2016-07-12 - 19:25
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, MHP Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz'ın istifası ile boşalan TBMM İdare Amirliğine MHP Ankara Milletvekili Erkan Haberal seçildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı.

İçişleri Bakanı Efkan Ala, TBMM Genel Kurulu'nda gündem dışı söz alan CHP Uşak Milletvekili Özkan Yalım'ın, Suriye iç savaşı nedeniyle Türkiye'ye gelen mültecilerin yaşadığı sorunlara ilişkin konuşmasında dile getirdiği eleştirilere cevap vermek için Hükümet adına konuşma yaptı.

Suriye'deki ağır dramın ardından dünyanın, bir imtihanla daha baş başa olduğunu belirten Ala, geçmişte Srebrenitsa'da yaşanan durumun aynısının, bugün maalesef Suriye'de gerçekleştiğini dile getirdi.

Ala, "Oradan sıkıntı duymuş kardeşlerimizin Türkiye'ye doğru yönelmiş olmaları, Türkiye'nin gurur duyacağı bir husustur. Nasıl ki daha önce Irak'ta Saddam zulmünden kaçanların varacağı yer Türkiye olmuşsa şimdi de Esed zulmünden kaçanların varacağı yer Türkiye olmuştur." diye konuştu.

İçişleri Bakanı Ala, şöyle devam etti:

"Biz de bize yakışır biçimde kişi başına gelir dikkate alındığında dünyada birinci sırada olan bir yardım anlayışıyla bu kardeşlerimize ve dışarıdaki insanlara, mazlumlara yardım ettik, ediyoruz. Bugüne kadar 2 milyon 750 bin Suriyeli kardeşimiz Türkiye'ye gelmiştir. Bunların hepsi kayıt altındadır. Toplam 3 milyondur ama bu 3 milyonun bir kısmı Irak'tan gelenler, bir kısmı Afganistan'dan, Pakistan'dan, diğer ülkelerden gelenlerdir. 2 milyon 750 bin Suriyeli kardeşimiz vardır. Bugüne kadar yardım ettiğimiz miktar, BM hesaplama standardında 11 milyar dolar civarındadır. Dünyadan aldığımız ise 550 milyon dolar civarındadır. Dünyanın bu konuya bigane kalmasını her platformda dile getirdik. Bunun yanlış olduğunu her yerde gündeme getirdik. Oradaki otorite boşluğunu, kaotik ortamın terör örgütlerine yuva olabileceğini her platformda gündeme getirdik. Sonunda dünyada bunun ne kadar yanlış bir şey olduğu, zamanında inisiyatif alıp bir istikrarın sağlanmasının ne kadar elzem bir husus olduğunu kabullenmek zorunda kaldılar."

Bunun, Türkiye'nin ekonomisine büyük sıkıntı oluşturacağına ilişkin düşüncelerin dile getirildiğini anımsatan Ala, "Son dönemde, son çeyrekte açıklanan 4,8 büyümeyle, dünyada dışarıya yardım konusunda kişi başına gelir dikkate alındığında birinci sırada olan Türkiye, işte böyle davrandığı için dünyada en çok büyüyen 5 ülkeden birisi oldu. Şimdi, bunlar önemli göstergelerdir, hepimizin gurur duyacağı tablolardır." değerlendirmesinde bulundu.

İçişleri Bakanı Ala, "Biz bu konuda hesap kitap içerisinde değiliz. İnsanın söz konusu olduğu, vicdanın söz konusu olduğu, ahlakın söz konusu olduğu yerde matematik bir kenarda durur, ondan sonra insanlık gerçekten devreye girer. Burada yapılacak şey, bu kardeşlerimize, elimizden geldiğince yardım etmektir." dedi.

Suç oranının da Türkiye ortalamasının yarısından az olduğuna dikkati çeken Ala, "Yani, suç unsuru ortalaması oldukça düşüktür." açıklamasında bulundu.

