2017-11-02 - 16:49
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, Mecliste grubu bulunan dört siyasi partinin ortak önerisiyle, uyuşturucu madde kullanımı ve alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kuruldu.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı.
Bahçekapılı, ilk olarak HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan'a Alevi inanç ve öğretisinin sorunlarıyla ilgili gündem dışı söz verdi. Doğan, Genel Kurula Alevilerin sorunlarına ilişkin rapor hakkında bilgi verdi.
İstanbul'un sorunlarına ilişkin gündem dışı söz alan CHP İstanbul Milletvekili Didem Engin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "İstanbul'a ihanet ettik, hala da ihanet ediyoruz." sözlerini anımsatarak, rant ve çıkar uğruna İstanbul'un tarihi silüetinin yok edildiğini savundu.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığını devraldığı dönemde, "İstanbul'da çöp yığınlarının olduğunu, Haliç'in koktuğunu, büyükşehir kasasının da tamtakır olduğunu" söyledi. Erdoğan'ın şehircilikle alakalı bir özeleştiri yaptığını belirten Muş, "Rant, çıkar bizim hiçbir zaman rehberimiz olmadı, olmayacaktır da. Herkes aynaya baktığında kendini görür." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da söz alarak, AK Parti'nin İstanbul'u dram kenti haline getirdiğini ve asıl sataşmayı "İhanet ettik, etmeye de devam ediyoruz" sözleriyle Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yaptığını öne sürdü. Altay, "Siz diyeceksiniz ki İSKİ. İSKİ yolsuzluğuna bulaşan bürokratı Nurettin Sözen kulağından tuttu, savcının önüne yatırdı. Sizin bakanlarınız Rıza Zarrab'ın önüne yattı." ifadesini kullandı.
Tartışmaların devam etmesi üzerine Bahçekapılı, birleşime 15 dakikalık ara verdi.
Aranın ardından gündem dışı söz alan AK Parti İzmir Milletvekili Kerem Ali Sürekli ise Karşıyaka Spor Kulübünün 105'inci yıl dönümüne ilişkin konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Şemdinli'deki terör saldırısında şehit düşen askerlere Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralı askerlere de acil şifalar dileyerek, şehitlerin mirasına sahip çıkılacağını bildirdi.
Teröristlerin bu saldırıların bölgelerdeki gelişmelerden ayrı düşünülemeyeceğini belirten Akçay, saldırıların, Irak ve Suriye'ye Türkiye'nin güney sınırı boyunca bir koridor kurma senaryosunun parçası olduğunu söyledi.
HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu da terör saldırısında hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dileyerek, "bu ölümlere son verecek barışçı bir akla ihtiyaç bulunduğunu" belirtti.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da şehitlerin kederli ailelerinin Meclisten çözüm beklediğini, meselenin güvenlikçi bir politikayla çözülemediğini, AK Parti'nin terör sorununa bakışının "işi, içinden daha çıkılmaz hale getirdiğini" savundu.
Altay, şunları kaydetti:
"Terör örgütünün kurucusu Abdullah Öcalan'a önce 'sayın' deyip, sonra 'terörist başı' demek, sonra tekrar 'sayın' demek, şimdi tekrar 'terörist başı' demek, onunla masaya oturmak, sonra bırakın masayı dağıtmayı halkın oylarıyla seçilmiş milletvekillerini terörist ilan etmek, cezaları kesinleşmeden, hüküm sabitleşmeden ceza evine koymak, özgürlüklerinden ve Meclis çalışmalarından alıkoymak, bu meselenin çözümüne hizmet etmez."
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş da terör saldırısında şehit düşen askerlere Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyerek, son şehidin hesabı sorulana kadar terörle mücadelenin devam edeceğini belirtti.
Terörle mücadelenin sadece teröristlere yönelik olmadığını, onlara bu imkanları sağlayanlar ile onları aklamaya çalışanlar ve lojistik destek sağlayanlara da yönelik olduğunu vurgulayan Muş, sınır dışı gelişmelerin bu bağlamda değerlendirilmesi gerektiğini bildirdi.
Türkiye'nin sınır ötesi operasyonlarla vatandaşlarının can ve mal güvenliğini sağlamaya çalıştığına dikkati çeken Muş, "Suriye'de yapılan Fırat Kalkanı Operasyonu ya da şu an yürütülen operasyonlar, oradan Türkiye'ye yönelebilecek olan terör faaliyetlerine ve tehditlerine karşıdır. Irak ve Suriye'de meydana gelecek gelişmeler, orada oluşabilecek boşluklar ve o boşluklarla terör örgütlerinin beslenerek Türkiye'ye tehdit oluşturmasına karşı Türkiye hamleler yapmaktadır ve bunlardan da geri durmayacaktır." dedi.
Konuşmanın kolay olduğuna işaret eden Muş, somut önerilerin ortaya konulması gerektiğine işaret etti. Böyle bir meselede ortaya somut bir şey konulmadan AK Parti'nin hedef alınmasının doğru olmadığını belirten Muş, AK Parti'nin kimseyle oturup pazarlık yapmadığını ve yapmayacağını aktardı. Muş, AK Parti'nin milletiyle birlikte sorunları çözmeye çalışacağını, terörist başının yerinin belli olduğunu söyledi. Muş, terörist başının ilk geldiği zaman nasılsa şimdi de aynı olduğunu belirterek, durumunun değişmediğini kaydetti.
