2022-06-07 - 17:35
AK Parti ve MHP'li milletvekillerinin imzasını taşıyan Hakimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine TBMM Adalet Komisyonunda başlandı.
AK Parti İstanbul Milletvekili Abdullah Güler başkanlığında toplanan komisyonda söz alan teklif sahibi AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, teklifle mesleğe giriş usulünün tamamen değiştiğini söyledi.
"Hakim adaylığı" müessesesinin kaldırıldığını "hakim ve savcı yardımcılığı" müessesesinin oluşturulduğunu belirten Kaya, meslek öncesi eğitim süresinin 2 yıldan 3 yıla çıkarılmasını önerdiklerini ifade etti.
Yapılan düzenlemelerle hakim ve savcı yardımcılarının mesleğe usta-çırak ilişkisinde hazırlanmalarını sağlayacaklarını dile getiren Kaya, hakim ve savcı yardımcılarının görevlerinin de kanunla düzenleneceğini, uygulamada yetkili ve sorumlu birer aktör olmalarının sağlanacağını söyledi.
Teklifle Noterlik Kanunu'nda da önemli değişiklikler önerdiklerini belirten Kaya, "Noterlerin düzenlemiş oldukları satış vaadi sözleşmesinin talep halinde elektronik ortamda tapu siciline de şerh verebilmesini bu teklifimizle sağlıyoruz. Taşınmaz satış sözleşmelerinin de tapu müdürlüklerinin yanında artık noterlerde yapılabilme imkanını da getirmiş oluyoruz." dedi.
Kaya, serbest piyasa rekabetini bozmak suretiyle haksız ve yüksek miktarda gelir elde etmek amacıyla stokçuluk faaliyetleri gerçekleştiren fırsatçılarla daha etkin mücadele edebilmek için Türk Ceza Kanunu'nun ilgili maddesinde düzenlenen, fiyatları etkileme suçunun cezalarının üst sınırının 3 yıla çıkarılacağını bildirdi.
CHP İstanbul Milletvekili İbrahim Kaboğlu, Türkiye'de hukuk fakültelerinin nicelik bakımından sayısı artarken nitelik bakımından düşüş yaşandığını ifade etti.
Meslek öncesi 3 yıllık eğitim süresinin çok uzun bir süre olduğunu, hukuk fakültelerinin öğrenim süresine neredeyse denk olduğunu dile getiren Kaboğlu, düzenlemeyle hukuk fakültelerinde yeterli bir eğitim-öğretim programının uygulanamadığının örtülü bir şekilde ifade edildiğini savundu. Hakim ve savcı yardımcılığı eğitim sürecini ve yapılacak sınavı eleştiren Kaboğlu, sözlü sınav sürecindeki belirsizliğin keyfi tercihlere yol açacağını ileri sürdü. Kaboğlu, ilk üç maddedeki aykırılıkların düzeltilmesini beklediklerini dile getirdi.
Teklifin geneli üzerine söz alan CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, iktidarın, yargıdaki sorunların giderilebilmesi ve düzeltilmesine yönelik kamuoyunda büyük iddialarda bulunduğunu söyledi.
Teklifte, yargıya ilişkin sorunların çözümüne, yargıya güveni artırıcı tedbirlerin alındığına yönelik herhangi yeni bir durumun olmadığını ileri süren Emre, insan hakları alanında da gerekli düzenleme yapılmadığını savundu.
Emre, Türkiye'de liyakatin esas olmadığını, bu nedenle hakim ve savcı yardımcılığını, iyi ya da kötü yönde değerlendiremeyeceğini belirterek, "Türkiye'de son yıllarda hiç olmadığı kadar yoğun bir hakim, savcı alımı oldu. AKP iktidara geldiğinde Türkiye'de yaklaşık 7 bin hakim, savcı vardı, bugün bakıldığında bunların belki de 2 bini ancak görevdedir, gerisi emekli oldu, görev süreleri bitti." dedi.
Hakim ve savcı yardımcılığı sözlü mülakatını da eleştiren Emre, "Türkiye'de sözlü sınav hep kötüye kullanılıyor ama sözlü sınavların da bir şekilde sesli ve görüntülü şekilde kaydedilmesi, denetime açık olması, gariban vatandaşların da hakkının yenmemesi lazım." diye konuştu.
HDP Ağrı Milletvekili Abdullah Koç "Yargıda paket paket düzenlemeler yapıldı ama çıkarılan paketlerle yargının durumu iyiden iyiye kötüye gitti. Özgürlükler kısıtlamaya uğradı." görüşünü savundu.
