2010-04-19 - 23:40
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, İstiklal Savaşı'nın yapıldığını ancak çok partili hayata geçildiği günden
beri bir sivil Anayasa yapılamadığını belirterek, ''Bu, siyaset kurumunun en önemli eksikliğidir belki hepimizin de ortak ayıbıdır'' dedi.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, İstiklal Savaşı'nın yapıldığını
ancak çok partili hayata geçildiği günden beri bir sivil Anayasa yapılamadığını
belirterek, ''Bu, siyaset kurumunun en önemli eksikliğidir belki hepimizin de ortak
ayıbıdır'' dedi.
Çiçek, TBMM Genel Kurulunda Anayasa değişikliği teklifi üzerinde Hükümet
adına yaptığı konuşmada, bu haftanın Milli Egemenlik Haftası olduğunu anımsattı.
Çiçek, böyle bir haftada, millet iradesinin pozitif hukuka en üst düzeyde
yansıdığı bir metin olan Anayasa değişikliğini konuşmalarının, önemli ve anlamlı
olduğunu söyledi.
Milli mücadelenin, milli egemenliği kazandırdığını, bu egemenliğin
tecelli ettiği organın da TBMM olduğunu vurgulayan Çiçek, ''Dolayısıyla bu
Meclis, hepimizin iftiharla söylediği gibi gazi Meclistir. Gazi Meclis, milli
mücadeleyi başarmış, istiklal harbini yapmıştır. Tüm dünyaya bu mücadele örnek
olmuş, ilham vermiştir. İstiklal Harbini yaptık ama çok partili hayata geçtiğimiz
günden beri bir sivil Anayasa yapamadık. Yokluklar içerisinde kazandığımız bir
mücadele var ama bir sivil Anayasayı milletimize armağan edemedik. Bu, siyaset
kurumunun bence en önemli eksikliğidir belki hepimizin de ortak ayıbıdır'' diye
konuştu.
Çiçek, 2010 Türkiyesinde, yeni bir Anayasa yapılması gerektiğini dile
getirerek, yürürlükte olan Anayasanın dünyada en çok tartışılan Anayasa olduğunu
belirtti. Çiçek, batı demokrasilerinde halen bu kadar ayıplı Anayasayla yönetilen
başka bir ülkenin kalmadığını kaydetti.
Bakan Çiçek, 28 yıldır bu konuyu tartıştıklarını, olumsuz olarak
söylenmedik hiçbir söz ve nitelemenin kalmadığını vurgulayarak, sözlerini şöyle
sürdürdü:
''Hepimiz, bu Anayasanın değişmesi gerektiği konusunda uzlaştık, mutabık
kaldık. Uzlaştık, ittifak ettik ama icra edemedik. Sorun burada. Birçok konuda
ittifak ediyoruz, 'değişmesi lazımdır, bir gün bile bu Anayasaya tahammül etmek
mümkün değildir' diyoruz, bunu 28 yıldır söylüyoruz. Ama halen aynı noktadayız,
aynı sözleri söylemeye devam ediyoruz. İttifak ettiğimiz bu konuyla ilgili
hepimizin, millete taahhüdü var.
Bu değişiklik nereden çıktı, kim istiyor, deniliyor. 'Bu Anayasa, bir
darbe Anayasasıdır, öncelikleri, içeriği farklıdır, demokratik işleyişi
zorlaştırıyor, bu değişikliğin bir an önce yapılması, savsaklanmaması lazım. Bu
Anayasa yürürlükte olduğu süre içinde sorunlarımız her geçen gün ağırlaşacak ve
giderek bir rejim bunalımına dönüşecektir' diyoruz. Rejim bunalımı çıkaracak
kadar eksiklikleri, arazları, sıkıntıları olan bir Anayasa, halen 17 yıl sonra
bir değişikliğe tabi tutuluyorsa, bu ihtiyaç nereden çıkıyor demek, bence gerçeği
görmemek anlamına gelir.''
Türkiye'nin, bugün en önemli sorununun, Anayasa olduğunu belirten Çiçek,
bütün sorunların Anayasaya çıktığını kaydetti.
Çiçek, Anayasa değişikliğinin sayısında bile ihtilafta olduklarını
belirterek, ''İster 15, ister 16 deyin, her 1,5 yılda bir Anayasa değişikliği
ülke gündemine geldiyse, bu bir toplumsal ihtiyaçtır, toplumsal talep, beklenti
var'' dedi.