Efkan Ala, "Biz, işsiz gencimize de esnafımıza da, çiftçimize de, üniversite mezunu insanımıza da, kişilere de herkese, en iyi şartlarda bir Türkiye sunmanın gayreti içerisindeyiz. Nasıl ki sefil bir durumdan, 2 bin 500 dolarlardan 10 bin dolarlara getirdiysek 25 bin dolarlara da biz çıkaracağız. Hiç merak etmeyin." ifadesini kullandı.

Geçmişte Bulgaristan'taki rejimden kaçarak Türkiye'ye yerleşen göçmenlerin de ülkenin gelişmesinde rol aldığını belirten Ala, "Türkiye ile birlikte büyüyorlar. En güzel örneği de 4.8'lik büyümedir." dedi.

Bakan Ala, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz Suriyeli kardeşlerimizin en iyi şekilde eğitim almasını sağlayacak ve kendi ülkelerinde düzen kurulduktan sonra da arzu edenlerin elbette topraklarına dönebileceği bir anlayışla, politikayla bu meseleyi yönetiyoruz. Elbette vatandaş olan kardeşlerimizi, kendi vatandaşlarına, yani Suriyeli olup da Türkiye'de şu anda kamplarda ya da şehirlerde, varoşlarda ya da başka yerlerde yaşayan insanlara eğitim, sağlık hizmeti ve sosyal hizmet sunabilecek olanlarını Türkiye'den başka ülkelerin almasını engelleyecek bir politikayla da yapıyoruz bunu. Yani başka ülkeler gerçekten vicdanları kanatacak biçimde alıyorlar, geliyorlar... Sadece burada diğer kardeşlerimize çünkü onlar o dili biliyorlar, onların dilinden anlıyorlar, hal dilinden anlıyorlar, lisanından anlıyorlar.

Elbette onlara yardım edecek, onlara yardım ederken bizim de işimizi kolaylaştıracak insanları bir an önce nasıl yurtdışına götürürümün çabası içerisinde oluyorlar. Bütün bunlar da söylediğimiz şeyler de Türkiye'nin bu konudaki yaklaşımını, argümanları dile getirme bakımındandır. Yoksa hiç bunlar olmasa bile bizim vicdanımız ne söylüyorsa biz onu yaparız, hesabını da millete veririz. Millete zaten hesabı iyi verdiğimiz için o da sandıkta bize güvenini her geçen gün artırarak tazeledi ve Türkiye'de bu politikaların uygulanmasına fırsat verdi."

Efkan Ala, şöyle devam etti:

"Biz fiziki, coğrafi sınırlarımıza sığmayan bir siyaset anlayışıyla siyaset yapıyoruz. Bizim gönül coğrafyamız fiziki coğrafyamızdan çok daha geniştir. Gönlümüzün coğrafyasının sınırları dünyada nerede bir mazlum varsa orasıdır. Onun dışında yer yüzünde bize sınır çizecek kimse yoktur. Biz gideriz, yardım nerede lazımsa oraya gideriz. Biliriz ki veren ele Rabbim daha çok katkıda bulunur. İşte, dünya ekonomik krizlerle uğraşırken, biz, krizlerle uğraşan, tarumar olmuş bir coğrafyanın ortasında dimdik, istikrarlı bir biçimde, ekonomik büyümesini sağlayan, uluslararası yardımları elinden geldiği gibi yapan ve Suriyeli kardeşlerimize de o günün gereği neyse onu yapan, bunda da tereddüt etmeyen bir siyaset anlayışını pratiğe aktarıyoruz."

Milletvekillerine de bu konudaki destekleri için teşekkür eden Ala, "Çünkü, bu grup da bu siyasetin arkasında böyle durmasa, gerçekten, Türkiye'yi başka yerlere çevirmeye çalışanlar emellerine ulaşabilirler ama onlar da asla ulaşamıyorlar." diye konuştu.

İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın konuşması üzerine söz alan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, "2 milyon 700 Suriyeli kayıt içinde diyorsunuz ya külliyen yalan. Ahıska Türkleri 70 yıldır yalvarıyor ama bunların sesini duymayıp şimdi yeni, taze 3 milyon seçmen hayalleriyle birtakım hesaplara giriyorsunuz." dedi.

