2021-12-02 - 23:59
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, elektrik enerjisi satışı üzerinden alınan TRT payının kaldırılmasına ilişkin düzenlemeyi de içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 26 maddesi daha kabul edildi. Ayrıca Hazine ve Maliye Bakalığı görevine atanan Nureddin Nebati, TBMM Genel Kurulunda yemin etti.
TBMM Genel Kurul'da gündem dışı söz alan AK Parti Burdur Milletvekili Bayram Özçelik, diş ve diş eti hastalıklarının iyileştirilebilecek hastalık sınıfında olduğunu söyledi.
Ağız ve diş sağlığının önemli olduğunu ifade eden Özçelik, "Türkiye sağlık araştırmaları sonucuna göre çocuklarda en fazla, ağız ve diş sağlığı hastalıkları görülmektedir. Aile diş hekimliği uygulamasına hızla geçilmelidir. 0-18 yaş grubu çocuklar önceliklendirilmelidir." dedi.
AK Parti Kocaeli Milletvekili Mehmet Akif Yılmaz da eğitimin AK Parti hükümetlerinin öncelikli gündemi olduğunu dile getirdi.
Eğitim meselesinin siyasi hesaplaşmanın malzemesi haline getirilmesini hiçbir zaman doğru bulmadıklarını ifade eden Yılmaz, "Milli iradeden aldığımız güçle eğitimin en temel altyapı sorunlarına yönelik çalışmalar yaptık. Eğitimde niteliği artıracak en önemli unsur öğretmenlerimizdir. AK Parti hükümetleri döneminde 672 bin öğretmen atanmıştır. Cumhurbaşkanımızın verdiği müjde ile öğretmenlerimiz için çok önemli bir adım daha atıyoruz. Kapsamlı ve bütüncü bir kanun Meclisimize geliyor." diye konuştu.
İYİ Parti Ankara Milletvekili Şenol Sunat ise engelli bireylerin sorunlarına değindi.
Yarın 3 Aralık Dünya Engelliler Günü olduğunu anımsatan Sunat, engelli bireylerin bir gün anılmak değil, eşit yaşam hakkı istediğini vurguladı.
Engellilerin, yaşamsal hizmetlerden eksiksiz yararlanmalarının, onların en temel hakkı olduğuna işaret eden Sunat, şunları kaydetti:
"Bakanlık verilerine göre, 2,6 milyon engellinin olduğu belirtiliyor. Ama reel olarak bakıldığında 8,5 milyon engellimiz var. Bir engelli veri tabanı oluşturulmalıdır. İçinde bulunduğumuz bu sıkıntılı günlerde çalışamayan engelli vatandaşlarımıza verilen aylık destek çok düşük. Eğitim ve rehabilitasyon konularında da engellilerimiz büyük sorun yaşamaktadır. Günümüz şartlarında devlet tarafından verilen kamu katkısının yeterli olmadığı açıktır. Desteğin artırılmaması halinde bu kurumların da kapanma riski vardır. Engellilere karşı farkındalığın arttığı günler yaşamayı diliyorum."
Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, TBMM Genel Kurulunda yemin etti.
TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından görevden af talebi kabul edilen Lütfi Elvan'dan boşalan Hazine ve Maliye Bakanlığına Nureddin Nebati'nin atanmasına ilişkin tezkereyi okuttu.
Bilgiç, daha sonra ant içmesi için Nebati'yi kürsüye davet etti.
Nureddin Nebati, kürsüye çıkarak yemin etti.
Meclis Genel Kurulu'nda, grup başkanvekilleri, yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, engellilerin taleplerini görmek, tartışmak ve engelsiz bir yaşam için mücadele etmek gerektiğini söyledi.
Engellilerin, Türkiye nüfusunun yüzde 12.9'unu oluşturduğunu ve hala etkili bir politikanın geliştirilemediğini ileri süren Beştaş, şunları kaydetti:
"Engelliler, engelleriyle birlikte yaşamaya çalışıyorlar. Bu konuda engellilerin taleplerini karşılamak için herkesin görüş birliğinde olması gerekiyor. Nüfus oranına göre engellilere bütçeden ayrılan pay, yüzde 1,6'dır. HDP olarak bütçedeki bu oranın yüzde 10'a çıkarılması için önerge verdik ama maalesef kabul edilmedi. Engellilerin hakkı olan atamaların yapılmasına yönelik çağrıya kulak verilmesini istiyoruz. 10 bin atamanın artık açıklanmasını talep ediyoruz. Engelliler sadaka değil haklarını istiyorlar, sefalet değil atama bekliyorlar. Engelleri hep birlikte aşabilir ve hayata kolaylaştırabiliriz."