Anayasa değişikliğini gündeme getirdiklerinde partilere ve sivil toplum
örgütlerine gittiklerini anımsatan Çiçek, bu örgütlerin raporlarında, Türkiye'nin
yeni bir Anayasaya ihtiyaç olduğu ve gecikilmemesi gerektiğinin yer aldığını
belirtti. Çiçek, teklifi götürdüklerinde, ''Bu nereden çıktı? Lüzumu yok''
denilmediğini, ''Yeni bir Anayasaya ihtiyaç var, sizin getirdiğiniz yeterli
değil'' görüşünün dile getirildiğini anlattı.
Çiçek, bunun toplumsal bir ihtiyaç olduğunu belirterek, şunları
kaydetti:
''Bu bir AK Parti sorunu değil. AK Parti olmadığında ortadan kalkacak bir
sorun değil. 28 yıldır uğraşılan bir konudur. Milletimize daha fazla eza ve cefa
yapamayız. Siyaset kurumu olarak bu konuda hepimiz söz verdik, bunun gereğini
yapmakla mükellefiz. Yapacağımız iş bu kadar doğru, acilse, bugünün işini niye
yarına bırakıyoruz? 17, 27 yıldır bırakmışız. Her defasında 'şimdi olmasın, bir
dönem sonra' denilmiş, 28 yılı artık geride bırakıyoruz. Bir dönem sonra bu konu
gündeme geldiğinde belki siz, biz olmayabiliriz ama yine benzer itirazlar
olacak.
Kalkınmış çağdaş ülkeler sorunlarını alt ata değil, yan yana yazar. Alt
alta yazmak, bence çok doğru bir iş değil. Bu ülkenin birden fazla sorunları var,
hepsinin üstesinden gelecek, bu ülkenin gücü, birikimi var. Bir taraftan Anayasa
değişikliğini yapabiliriz, yapmalıyız, öbür taraftan önem verdiğimiz konuları
aynı derecede yan yana koyarak, onlara da gerekli ilgiyi, dikkati
gösterebiliriz.''
Çiçek, ''Bu tip metinler düzenlenirken uzlaşma aranır'' denildiğini,
bunun doğru olduğunu söyledi. Uzlaşmanın sihirli bir kelime olduğunu belirten
Çiçek, hep arandığını ancak bugüne kadar da hiç bulunmadığını kaydetti.
Anayasanın değişmesi konusunda ittifak olduğunu ancak 28 yıldır bu
uzlaşmayı bir türlü gerçekleştiremediklerini vurgulayan Çiçek, ''Hadi bugün
bizden kaynaklanıyor diyelim bu sıkıntı, bizden önceki değişiklikliklerde niye bu
uzlaşma sağlanamamış?'' diye sordu.
Uzlaştıkları başka konuların da bulunduğunu dile getiren Çiçek, ''Kamuoyu
önünde uzlaşır göründük ama sonra oylamanın gizliliğine sığınıp, Meclisin de
itibarını yerle bir edecek bu uygulamaları biz beraber yaşadık. 1997'de
dokunulmazlık konusu gündeme geldi. 83. maddeyle ilgili değişiklikte 4 parti
uzlaştı, taraf olmayan tek parti Refah Partisiydi, 158 milletvekili vardı. Onun
dışındaki sayı 392, bu metin 213 oy aldı'' diye konuştu.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil
Çiçek, millet iradesinin rolü ile mahkeme kararlarının rolü ve fonksiyonunun
farklı olduğunu belirterek, ''Milletin alternatifi hiç bir zaman mahkeme
kararları olamaz'' dedi.
Çiçek, TBMM Genel Kurulunda, Anayasa değişiklik teklifinin tümü
üzerindeki görüşmelerde Hükümet adına yaptığı konuşmada, değişiklik teklifiyle
ilgili kendilerinin uzlaşma aradıklarını, ancak şu ana kadar yapılan
konuşmalarda, itham ve isnattan başka, konunun özüne yönelik herhangi bir öneri
gelmediğini ifade etti.
Muhalefetten katkı beklediklerini ifade eden Çiçek, ''Katkı da vermem
oylamaya da katılmam'' şeklindeki düşüncenin, çok doğru bir gidiş olmadığını dile
getirdi.