MHP, Türkiye'deki Suriyeli mültecilerin yaşadığı sorunların araştırılmasına ilişkin önergenin bugün görüşülmesi önerisini TBMM Genel Kurulu'na getirdi.

Konuşmaların ardından öneri kabul edilmedi.

HDP'nin, "KESK'e bağlı ve muhtelif sendikaların yaşadığı baskıların" araştırılması için verdiği önergenin gündeme alınması önerisi kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, partisinin grup önerisi üzerine söz alan Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Ayhan, demokrasilerde örgütlenme özgürlüğünün en önemli kazanımlarından birinin de sendikalaşma olduğunu, sendikaların, toplumsal yaşamın olmazsa olmaz unsurları arasında yer aldığını dile getirdi.

Özellikle son bir yıldır bazı kamu emekçileri sendikaları hakkında soruşturmalar açıldığını ifade eden Ayhan, bu sendikalardakilerin susturulmaya çalışıldıklarını savundu.

İbrahim Ayhan, hukuki olmaktan ziyade politik olduğunu düşündükleri bu soruşturmaların araştırılmasını istediklerini kaydetti.

AK PARTİ Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Kaçar, kamu çalışanlarının bugün toplu sözleşme hakkına sahip olduklarını anımsatarak, bugün eğer Türkiye'de memurların toplu sözleşme hakkından ve iş güvencesinden bahsediliyorsa bunun ardında AK Parti'nin gerçekleştirdiği anayasa değişikliği ve yasal değişiklik olduğunu belirtti.

Sendikalar arasında bir ayrımın söz konusu olamayacağını dile getiren Kaçar, bazı sendikalarla ilgili soruşturmaların ise terör örgütüyle veya siyasi partilerle bağlantılı faaliyetler dolayısıyla yapıldığını aktardı.

CHP İzmir Milletvekili Musa Çam, fiilen kamu emekçileri sendikalarına karşı bir yaptırımın olduğunu ileri sürerek, sendikal faaliyetler konusundaki çalışmaların daha da ileriye götürülmesi gerektiğini söyledi.

Çam, "Burada esas dikkat etmemiz gereken nokta 'Benden olan kamu emekçileri sendikalarına yol, benden olmayanların tamamını da tasfiye etme' operasyonudur. Bu sadece sendikal alanda değil, 14 yıllık AKP Hükümeti döneminde kendisine karşı olan veya biat etmeyen tüm kurum ve kuruluşları biat eder noktaya getirmek, tasfiye etmek veya yok etmek anlayışının Türkiye'de egemen olmasıdır." iddiasında bulundu.

AK PARTİ İstanbul Milletvekili Halis Dalkılıç, AK Parti'nin iktidara gelmesinden bugüne kadar çalışanların ve emekçilerin aldığı sendikal hakları ifade ederek, "Günümüzde sendika üyeliği bakımından bakanlıklarda hem Kamu-Sen hem KESK hem onun dışındaki sendika üyelerinde bir eksilme olmuş mudur? Bunu rakamlarla bir araştırın lütfen. Artma olmuştur." dedi.

HDP'li belediyelerde Memur-Sen üyesi kaç kişinin bulunduğunu soran Dalkılıç, "mahalle baskısının" orada konuşulması gerektiğini söyledi.

HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

Genel Kurulu'nda, AK PARTİ'nin, Meclis'in temmuz ayı boyunca çalışma takvimine ilişkin grup önerisi kabul edildi.

Buna göre, Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Uluslararası İşgücü Kanunu Tasarısı gündemin ön sırasına alındı. Her iki tasarı da "temel kanun" olarak görüşülecek.