Bahçekapılı da şehitlere Allah'tan rahmet, yakınlara başsağlığı dileyerek, 'Türkiye'nin başı sağolsun" dedi.
HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım da saldırıda hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet dileyerek, toplumun artık bir canını kaybetmeye dahi tahammülünün kalmadığını söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, AK Parti'nin, Genel Kurulun gündemi ve çalışma saatlerine ilişkin grup önerisi kabul edildi.
Kabul edilen öneriyle, kamuoyunda "torba yasa tasarısı" olarak bilinen, Bazı Vergi Kanunları ile Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı gündemin ilk sırasına alındı.
AK Parti'nin kabul edilen grup önerisine göre TBMM Genel Kurulu normal çalışma günlerinin dışında, 13 Kasım Pazartesi, 17 Kasım Cuma ve 20 Kasım Pazartesi günlerinde, günlük programın bitimine kadar çalışacak.
TBMM Genel Kurulunda, HDP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Ayhan'ın TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonundan ve HDP Diyarbakır Milletvekili Nimettullah Erdoğmuş'un TBMM Plan ve Bütçe Komisyonundan istifalarına ilişkin tezkereler Genel Kurulun bilgisine sunuldu.
Plan ve Bütçe Komisyonunda Erdoğmuş'un istifasıyla boşalan HDP kontenjanına İbrahim Ayhan seçildi.
TBMM Genel Kurulunda, Mecliste grubu bulunan dört siyasi partinin ortak önerisiyle, uyuşturucu madde kullanımı ve alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kuruldu.
Meclis Araştırması açılmasına ilişkin önergenin görüşmelerinde hükümet adına söz alan Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, önergeden dolayı Mecliste bulunan siyasi partilere duyarlılık ve hassasiyetleri için teşekkür etti.
Akdağ, uyuşturcu bağımlılığının kronik bir beyin hastalığı olarak kabul edildiğini belirterek Türkiye'nin uyuşturucuyla mücadele tarihçesini anlattı.
Konuya ilişkin 2008 yılında da bir Meclis araştırma komisyonu kurulduğunu anımsatan Akdağ, "Şu anda elimizde, ülkemizdeki uyuşturucu bağımlılığı ve önleme tedbirlerini kapsayan en önemli ulusal yayınlardan birisi bu araştırma raporudur. Mecliste yeni bir araştırma raporunun oluşmasının bu husustaki mücadelemize katkı vereceğine ben yürekten inanıyorum." dedi.
Akdağ, 13 Kasım 2014 tarihinde uyuşturucuyla mücadele konulu bir Başbakanlık genelgesi yayınlandığını, Uyuşturucuyla Mücadele Yüksek Kurulunun kurulduğunu ve konunun teknik anlamda araştırıldığını ifade ederek, 2015 yılında Ulusal Uyuşturucu ile Mücadele Strateji Belgesinin hazırlandığını, 8 bakanlığın ortak faaliyetleriyle konunun üzerine gidildiğini söyledi.
Uyuşturucunun arzıyla mücadelenin konunun en önemli tarafı olduğunu vurgulayan Akdağ, şöyle devam etti:
"Arzdan kastımız, bu ürünlerin Türkiye'ye dışarıdan getirilmesi ya da Türkiye'de imal edilmesi ve bir satış ağıyla satılması. Burada mücadele eden kurumlarımızın organizasyon ve personel yapılarını güçlendirerek bilgi ve teknik cihaz kapasitelerini artırdık. Yasa dışı ekim ve narkoterörle mücadeleye yönelik operasyonların da sayısı birkaç katına çıkarıldı. Bugün itibarıyla 50 ilde faaliyet gösteren narkotimlerimiz var.
Ayrıca ülkemize girişi önlemek için sınırlarımızda teknik donanım ve insan gücü kapasitemizi de güçlendirdik. Yapılan mevzuat düzenlemeleriyle cezai müeyyideler artırıldı. Çok ciddi cezaları var uyuşturucuyla ilgili hususların. TBMM'de yapılan yeni düzenlemelerle aslında yargı açısından da çok ciddi tedbirler almış durumdayız."
Eğitim ve sağlık çalışanlarının uyuşturucuyla mücadele konusunda eğitimlere tabi tutulduğunu, Uyuşturucu ile Mücadele, Danışma ve Destek Hattı Alo 191'in 2015 yılında hizmete girdiğini, Yeşilayın çalışmalar yaptığını anlatan Akdağ, sosyal uyum merkezlerinin hayata geçirildiğini, Kredi ve Yurtlar Kurumunun gençlik merkezleri ve gençlik kamplarında bilgilendirici ve farkındalığı artırıcı faaliyetler yapıldığını kaydetti.