Uzlaşmayı sonuna kadar arayacaklarını, ancak bunun gerçekleşmemesi
halinde teklifin gideceği yerin millet olduğunu vurgulayan Çiçek, şunları
söyledi:
''Çünkü biz burada millet adına görev yapıyoruz. Milli egemenliğin
tecelli ettiği yer burası. 'Ben millete gitmem de mahkemeye giderim' diyorsanız,
millet iradesinin yerine başka bir makamın kararını ikame edemeyiz. Bu çağ dışı
bir demokrasi anlayışı olur. Anlaşabilirsek anlaşırız, anlaşamazsak millete
gideriz. Millet ne diyorsa o başımızın üstünedir. Bugüne kadar millet her zaman
doğruyu yaptı. Millet iradesinin rolü, fonksiyonu farklıdır, mahkeme kararlarının
rolü farklıdır. Milletin alternatifi hiç bir zaman mahkemeler ve mahkeme
kararları olamaz. Bunun altını çiziyorum. İhtilafı millete değil de başka bir
yere çözdürmeye çalışırsak, milleti dışlamış oluruz. Milleti dışlayanı millet de
dışlar. Demokrasi açısından son derece üzücü bir akıbet olur.''
Değişiklik teklifiyle ilgili, muhalefet şerhlerinde, ''içtüzüğe ve
Anayasaya aykırı'' denildiğini ifade eden Çiçek, ''Peki uzlaşırsak, bu
aykırılıklar bir anda nasıl buharlaşıyor? Uzlaşırsak, hiç bir şey yok, her şey
düzgün, uzlaşamazsak usulden de aykırı esastan da aykırı. Böylesine önemli bir
metin ayak üstü bir değerlendirmeye tabi tutulabilir mi? Getirdiğimiz düzenleme
doğruysa niye 1 yıl sonraya bırakıyoruz, yanlış ise 1 yıl sonra nasıl düzelecek?
Böyle bir mantık olabilir mi?'' diye konuştu. Çiçek, Meclis çatısı altında görev
yapan bütün parti ve milletvekillerinin eşit değerde olduğunu, hiç birinin
diğerinin onay makamı olmadığını ifade etti.
Bir siyasi partinin tecrübesine, birikimine ve geçmişine saygı duyduğunu
ifade eden Çiçek, şöyle devam etti:
''Ancak rejim meselesi olduğunda, Anayasaya uygunluk ya da aykırılık
meseli söz konusu olduğunda, onay makamı gibi, her meseleyi, 'benim dediğime
uyarsanız Anayasaya uygun, değilse uygun değil' tarzındaki ikileme sokarsa, o
zaman ben açıkça ifade edeyim; Parlamentoda öyle onay makamları filan yoktur. Bu
türlü meselelerde onay makamı sadece millettir. Gideceğiz, millet ya onaylayacak
ya onaylamayacak. Yoksa kimsenin kimseden icazet almasına gerek yok. Burada
mantıksal yanlışlık ve tutarsızlıklar oluyor. 'Uzlaşırsak tamam, uzlaşmazsak
mahkemeye gideriz.' Mahkemeye gitmek Anayasal haktır, ona bir şey demeyiz. Ona
saygı da duyarız. Verilen mahkeme kararları kafamıza yatmasa da doğru bulmasak da
uygularız. O ayrı bir olay. Ama daha işin başlangıcında 'mahkemeye gideriz'
tarzı, mahkemeyi de zan altında bırakır. O takdirde 'Ben millete gitmem mahkemeye
giderim. Oradan bu işi hallederim' diyorsanız, gelin hiç meseleyi böylesine bir
şeytan üçgeni içerisine sokmayalım. Burada yanlışlıklar var. Bu yanlışlıkları hep
beraber görmemiz lazım.''
Cemil Çiçek, Anayasa değişiklik teklifindeki temel hedefin, demokrasinin
standartlarını yükseltmek, Anayasada var olan hakları güvence altına almak,
siyaset alanını genişletmek, hukukun üstünlüğünü tesis etmek olduğunu kaydetti.
Hiç kimsenin teklifin önünde arkasında başka bir anlam aramaması
gerektiğini anlatan Çiçek, bunların hepsini milletin gözü önünde yaptıklarını
dile getirdi.