MHP Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk, teklifle adalet sistemine hakim ve savcı yardımcılığı sisteminin kazandırılacağına işaret etti.
"Hakim yardımcılığı" mesleğine ilişkin bazı ülkelerden örnekler veren Öztürk, "Hakim yardımcılığı, bir meslek olarak işlerliği mümkün görülen ülkelerde yargının daha etkin işlemesini sağlayacak önemli bir araç olarak kabul edilmektedir. Yargının daha etkin şekilde işlemesiyle birlikte yargılamalar da makul sürede tamamlanabilecektir." ifadesini kullandı.
Türkiye'de hakim yardımcılığı mesleğine birçok nedenle ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Öztürk, "Yargı teşkilatındaki aşırı iş yükü altında ezilen hakimlerin yükünü hafifletecek bir yardımcıya ihtiyaçları her geçen gün artmaktadır. Diğer taraftan süresi içinde adalet isteyen vatandaşların beklentisi de karşılanmış olacaktır çünkü karar aşaması da hızlanmış olacaktır." şeklinde konuştu.
Noter olabilmek için müracaatta bulunan genç bir avukata mevcut uygulamaya göre 110 yıl sonra noterlik sırası geldiğini aktaran Öztürk, "Noterlik sisteminin güncellenmesi, sınıflar arası geçişten öte, komple adil bir noterlik atama sistemi kurgulanmalı ve noter yardımcılığı müessesinin getirilmesi uygun olacaktır diye düşünüyorum." değerlendirmesini yaptı.
İYİ Parti Aksaray Milletvekili Ayhan Erel, teklifin, yargıya güveni sağlayan, yargılamanın bağımsız olduğunu pekiştiren, adalete erişimi kolaylaştıran bir teklif olmadığını iddia etti.
Adalet Bakanlığının, hazırladığı uygulama takviminde 6 ay içerisinde "coğrafi teminat"ın getirileceğini duyurduğunu anlatan Erel, bu teminatın uygulamaya konulmaması nedeniyle hakim ve savcıların beklediği yasal güvenceye kavuşamadığını savundu.
Yargı paketlerinde coğrafi teminatın yer almadığını söyleyen Erel, "Yargıya güvensizliği ortadan kaldıracak, hakim ve savcıları tarafsız, korkusuz, bağımsız karar vermesini sağlayacak ortamın oluşturulması lazım." dedi.
Teklifin görüşmelerine yarın da devam edilecek.
"Hakim adaylığı" müessesesinin kaldırıldığını "hakim ve savcı yardımcılığı" müessesesinin oluşturulduğunu belirten Kaya, meslek öncesi eğitim süresinin 2 yıldan 3 yıla çıkarılmasını önerdiklerini ifade etti.
Yapılan düzenlemelerle hakim ve savcı yardımcılarının mesleğe usta-çırak ilişkisinde hazırlanmalarını sağlayacaklarını dile getiren Kaya, hakim ve savcı yardımcılarının görevlerinin de kanunla düzenleneceğini, uygulamada yetkili ve sorumlu birer aktör olmalarının sağlanacağını söyledi.
Teklifle Noterlik Kanunu'nda da önemli değişiklikler önerdiklerini belirten Kaya, "Noterlerin düzenlemiş oldukları satış vaadi sözleşmesinin talep halinde elektronik ortamda tapu siciline de şerh verebilmesini bu teklifimizle sağlıyoruz. Taşınmaz satış sözleşmelerinin de tapu müdürlüklerinin yanında artık noterlerde yapılabilme imkanını da getirmiş oluyoruz." dedi.
Kaya, serbest piyasa rekabetini bozmak suretiyle haksız ve yüksek miktarda gelir elde etmek amacıyla stokçuluk faaliyetleri gerçekleştiren fırsatçılarla daha etkin mücadele edebilmek için Türk Ceza Kanunu'nun ilgili maddesinde düzenlenen, fiyatları etkileme suçunun cezalarının üst sınırının 3 yıla çıkarılacağını bildirdi.
CHP İstanbul Milletvekili İbrahim Kaboğlu, Türkiye'de hukuk fakültelerinin nicelik bakımından sayısı artarken nitelik bakımından düşüş yaşandığını ifade etti.
