendiren hedeflerin orta vadeli programla Eylül ayının ilk haftası sonuna kadar ilan edilmesi gerekmektedir. Bu tarih daha önce Mayıs sonuydu. Ama bugüne kadar Mayıs sonunda bu programı AKP hükümetleri ilan edemediği için kanun değişikliği ile bunu Eylül ayının ilk hafta sonuna getirdiler. Ekim ayına girdik hala orta vadeli program yayınlanmış değil. Yine Eylül ayının 15'ine kadar yayınlanması gereken orta vadeli mali plan da yayınlamış değil" şeklinde konuştu.
"2013 yılı ekonomik hedeflerini belirleyemeyen bir hükümetin 2023 yılı hedeflerinin olması mümkün değildir" sözlerine yer veren Hamzaçebi, "her hükümet döneminde olduğu gibi iyi gitmeyen ekonomi politikalarının faturası vergide artış olarak veya kamusal ürünlerin fiyatlarında artış olarak kendisini göstermekte, bu da halkın sırtına yüklenmektedir" diye konuştu.
Doğalgaz fiyatlarında bugüne kadar AK Parti hükümetinin yaptığı kadar bir artışın gerçekleşmediğini iddia eden Hamzaçebi,"zam yüzde 9,8'dir. Ancak sadece 1 Ekim'de yürürlüğe giren bu zammı esas alarak doğalgaz fiyatlarını değerlendirmek son derece yanlış olur. Daha evvel 2012 Nisan ayında yine doğalgaza zam yapılmıştı. Bu zammın oranı yüzde 19'lar düzeyindedir. İki zammı topladığımızda sadece 2012 yılında doğalgaz fiyatında meydana gelen artış yüzde 30, 4 olmaktadır. Ancak bu kıyaslama, bu değerlendirme dahi eksiktir. Sadece böyle bakarsak eksik olur. Son bir yılı esas almak gerekir. Geçen yıl 2011 yılının Eylül ayında hükümet doğalgaza yine zam yapmıştı. Bu üç zammı topladığımızda aşağı yukarı son bir yılda doğalgaz fiyatlarında meydana gelen artış yüzde 46, 4'tür. Doğalgaz fiyatında yüzde 46,4'lük bir artış gerçekleşmiştir. Son bir yılda memur maaşlarındaki artış yüzde 8,2'dir. Asgari ücretteki artış da yüzde 12'ler düzeyindedir. Tablo bu. Gerçek bu" şeklinde konuştu.
Türk Ticaret Kanunu'na göre yapılması gereken bağımsız denetimin kapsamını belirlemeye yönelik hükümet çalışmasına da değinen CHP'li Hamzaçebi şunları kaydetti:
"Yeni Türk Ticaret Kanunu şirketlerin sadece o şirketlerde hissedar olanların malı değil aynı zamanda bu şirketlerle ilişkide bulunan üçüncü kişilerin de bu şirketlerde haklı olduğunu düşünerek onların haklarını korumak amacıyla bağımsız denetim öngörmüştür. Bağımsız denetim şirketlerin mali tablolarının uluslararası standartlara uygun bir şekilde saydam bir çerçevede vatandaşlara ulaştırılmasını sağlayan bir denetimdir. Türk Ticaret Kanunu denetimin kapsamını belirleme konusunda Bakanlar Kurulu'na yetki vermiştir. Bakanlar Kurulu bu yetkiyi henüz kullanmış değildir ama bu konuda bir çalışma yürütüyor. Bu çalışmaya göre mevcut KOBİ tanımının sınırları genişletilerek denetimin kapsamı daraltılmaktadır. Bağımsız denetimin kapsamını daraltmayın. Bağımsız denetimin kapsamı ne kadar geniş olursa şirketlerin mali tabloları o kadar saydam, o kadar güvenilir olur. Şirketlerdeki yolsuzluklar da o kadar azalır."
Yarın Genel Kurul gündemine gelecek olan tezkere ile ilgili sorulan bir soruya Hamzaçebi, "Irak hükümetinin bu tutumu hiç şaşırtıcı değil, sürpriz değil. Türkiye komşularla sıfır sorun diye başladığı dış politikasında bütün komşularıyla kavgalı ve problemli hale gelmiştir. Esasen Türkiye'nin Irak'taki bu varlığı bu varlıktan beklenen amaç bu hükümet tarafından bugüne kadar gerçekleştirilmiş değildir" şeklinde cevap verdi.