''Bu düzenlemeleri yaparken bize mahsus diye yapmıyoruz'' diyen Çiçek,
şöyle devam etti:
''Bu düzenlemeler evrensel düzenlemelerdir. Temel hak ve özgürlükler
artık iç hukuk meselesi değil, evrensel değerdir. Bu düzenlemeler sadece bize
mahsus olsaydı bunu anlardım. Kurumlarla ilgili yapısal değişiklikler, içinde yer
almak istediğimiz AB standartları neyse onlara benzer düzenlemelerdir. Uzlaşma
olsun diye Avrupa normlarından da geride bir düzenleme yaptık. Bunun farkındayız.
Nitekim bu da eleştiri konusu olmaktadır. Bu düzenlemeler yasalaştığı halde
Türkiye başka Türkiye olacak. Türkiye'nin siyaset alanı genişleyecek.
Demokrasinin nimetlerinden insanlar daha fazla istifade edebilecek. Hak ve
özgürlüklerin kullanılması daha kolay hale gelebilecektir.
İnşallah burada katkılarınızla bu teklif daha da olgunlaşır. Eğer buradan
gerçekleştirebilirsek ne ala, bu mümkün olmadığı takdirde milletimize gideriz,
milletimiz bugüne kadar hep doğru karar verdi. İnşallah bu konuda da doğru karar
verecektir. Biz buna inanıyoruz.''
Anayasa değişikliği teklifinin tümü üzerinde şahsı adına söz alan MHP
Grup Başkanvekili Oktay Vural, iktidar partisine, ''Sizin amacınız çözmek değil,
sizin amacınız çatıştırmak, bunun üzerinden rant kurup siyaset üretmek' diye
seslendi.
AK Parti'nin bazı bakanları ve yöneticilerinin geçmişte yaptıkları
konuşmaları hatırlatan Vural, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek'in
Fazilet Partisinde iken, ''Gönül arzu ederdi ki böyle parça parça, konfeksiyon
mağazasına taksit öder gibi Anayasa değişikliği yapmak yerine, Anayasanın tümünü
dikkate alan bir değişikliği Meclis'in gündemine getirseydik'' dediğini söyledi.
Vural, ''Ne oldu Sayın Bakan? Konfeksiyon mağazasındasınız galiba'' diye sordu.
Oktay Vural, AK Parti'lilerin, geçmişte uzlaşmayla Anayasa
değişikliklerinin yapılması gerektiğini söylediğini, şimdi ise uzlaşmadan
kaçtıklarını iddia etti.
''2001'de Mecliste çoğunluğu olan partilerin uzlaşma konusunda
gösterdikleri cesareti, bugün sizin göstermemenizi acaba neye bağlamamız
gerekiyor'' diyen Vural, Anayasa değişikliğinin seçimlerden sonra yapılması
çağrısını yineledi.
Vural, ''Milletin iradesinden kaçmak mümkün değildir, milletin iradesi
hakim olacaktır ama milletin hukukundan da kaçmak mümkün değildir'' dedi.
Çiçek, teklifin tümünün görüşmelerinin son bölümünde soruları yanıtladı.
İçtüzük gereği, soruların teklifin içeriğiyle ilgili olmasını gerektiğini
belirten Çiçek, anayasaların ekonomik tedbir veya sosyal paket olmadığını
söyledi.
Teklifin çalışanlarla ilgili, sendikal haklar ve uygulamalarıyla ilgili
önemli düzenlemeler içerdiğini kaydeden Çiçek, memurların toplu görüşmeden toplu
sözleşmeye geçecek olmasının da söz konusu teklifle sağlanacağını bildirdi.
Yargı bağımsızlığı konusunda maddeler üzerinde görüşmeler yapılacağını
belirten Çiçek, ''Hiç tereddüt edilmesin ki yargı bağımsızlığı bugünden daha
ileride olacaktır'' dedi.
Çiçek, MHP İzmir Milletvekili Şenol Bal'ın ''Başbakan Erdoğan'ın
problemlerinden bahisle Anayasa değişikliği teklifinin gündeme geldiğine''
ilişkin sorusuna ''Başbakanı da bu millet seçiyor. Millet, iyiyi kötüyü
birbirinden ayırt edemiyor mu ki bunca problemsiz adam varken, problemli birini
Başbakan seçiyor. Bu sorunun cevabını herkesin kendisine sorması gerekir.