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da 1992 yılında BM'nin kararıyla 3 Aralık'ın, Dünya Engelliler Günü olarak kabul edildiğini anımsattı.
Altay, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ülkemiz nüfusunun TÜİK verilerine göre yüzde 12,9'u engelli ama bütçeden ancak yüzde 1,6'lık bir pay engellilere ayrılıyor. Bu tablo doğru değil. Devletin engelli kontenjanında boş kadro var ama engelliler açlığa, çaresizliğe terk ediliyor. Bu da sosyal devlet olma niteliğimizi ortadan kaldırıyor. Erişim, erişilebilirlik bir hak olarak görülmedikçe engelli kardeşlerimizin sorunları sadece lafta kalıyor. Bugün bir kutlama değil, farkındalık, içselleştirme, empati günüdür. Keşke bugün bütün milletvekillerimiz bir şekilde bir günlüğüne de olsa bir engellinin yaşayabildiği gibi yaşayabilse. Mesela milletvekillerimizin yarısının gözlerini 24 saat kapatsak, yarısını da tekerlekli sandalyeye koysak... Tabii başka engeller de var. Ya da yarısının iki elini bağlasak. Acaba engellilerin durumu ile ilgili farkındalık noktasında, yüksek hassasiyet noktasında Meclisimiz biraz daha gayretli olur mu merak ediyorum."
Engellileri için ortaya bir şeyin koyulabilmesi gerektiğini vurgulayan Altay, "Tıpkı dün akşam 17 dakikada doktorlarımıza bir iyileştirme yaptığımız gibi." ifadesini kullandı.
AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can ise dün siyasi parti gruplarının bir araya gelmesiyle salgın sürecinde emeği geçen doktorlarla ilgili güzel bir iyileştirme yaptıklarını hatırlattı.
Uzman doktorlara 5 bin, pratisyen hekimlere de 2 bin 500 lira iyileştirme yapıldığını aktaran Can, ayrıca bu meslek grubunun emekliliklerini de düzelttiklerini anlattı.
Can, "Özellikle engellilerde pozitif ayrımcılığı benimsemiş bir partiyiz. Kamuda 62 bin 337 engelli ataması yapmış bir hükümetiz. Engellileri destekleyen bir partiyiz. Özellikle engellilerin önündeki engelleri kaldırmak manasında geçen hafta da güzel bir düzenleme yaptık. Hakim adayı engellilerin yaşadığı sıkıntıyı ortadan kaldıran teklifi yasalaştırdık." sözlerini sarf etti.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu da 3 Aralık'ın, farkındalık kapsamında engelli vatandaşların karşı karşıya oldukları sorunların dile getirildiği gün olduğunu dile getirdi.
Bugünün kutlanacak ya da tebrik edilecek bir gün olmadığını vurgulayan Dervişoğlu, "9 milyon engelli vatandaş ile ailelerinin yaşadığı sorunları dile getirip çözüm arama günüdür. Ülkemiz maalesef engelliler açısından erişilebilir ve yaşanabilir değildir. Bir ülkenin kalkınma ve muasır medeniyet seviyesi, o ülkenin dezavantajlı vatandaşlarına sağladığı kolaylık ve imkanlarla ölçülebilir." değerlendirmesinde bulundu.
MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül ise Engelliler Günü vesilesiyle engelli vatandaşlar konusunda toplumsal bilincin ve farkındalığın artmasını temenni etti.
Bülbül, "Her insanın bir engelli adayı olduğu gerçeğiyle, engelli vatandaşlarımızın haklarının savunucusu olduğumuzu ifade ediyorum. Herkesi bu duyarlılığa davet ediyoruz. Engelli kardeşlerimize ve kıymetli ailelerine mutlu, huzurlu bir ömür diliyoruz." diye konuştu.
Genel Kurul'da, gündem dışı konuşmaların ardından siyasi parti gruplarının önerileri ayrı ayrı ele alındı.
