2012-05-30 - 13:30
BDP MERSİN MİLLETVEKİLİ KÜRKÇÜ'NÜN BASIN TOPLANTISI?
Ertuğrul Kürkçü: "Ben THY çalışanlarının yerinde olsam, kendileri hakkında bu kararı alan AKP Milletvekillerinin biletlerini kesmem, uçağa bindiklerinde çay, kahve, domates suyu ne varsa başlarından aşağı dökerim."
BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, Mersin'de bulunan mahallelerin kamulaştırılması ilgili parlamentoda basın toplantısı düzenledi.

Kürkçü, Mersin'deki Çay, Çilek ve Özgürlük mahallerine ilişkin Bakanlar Kurulu'nun, TOKİ'ye acele kamulaştırma için yetki devri kararının Danıştay tarafından reddedildiğini, Anayasa gereği yasama ve yürütme organlarının bu karar uymak zorunda olduklarını belirtti.

"Çay, Çilek ve Özgürlük Mahallerinde yaşayan halk, apar topar harbe gidercesine tapularının ve arsalarının TOKİ tarafından gasp edilmesini, mülklerine eşdeğer olmayan konutlara sürüklenmek, komşu ve yaşam çevrelerinden koparılmayı kesinlikle istemiyorlar" şeklinde konuşan Kürkçü, bu mahallelerinin hedef alınmasının nedeninin, orada yaşayan Kürtlerin hükümete karşı bir muhalefet sürdürmesi ile ilgili olduğunu öne sürdü.

Dersim'deki Pembelik HES projesinde de acele kamulaştırma kararının, Danıştay tarafından yürütmesinin durdurulduğunu hatırlatan Kürkçü, yargı kararlarının uygulanmadığını savundu. Kürkçü, "Yöre yurttaşları resmi ve özel güvenliğin uzun namlulu silahlarla saldırılarına maruz bırakılıyor. İşletmeci firmanın yetkilisi yöre halkına açıkça 'köylerinizi yakarım' tehdidinde bulunuyor. Bakanlar Kurulu'nun ikide bir savaş hukukuna dayanarak yurttaşların kolektif ya da şahsi mülklerine el koymaya kalkışması, kendisini yurttaşlara karşı ilan edilmemiş bir savaşın tarafı olarak görmesiyle doğrudan ilgilidir" diye konuştu.

Toplantı sonrası soruları cevaplayan Kürkçü 'kürtaj' tartışmasına ilişkin bir soru üzerine şunları söyledi: "Söz konusu bu düşünce, kadınların kazanılmış haklarının, uygarlığın ulaştığı düzey dikkate alınmaksızın, muhafazakar erkekler tarafından yoksun bırakılması dayatmasıdır. Hükümetin yeni bir İslami toplum mühendisliğine soyunduğunu görüyoruz. Bu düşünce, 12 Eylül Türk İslam sentezi anlayışıyla genel saldırının parçasıdır. 30'ların tek parti iktidarını, 2000'lerde hortlatmak Başbakan'ın hayali olabilir ancak halk buna boyun eğmeyecektir. Kadınlar bu dayatmaya boyun eğmeyecektir. Hükümet, Roboski katliamı nedeniyle bulunduğu sıkışıklığı, başka tartışmalarla unutturmak istiyor. Bu nedenle 'F16 uçaklarıyla kürtaj yapmak' gibi bir tartışmanın içindeyiz. Bu düşünce, kölelik ve Ortaçağa dönüşten başka bir anlam ifade etmemektedir. Kadınlarımızın yanındayız."

THY'deki greve ilişkin görüşleri sorulan Kürkçü şunları söyledi: " THY, aşırı saldırgan ve plansız büyüme çabaları sonucunda sistematik zarara uğramıştır. Zarar söz konusu olduğunda saldırılacak olan işçilerdir. Ben THY çalışanlarının yerinde olsam kendileri hakkında bu kararı alan AKP Milletvekillerinin biletlerini kesmem, uçağa bindiklerinde çay, kahve, domates suyu ne varsa başlarından aşağı dökerim." (13:30)