Milletin tercihini burada sorgulamaya hakkımız olduğunu sanmıyorum'' karşılığını
verdi. (23.40)
ancak çok partili hayata geçildiği günden beri bir sivil Anayasa yapılamadığını
belirterek, ''Bu, siyaset kurumunun en önemli eksikliğidir belki hepimizin de ortak
ayıbıdır'' dedi.
Çiçek, TBMM Genel Kurulunda Anayasa değişikliği teklifi üzerinde Hükümet
adına yaptığı konuşmada, bu haftanın Milli Egemenlik Haftası olduğunu anımsattı.
Çiçek, böyle bir haftada, millet iradesinin pozitif hukuka en üst düzeyde
yansıdığı bir metin olan Anayasa değişikliğini konuşmalarının, önemli ve anlamlı
olduğunu söyledi.
Milli mücadelenin, milli egemenliği kazandırdığını, bu egemenliğin
tecelli ettiği organın da TBMM olduğunu vurgulayan Çiçek, ''Dolayısıyla bu
Meclis, hepimizin iftiharla söylediği gibi gazi Meclistir. Gazi Meclis, milli
mücadeleyi başarmış, istiklal harbini yapmıştır. Tüm dünyaya bu mücadele örnek
olmuş, ilham vermiştir. İstiklal Harbini yaptık ama çok partili hayata geçtiğimiz
günden beri bir sivil Anayasa yapamadık. Yokluklar içerisinde kazandığımız bir
mücadele var ama bir sivil Anayasayı milletimize armağan edemedik. Bu, siyaset
kurumunun bence en önemli eksikliğidir belki hepimizin de ortak ayıbıdır'' diye
konuştu.
Çiçek, 2010 Türkiyesinde, yeni bir Anayasa yapılması gerektiğini dile
getirerek, yürürlükte olan Anayasanın dünyada en çok tartışılan Anayasa olduğunu
belirtti. Çiçek, batı demokrasilerinde halen bu kadar ayıplı Anayasayla yönetilen
başka bir ülkenin kalmadığını kaydetti.
Bakan Çiçek, 28 yıldır bu konuyu tartıştıklarını, olumsuz olarak
söylenmedik hiçbir söz ve nitelemenin kalmadığını vurgulayarak, sözlerini şöyle
sürdürdü:
''Hepimiz, bu Anayasanın değişmesi gerektiği konusunda uzlaştık, mutabık
kaldık. Uzlaştık, ittifak ettik ama icra edemedik. Sorun burada. Birçok konuda
ittifak ediyoruz, 'değişmesi lazımdır, bir gün bile bu Anayasaya tahammül etmek
mümkün değildir' diyoruz, bunu 28 yıldır söylüyoruz. Ama halen aynı noktadayız,
aynı sözleri söylemeye devam ediyoruz. İttifak ettiğimiz bu konuyla ilgili
hepimizin, millete taahhüdü var.
Bu değişiklik nereden çıktı, kim istiyor, deniliyor. 'Bu Anayasa, bir
darbe Anayasasıdır, öncelikleri, içeriği farklıdır, demokratik işleyişi
zorlaştırıyor, bu değişikliğin bir an önce yapılması, savsaklanmaması lazım. Bu
Anayasa yürürlükte olduğu süre içinde sorunlarımız her geçen gün ağırlaşacak ve
giderek bir rejim bunalımına dönüşecektir' diyoruz. Rejim bunalımı çıkaracak
kadar eksiklikleri, arazları, sıkıntıları olan bir Anayasa, halen 17 yıl sonra
bir değişikliğe tabi tutuluyorsa, bu ihtiyaç nereden çıkıyor demek, bence gerçeği
görmemek anlamına gelir.''
Türkiye'nin, bugün en önemli sorununun, Anayasa olduğunu belirten Çiçek,
bütün sorunların Anayasaya çıktığını kaydetti.
Çiçek, Anayasa değişikliğinin sayısında bile ihtilafta olduklarını
belirterek, ''İster 15, ister 16 deyin, her 1,5 yılda bir Anayasa değişikliği
ülke gündemine geldiyse, bu bir toplumsal ihtiyaçtır, toplumsal talep, beklenti
var'' dedi.