Akdağ, "Sayın Başbakanımızın talimatıyla bundan sonraki süreçte hem kurul yapılarını güçlendirecek hem de aslında bir taraftan uyuşturucuya zemin hazırlayan sigara içimiyle ilgili mücadeleyi de güçlendirmek için 'Uyuşturucu ile Mücadele Yüksek Kurulunu 'Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu' halinde yeniden yapılandırıyoruz. Beş ayrı alanda çalışma grupları oluşturuyoruz; en başta uyuşturucu olmak üzere, tütün, alkol, teknoloji bağımlılığı konusunda da yeni bir yapı oluşturuyoruz. Öyle inanıyorum ki inşallah bu araştırma komisyonu kurulursa teknoloji bağımlılığı konusunda da bu yeni çalışmalarımıza katkı vermiş olacaktır."
Sağlık Bakanlığının tedavi, rehabilitasyon ve sosyal uyum hizmetlerini bir bütünlük içerisinde yürütecek bir çalışmayı tamamlamak üzere olduğunu bildiren Akdağ, çok sayıda akredite edilmiş danışma merkezleri ile tedaviden rehabilitasyona ve uyuma kadar bütün süreci bir bütünsellik içinde değerlendirecek yeni bir sisteme geçileceğini kaydetti.
Akdağ, "Uyuşturucuyla mücadele meselesinde eğer biz kazanacaksak, toplum kazanacaksa, Türkiye toplumu kazanacaksa, gençlerimizin geleceği kurtaracaksak bu mücadele birinci derecede arz alanında yani bu ürünlerin Türkiye'ye dışarıdan getirilmesi ya da imali, satılması, piyasaya arz edilmesi konusunda çalışmalarla olacaktır." ifadesini kullandı.
MHP Antalya Milletvekili Ahmet Selim Yurdakul da uyuşturucuyla mücadele konusunun parti olarak hassas oldukları konuların başında geldiğini belirterek, "Bizler milliyetçi, ülkücü camia olarak damarlarımızdaki asil kanın uyuşturucuyla kirlenmesine en büyük tepkiyi koyan partiyiz. Bu meselenin tüm partilerin işbirliğiyle Meclise gelmesi ise çok önemli bir gelişme. Türk milletinin sağlığı için Türk gençlerinin uyuşturucudan korunması için ortak bir irade oluşturuyoruz." dedi.
Türkiye'de uyuşturucu kullanım yaşının 10'a kadar düştüğünü, uyuşturucuya bağlı ölümlerin her geçen yıl arttığını ve uyuşturucu maddelerin sokaklarda aleni şekilde satılır hale geldiğini belirten Yurdakul, uyuşturucu ve ham maddesinin üretiminin sıkı tedbirlerle izlenmesi, mevcut sistemdeki açıkların, suistimallerin giderilmesi, uyuşturucu kaçakçılarının kullandığı yöntemlerin tespit edilerek uyuşturucu transferlerinin kaynak ülkede engellenmesi gerektiğini kaydetti.
HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar da Mecliste bulunan 4 siyasi partinin uyuşturucuyla mücadele konusunda birlikte hareket etmesinin sevindirici olduğunu belirterek, HDP'nin kurulacak komisyona destek verdiğini söyledi.
Uyuşturucuya yönelik faaliyetlerin arttığı zamanların toplumda denetimin, yargı bağımsızlığının ve demokrasinin zayıfladığı zamanlar olduğunu ifade eden Sancar, "Uyuşturucuyla mücadeleyi devletin karanlık ve gölgede bırakılan ilişkileri, tercih ettiği yöntemler ışığında ele almazsak bu eksik kalacaktır." dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı da uyuşturucuyla mücadele konusunu partiler üstü tutmak gerektiğini belirterek, 2008 yılında kurulan Meclis araştırma komisyonunun raporundan alınacak örnekler olduğunu söyledi.
Türkiye'nin uyuşturucu trafiğinde bir zamanlar transit ülke olduğunu ifade eden Salıcı, son zamanlarda yapılan çalışmalarda transit koridorunda taşınan uyuşturucu miktarında azalma olduğunu kaydetti.
AMATEM'lerde tedavi görenlerin sayısının her geçen yıl arttığını, uyuşturucu kullanım yaşının 10'a kadar düştüğünü anlatan Salıcı, "Yapılması gereken tek şey tedbir almaktır. Tedbiri sadece polisiye tedbir olarak da görmemek gerekir. Eskiden uyuşturucu zengin çocuklarının keyif için kullandığı bir madde olarak görülürdü. Artık öyle fiyatlara düşmüş durumda ki yoksul çocuklar kullanıyor." diye konuştu.
AK Parti Adana Milletvekili Necdet Ünüvar da uyuşturucu konusunun dünyanın her yerinde ciddi bir problem olduğuna işaret ederek, "Bugün attığımız adımların yarınlarımızı daha iyi etkilemesini umuyorum. Bu çerçevede bugün kurulacak olan araştırma komisyonunun da ülkemizin geleceği adına çok önemli bir adım olduğunu düşünüyorum." dedi.