Aşağıdaki uluslararası anlaşmaların onaylanmasına ilişkin tasarılar da ön sıraya alındı:

- Türkiye ile KKTC Hukukuna Göre Kurulmuş Olan Üniversitelerin Karşılıklı Tanınmasına Dair Milletlerarası Anlaşmaya Ek Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı

- Türkiye ile Karadağ Arasında Askeri Alanda Eğitim, Teknik ve Bilimsel İş Birliği Çerçeve Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı

- Türkiye ile Karadağ Arasında Bilimsel ve Teknolojik İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı

- Türkiye ile Karadağ Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı

- Türkiye ile Karadağ Arasında Geri Kabul Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı

- Türkiye ile Karadağ Arasında Eğitim Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı

- Türkiye ile Karadağ Arasında Konsolosluk Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı

- Türkiye ile Karadağ Arasında Yolcu ve Eşyanın Karayoluyla Uluslararası Taşınmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı.

Genel Kurul, haftalık çalışma günlerinin dışında, 15-22-29 Temmuz cuma günleri de saat 14.00'de toplanarak gündemdeki tasarı ve teklifleri görüşecek.

Görüşmeler saat 24.00'e kadar bitmezse günlük programların tamamlanmasına kadar çalışılacak.

Önerinin görüşmelerinde söz alan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, AK Parti'nin, İçtüzüğe aykırı şekilde, sayısal üstünlüğünü de kullanarak, yasaları görüşmek üzere Meclis Genel Kurulu'na bir istikamet çizdiğini savundu.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, AK PARTİ'nin, İçtüzüğü keyfi, şahsi ve dayatmacı bir anlayışla ele alarak Genel Kurul'da görüşmeleri gerçekleştirmek istediğini ileri sürdü.

Akçay, "Siz iktidar partisi olarak kendi önerdiğiniz bu çalışma takvimine uyacak mısınız? Genel Kurul'da toplantı ve karar yeter sayısını rahatlıkla hazır bulundurabilecek misiniz?" sorularını yöneltti.

AK PARTİ Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, İçtüzüğün, 1876 yılından bu yana revize edilerek kullanılan bir İçtüzük olduğunu dile getirdi, bu konuda yeni bir düzenlemeye ihtiyaç olduğunu kaydederek, "Bu İçtüzüğün behemehal yapılması gerekir." dedi.

Genel Kurul'da ayrıca, MHP Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz'ın istifası ile boşalan TBMM İdare Amirliğine MHP Ankara Milletvekili Erkan Haberal seçildi.

TBMM Genel Kurulu'nda, Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının görüşmelerine başlandı.

Tasarının tümü üzerinde konuşan MHP Samsun Milletvekili Usta, tasarıya ilişkin eleştirilerini dile getirdi.

Tasarıyla bazı vergilerin alınmasından vazgeçildiğini belirten Usta, "Bir kısım vergilerden vazgeçiyoruz ama bunun etkilerinin nasıl olacağı konusunda bir çalışma yok. Bu yapılmadan tasarılar buraya geliyor." diye konuştu.

Usta, tasarı hazırlanırken ilgili sivil toplum kuruluşlarının görüşlerinin alınmadığını iddia ederek, "Bakan komisyonda, 'Tüm STK'ların olumlu görüşü var' dedi ancak toplantıya katılan TOBB temsilcisi, çek kanununa hapis düzenlemesini uygun görmediklerini belirtti." sözlerini sarf etti.

Türkiye'nin 2007 yılına kadar iyi bir büyüme performansı varken, bu tarihten sonra düştüğünü aktaran Usta, "Büyüme maalesef Türkiye'de ıskalanmaktadır ve emsal ülkelere göre kötüleşmektedir." değerlendirmesinde bulundu.

Erhan Usta, 13 yıllık AK Parti iktidarında yapılan yatırımların milli gelire oranının, önceki dönemlere göre azaldığını savundu. Türkiye'de 13 yılda, AK Parti'den önceki yıllara göre çok daha az yatırım yapıldığını öne süren Usta, "(Türkiye'de, dünyanın dördüncü büyük köprüsü yapıldı) deniliyor ve bununla övünülüyor. Ama Türkiye 43 yıl önce de Boğaziçi köprüsüyle, dünyanın dördüncü büyük köprüsünü yapmıştı." ifadesini kullandı.

"Türkiye'de yatırım azalıyor, çünkü tasarruflar azalıyor." diyen Usta, bu tasarıyla Türkiye'nin kara para cenneti haline getirileceğini ve bu düzenlemeden mutlaka vazgeçilmesi gerektiğini söyledi.