İYİ Parti Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, partisinin döviz kurlarındaki artışın vatandaşın alım gücüne etkisi konusundaki grup önerisi hakkında yaptığı konuşmada, 150 yıllık parlamenter sistem geleneğinin "tek adam hırsına, parti devleti kurma isteğine" kurban edildiğini öne sürdü.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile krizlerin ardı arkasının kesilmediğini iddia eden Ataş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, hiçbir ekonomi çevresinde kabul görmeyen teorileri de eklenince döviz kurlarının sürekli arttığını, her şeye zam geldiğini, ucuz ekmek için kuyruklar oluştuğunu, halkın her geçen gün daha da fakirleştiğini ileri sürdü. Ataş, "Merkez Bankası dolara değil, Cumhurbaşkanına müdahale etmelidir çünkü Cumhurbaşkanı sebep, ekonomik kriz sonuçtur." diye konuştu.
HDP İzmir Milletvekili Murat Çepni, içinde bulunulan durumun son derece acı olduğunu savunarak, "Son iki yılda 4 Merkez Bankası Başkanı, 3 Hazine ve Maliye Bakanı, 2 Varlık Fonu Genel Müdürü, 2 Borsa İstanbul Genel Müdürü, 3 Merkez Bankası Başyardımcısı, 2 TÜİK Başkanı değişti. Şimdi de Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan gitti, Nureddin Nebati geldi." dedi.
Ekonominin, birinin gidip birinin gelmesiyle kurtulma şansı olmadığını iddia eden Çepni, "Bu ekonomide hırsızlık ekonomisi, yolsuzluk ekonomisi, saray ekonomisi sebeptir, sonuç ise açlık, yoksulluk, kriz ve çürümedir." diye konuştu.
CHP Muğla Milletvekili Süleyman Girgin de vatandaşın "kura ve kuşa" yem edildiğini, 43 günde bütçenin 58 milyar dolar eridiğini söyledi.
Sabit gelirlinin, çiftçinin, esnafın ve emekçi halkın alım gücünün düştüğünü savunan Girgin, esnafın her gün gelen zamlardan dolayı müşterisine utana sıkıla neden zam yaptığını izah ettiğini, zam yağmurunun ardından simitçilerin durumu olmayanlar için yarım simit satışına başladığını iddia etti.
Türkiye'nin "yepyeni bir şey" denemesinin sonucunun, insanların bir simide bile parasının yetmemesi olduğunu öne süren Girgin, vatandaşın karnını doyurabilmek için bir savaş verdiğini savundu.
Türk Lirası'na güven kalmadığını, bunun hükümete olan güvensizliğin yansıması olduğunu iddia eden Girgin, aslında Türk Lirası'nın değil emeğin, hayatların, geleceğin ucuzladığını söyledi.
AK Parti Malatya Milletvekili Hakan Kahtalı ise doların arttığını ancak 2 yıldır pandemi sürecinde bulunulduğunu, ekonomide pandeminin getirdiği bir sarmal oluştuğunu kaydetti.
Türkiye'de bu süreçte üretime destek verildiğini ve Türkiye'nin pandemiden en az etkilenen ülkeler arasında olduğunu belirten Kahtalı, "Biz üretmeye devam edeceğiz, istihdama devam edeceğiz, ülkemizi kalkındırmaya devam edeceğiz." dedi.
Kahtalı, faiz baronlarının sözcüsü olunmamasını isteyerek, "Faizle, tefeciyle bu ülke kalkınamaz. Faiz ne kadar yüksek olursa üretim o kadar düşer, buradaki arkadaşlarımız bunu bilir." değerlendirmesinde bulundu.
İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.
Genel Kurul'da CHP'nin, engellilerin kamu istihdamının önündeki engeller ve çalışma yaşamında yaşadığı sorunlar, HDP'nin, engellilerin temel hak ve hürriyetlerinin çağdaş ve demokratik bir topluma uyumlu hale getirilmesi konusundaki grup önerileri de görüşüldü.
CHP ve HDP'nin grup önerileri kabul edilmedi.
Genel Kurul'da daha sonra elektrik enerjisi satışı üzerinden alınan TRT payının kaldırılmasına ilişkin düzenlemeyi de içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.
Görüşmelerde, kabul edilen değişiklik önergesiyle, "Türkiye Denizcilik İşletmeleri ve Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları İşletmesi Genel Müdürlüğüne ait bazı limanların işletme hakkı verilmesi veya devri yöntemiyle gerçekleştirilen özelleştirilmesi uygulamaları neticesinde imzalanan 49 yıldan az süreli sözleşme süreleri, başvuru gerçekleştirilmesi ve sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerin yerine getirilmesi ile davalardan vazgeçilmesi halinde 49 yıla kadar uzatılır" hükmünü içeren düzenleme teklif metninden çıkarıldı.