Türkiye'nin 2006'dan beri Avrupa Birliği üyesi ülkelerinin yakaladığı toplam uyuşturucu miktarının 2 katından daha fazlasını sınırlarında yakaladığını belirten Ünüvar, "Bu, Türkiye'nin küresel ölçekteki uyuşturucuyla mücadelede bütün insanlığın gençlerini bu zararlı illetten ne kadar koruduğunun da bir göstergesidir." ifadesini kullandı.
Ünüvar, uyuşturucuyla mücadelenin çok boyutlu olduğunu devlete düşen görevlerin yanında ailelere, topluma, medyaya düşen görevler bulunduğunu vurgulayarak, "Bağımlılığı sadece uyuşturucudan ibaret de görmemek lazım. Bağımlılık, aslında bir sarmal, birbirlerini etkiliyor. Mesela, sigara içen herkes esrar kullanmıyor ama esrar kullananların yüzde 90'ından fazlası sigara içiyor. Alkol ile uyuşturucu ve diğer bağımlılıklar arasında ciddi bir bağlantı var." değerlendirmesinde bulundu.
AK Parti'li Ünüvar, yeni kurulacak komisyonun sadece uyuşturucu değil, internet bağımlılığı, teknoloji bağımlılığı gibi diğer bağımlılık türlerine de eğilmesi, bu konularda fikirler, öneriler ortaya koyması gerektiğini kaydetti.
Konuşmaların ardından Genel Kurulda yapılan oylamayla, Mecliste grubu bulunan dört siyasi partinin ortak önerisiyle, uyuşturucu madde kullanımı ve alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kuruldu.
Komisyon 12 üyeden oluşacak, 3 ay görev yapacak ve gerektiğinde Ankara dışında da çalışacak.
TBMM Genel Kurulunda, kamuoyunda "torba tasarı" olarak bilinen, Bazı Vergi Kanunları ile Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine başlandı.
Tasarının tümü üzerindeki görüşmelerde HDP Grubu adına konuşan Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, cezaevinde bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ'ın mektubunu okudu.
HDP'nin bir dönüşüm hareketi olduğunu dile getiren Önder, çözüm sürecinde müzakere heyeti içerisinde bulunduğunu anımsatarak, Türkiye'de eski statükoya dönme çabaları ve bunu tetikleyen olayların, müzakereyi, görüşmeleri, demokratikleşme ve barış arzusunu çoğalttığını söyledi.
Önder, çözüm sürecinde Türkiye'de herkesin sorumluluk aldığını, inisiyatif almayan tek kurumun ise Meclis olduğunu savundu.
AK Partili milletvekillerinin "yerli ve milli"likten bahsettiğini anımsatan Önder, "Bir toprakta ne ekileceğine başkaları karar veriyorsa orada yerli ve millilikten bahsedilemez." dedi.
MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, kamu maliyesinde birtakım sıkıntıların baş gösterdiğini dile getirerek, tedavi yerine pansuman yapılırsa sorunun büyümesine engel olunamayacağını belirtti. Milletin rahat olmadığını ifade eden Ayhan, ekonomide dengelerin sarsıldığını, bundan tüm Türkiye'nin etkilendiğini savundu.
Bütçe ve dış ticaret açığının arttığını dile getiren Ayhan, "AK Parti'nin her şeyi iyi göstermek gibi bir huy edindiğini" savundu. Vergi afları, hesapsız verilen teşvikler ve kamunun israfa varan harcamalarının ağır faturasıyla karşı karşıya kalındığını öne süren Ayhan, tasarının ülke menfaatlerine en uygun şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
CHP İzmir Milletvekili Zekeriya Temizel ise vergi düzenlemelerinin gereklilikten doğduğunu ve değerlendirmelerin verilerle yapılması gerektiğini kaydetti.
Temizel, tasarıdaki düzenlemelerde hakkaniyet bulunmadığını öne sürerek, temel eleştirilerinden birinin bu olduğunu dile getirdi.
Tasarıyla devlete yeni bir borçlanma yetkisi istendiğini anımsatan Temizel, "Şimdi bile, bu Kamu Finansmanı ve Borç Yönetimi Yasası'na ve Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'na tamamen aykırı bir şekilde devletin borçlandığını görüyoruz. Şu gün itibarıyla 52 milyar olması gereken net borçlanmamız 70 milyarı aştı. Daha kanun çıkmadı, öyle bir yetki vermedik." diye konuştu.
AK Parti Nevşehir Milletvekili Ebubekir Gizligider ise tasarının küresel dünyanın getirdiği birtakım zorlukların aşılmasına katkı sağlayacağını belirtti.
Tasarının, toplumun her kesimine dokunduğunu ifade eden Gizligider, "Tasarı, sanayiciden esnaftan tutun da şehit ailelerine, yatırımcıya, öğrenciye, köylüye, organize sanayilere toplumun belli amaçlar doğrultusunda beklentisi olan kesimlerine dokunuyor ve önemli kolaylıklar getiriyor." değerlendirmesinde bulundu.
Şahsı adına söz alan CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, ülkenin yararına olmadığını söylediği bazı maddelerin tekrar görüşülmesi gerektiğini savundu. Verilen önergelerin sayısal çoğunluk sayesinde reddedildiğini dile getiren Durmaz, torba yasada birçok zammın bulunduğunu aktardı.
**** HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
Bahçekapılı, ilk olarak HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan'a Alevi inanç ve öğretisinin sorunlarıyla ilgili gündem dışı söz verdi. Doğan, Genel Kurula Alevilerin sorunlarına ilişkin rapor hakkında bilgi verdi.
İstanbul'un sorunlarına ilişkin gündem dışı söz alan CHP İstanbul Milletvekili Didem Engin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "İstanbul'a ihanet ettik, hala da ihanet ediyoruz." sözlerini anımsatarak, rant ve çıkar uğruna İstanbul'un tarihi silüetinin yok edildiğini savundu.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığını devraldığı dönemde, "İstanbul'da çöp yığınlarının olduğunu, Haliç'in koktuğunu, büyükşehir kasasının da tamtakır olduğunu" söyledi. Erdoğan'ın şehircilikle alakalı bir özeleştiri yaptığını belirten Muş, "Rant, çıkar bizim hiçbir zaman rehberimiz olmadı, olmayacaktır da. Herkes aynaya baktığında kendini görür." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da söz alarak, AK Parti'nin İstanbul'u dram kenti haline getirdiğini ve asıl sataşmayı "İhanet ettik, etmeye de devam ediyoruz" sözleriyle Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yaptığını öne sürdü. Altay, "Siz diyeceksiniz ki İSKİ. İSKİ yolsuzluğuna bulaşan bürokratı Nurettin Sözen kulağından tuttu, savcının önüne yatırdı. Sizin bakanlarınız Rıza Zarrab'ın önüne yattı." ifadesini kullandı.
Tartışmaların devam etmesi üzerine Bahçekapılı, birleşime 15 dakikalık ara verdi.
Aranın ardından gündem dışı söz alan AK Parti İzmir Milletvekili Kerem Ali Sürekli ise Karşıyaka Spor Kulübünün 105'inci yıl dönümüne ilişkin konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Şemdinli'deki terör saldırısında şehit düşen askerlere Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralı askerlere de acil şifalar dileyerek, şehitlerin mirasına sahip çıkılacağını bildirdi.
Teröristlerin bu saldırıların bölgelerdeki gelişmelerden ayrı düşünülemeyeceğini belirten Akçay, saldırıların, Irak ve Suriye'ye Türkiye'nin güney sınırı boyunca bir koridor kurma senaryosunun parçası olduğunu söyledi.
HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu da terör saldırısında hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dileyerek, "bu ölümlere son verecek barışçı bir akla ihtiyaç bulunduğunu" belirtti.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da şehitlerin kederli ailelerinin Meclisten çözüm beklediğini, meselenin güvenlikçi bir politikayla çözülemediğini, AK Parti'nin terör sorununa bakışının "işi, içinden daha çıkılmaz hale getirdiğini" savundu.
Altay, şunları kaydetti:
"Terör örgütünün kurucusu Abdullah Öcalan'a önce 'sayın' deyip, sonra 'terörist başı' demek, sonra tekrar 'sayın' demek, şimdi tekrar 'terörist başı' demek, onunla masaya oturmak, sonra bırakın masayı dağıtmayı halkın oylarıyla seçilmiş milletvekillerini terörist ilan etmek, cezaları kesinleşmeden, hüküm sabitleşmeden ceza evine koymak, özgürlüklerinden ve Meclis çalışmalarından alıkoymak, bu meselenin çözümüne hizmet etmez."
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş da terör saldırısında şehit düşen askerlere Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyerek, son şehidin hesabı sorulana kadar terörle mücadelenin devam edeceğini belirtti.
Terörle mücadelenin sadece teröristlere yönelik olmadığını, onlara bu imkanları sağlayanlar ile onları aklamaya çalışanlar ve lojistik destek sağlayanlara da yönelik olduğunu vurgulayan Muş, sınır dışı gelişmelerin bu bağlamda değerlendirilmesi gerektiğini bildirdi.
Türkiye'nin sınır ötesi operasyonlarla vatandaşlarının can ve mal güvenliğini sağlamaya çalıştığına dikkati çeken Muş, "Suriye'de yapılan Fırat Kalkanı Operasyonu ya da şu an yürütülen operasyonlar, oradan Türkiye'ye yönelebilecek olan terör faaliyetlerine ve tehditlerine karşıdır. Irak ve Suriye'de meydana gelecek gelişmeler, orada oluşabilecek boşluklar ve o boşluklarla terör örgütlerinin beslenerek Türkiye'ye tehdit oluşturmasına karşı Türkiye hamleler yapmaktadır ve bunlardan da geri durmayacaktır." dedi.
Konuşmanın kolay olduğuna işaret eden Muş, somut önerilerin ortaya konulması gerektiğine işaret etti. Böyle bir meselede ortaya somut bir şey konulmadan AK Parti'nin hedef alınmasının doğru olmadığını belirten Muş, AK Parti'nin kimseyle oturup pazarlık yapmadığını ve yapmayacağını aktardı. Muş, AK Parti'nin milletiyle birlikte sorunları çözmeye çalışacağını, terörist başının yerinin belli olduğunu söyledi. Muş, terörist başının ilk geldiği zaman nasılsa şimdi de aynı olduğunu belirterek, durumunun değişmediğini kaydetti.