Anayasa değişikliğini gündeme getirdiklerinde partilere ve sivil toplum
örgütlerine gittiklerini anımsatan Çiçek, bu örgütlerin raporlarında, Türkiye'nin
yeni bir Anayasaya ihtiyaç olduğu ve gecikilmemesi gerektiğinin yer aldığını
belirtti. Çiçek, teklifi götürdüklerinde, ''Bu nereden çıktı? Lüzumu yok''
denilmediğini, ''Yeni bir Anayasaya ihtiyaç var, sizin getirdiğiniz yeterli
değil'' görüşünün dile getirildiğini anlattı.
Çiçek, bunun toplumsal bir ihtiyaç olduğunu belirterek, şunları
kaydetti:
''Bu bir AK Parti sorunu değil. AK Parti olmadığında ortadan kalkacak bir
sorun değil. 28 yıldır uğraşılan bir konudur. Milletimize daha fazla eza ve cefa
yapamayız. Siyaset kurumu olarak bu konuda hepimiz söz verdik, bunun gereğini
yapmakla mükellefiz. Yapacağımız iş bu kadar doğru, acilse, bugünün işini niye
yarına bırakıyoruz? 17, 27 yıldır bırakmışız. Her defasında 'şimdi olmasın, bir
dönem sonra' denilmiş, 28 yılı artık geride bırakıyoruz. Bir dönem sonra bu konu
gündeme geldiğinde belki siz, biz olmayabiliriz ama yine benzer itirazlar
olacak.
Kalkınmış çağdaş ülkeler sorunlarını alt ata değil, yan yana yazar. Alt
alta yazmak, bence çok doğru bir iş değil. Bu ülkenin birden fazla sorunları var,
hepsinin üstesinden gelecek, bu ülkenin gücü, birikimi var. Bir taraftan Anayasa
değişikliğini yapabiliriz, yapmalıyız, öbür taraftan önem verdiğimiz konuları
aynı derecede yan yana koyarak, onlara da gerekli ilgiyi, dikkati
gösterebiliriz.''
Çiçek, ''Bu tip metinler düzenlenirken uzlaşma aranır'' denildiğini,
bunun doğru olduğunu söyledi. Uzlaşmanın sihirli bir kelime olduğunu belirten
Çiçek, hep arandığını ancak bugüne kadar da hiç bulunmadığını kaydetti.
Anayasanın değişmesi konusunda ittifak olduğunu ancak 28 yıldır bu
uzlaşmayı bir türlü gerçekleştiremediklerini vurgulayan Çiçek, ''Hadi bugün
bizden kaynaklanıyor diyelim bu sıkıntı, bizden önceki değişiklikliklerde niye bu
uzlaşma sağlanamamış?'' diye sordu.
Uzlaştıkları başka konuların da bulunduğunu dile getiren Çiçek, ''Kamuoyu
önünde uzlaşır göründük ama sonra oylamanın gizliliğine sığınıp, Meclisin de
itibarını yerle bir edecek bu uygulamaları biz beraber yaşadık. 1997'de
dokunulmazlık konusu gündeme geldi. 83. maddeyle ilgili değişiklikte 4 parti
uzlaştı, taraf olmayan tek parti Refah Partisiydi, 158 milletvekili vardı. Onun
dışındaki sayı 392, bu metin 213 oy aldı'' diye konuştu.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil
Çiçek, millet iradesinin rolü ile mahkeme kararlarının rolü ve fonksiyonunun
farklı olduğunu belirterek, ''Milletin alternatifi hiç bir zaman mahkeme
kararları olamaz'' dedi.
Çiçek, TBMM Genel Kurulunda, Anayasa değişiklik teklifinin tümü
üzerindeki görüşmelerde Hükümet adına yaptığı konuşmada, değişiklik teklifiyle
ilgili kendilerinin uzlaşma aradıklarını, ancak şu ana kadar yapılan
konuşmalarda, itham ve isnattan başka, konunun özüne yönelik herhangi bir öneri
gelmediğini ifade etti.
Muhalefetten katkı beklediklerini ifade eden Çiçek, ''Katkı da vermem
oylamaya da katılmam'' şeklindeki düşüncenin, çok doğru bir gidiş olmadığını dile
getirdi.