Tezkere bugüne kadar parlamentodan hep çıktığını hatırlatan Hamzaçebi, "yine tezkere gelecek, yine bu yetkiyi hükümet alacaktır. CHP olarak burada da olumlu oy kullanacağımızı ifade etmek isterim ama Kandil orada dururken Kuzey Irak'tan Türkiye'ye yönelik saldırılar devam ederken tezkere bir formalite olarak TBMM'den geçiyor. Şimdi Irak hükümeti bir misilleme yapıyor. Bu misilleme Barzani'nin desteği olmaksızın yapılacak olan bir misilleme değildir. AKP'nin kongresinde Barzani Türkiye seninle gurur duyuyor sloganlarıyla alkışlanırken Kandil orada duruyor ve Irak hükümeti de Türkiye'ye pkk'ya karşı yürüteceği mücadelede engel çıkarıyor, misilleme yapıyor, şaşırtıcı değil ama önerim şudur. Tabii ki Türkiye Irak hükümetinin bu tehdidine pabuç bırakmamalıdır. Türkiye oradaki varlığını devam ettirmelidir. Hiçbir şekilde Irak hükümetinin bu tutumuna izin verilmemelidir" şeklinde konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Hamzaçebi, terörle mücadele kapsamında "terör karşısında toplumsal mutabakatı en yüksek düzeyde sağlamak son derece önemlidir. Bizim teröre karşı yol haritamızın ana hareket noktası budur. Elbette siyasi partilerin bir araya gelmesi önemlidir ama siyasi partiler eğer Anayasa Uzlaşma Komisyonu benzeri bir komisyona katılmıyor ise veya bazı siyasi partiler katılmayacağını ifade ediyor ise bu her şeyin sonu değildir. Elbette çözüm yolları yine vardır. TBMM İç Tüzüğüne göre bir araştırma komisyonu kurabiliriz" dedi. (14:05)
Banu Doğan
Başbakan'ın pazar günü yapılan AK Parti kongresinde 2023 yılı vizyonunu çizdiğini hatırlatan Hamzaçebi, "bu hedeflerin birçoğunu daha önceden biliyoruz. 2002 yılında yayınlanmış olan acil eylem planında yer alan, ama aradan geçen 10 yıla rağmen gerçekleşmemiş olan hedeflerin şimdi 2023 yılı hedefi olarak Türkiye'nin önüne koyulması doğrusu güzel olmamıştır, iyi olmamıştır. Yani bir yandan iddialı bir tablo ortaya koyacaksınız ama 10 yıl önce söz verdiğiniz bir konuyu 10 yıl sonra ve bundan 11 yıl sonrası için bir daha hedef olarak gösteriyorsanız sizin inandırıcılığınız kalmaz" dedi.
2023 hedeflerini ortaya koyulurken ekonominin 2013 yılı hedeflerinin ne olacağını kimsenin bilmediğini sözlerine ekleyen CHP'li Hamzaçebi, "bırakalım 11 yıl sonrasını da 2013 yılı ekonomik hedefleri nedir bunu bir bilelim, bilmek istiyoruz. Yasalar böyle söylüyor. 2013 yılının büyüme hedefi, enflasyon hedefi, işsizlik hedefi, kişi başına düşen gelir hedefi gibi Türkiye ekonomisini, Türk toplumunu ekonominin aktörlerini yakından ilgilendiren hedeflerin orta vadeli programla Eylül ayının ilk haftası sonuna kadar ilan edilmesi gerekmektedir. Bu tarih daha önce Mayıs sonuydu. Ama bugüne kadar Mayıs sonunda bu programı AKP hükümetleri ilan edemediği için kanun değişikliği ile bunu Eylül ayının ilk hafta sonuna getirdiler. Ekim ayına girdik hala orta vadeli program yayınlanmış değil. Yine Eylül ayının 15'ine kadar yayınlanması gereken orta vadeli mali plan da yayınlamış değil" şeklinde konuştu.
"2013 yılı ekonomik hedeflerini belirleyemeyen bir hükümetin 2023 yılı hedeflerinin olması mümkün değildir" sözlerine yer veren Hamzaçebi, "her hükümet döneminde olduğu gibi iyi gitmeyen ekonomi politikalarının faturası vergide artış olarak veya kamusal ürünlerin fiyatlarında artış olarak kendisini göstermekte, bu da halkın sırtına yüklenmektedir" diye konuştu.