Bahçekapılı da şehitlere Allah'tan rahmet, yakınlara başsağlığı dileyerek, 'Türkiye'nin başı sağolsun" dedi.
HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım da saldırıda hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet dileyerek, toplumun artık bir canını kaybetmeye dahi tahammülünün kalmadığını söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, AK Parti'nin, Genel Kurulun gündemi ve çalışma saatlerine ilişkin grup önerisi kabul edildi.
Kabul edilen öneriyle, kamuoyunda "torba yasa tasarısı" olarak bilinen, Bazı Vergi Kanunları ile Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı gündemin ilk sırasına alındı.
AK Parti'nin kabul edilen grup önerisine göre TBMM Genel Kurulu normal çalışma günlerinin dışında, 13 Kasım Pazartesi, 17 Kasım Cuma ve 20 Kasım Pazartesi günlerinde, günlük programın bitimine kadar çalışacak.
TBMM Genel Kurulunda, HDP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Ayhan'ın TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonundan ve HDP Diyarbakır Milletvekili Nimettullah Erdoğmuş'un TBMM Plan ve Bütçe Komisyonundan istifalarına ilişkin tezkereler Genel Kurulun bilgisine sunuldu.
Plan ve Bütçe Komisyonunda Erdoğmuş'un istifasıyla boşalan HDP kontenjanına İbrahim Ayhan seçildi.
TBMM Genel Kurulunda, Mecliste grubu bulunan dört siyasi partinin ortak önerisiyle, uyuşturucu madde kullanımı ve alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kuruldu.
Meclis Araştırması açılmasına ilişkin önergenin görüşmelerinde hükümet adına söz alan Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, önergeden dolayı Mecliste bulunan siyasi partilere duyarlılık ve hassasiyetleri için teşekkür etti.
Akdağ, uyuşturcu bağımlılığının kronik bir beyin hastalığı olarak kabul edildiğini belirterek Türkiye'nin uyuşturucuyla mücadele tarihçesini anlattı.
Konuya ilişkin 2008 yılında da bir Meclis araştırma komisyonu kurulduğunu anımsatan Akdağ, "Şu anda elimizde, ülkemizdeki uyuşturucu bağımlılığı ve önleme tedbirlerini kapsayan en önemli ulusal yayınlardan birisi bu araştırma raporudur. Mecliste yeni bir araştırma raporunun oluşmasının bu husustaki mücadelemize katkı vereceğine ben yürekten inanıyorum." dedi.
Akdağ, 13 Kasım 2014 tarihinde uyuşturucuyla mücadele konulu bir Başbakanlık genelgesi yayınlandığını, Uyuşturucuyla Mücadele Yüksek Kurulunun kurulduğunu ve konunun teknik anlamda araştırıldığını ifade ederek, 2015 yılında Ulusal Uyuşturucu ile Mücadele Strateji Belgesinin hazırlandığını, 8 bakanlığın ortak faaliyetleriyle konunun üzerine gidildiğini söyledi.
Uyuşturucunun arzıyla mücadelenin konunun en önemli tarafı olduğunu vurgulayan Akdağ, şöyle devam etti:
"Arzdan kastımız, bu ürünlerin Türkiye'ye dışarıdan getirilmesi ya da Türkiye'de imal edilmesi ve bir satış ağıyla satılması. Burada mücadele eden kurumlarımızın organizasyon ve personel yapılarını güçlendirerek bilgi ve teknik cihaz kapasitelerini artırdık. Yasa dışı ekim ve narkoterörle mücadeleye yönelik operasyonların da sayısı birkaç katına çıkarıldı. Bugün itibarıyla 50 ilde faaliyet gösteren narkotimlerimiz var.
Ayrıca ülkemize girişi önlemek için sınırlarımızda teknik donanım ve insan gücü kapasitemizi de güçlendirdik. Yapılan mevzuat düzenlemeleriyle cezai müeyyideler artırıldı. Çok ciddi cezaları var uyuşturucuyla ilgili hususların. TBMM'de yapılan yeni düzenlemelerle aslında yargı açısından da çok ciddi tedbirler almış durumdayız."
Eğitim ve sağlık çalışanlarının uyuşturucuyla mücadele konusunda eğitimlere tabi tutulduğunu, Uyuşturucu ile Mücadele, Danışma ve Destek Hattı Alo 191'in 2015 yılında hizmete girdiğini, Yeşilayın çalışmalar yaptığını anlatan Akdağ, sosyal uyum merkezlerinin hayata geçirildiğini, Kredi ve Yurtlar Kurumunun gençlik merkezleri ve gençlik kamplarında bilgilendirici ve farkındalığı artırıcı faaliyetler yapıldığını kaydetti.