Uzlaşmayı sonuna kadar arayacaklarını, ancak bunun gerçekleşmemesi
halinde teklifin gideceği yerin millet olduğunu vurgulayan Çiçek, şunları
söyledi:
''Çünkü biz burada millet adına görev yapıyoruz. Milli egemenliğin
tecelli ettiği yer burası. 'Ben millete gitmem de mahkemeye giderim' diyorsanız,
millet iradesinin yerine başka bir makamın kararını ikame edemeyiz. Bu çağ dışı
bir demokrasi anlayışı olur. Anlaşabilirsek anlaşırız, anlaşamazsak millete
gideriz. Millet ne diyorsa o başımızın üstünedir. Bugüne kadar millet her zaman
doğruyu yaptı. Millet iradesinin rolü, fonksiyonu farklıdır, mahkeme kararlarının
rolü farklıdır. Milletin alternatifi hiç bir zaman mahkemeler ve mahkeme
kararları olamaz. Bunun altını çiziyorum. İhtilafı millete değil de başka bir
yere çözdürmeye çalışırsak, milleti dışlamış oluruz. Milleti dışlayanı millet de
dışlar. Demokrasi açısından son derece üzücü bir akıbet olur.''
Değişiklik teklifiyle ilgili, muhalefet şerhlerinde, ''içtüzüğe ve
Anayasaya aykırı'' denildiğini ifade eden Çiçek, ''Peki uzlaşırsak, bu
aykırılıklar bir anda nasıl buharlaşıyor? Uzlaşırsak, hiç bir şey yok, her şey
düzgün, uzlaşamazsak usulden de aykırı esastan da aykırı. Böylesine önemli bir
metin ayak üstü bir değerlendirmeye tabi tutulabilir mi? Getirdiğimiz düzenleme
doğruysa niye 1 yıl sonraya bırakıyoruz, yanlış ise 1 yıl sonra nasıl düzelecek?
Böyle bir mantık olabilir mi?'' diye konuştu. Çiçek, Meclis çatısı altında görev
yapan bütün parti ve milletvekillerinin eşit değerde olduğunu, hiç birinin
diğerinin onay makamı olmadığını ifade etti.
Bir siyasi partinin tecrübesine, birikimine ve geçmişine saygı duyduğunu
ifade eden Çiçek, şöyle devam etti:
''Ancak rejim meselesi olduğunda, Anayasaya uygunluk ya da aykırılık
meseli söz konusu olduğunda, onay makamı gibi, her meseleyi, 'benim dediğime
uyarsanız Anayasaya uygun, değilse uygun değil' tarzındaki ikileme sokarsa, o
zaman ben açıkça ifade edeyim; Parlamentoda öyle onay makamları filan yoktur. Bu
türlü meselelerde onay makamı sadece millettir. Gideceğiz, millet ya onaylayacak
ya onaylamayacak. Yoksa kimsenin kimseden icazet almasına gerek yok. Burada
mantıksal yanlışlık ve tutarsızlıklar oluyor. 'Uzlaşırsak tamam, uzlaşmazsak
mahkemeye gideriz.' Mahkemeye gitmek Anayasal haktır, ona bir şey demeyiz. Ona
saygı da duyarız. Verilen mahkeme kararları kafamıza yatmasa da doğru bulmasak da
uygularız. O ayrı bir olay. Ama daha işin başlangıcında 'mahkemeye gideriz'
tarzı, mahkemeyi de zan altında bırakır. O takdirde 'Ben millete gitmem mahkemeye
giderim. Oradan bu işi hallederim' diyorsanız, gelin hiç meseleyi böylesine bir
şeytan üçgeni içerisine sokmayalım. Burada yanlışlıklar var. Bu yanlışlıkları hep
beraber görmemiz lazım.''
Cemil Çiçek, Anayasa değişiklik teklifindeki temel hedefin, demokrasinin
standartlarını yükseltmek, Anayasada var olan hakları güvence altına almak,
siyaset alanını genişletmek, hukukun üstünlüğünü tesis etmek olduğunu kaydetti.
Hiç kimsenin teklifin önünde arkasında başka bir anlam aramaması
gerektiğini anlatan Çiçek, bunların hepsini milletin gözü önünde yaptıklarını
dile getirdi.
