2013-10-09 - 13:50
BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Abdullah Öcalan'ın 9 Ekim 1998'de Suriye'den çıkarıldığını, "Kürt ve bütün halklara dayatılan bu komployu" kınadıklarını söyledi. Baluken, "Öcalan şahsında bu komplunun amacı Kürt halkını teslim almak, Kürt ve Türk halklarını karşı karşıya getirecek, belki yüzyıllar sürebilecek bir savaşı amaçlamak ve Ortadoğu'da halkları karşı karşıya getirecek, büyük bir bölgesel savaşı dayatmaktı" diye konuştu.
BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Abdullah Öcalan'ın 9 Ekim 1998'de Suriye'den çıkarıldığını, "Kürt ve bütün halklara dayatılan bu komployu" kınadıklarını söyledi. Baluken, "Öcalan şahsında bu komplunun amacı Kürt halkını teslim almak, Kürt ve Türk halklarını karşı karşıya getirecek, belki yüzyıllar sürebilecek bir savaşı amaçlamak ve Ortadoğu'da halkları karşı karşıya getirecek, büyük bir bölgesel savaşı dayatmaktı" diye konuştu.
BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, "Abdullah Öcalan'ın konumu, sürecin ilerlemesi açısından son derece önemlidir. Ciddi bir tıkanıklık yaşayan demokratik çözüm sürecinin ilerlemesi açısından Öcalan'ın mevcut koşullarının hızla değiştirilmesiyle ilgili hükümetin, bir an önce ciddi adımlar atması gerekir" dedi.
15 yıllık süreç içinde, Türkiye, Suriye ve Ortadoğu'da tarihi değişim, dönüşüm süreçleri yaşandığına işaret eden Baluken, bu süreçte kazanan ve kaybedenlerin tarih önünde yerlerini aldığını söyledi. Baluken, "15 yıl sonra komplonun birçok ayağının, Öcalan, Kürt halkı ve Türkiye halklarının duyarlı yaklaşımı, direnişiyle boşa çıkarıldığını" ifade etti.
Baluken, "demokratik çözüm süreciyle ilgili yaşanan tıkanıklıkların, Hükümetin, halen bu komplo ruhunun özünü anlayamadığını, komploya karşı stratejik yaklaşım koyamadığını, güncel, siyasi konjonktöre göre pragmatik, fırsatçı yaklaşımla, siyasi tavır aldığını ortaya koyduğunu" savundu. Baluken, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Öcalan'ın varlığı, politik misyonu halklarımız açısından gerek Türkiye'de Kürt sorununun çözümü, gerek Ortadoğu'daki savaş süreçlerinin barışla sonuçlanması açısından son derece önemlidir, tarihi bir şanstır. Öcalan'ın barış, çözüm, halkların kardeşliğini esas alan yaklaşımlarıyla ilgili çalışmalar, 90'lı yıllardan itibaren, bugüne kadar mevcut hükümetler tarafından yeterince anlaşılmadı, Öcalan tarafından konulan fırsatlar, bu hükümetler tarafından heba edildi. Toplumdan, halklarımızdan yükselen barış taleplerinden, gerek 9 Ekim komplo ruhunun tamamen bitirilmesi noktasında Öcalan'ın barış süreciyle ilgili rolünü, misyonunu yerine getirmesi açısından koşullarının hızla değiştirilmesi gerektiği inancındayız. Öcalan'ın konumu, sürecin ilerlemesi açısından son derece önemlidir. Ciddi bir tıkanıklık yaşayan demokratik çözüm sürecinin ilerlemesi açısından Öcalan'ın mevcut koşullarının hızla değiştirilmesi, kendi ifadesiyle Öcalan'a stratejik yaklaşılmasıyla ilgili Hükümet'in, bir an önce ciddi adımlar atması gerekir. Öcalan'ın koşulları, Türkiye'nin ulusal hukuk mevzuatlarına ve imza attığı uluslararası sözleşmelere aykırılık oluşturuyor. Öcalan'ın başta sağlık ve güvenlik olmak üzere, dış dünya ile temasını kuracak bütün koşulların bir an önce sağlanmalı."
"Andımız"ın okunmasının okullardan kaldırılmasına ilişkin bir soru üzerine Baluken, herkesi tekleştirmeye, Türkleştirmeye çalışan zihniyetin aşılması gerektiğini belirtti. Baluken, çocuklara andın dayatılmasının büyük bir sorun olduğunu belirterek, gecikmiş de olsa önemsedikleri bir düzenleme olduğunu kaydetti.