Teklifin ikinci bölümünün görüşmeleri sırasında İYİ Parti Grubu adına söz alan Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, içi sırlarla dolu bir kanun teklifini daha görüştüklerini savundu.
Teklifin adının dahi konulamadığını, reklam malzemesi olarak elektrikte TRT payının kaldırılmasının seçildiğini belirten Öztürk, "Tabii ki buna olumlu oy vereceğiz ama yetmez. Vatandaşın üzerindeki asıl yük olan Katma Değer Vergisi, hadi onu da kaldıralım. Vatandaş kullanmadığı elektriğin parasını kayıp kaçak bedeli diye yılladır ödüyor, hadi bunu da kaldırın. Bu kanun teklifi 22 ayrı kanunda düzenleme öngörüyor. Kaçı Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonunu ilgilendiriyor? Tabii, komisyonun adı dolu dolu olunca ilgili ilgisiz, yetkili yetkisiz bir sürü kanunda yapılacak düzenleme de çorba içinde kaynatılmaya çalışılıyor." diye konuştu.
MHP Eskişehir Milletvekili Metin Nurullah Sazak da Türkiye'nin tarihi bir sınavdan geçtiğini, tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgınından sonra dünya genelinde arz-talep dengesinin olumsuz anlamda etkilendiğini, tedarik zincirinin bozulduğunu, global çapta fiyat artışlarının meydana geldiğini ve küresel enflasyonun tetiklendiğini söyledi.
Gelişmiş ülkelerin dahi bu olumsuzluklarla mücadelede zorlandığının, Türkiye'nin ardı ardına gelen ekonomik saldırılar nedeniyle çıkmaza doğru sürüklenmek istendiğinin altını çizen Sazak, şunları kaydetti:
"Geçmişte de gördüğümüz suni döviz artışları, yüksek faiz, yüksek kur sarmalı, art niyetli insanların fırsatçılıkları ve yaşanan fiyat artışları ekonomimizi geçici olarak olumsuz etkilemiş, vatandaşlarımızı bunaltmıştır. Ülkemizi IMF'ye mahkum etmek isteyen reçetesiz muhalefet ise bu durumdan istifade ederek erken seçim çığırtkanlığı yapmaktadır."
Sazak, son dönemlerde Akdeniz ve Karadeniz'de gerçekleştirilen sondaj çalışmaları sonucunda Türkiye'nin enerji geleceği için olumlu gelişmelerin yaşandığını ancak ülkenin enerji kaynaklarının halen kısıtlı ve dışa bağımlı olduğunu ifade etti.
Bu çerçevede, Türkiye'nin en büyük enerji kaynağının enerji verimliliği olduğunun altını çizen Sazak, "Üzerinde konuştuğumuz kanun teklifiyle birlikte elektrik faturalarındaki indirimin yanı sıra enerji verimliliğinin teşvik edilmesi, enerji arz güvenliğinin sağlanması ve enerji alanında dışa bağımlılığın azaltılması düşünülmüştür." diye konuştu.
HDP Şanlıurfa Milletvekili Ömer Öcalan da cezaevlerinde hak ihlalleri yaşandığını, İmralı Cezaevinde terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ve diğer mahkumların tecridinin devam ettiğini ileri sürdü.
AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can ise Ömer Öcalan'ın konuşmalarını kabul etmediklerini, Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunu söyledi.
Hukuk devletinde kanunlar önünde herkesin eşit olduğunun altını çizen Can, "Temel hak ve hürriyetler Anayasada teminat altına alınmıştır. Kanunların uygulanmasında bir problem varsa yargı denetimine tabidir. Anayasada, meri ve pozitif hukukta Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları eşittir, eşit muameleye tabidir. En ziyadeye mazhar olmak eşitlik değildir; varsa bir probleminiz yargıya müracaat edersiniz. Temel hak ve hürriyetler Anayasaca teminat altına alınmıştır. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının hepsi kanun önünde eşittir." diye konuştu.