Akdağ, "Sayın Başbakanımızın talimatıyla bundan sonraki süreçte hem kurul yapılarını güçlendirecek hem de aslında bir taraftan uyuşturucuya zemin hazırlayan sigara içimiyle ilgili mücadeleyi de güçlendirmek için 'Uyuşturucu ile Mücadele Yüksek Kurulunu 'Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu' halinde yeniden yapılandırıyoruz. Beş ayrı alanda çalışma grupları oluşturuyoruz; en başta uyuşturucu olmak üzere, tütün, alkol, teknoloji bağımlılığı konusunda da yeni bir yapı oluşturuyoruz. Öyle inanıyorum ki inşallah bu araştırma komisyonu kurulursa teknoloji bağımlılığı konusunda da bu yeni çalışmalarımıza katkı vermiş olacaktır."
Sağlık Bakanlığının tedavi, rehabilitasyon ve sosyal uyum hizmetlerini bir bütünlük içerisinde yürütecek bir çalışmayı tamamlamak üzere olduğunu bildiren Akdağ, çok sayıda akredite edilmiş danışma merkezleri ile tedaviden rehabilitasyona ve uyuma kadar bütün süreci bir bütünsellik içinde değerlendirecek yeni bir sisteme geçileceğini kaydetti.
Akdağ, "Uyuşturucuyla mücadele meselesinde eğer biz kazanacaksak, toplum kazanacaksa, Türkiye toplumu kazanacaksa, gençlerimizin geleceği kurtaracaksak bu mücadele birinci derecede arz alanında yani bu ürünlerin Türkiye'ye dışarıdan getirilmesi ya da imali, satılması, piyasaya arz edilmesi konusunda çalışmalarla olacaktır." ifadesini kullandı.
MHP Antalya Milletvekili Ahmet Selim Yurdakul da uyuşturucuyla mücadele konusunun parti olarak hassas oldukları konuların başında geldiğini belirterek, "Bizler milliyetçi, ülkücü camia olarak damarlarımızdaki asil kanın uyuşturucuyla kirlenmesine en büyük tepkiyi koyan partiyiz. Bu meselenin tüm partilerin işbirliğiyle Meclise gelmesi ise çok önemli bir gelişme. Türk milletinin sağlığı için Türk gençlerinin uyuşturucudan korunması için ortak bir irade oluşturuyoruz." dedi.
Türkiye'de uyuşturucu kullanım yaşının 10'a kadar düştüğünü, uyuşturucuya bağlı ölümlerin her geçen yıl arttığını ve uyuşturucu maddelerin sokaklarda aleni şekilde satılır hale geldiğini belirten Yurdakul, uyuşturucu ve ham maddesinin üretiminin sıkı tedbirlerle izlenmesi, mevcut sistemdeki açıkların, suistimallerin giderilmesi, uyuşturucu kaçakçılarının kullandığı yöntemlerin tespit edilerek uyuşturucu transferlerinin kaynak ülkede engellenmesi gerektiğini kaydetti.
HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar da Mecliste bulunan 4 siyasi partinin uyuşturucuyla mücadele konusunda birlikte hareket etmesinin sevindirici olduğunu belirterek, HDP'nin kurulacak komisyona destek verdiğini söyledi.
Uyuşturucuya yönelik faaliyetlerin arttığı zamanların toplumda denetimin, yargı bağımsızlığının ve demokrasinin zayıfladığı zamanlar olduğunu ifade eden Sancar, "Uyuşturucuyla mücadeleyi devletin karanlık ve gölgede bırakılan ilişkileri, tercih ettiği yöntemler ışığında ele almazsak bu eksik kalacaktır." dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı da uyuşturucuyla mücadele konusunu partiler üstü tutmak gerektiğini belirterek, 2008 yılında kurulan Meclis araştırma komisyonunun raporundan alınacak örnekler olduğunu söyledi.
Türkiye'nin uyuşturucu trafiğinde bir zamanlar transit ülke olduğunu ifade eden Salıcı, son zamanlarda yapılan çalışmalarda transit koridorunda taşınan uyuşturucu miktarında azalma olduğunu kaydetti.
AMATEM'lerde tedavi görenlerin sayısının her geçen yıl arttığını, uyuşturucu kullanım yaşının 10'a kadar düştüğünü anlatan Salıcı, "Yapılması gereken tek şey tedbir almaktır. Tedbiri sadece polisiye tedbir olarak da görmemek gerekir. Eskiden uyuşturucu zengin çocuklarının keyif için kullandığı bir madde olarak görülürdü. Artık öyle fiyatlara düşmüş durumda ki yoksul çocuklar kullanıyor." diye konuştu.
AK Parti Adana Milletvekili Necdet Ünüvar da uyuşturucu konusunun dünyanın her yerinde ciddi bir problem olduğuna işaret ederek, "Bugün attığımız adımların yarınlarımızı daha iyi etkilemesini umuyorum. Bu çerçevede bugün kurulacak olan araştırma komisyonunun da ülkemizin geleceği adına çok önemli bir adım olduğunu düşünüyorum." dedi.
Türkiye'nin 2006'dan beri Avrupa Birliği üyesi ülkelerinin yakaladığı toplam uyuşturucu miktarının 2 katından daha fazlasını sınırlarında yakaladığını belirten Ünüvar, "Bu, Türkiye'nin küresel ölçekteki uyuşturucuyla mücadelede bütün insanlığın gençlerini bu zararlı illetten ne kadar koruduğunun da bir göstergesidir." ifadesini kullandı.