''Bu düzenlemeleri yaparken bize mahsus diye yapmıyoruz'' diyen Çiçek,
şöyle devam etti:
''Bu düzenlemeler evrensel düzenlemelerdir. Temel hak ve özgürlükler
artık iç hukuk meselesi değil, evrensel değerdir. Bu düzenlemeler sadece bize
mahsus olsaydı bunu anlardım. Kurumlarla ilgili yapısal değişiklikler, içinde yer
almak istediğimiz AB standartları neyse onlara benzer düzenlemelerdir. Uzlaşma
olsun diye Avrupa normlarından da geride bir düzenleme yaptık. Bunun farkındayız.
Nitekim bu da eleştiri konusu olmaktadır. Bu düzenlemeler yasalaştığı halde
Türkiye başka Türkiye olacak. Türkiye'nin siyaset alanı genişleyecek.
Demokrasinin nimetlerinden insanlar daha fazla istifade edebilecek. Hak ve
özgürlüklerin kullanılması daha kolay hale gelebilecektir.
İnşallah burada katkılarınızla bu teklif daha da olgunlaşır. Eğer buradan
gerçekleştirebilirsek ne ala, bu mümkün olmadığı takdirde milletimize gideriz,
milletimiz bugüne kadar hep doğru karar verdi. İnşallah bu konuda da doğru karar
verecektir. Biz buna inanıyoruz.''
Anayasa değişikliği teklifinin tümü üzerinde şahsı adına söz alan MHP
Grup Başkanvekili Oktay Vural, iktidar partisine, ''Sizin amacınız çözmek değil,
sizin amacınız çatıştırmak, bunun üzerinden rant kurup siyaset üretmek' diye
seslendi.
AK Parti'nin bazı bakanları ve yöneticilerinin geçmişte yaptıkları
konuşmaları hatırlatan Vural, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek'in
Fazilet Partisinde iken, ''Gönül arzu ederdi ki böyle parça parça, konfeksiyon
mağazasına taksit öder gibi Anayasa değişikliği yapmak yerine, Anayasanın tümünü
dikkate alan bir değişikliği Meclis'in gündemine getirseydik'' dediğini söyledi.
Vural, ''Ne oldu Sayın Bakan? Konfeksiyon mağazasındasınız galiba'' diye sordu.
Oktay Vural, AK Parti'lilerin, geçmişte uzlaşmayla Anayasa
değişikliklerinin yapılması gerektiğini söylediğini, şimdi ise uzlaşmadan
kaçtıklarını iddia etti.
''2001'de Mecliste çoğunluğu olan partilerin uzlaşma konusunda
gösterdikleri cesareti, bugün sizin göstermemenizi acaba neye bağlamamız
gerekiyor'' diyen Vural, Anayasa değişikliğinin seçimlerden sonra yapılması
çağrısını yineledi.
Vural, ''Milletin iradesinden kaçmak mümkün değildir, milletin iradesi
hakim olacaktır ama milletin hukukundan da kaçmak mümkün değildir'' dedi.
Çiçek, teklifin tümünün görüşmelerinin son bölümünde soruları yanıtladı.
İçtüzük gereği, soruların teklifin içeriğiyle ilgili olmasını gerektiğini
belirten Çiçek, anayasaların ekonomik tedbir veya sosyal paket olmadığını
söyledi.
Teklifin çalışanlarla ilgili, sendikal haklar ve uygulamalarıyla ilgili
önemli düzenlemeler içerdiğini kaydeden Çiçek, memurların toplu görüşmeden toplu
sözleşmeye geçecek olmasının da söz konusu teklifle sağlanacağını bildirdi.
Yargı bağımsızlığı konusunda maddeler üzerinde görüşmeler yapılacağını
belirten Çiçek, ''Hiç tereddüt edilmesin ki yargı bağımsızlığı bugünden daha
ileride olacaktır'' dedi.
Çiçek, MHP İzmir Milletvekili Şenol Bal'ın ''Başbakan Erdoğan'ın
problemlerinden bahisle Anayasa değişikliği teklifinin gündeme geldiğine''
ilişkin sorusuna ''Başbakanı da bu millet seçiyor. Millet, iyiyi kötüyü
birbirinden ayırt edemiyor mu ki bunca problemsiz adam varken, problemli birini
Başbakan seçiyor. Bu sorunun cevabını herkesin kendisine sorması gerekir.
Milletin tercihini burada sorgulamaya hakkımız olduğunu sanmıyorum'' karşılığını
verdi. (23.40)