Görüşmelerde teklifin 26 maddesi daha kabul edildi. Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, birleşime ara verdi. Aranın ardından Bilgiç, teklifin görüşmelerine yarın devam edilmesi noktasında Danışma Kurulu önerisi bulunduğunu belirterek öneriyi oyladı.
Bilgiç, kabul edilen öneri doğrultusunda, birleşimi yarın saat 11.00'de toplanmak üzere kapattı.
Ağız ve diş sağlığının önemli olduğunu ifade eden Özçelik, "Türkiye sağlık araştırmaları sonucuna göre çocuklarda en fazla, ağız ve diş sağlığı hastalıkları görülmektedir. Aile diş hekimliği uygulamasına hızla geçilmelidir. 0-18 yaş grubu çocuklar önceliklendirilmelidir." dedi.
AK Parti Kocaeli Milletvekili Mehmet Akif Yılmaz da eğitimin AK Parti hükümetlerinin öncelikli gündemi olduğunu dile getirdi.
Eğitim meselesinin siyasi hesaplaşmanın malzemesi haline getirilmesini hiçbir zaman doğru bulmadıklarını ifade eden Yılmaz, "Milli iradeden aldığımız güçle eğitimin en temel altyapı sorunlarına yönelik çalışmalar yaptık. Eğitimde niteliği artıracak en önemli unsur öğretmenlerimizdir. AK Parti hükümetleri döneminde 672 bin öğretmen atanmıştır. Cumhurbaşkanımızın verdiği müjde ile öğretmenlerimiz için çok önemli bir adım daha atıyoruz. Kapsamlı ve bütüncü bir kanun Meclisimize geliyor." diye konuştu.
İYİ Parti Ankara Milletvekili Şenol Sunat ise engelli bireylerin sorunlarına değindi.
Yarın 3 Aralık Dünya Engelliler Günü olduğunu anımsatan Sunat, engelli bireylerin bir gün anılmak değil, eşit yaşam hakkı istediğini vurguladı.
Engellilerin, yaşamsal hizmetlerden eksiksiz yararlanmalarının, onların en temel hakkı olduğuna işaret eden Sunat, şunları kaydetti:
"Bakanlık verilerine göre, 2,6 milyon engellinin olduğu belirtiliyor. Ama reel olarak bakıldığında 8,5 milyon engellimiz var. Bir engelli veri tabanı oluşturulmalıdır. İçinde bulunduğumuz bu sıkıntılı günlerde çalışamayan engelli vatandaşlarımıza verilen aylık destek çok düşük. Eğitim ve rehabilitasyon konularında da engellilerimiz büyük sorun yaşamaktadır. Günümüz şartlarında devlet tarafından verilen kamu katkısının yeterli olmadığı açıktır. Desteğin artırılmaması halinde bu kurumların da kapanma riski vardır. Engellilere karşı farkındalığın arttığı günler yaşamayı diliyorum."
Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, TBMM Genel Kurulunda yemin etti.
TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından görevden af talebi kabul edilen Lütfi Elvan'dan boşalan Hazine ve Maliye Bakanlığına Nureddin Nebati'nin atanmasına ilişkin tezkereyi okuttu.
Bilgiç, daha sonra ant içmesi için Nebati'yi kürsüye davet etti.
Nureddin Nebati, kürsüye çıkarak yemin etti.
Meclis Genel Kurulu'nda, grup başkanvekilleri, yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, engellilerin taleplerini görmek, tartışmak ve engelsiz bir yaşam için mücadele etmek gerektiğini söyledi.
Engellilerin, Türkiye nüfusunun yüzde 12.9'unu oluşturduğunu ve hala etkili bir politikanın geliştirilemediğini ileri süren Beştaş, şunları kaydetti:
"Engelliler, engelleriyle birlikte yaşamaya çalışıyorlar. Bu konuda engellilerin taleplerini karşılamak için herkesin görüş birliğinde olması gerekiyor. Nüfus oranına göre engellilere bütçeden ayrılan pay, yüzde 1,6'dır. HDP olarak bütçedeki bu oranın yüzde 10'a çıkarılması için önerge verdik ama maalesef kabul edilmedi. Engellilerin hakkı olan atamaların yapılmasına yönelik çağrıya kulak verilmesini istiyoruz. 10 bin atamanın artık açıklanmasını talep ediyoruz. Engelliler sadaka değil haklarını istiyorlar, sefalet değil atama bekliyorlar. Engelleri hep birlikte aşabilir ve hayata kolaylaştırabiliriz."
