2021-07-13 - 17:25
TBMM GENEL KURULU
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Nimetullah Erdoğmuş başkanlığında toplandı. Turizmi Teşvik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin 3 maddesi Genel Kurulda kabul edildi.
Genel Kurulda, HDP Bitlis Milletvekili Celadet Gaydalı "Bitlis?in sorunları"; AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Gülender Açanal "Şanlıurfa?nın turizmi" ve CHP Ankara Milletvekili Levent Gök ise "Ankara'nın sorunları" ile ilgili gündem dışı konuşma yaptı.

Daha sonra grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, Türkiye'nin, dünyada en fazla sığınmacı alan ülke olduğunu ifade etti.

Suriyeli sığınmacılar yetmezmiş gibi şimdi bir de Afgan göçü ile karşı karşıya olunduğunu belirten Türkkan, "Ülkemiz silahsız bir istila ile karşı karşıya. Türkiye, Orta Doğu'nun göç merkezi haline gelerek güvenliği tehdit edilirken, Avrupa da Türkiye'yi bir duvar gibi görüyor. Türkiye, yanlış politikalar sonucunda dünyanın göç merkezi haline geldi. Türk milleti, bu külfete daha fazla katlanamaz. Bu, sürdürülebilir değildir." dedi.

Türkkan, Yunanistan'ın, Atina'da havalimanında bekletilen Galatasaray Futbol Takımı'na iğrenç ve skandal bir tutum sergilediğini hatırlattı.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay ise Yunanistan'ın, Türkiye düşmanlığını yeşil sahalara da taşıdığını vurgulayarak, tahkir edici ve insanlık dışı muamelelerle Galatasaraylı futbolcuların ve teknik heyetin havalimanında bekletildiğini dile getirdi. Akçay, "Hukuksuz, haksız, hadsiz, küstah davranışı şiddetle kınıyor ve gereken cevabı veren kulüp yönetimi ile kadrosunu ve futbolcuları tebrik ediyorum." diye konuştu.

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş da Ömer Faruk Gergerlioğlu ile ilgili mahkeme kararının henüz Meclis Başkanlığına ulaşmadığına dikkati çekerek, "Sayın Gergerlioğlu'nun tezkeresi okunup bir an önce vekilliği iade edilmelidir." görüşünü dile getirdi.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ise Uyar Madencilik işçilerinin tazminatlarıyla ilgili sorunun, Meclis kapanmadan, torba kanun teklifine madde eklenerek çözülmesini istedi.

Galatasaray kafilesine Atina'da yapılan muameleyi kınadıklarını belirten Özel, "Dönüp gelişini doğru buluyoruz. Yunanistan'ı eleştirdiğimizi, yanlış yaptıklarını söylüyoruz. Türkiye, hiçbir zaman sizin yaptığınız kadar basitleşmeyecektir." değerlendirmesinde bulundu.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan da Galatasaray Futbol Takımı'na, Atina Havalimanı'nda Yunan makamları tarafından uygulanan haksız, hadsiz ve çirkin tavrı kınadığını belirtti.

Turan, "Centilmenlikten uzak, kötü niyetli bir yaklaşım. Sporun evrenselliğinden, birleştirici rolünden, misafirperverlikten, devlet ciddiyetinden uzak bu tavrı kınıyoruz. Geri dönme kararı alan Galatasaray'ı tebrik ediyoruz." dedi.

Yapılan açıklamalarda, Srebrenitsa Soykırımı'nın 26. yılı dolayısıyla ölenlere Allah'tan rahmet dilendi.

Partisinin grup önerisi üzerine söz alan İYİ Parti Trabzon Milletvekili Hüseyin Örs, HES projeleri ve maden arama faaliyetlerinin doğaya, derelere ve canlılara vermiş olduğu zararların her geçen gün daha da arttığını söyledi. Ülkenin dört bir tarafında bu çalışmalar nedeniyle ortaya çıkan doğa tahribatlarına şahit olduklarını dile getiren Örs, en büyük tahribatın da Türkiye'nin en yeşil bölgesi olarak bilinen Karadeniz bölgesinde yaşandığını iddia etti. Örs, "HES projelerinin yanı sıra yine bölgemizde ormanlık alanları, fındık bahçelerini tahrip eden ve içme sularını olan etkisiyle insan hayatını tehlikeye atan siyanürlü altın arama çalışmaları ve maden arama çalışmaları da halkın haklı tepkisine neden olmaktadır." diye konuştu.