Usta, şöyle konuştu:

"Gelecek paranın sermayeye eklenmesi gibi bir şart aranmıyor. Suç olup olmadığı, suça yönelik bir işlemden elde edilip edilmediğine yönelik araştırma yapılmayacak. Gelen para, uyuşturucu ve silah kaçakçılığından elde edilen bir para da olabilir. Para başka şahıs adına da getirilebiliyor. Bütün bunlar sıkıntılı konular. Bu düzenleme ile 'Siz kara parayı getirin, ananızın ak sütü gibi helal olacak' deniliyor.

Suçtan elde edilmiş kara parayı dahi aklayan bu düzenlemeyi hiçbir şekilde kabul edemeyiz. Bu, Türkiye'nin imajını bozar, bu maddeyi kaldırın. Bu madde içeriye göre yazılmıştır, dışarıdaki parayı getirmek için de değil. Adrese teslim bir maddedir."

CHP İzmir Milletvekili Zekeriya Temizel, bu tasarıyla, Türkiye'yi dünya ekonomik sisteminin dışına atabilecek, bugüne kadar kazandığı kazanımlardan uzaklaştırabilecek bir düzenlemeyle karşı karşıya olunduğunu ileri sürdü.

Daha önce de "varlık barışı" adı altında dört defa düzenleme yapıldığını belirten Temizel, şunları aktardı:

"Bu kanun böyle çıkarsa bunun sorumluluğunu kimse taşıyamaz. Gelecek para, hiçbir kanuna göre soruşturulmayacak. Bu düzenleme ile 'Ben kara para incelemesi yapmayacağım' deniliyor. Bu düzenleme, Türkiye'nin terörün finansmanı ve kara para ile mücadele konusunda imzaladığı anlaşmaların tamamına aykırıdır. Gelecek para için belge aranmayacaktır. Böylece, gelecek paranın aleniyet kazanmasının, devlet kayıtlarına girmesinin önlenmesi amaçlanmaktadır."

HDP Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım ise tasarının görüşülmesine, basılma saatinden sadece birkaç saat sonra başlandığını belirterek, bu durumu eleştirdi.

Üç tali komisyonun bu tasarı ile ilgili ne düşündüğü bilinmeden görüşmelere başlandığını savunan Yıldırım, tasarıda, "zenginin zenginliğine daha fazla servet katabilecek, zenginin üzerindeki vergi yükünü hafifletebilecek" düzenlemeler olduğunu iddia etti.

"Tasarıda, yüksek teknoloji ile üretilmiş olan deniz araç ve gereçlerinin satımını yapan gemi, gemicik gibi deniz taşıtlarının alınması ve satılmasını yapan kişilerin elini güçlendiren, kolaylaştıran düzenlemeler var." diyen Yıldırım, bu düzenlemelerin 80 milyonluk ülkede kaç kişiyi ilgilendirdiğini sordu.

Ahmet Yıldırım, tasarının ekonomik sıkışmışlığı ifade ettiğini ve bunu gidermeye çalıştığını kaydetti.

CHP İzmir Milletvekili Musa Çam da "Tasarının adı yatırım ortamının iyileştirilmesi ama bana göre şu anda Türkiye'de yatırım yapacak ortam yok." dedi.

Musa Çam, şirketlere uyduruk gerekçelerle kayyım atamak için Meclis'ten yasa çıkarıldığını öne sürdü.

Çam, "Rüşvet ve yolsuzluklar soruşturulmamakta, böyle bir ülkeye kim gelir yatırım yapar? 'Türkiye'ye para gelsin de kimden gelirse gelsin' anlayışıyla hazırlanmıştır. Bu düzenleme Türkiye'yi tam bir kara para aklama cennetine çevirecektir. Yurt dışına götürülen, kaçırılan paraların cezasız bir şekilde ülkeye getirilmesine imkan tanımaktadır. Yurt dışına çıkarılan, kaçırılan paralar ile ülke içinde saklanan paraların aklanması tasarısıdır." ifadesini kullandı.

****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****