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da 1992 yılında BM'nin kararıyla 3 Aralık'ın, Dünya Engelliler Günü olarak kabul edildiğini anımsattı.
Altay, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ülkemiz nüfusunun TÜİK verilerine göre yüzde 12,9'u engelli ama bütçeden ancak yüzde 1,6'lık bir pay engellilere ayrılıyor. Bu tablo doğru değil. Devletin engelli kontenjanında boş kadro var ama engelliler açlığa, çaresizliğe terk ediliyor. Bu da sosyal devlet olma niteliğimizi ortadan kaldırıyor. Erişim, erişilebilirlik bir hak olarak görülmedikçe engelli kardeşlerimizin sorunları sadece lafta kalıyor. Bugün bir kutlama değil, farkındalık, içselleştirme, empati günüdür. Keşke bugün bütün milletvekillerimiz bir şekilde bir günlüğüne de olsa bir engellinin yaşayabildiği gibi yaşayabilse. Mesela milletvekillerimizin yarısının gözlerini 24 saat kapatsak, yarısını da tekerlekli sandalyeye koysak... Tabii başka engeller de var. Ya da yarısının iki elini bağlasak. Acaba engellilerin durumu ile ilgili farkındalık noktasında, yüksek hassasiyet noktasında Meclisimiz biraz daha gayretli olur mu merak ediyorum."
Engellileri için ortaya bir şeyin koyulabilmesi gerektiğini vurgulayan Altay, "Tıpkı dün akşam 17 dakikada doktorlarımıza bir iyileştirme yaptığımız gibi." ifadesini kullandı.
AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can ise dün siyasi parti gruplarının bir araya gelmesiyle salgın sürecinde emeği geçen doktorlarla ilgili güzel bir iyileştirme yaptıklarını hatırlattı.
Uzman doktorlara 5 bin, pratisyen hekimlere de 2 bin 500 lira iyileştirme yapıldığını aktaran Can, ayrıca bu meslek grubunun emekliliklerini de düzelttiklerini anlattı.
Can, "Özellikle engellilerde pozitif ayrımcılığı benimsemiş bir partiyiz. Kamuda 62 bin 337 engelli ataması yapmış bir hükümetiz. Engellileri destekleyen bir partiyiz. Özellikle engellilerin önündeki engelleri kaldırmak manasında geçen hafta da güzel bir düzenleme yaptık. Hakim adayı engellilerin yaşadığı sıkıntıyı ortadan kaldıran teklifi yasalaştırdık." sözlerini sarf etti.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu da 3 Aralık'ın, farkındalık kapsamında engelli vatandaşların karşı karşıya oldukları sorunların dile getirildiği gün olduğunu dile getirdi.
Bugünün kutlanacak ya da tebrik edilecek bir gün olmadığını vurgulayan Dervişoğlu, "9 milyon engelli vatandaş ile ailelerinin yaşadığı sorunları dile getirip çözüm arama günüdür. Ülkemiz maalesef engelliler açısından erişilebilir ve yaşanabilir değildir. Bir ülkenin kalkınma ve muasır medeniyet seviyesi, o ülkenin dezavantajlı vatandaşlarına sağladığı kolaylık ve imkanlarla ölçülebilir." değerlendirmesinde bulundu.
MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül ise Engelliler Günü vesilesiyle engelli vatandaşlar konusunda toplumsal bilincin ve farkındalığın artmasını temenni etti.
Bülbül, "Her insanın bir engelli adayı olduğu gerçeğiyle, engelli vatandaşlarımızın haklarının savunucusu olduğumuzu ifade ediyorum. Herkesi bu duyarlılığa davet ediyoruz. Engelli kardeşlerimize ve kıymetli ailelerine mutlu, huzurlu bir ömür diliyoruz." diye konuştu.
Genel Kurul'da, gündem dışı konuşmaların ardından siyasi parti gruplarının önerileri ayrı ayrı ele alındı.
İYİ Parti Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, partisinin döviz kurlarındaki artışın vatandaşın alım gücüne etkisi konusundaki grup önerisi hakkında yaptığı konuşmada, 150 yıllık parlamenter sistem geleneğinin "tek adam hırsına, parti devleti kurma isteğine" kurban edildiğini öne sürdü.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile krizlerin ardı arkasının kesilmediğini iddia eden Ataş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, hiçbir ekonomi çevresinde kabul görmeyen teorileri de eklenince döviz kurlarının sürekli arttığını, her şeye zam geldiğini, ucuz ekmek için kuyruklar oluştuğunu, halkın her geçen gün daha da fakirleştiğini ileri sürdü. Ataş, "Merkez Bankası dolara değil, Cumhurbaşkanına müdahale etmelidir çünkü Cumhurbaşkanı sebep, ekonomik kriz sonuçtur." diye konuştu.