Doğalgaz fiyatlarında bugüne kadar AK Parti hükümetinin yaptığı kadar bir artışın gerçekleşmediğini iddia eden Hamzaçebi,"zam yüzde 9,8'dir. Ancak sadece 1 Ekim'de yürürlüğe giren bu zammı esas alarak doğalgaz fiyatlarını değerlendirmek son derece yanlış olur. Daha evvel 2012 Nisan ayında yine doğalgaza zam yapılmıştı. Bu zammın oranı yüzde 19'lar düzeyindedir. İki zammı topladığımızda sadece 2012 yılında doğalgaz fiyatında meydana gelen artış yüzde 30, 4 olmaktadır. Ancak bu kıyaslama, bu değerlendirme dahi eksiktir. Sadece böyle bakarsak eksik olur. Son bir yılı esas almak gerekir. Geçen yıl 2011 yılının Eylül ayında hükümet doğalgaza yine zam yapmıştı. Bu üç zammı topladığımızda aşağı yukarı son bir yılda doğalgaz fiyatlarında meydana gelen artış yüzde 46, 4'tür. Doğalgaz fiyatında yüzde 46,4'lük bir artış gerçekleşmiştir. Son bir yılda memur maaşlarındaki artış yüzde 8,2'dir. Asgari ücretteki artış da yüzde 12'ler düzeyindedir. Tablo bu. Gerçek bu" şeklinde konuştu.
Türk Ticaret Kanunu'na göre yapılması gereken bağımsız denetimin kapsamını belirlemeye yönelik hükümet çalışmasına da değinen CHP'li Hamzaçebi şunları kaydetti:
"Yeni Türk Ticaret Kanunu şirketlerin sadece o şirketlerde hissedar olanların malı değil aynı zamanda bu şirketlerle ilişkide bulunan üçüncü kişilerin de bu şirketlerde haklı olduğunu düşünerek onların haklarını korumak amacıyla bağımsız denetim öngörmüştür. Bağımsız denetim şirketlerin mali tablolarının uluslararası standartlara uygun bir şekilde saydam bir çerçevede vatandaşlara ulaştırılmasını sağlayan bir denetimdir. Türk Ticaret Kanunu denetimin kapsamını belirleme konusunda Bakanlar Kurulu'na yetki vermiştir. Bakanlar Kurulu bu yetkiyi henüz kullanmış değildir ama bu konuda bir çalışma yürütüyor. Bu çalışmaya göre mevcut KOBİ tanımının sınırları genişletilerek denetimin kapsamı daraltılmaktadır. Bağımsız denetimin kapsamını daraltmayın. Bağımsız denetimin kapsamı ne kadar geniş olursa şirketlerin mali tabloları o kadar saydam, o kadar güvenilir olur. Şirketlerdeki yolsuzluklar da o kadar azalır."
Yarın Genel Kurul gündemine gelecek olan tezkere ile ilgili sorulan bir soruya Hamzaçebi, "Irak hükümetinin bu tutumu hiç şaşırtıcı değil, sürpriz değil. Türkiye komşularla sıfır sorun diye başladığı dış politikasında bütün komşularıyla kavgalı ve problemli hale gelmiştir. Esasen Türkiye'nin Irak'taki bu varlığı bu varlıktan beklenen amaç bu hükümet tarafından bugüne kadar gerçekleştirilmiş değildir" şeklinde cevap verdi.
Tezkere bugüne kadar parlamentodan hep çıktığını hatırlatan Hamzaçebi, "yine tezkere gelecek, yine bu yetkiyi hükümet alacaktır. CHP olarak burada da olumlu oy kullanacağımızı ifade etmek isterim ama Kandil orada dururken Kuzey Irak'tan Türkiye'ye yönelik saldırılar devam ederken tezkere bir formalite olarak TBMM'den geçiyor. Şimdi Irak hükümeti bir misilleme yapıyor. Bu misilleme Barzani'nin desteği olmaksızın yapılacak olan bir misilleme değildir. AKP'nin kongresinde Barzani Türkiye seninle gurur duyuyor sloganlarıyla alkışlanırken Kandil orada duruyor ve Irak hükümeti de Türkiye'ye pkk'ya karşı yürüteceği mücadelede engel çıkarıyor, misilleme yapıyor, şaşırtıcı değil ama önerim şudur. Tabii ki Türkiye Irak hükümetinin bu tehdidine pabuç bırakmamalıdır. Türkiye oradaki varlığını devam ettirmelidir. Hiçbir şekilde Irak hükümetinin bu tutumuna izin verilmemelidir" şeklinde konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Hamzaçebi, terörle mücadele kapsamında "terör karşısında toplumsal mutabakatı en yüksek düzeyde sağlamak son derece önemlidir. Bizim teröre karşı yol haritamızın ana hareket noktası budur. Elbette siyasi partilerin bir araya gelmesi önemlidir ama siyasi partiler eğer Anayasa Uzlaşma Komisyonu benzeri bir komisyona katılmıyor ise veya bazı siyasi partiler katılmayacağını ifade ediyor ise bu her şeyin sonu değildir. Elbette çözüm yolları yine vardır. TBMM İç Tüzüğüne göre bir araştırma komisyonu kurabiliriz" dedi. (14:05)
Banu Doğan