Partisinin grup önerisi üzerine konuşan HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında "kayıp silahlar" iddiasının gündeme geldiğini belirtti. Kenanoğlu "100 bin silahtan bahsediyoruz. Darbe mi yapmak isteniyor? İç çatışma mı çıkarılmak isteniyor?" sorularını yöneltti.

AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir, AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın meşru hukuk zemininde hareket ettiğini belirterek "Kayıp silahlar hikaye. Devletin her şeyi çok net. Kayıp çocuklar var, analar feryat ediyor. PKK'yı her zeminde savunacaksınız sonra devlete iftira atacaksınız. Bunu kabul edemeyiz." ifadelerini kullandı.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan ise "Eğer kayıp kaçak bir silah varsa bunu bulup adalete teslim etmek görevimiz. Hiç bir şekilde kayıp kaçak silah olmaması için ilgili bakanlıklarımız çalışıyor. Siz silaha bu kadar tepkiliyseniz bütün silah kaçakçılarına, silahlı örgütlere aynı şekilde tepki göstermeniz gerekir." diye konuştu.

CHP'nin grup önerisi üzerine söz alan Hatay Milletvekili Suzan Şahin, Diyarbakır'da vatandaşlarla bir araya geldiklerini ve vatandaşların bölgenin terörle anılmasından rahatsızlık duyduğunu aktardı. Şahin, GAP Projesi'nin henüz bitmediğini, tütün üreticilerinin sorunlarının çözülmediğini, esnafın sorunlarının da devam ettiğini söyledi.

İYİ Parti, HDP ve CHP'nin grup önerileri kabul edilmedi.

AK Parti'nin Meclis'in çalışma takvimine ilişkin grup önerisi ise kabul edildi. Kabul edilen öneriye göre TBMM Genel Kurulu 16-17-18 ve 19 Temmuz günlerinde çalışmalarına devam edecek.

Genel Kurulda, grup önerilerinin ardından, CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun?un Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri Tarafından Üreticilere Kullandırılan ve Sorunlu Hale Gelen Tarımsal Kredilerin Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanunda ve Tarım Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi?nin doğrudan gündeme alınması önerisi görüşüldü. Önerge reddedildi.

Daha sora gündemin ilk sırasında yer alan Turizmi Teşvik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçilirken, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, teklifin bazı maddelerinin Anayasa?ya aykırı olduğunu öne sürdü ve usul tartışması açıldı.

Usul görüşmesinin ardından, TBMM Başkanvekili Nimetullah Erdoğmuş, tutumunda bir değişikliği olmadığını belirtti ve kanun teklifinin görüşmelerine başlandı.

Teklifin tümü üzerinde İYİ Parti Grubu adına söz alan Muğla Milletvekili Metin Ergun, sağlıklı bir müzakere sürecinden geçmeyen, Anayasa'ya uygunluk denetimi yapılmayan, mevzuatta karmaşa yaratan tekliflerle yasama süreçlerini verimli bir şekilde işletmenin mümkün olmadığını ifade etti. İktidarın uzun zamandır ormanlara, meralara, denizlere, göllere, yer altı ve yer üstü sularına karşı "adeta düşmanmışçasına bir dizi politika uyguladığını" savunan Ergun, "Türkiye'de doğayı ve çevreyi tehdit eden, ormanları yok eden, yeni bir haber duymadığımız gün hiç yok gibidir. Türkiye'nin orman varlığına yönelik tehdidin en önemli sebebi iktidarın bunu teşvik etmesidir. Görüşülen bu teklif de Türkiye'de orman varlığını tehdit eden ve yeni riskler yaratacak nitelikte bir düzenlemedir." dedi.

Teklifin, iktidarın yerel yönetimleri etkisizleştirme politikasının billurlaşmış bir hali gibi olduğunu öne süren Ergun, "Yerel yönetimleri kamu yönetiminden dışlayan bir siyaset anlayışı, ülkemiz ve demokrasimiz için faydalı bir anlayış değildir. Bu siyaset anlayışı, seçilmişlerin yetkilerini atanmışlara devreden, yerel yönetimler üzerindeki idari vesayeti istismar eden bir anlayış niteliği taşımaktadır." değerlendirmesinde bulundu.

Ergun, turizmi geliştirmek için çevreyi yok ederek mesafe almaya çalışmanın, gelecekte turizmi tamamen ortadan kaldırma riskini beraberinde getirmek anlamına geleceğini söyledi.

MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş, turizm sektörünün, dünyada olduğu gibi ekonomik bakımdan yarattığı katma değer, oluşturduğu istihdam, cari açığın azaltılmasına olan olumlu etkisi, yabancı sermayeyi ülkeye çekmesi, yöre halkının ekonomik refahına ve gelişmişlik düzeyine sağladığı katkı ve diğer birçok bakımdan ülke için çok önemli ve vazgeçilmez bir sektör olduğunu ifade etti.

Tüm dünyayı 2019 yılı sonu itibarıyla etkisi altına almaya başlayan Kovid-19 salgınının en fazla etkilediği sektörlerden birinin turizm olduğunu belirten Erbaş, şunları kaydetti:

"Kültür ve Turizm Bakanlığımız, Kovid-19 salgının sektör üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirmek ve kademeli de olsa başlayan turizm hareketlerinin ülkemize yönelmesini sağlamak için dünyada ilk örneklerden biri olan Güvenli Turizm Sertifikasyon Programı'nı başlatmıştır. Bu programın başarılı bir şekilde yürütülmesi sayesinde, pandemi döneminde ülkemize gelen ziyaretçi sayısında kaybımız yaklaşık olarak yüzde 60'lar bandındayken rakiplerimiz yüzde 75 ile yüzde 80 bandında kayıplar yaşamıştır. 2020 yılında ülkemizi ziyarete eden kişi sayısı Kovid-19 pandemisine rağmen 16 milyona ulaşmıştır. Turizm geliri ise yaklaşık 12 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Gelinen bu aşamada bu kanun teklifi 2023 hedeflerimize ulaşılması için öncelikli önemi haiz düzenlemeler içermektedir."

HDP Batman Milletvekili Necdet İpekyüz, torba yasalarla artık Meclisin çalışamaz hale geldiğini, çünkü herhangi bir etki analizi yapılmadığını, ihtiyaçların belirlenmediğini savundu. Her torba yasanın yaşamı zorlaştırdığını, kısıtlamalar getirdiğini öne süren İpekyüz, "Büyük çoğunluk yerine bir azınlığı zenginleştirmeye doymuyorlar, ranta doymuyorlar, tercihlerini sadece o yönde kullanıyorlar. Kendilerince meşru olan şeyi hoşgörüyle karşılanmakta, kendilerince meşru olmayan şeyi tümüyle reddedilmekte." dedi.

CHP Antalya Milletvekili Osman Budak, turizm çok kırılgan ama Türkiye'nin de gözbebeği bir sektör olduğunu belirtti.

Turizmin, Türkiye'de doğrudan döviz kazandıran tek sektör olduğuna işaret eden Budak, "2019 yılında ülkeye 35,5 milyar dolar döviz kazandıran sektörden bahsediyoruz. Burada, nicelik değil, nitelik son derece önemli. Yirmi yıllık iktidarınızda bir türlü şu nitelik meselesini masaya yatırmadınız. Tek yönlü gelişen bir turizm, sahillere yüklenmiş bir turizm. Antalya, Muğla, Aydın bölgesinde inanılmaz bir nüfus yoğunluğu, kentin yüz ölçümü artık o nüfusu kaldıramaz duruma gelmiş." diye konuştu.

Teklifle, orman alanlarının turizm yatırımlarına açıldığını aktaran Budak, "Kamusal mülk olarak anılan her türlü alanın da Kültür ve Turizm Bakanlığı eliyle özelleştirilmesinin önünü açıyorsunuz. Toplam orman alanlarımız iktidarınız süresince her geçen yıl azalıyor." dedi.

Küresel Orman İzleme Örgütünün hazırladığı verilere göre, 2001-2018 yılları arasında, Türkiye'de ağaçla kaplı toplam alanın yüzde 4,1'ini yani 461 hektarının kaybedildiğini belirten Budak, "Eskiden cezalar caydırıcı olmadığı için rantçılar gözlerine kestirdikleri alanları, ormanları yakıyordu. Görmek isteyenler Bodrum'daki denize kıyısı olan yamaçlara baksınlar, hangi yangınların sonrasında oralara hangi oteller yapılmış, rahatlıkla görebilirler. Şimdi, bu teklifle aslında bunlara hiç gerek kalmıyor. Ormanlarımızı bir anlamda böyle koruyabiliriz çünkü artık Turizm Bakanlığı yetkiyi aldı, buralara isterlerse tahsis yapabilecekler. Bütün doğal felaketlere, rant hırsına, taş ve mermer ocaklarına, imar katliamlarına rağmen hala turizm kentlerimizde yüksek miktarda orman alanı var." değerlendirmesini yaptı.

****HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ.****