HDP İzmir Milletvekili Murat Çepni, içinde bulunulan durumun son derece acı olduğunu savunarak, "Son iki yılda 4 Merkez Bankası Başkanı, 3 Hazine ve Maliye Bakanı, 2 Varlık Fonu Genel Müdürü, 2 Borsa İstanbul Genel Müdürü, 3 Merkez Bankası Başyardımcısı, 2 TÜİK Başkanı değişti. Şimdi de Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan gitti, Nureddin Nebati geldi." dedi.
Ekonominin, birinin gidip birinin gelmesiyle kurtulma şansı olmadığını iddia eden Çepni, "Bu ekonomide hırsızlık ekonomisi, yolsuzluk ekonomisi, saray ekonomisi sebeptir, sonuç ise açlık, yoksulluk, kriz ve çürümedir." diye konuştu.
CHP Muğla Milletvekili Süleyman Girgin de vatandaşın "kura ve kuşa" yem edildiğini, 43 günde bütçenin 58 milyar dolar eridiğini söyledi.
Sabit gelirlinin, çiftçinin, esnafın ve emekçi halkın alım gücünün düştüğünü savunan Girgin, esnafın her gün gelen zamlardan dolayı müşterisine utana sıkıla neden zam yaptığını izah ettiğini, zam yağmurunun ardından simitçilerin durumu olmayanlar için yarım simit satışına başladığını iddia etti.
Türkiye'nin "yepyeni bir şey" denemesinin sonucunun, insanların bir simide bile parasının yetmemesi olduğunu öne süren Girgin, vatandaşın karnını doyurabilmek için bir savaş verdiğini savundu.
Türk Lirası'na güven kalmadığını, bunun hükümete olan güvensizliğin yansıması olduğunu iddia eden Girgin, aslında Türk Lirası'nın değil emeğin, hayatların, geleceğin ucuzladığını söyledi.
AK Parti Malatya Milletvekili Hakan Kahtalı ise doların arttığını ancak 2 yıldır pandemi sürecinde bulunulduğunu, ekonomide pandeminin getirdiği bir sarmal oluştuğunu kaydetti.
Türkiye'de bu süreçte üretime destek verildiğini ve Türkiye'nin pandemiden en az etkilenen ülkeler arasında olduğunu belirten Kahtalı, "Biz üretmeye devam edeceğiz, istihdama devam edeceğiz, ülkemizi kalkındırmaya devam edeceğiz." dedi.
Kahtalı, faiz baronlarının sözcüsü olunmamasını isteyerek, "Faizle, tefeciyle bu ülke kalkınamaz. Faiz ne kadar yüksek olursa üretim o kadar düşer, buradaki arkadaşlarımız bunu bilir." değerlendirmesinde bulundu.
İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.
Genel Kurul'da CHP'nin, engellilerin kamu istihdamının önündeki engeller ve çalışma yaşamında yaşadığı sorunlar, HDP'nin, engellilerin temel hak ve hürriyetlerinin çağdaş ve demokratik bir topluma uyumlu hale getirilmesi konusundaki grup önerileri de görüşüldü.
CHP ve HDP'nin grup önerileri kabul edilmedi.
Genel Kurul'da daha sonra elektrik enerjisi satışı üzerinden alınan TRT payının kaldırılmasına ilişkin düzenlemeyi de içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.
Görüşmelerde, kabul edilen değişiklik önergesiyle, "Türkiye Denizcilik İşletmeleri ve Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları İşletmesi Genel Müdürlüğüne ait bazı limanların işletme hakkı verilmesi veya devri yöntemiyle gerçekleştirilen özelleştirilmesi uygulamaları neticesinde imzalanan 49 yıldan az süreli sözleşme süreleri, başvuru gerçekleştirilmesi ve sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerin yerine getirilmesi ile davalardan vazgeçilmesi halinde 49 yıla kadar uzatılır" hükmünü içeren düzenleme teklif metninden çıkarıldı.