Meslek öncesi 3 yıllık eğitim süresinin çok uzun bir süre olduğunu, hukuk fakültelerinin öğrenim süresine neredeyse denk olduğunu dile getiren Kaboğlu, düzenlemeyle hukuk fakültelerinde yeterli bir eğitim-öğretim programının uygulanamadığının örtülü bir şekilde ifade edildiğini savundu. Hakim ve savcı yardımcılığı eğitim sürecini ve yapılacak sınavı eleştiren Kaboğlu, sözlü sınav sürecindeki belirsizliğin keyfi tercihlere yol açacağını ileri sürdü. Kaboğlu, ilk üç maddedeki aykırılıkların düzeltilmesini beklediklerini dile getirdi.
Teklifin geneli üzerine söz alan CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, iktidarın, yargıdaki sorunların giderilebilmesi ve düzeltilmesine yönelik kamuoyunda büyük iddialarda bulunduğunu söyledi.
Teklifte, yargıya ilişkin sorunların çözümüne, yargıya güveni artırıcı tedbirlerin alındığına yönelik herhangi yeni bir durumun olmadığını ileri süren Emre, insan hakları alanında da gerekli düzenleme yapılmadığını savundu.
Emre, Türkiye'de liyakatin esas olmadığını, bu nedenle hakim ve savcı yardımcılığını, iyi ya da kötü yönde değerlendiremeyeceğini belirterek, "Türkiye'de son yıllarda hiç olmadığı kadar yoğun bir hakim, savcı alımı oldu. AKP iktidara geldiğinde Türkiye'de yaklaşık 7 bin hakim, savcı vardı, bugün bakıldığında bunların belki de 2 bini ancak görevdedir, gerisi emekli oldu, görev süreleri bitti." dedi.
Hakim ve savcı yardımcılığı sözlü mülakatını da eleştiren Emre, "Türkiye'de sözlü sınav hep kötüye kullanılıyor ama sözlü sınavların da bir şekilde sesli ve görüntülü şekilde kaydedilmesi, denetime açık olması, gariban vatandaşların da hakkının yenmemesi lazım." diye konuştu.
HDP Ağrı Milletvekili Abdullah Koç "Yargıda paket paket düzenlemeler yapıldı ama çıkarılan paketlerle yargının durumu iyiden iyiye kötüye gitti. Özgürlükler kısıtlamaya uğradı." görüşünü savundu.
MHP Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk, teklifle adalet sistemine hakim ve savcı yardımcılığı sisteminin kazandırılacağına işaret etti.
"Hakim yardımcılığı" mesleğine ilişkin bazı ülkelerden örnekler veren Öztürk, "Hakim yardımcılığı, bir meslek olarak işlerliği mümkün görülen ülkelerde yargının daha etkin işlemesini sağlayacak önemli bir araç olarak kabul edilmektedir. Yargının daha etkin şekilde işlemesiyle birlikte yargılamalar da makul sürede tamamlanabilecektir." ifadesini kullandı.
Türkiye'de hakim yardımcılığı mesleğine birçok nedenle ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Öztürk, "Yargı teşkilatındaki aşırı iş yükü altında ezilen hakimlerin yükünü hafifletecek bir yardımcıya ihtiyaçları her geçen gün artmaktadır. Diğer taraftan süresi içinde adalet isteyen vatandaşların beklentisi de karşılanmış olacaktır çünkü karar aşaması da hızlanmış olacaktır." şeklinde konuştu.
Noter olabilmek için müracaatta bulunan genç bir avukata mevcut uygulamaya göre 110 yıl sonra noterlik sırası geldiğini aktaran Öztürk, "Noterlik sisteminin güncellenmesi, sınıflar arası geçişten öte, komple adil bir noterlik atama sistemi kurgulanmalı ve noter yardımcılığı müessesinin getirilmesi uygun olacaktır diye düşünüyorum." değerlendirmesini yaptı.
İYİ Parti Aksaray Milletvekili Ayhan Erel, teklifin, yargıya güveni sağlayan, yargılamanın bağımsız olduğunu pekiştiren, adalete erişimi kolaylaştıran bir teklif olmadığını iddia etti.
Adalet Bakanlığının, hazırladığı uygulama takviminde 6 ay içerisinde "coğrafi teminat"ın getirileceğini duyurduğunu anlatan Erel, bu teminatın uygulamaya konulmaması nedeniyle hakim ve savcıların beklediği yasal güvenceye kavuşamadığını savundu.
Yargı paketlerinde coğrafi teminatın yer almadığını söyleyen Erel, "Yargıya güvensizliği ortadan kaldıracak, hakim ve savcıları tarafsız, korkusuz, bağımsız karar vermesini sağlayacak ortamın oluşturulması lazım." dedi.
Teklifin görüşmelerine yarın da devam edilecek.