Baluken, Balyoz Davası kararına ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine "Ergenekon yargılanmalarıyla ilgili yargısal süreçlerin tamamı yetersiz. AKP, kendisini ilgilendiren, siyasi yönü yargılayacak şekilde bir süreç işletmiştir. Savaş suçlarını işleyen herkesin yargı önüne çıkması önemlidir. Aksi halde yapılacak yargılamalar, yetersiz, eksik ve AKP'nin kendi siyasi kriterleri doğrultusunda işlettiği süreçler olarak değerlendireceğiz. Savaş suçlarını işleyen herkesin yargı önüne çıkması önemlidir" diye konuştu.
BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, "Abdullah Öcalan'ın konumu, sürecin ilerlemesi açısından son derece önemlidir. Ciddi bir tıkanıklık yaşayan demokratik çözüm sürecinin ilerlemesi açısından Öcalan'ın mevcut koşullarının hızla değiştirilmesiyle ilgili hükümetin, bir an önce ciddi adımlar atması gerekir" dedi.
15 yıllık süreç içinde, Türkiye, Suriye ve Ortadoğu'da tarihi değişim, dönüşüm süreçleri yaşandığına işaret eden Baluken, bu süreçte kazanan ve kaybedenlerin tarih önünde yerlerini aldığını söyledi. Baluken, "15 yıl sonra komplonun birçok ayağının, Öcalan, Kürt halkı ve Türkiye halklarının duyarlı yaklaşımı, direnişiyle boşa çıkarıldığını" ifade etti.
Baluken, "demokratik çözüm süreciyle ilgili yaşanan tıkanıklıkların, Hükümetin, halen bu komplo ruhunun özünü anlayamadığını, komploya karşı stratejik yaklaşım koyamadığını, güncel, siyasi konjonktöre göre pragmatik, fırsatçı yaklaşımla, siyasi tavır aldığını ortaya koyduğunu" savundu. Baluken, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Öcalan'ın varlığı, politik misyonu halklarımız açısından gerek Türkiye'de Kürt sorununun çözümü, gerek Ortadoğu'daki savaş süreçlerinin barışla sonuçlanması açısından son derece önemlidir, tarihi bir şanstır. Öcalan'ın barış, çözüm, halkların kardeşliğini esas alan yaklaşımlarıyla ilgili çalışmalar, 90'lı yıllardan itibaren, bugüne kadar mevcut hükümetler tarafından yeterince anlaşılmadı, Öcalan tarafından konulan fırsatlar, bu hükümetler tarafından heba edildi. Toplumdan, halklarımızdan yükselen barış taleplerinden, gerek 9 Ekim komplo ruhunun tamamen bitirilmesi noktasında Öcalan'ın barış süreciyle ilgili rolünü, misyonunu yerine getirmesi açısından koşullarının hızla değiştirilmesi gerektiği inancındayız. Öcalan'ın konumu, sürecin ilerlemesi açısından son derece önemlidir. Ciddi bir tıkanıklık yaşayan demokratik çözüm sürecinin ilerlemesi açısından Öcalan'ın mevcut koşullarının hızla değiştirilmesi, kendi ifadesiyle Öcalan'a stratejik yaklaşılmasıyla ilgili Hükümet'in, bir an önce ciddi adımlar atması gerekir. Öcalan'ın koşulları, Türkiye'nin ulusal hukuk mevzuatlarına ve imza attığı uluslararası sözleşmelere aykırılık oluşturuyor. Öcalan'ın başta sağlık ve güvenlik olmak üzere, dış dünya ile temasını kuracak bütün koşulların bir an önce sağlanmalı."
"Andımız"ın okunmasının okullardan kaldırılmasına ilişkin bir soru üzerine Baluken, herkesi tekleştirmeye, Türkleştirmeye çalışan zihniyetin aşılması gerektiğini belirtti. Baluken, çocuklara andın dayatılmasının büyük bir sorun olduğunu belirterek, gecikmiş de olsa önemsedikleri bir düzenleme olduğunu kaydetti.
Baluken, Balyoz Davası kararına ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine "Ergenekon yargılanmalarıyla ilgili yargısal süreçlerin tamamı yetersiz. AKP, kendisini ilgilendiren, siyasi yönü yargılayacak şekilde bir süreç işletmiştir. Savaş suçlarını işleyen herkesin yargı önüne çıkması önemlidir. Aksi halde yapılacak yargılamalar, yetersiz, eksik ve AKP'nin kendi siyasi kriterleri doğrultusunda işlettiği süreçler olarak değerlendireceğiz. Savaş suçlarını işleyen herkesin yargı önüne çıkması önemlidir" diye konuştu.