Teklifin ikinci bölümünün görüşmeleri sırasında İYİ Parti Grubu adına söz alan Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, içi sırlarla dolu bir kanun teklifini daha görüştüklerini savundu.
Teklifin adının dahi konulamadığını, reklam malzemesi olarak elektrikte TRT payının kaldırılmasının seçildiğini belirten Öztürk, "Tabii ki buna olumlu oy vereceğiz ama yetmez. Vatandaşın üzerindeki asıl yük olan Katma Değer Vergisi, hadi onu da kaldıralım. Vatandaş kullanmadığı elektriğin parasını kayıp kaçak bedeli diye yılladır ödüyor, hadi bunu da kaldırın. Bu kanun teklifi 22 ayrı kanunda düzenleme öngörüyor. Kaçı Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonunu ilgilendiriyor? Tabii, komisyonun adı dolu dolu olunca ilgili ilgisiz, yetkili yetkisiz bir sürü kanunda yapılacak düzenleme de çorba içinde kaynatılmaya çalışılıyor." diye konuştu.
MHP Eskişehir Milletvekili Metin Nurullah Sazak da Türkiye'nin tarihi bir sınavdan geçtiğini, tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgınından sonra dünya genelinde arz-talep dengesinin olumsuz anlamda etkilendiğini, tedarik zincirinin bozulduğunu, global çapta fiyat artışlarının meydana geldiğini ve küresel enflasyonun tetiklendiğini söyledi.
Gelişmiş ülkelerin dahi bu olumsuzluklarla mücadelede zorlandığının, Türkiye'nin ardı ardına gelen ekonomik saldırılar nedeniyle çıkmaza doğru sürüklenmek istendiğinin altını çizen Sazak, şunları kaydetti:
"Geçmişte de gördüğümüz suni döviz artışları, yüksek faiz, yüksek kur sarmalı, art niyetli insanların fırsatçılıkları ve yaşanan fiyat artışları ekonomimizi geçici olarak olumsuz etkilemiş, vatandaşlarımızı bunaltmıştır. Ülkemizi IMF'ye mahkum etmek isteyen reçetesiz muhalefet ise bu durumdan istifade ederek erken seçim çığırtkanlığı yapmaktadır."
Sazak, son dönemlerde Akdeniz ve Karadeniz'de gerçekleştirilen sondaj çalışmaları sonucunda Türkiye'nin enerji geleceği için olumlu gelişmelerin yaşandığını ancak ülkenin enerji kaynaklarının halen kısıtlı ve dışa bağımlı olduğunu ifade etti.
Bu çerçevede, Türkiye'nin en büyük enerji kaynağının enerji verimliliği olduğunun altını çizen Sazak, "Üzerinde konuştuğumuz kanun teklifiyle birlikte elektrik faturalarındaki indirimin yanı sıra enerji verimliliğinin teşvik edilmesi, enerji arz güvenliğinin sağlanması ve enerji alanında dışa bağımlılığın azaltılması düşünülmüştür." diye konuştu.
HDP Şanlıurfa Milletvekili Ömer Öcalan da cezaevlerinde hak ihlalleri yaşandığını, İmralı Cezaevinde terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ve diğer mahkumların tecridinin devam ettiğini ileri sürdü.
AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can ise Ömer Öcalan'ın konuşmalarını kabul etmediklerini, Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunu söyledi.
Hukuk devletinde kanunlar önünde herkesin eşit olduğunun altını çizen Can, "Temel hak ve hürriyetler Anayasada teminat altına alınmıştır. Kanunların uygulanmasında bir problem varsa yargı denetimine tabidir. Anayasada, meri ve pozitif hukukta Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları eşittir, eşit muameleye tabidir. En ziyadeye mazhar olmak eşitlik değildir; varsa bir probleminiz yargıya müracaat edersiniz. Temel hak ve hürriyetler Anayasaca teminat altına alınmıştır. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının hepsi kanun önünde eşittir." diye konuştu.
Görüşmelerde teklifin 26 maddesi daha kabul edildi. Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, birleşime ara verdi. Aranın ardından Bilgiç, teklifin görüşmelerine yarın devam edilmesi noktasında Danışma Kurulu önerisi bulunduğunu belirterek öneriyi oyladı.
Bilgiç, kabul edilen öneri doğrultusunda, birleşimi yarın saat 11.00'de toplanmak üzere kapattı.