Ünüvar, uyuşturucuyla mücadelenin çok boyutlu olduğunu devlete düşen görevlerin yanında ailelere, topluma, medyaya düşen görevler bulunduğunu vurgulayarak, "Bağımlılığı sadece uyuşturucudan ibaret de görmemek lazım. Bağımlılık, aslında bir sarmal, birbirlerini etkiliyor. Mesela, sigara içen herkes esrar kullanmıyor ama esrar kullananların yüzde 90'ından fazlası sigara içiyor. Alkol ile uyuşturucu ve diğer bağımlılıklar arasında ciddi bir bağlantı var." değerlendirmesinde bulundu.
AK Parti'li Ünüvar, yeni kurulacak komisyonun sadece uyuşturucu değil, internet bağımlılığı, teknoloji bağımlılığı gibi diğer bağımlılık türlerine de eğilmesi, bu konularda fikirler, öneriler ortaya koyması gerektiğini kaydetti.
Konuşmaların ardından Genel Kurulda yapılan oylamayla, Mecliste grubu bulunan dört siyasi partinin ortak önerisiyle, uyuşturucu madde kullanımı ve alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kuruldu.
Komisyon 12 üyeden oluşacak, 3 ay görev yapacak ve gerektiğinde Ankara dışında da çalışacak.
TBMM Genel Kurulunda, kamuoyunda "torba tasarı" olarak bilinen, Bazı Vergi Kanunları ile Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine başlandı.
Tasarının tümü üzerindeki görüşmelerde HDP Grubu adına konuşan Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, cezaevinde bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ'ın mektubunu okudu.
HDP'nin bir dönüşüm hareketi olduğunu dile getiren Önder, çözüm sürecinde müzakere heyeti içerisinde bulunduğunu anımsatarak, Türkiye'de eski statükoya dönme çabaları ve bunu tetikleyen olayların, müzakereyi, görüşmeleri, demokratikleşme ve barış arzusunu çoğalttığını söyledi.
Önder, çözüm sürecinde Türkiye'de herkesin sorumluluk aldığını, inisiyatif almayan tek kurumun ise Meclis olduğunu savundu.
AK Partili milletvekillerinin "yerli ve milli"likten bahsettiğini anımsatan Önder, "Bir toprakta ne ekileceğine başkaları karar veriyorsa orada yerli ve millilikten bahsedilemez." dedi.
MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, kamu maliyesinde birtakım sıkıntıların baş gösterdiğini dile getirerek, tedavi yerine pansuman yapılırsa sorunun büyümesine engel olunamayacağını belirtti. Milletin rahat olmadığını ifade eden Ayhan, ekonomide dengelerin sarsıldığını, bundan tüm Türkiye'nin etkilendiğini savundu.
Bütçe ve dış ticaret açığının arttığını dile getiren Ayhan, "AK Parti'nin her şeyi iyi göstermek gibi bir huy edindiğini" savundu. Vergi afları, hesapsız verilen teşvikler ve kamunun israfa varan harcamalarının ağır faturasıyla karşı karşıya kalındığını öne süren Ayhan, tasarının ülke menfaatlerine en uygun şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
CHP İzmir Milletvekili Zekeriya Temizel ise vergi düzenlemelerinin gereklilikten doğduğunu ve değerlendirmelerin verilerle yapılması gerektiğini kaydetti.
Temizel, tasarıdaki düzenlemelerde hakkaniyet bulunmadığını öne sürerek, temel eleştirilerinden birinin bu olduğunu dile getirdi.
Tasarıyla devlete yeni bir borçlanma yetkisi istendiğini anımsatan Temizel, "Şimdi bile, bu Kamu Finansmanı ve Borç Yönetimi Yasası'na ve Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'na tamamen aykırı bir şekilde devletin borçlandığını görüyoruz. Şu gün itibarıyla 52 milyar olması gereken net borçlanmamız 70 milyarı aştı. Daha kanun çıkmadı, öyle bir yetki vermedik." diye konuştu.
AK Parti Nevşehir Milletvekili Ebubekir Gizligider ise tasarının küresel dünyanın getirdiği birtakım zorlukların aşılmasına katkı sağlayacağını belirtti.
Tasarının, toplumun her kesimine dokunduğunu ifade eden Gizligider, "Tasarı, sanayiciden esnaftan tutun da şehit ailelerine, yatırımcıya, öğrenciye, köylüye, organize sanayilere toplumun belli amaçlar doğrultusunda beklentisi olan kesimlerine dokunuyor ve önemli kolaylıklar getiriyor." değerlendirmesinde bulundu.
Şahsı adına söz alan CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, ülkenin yararına olmadığını söylediği bazı maddelerin tekrar görüşülmesi gerektiğini savundu. Verilen önergelerin sayısal çoğunluk sayesinde reddedildiğini dile getiren Durmaz, torba yasada birçok zammın bulunduğunu aktardı.
**** HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
