2023-12-13 - 19:26
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR İLE MİLLİ SAVUNMA BAKANLIKLARININ 2024 BÜTÇELERİ TBMM GENEL KURULUNDA
TBMM Genel Kurulunda, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Milli Savunma Bakanlığının 2024 yılı bütçelerinin görüşmelerine başlandı.

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ'ın başkanlığında toplandı.

Toplantıda, Milli Savunma Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının yanı sıra Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, Nükleer Düzenleme Kurumu, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumunun bütçeleri de ele alınıyor.

CHP milletvekilleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Milli Savunma Bakanlığının 2024 yılı bütçelerinin TBMM Genel Kurulundaki görüşmelerinde söz aldı.

CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı, hükümetin ülkenin enerjisini bitirdiğini iddia etti. Ülkenin enerji kaynağı olarak gençlerin görüldüğünü ifade eden Arı, gençlerin gelecekle ilgili umutsuz, mutsuz, işsiz olduğunu, çareyi yurt dışında aradığını belirtti.

TAİ, Aselsan, Havelsan ve Roketsan'da çalışan yüzlerce mühendisin de ücretlerin düşük olması sebebiyle yurt dışına gittiğini söyleyen Arı, "Türkiye'nin bir süre sonra savunma sanayisi de sıkıntıya düşecek. Ülkenin en önemli kurumlarında çalışan gençler bile yurt dışına gitme mücadelesi içerisinde." diye konuştu.

CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin 4 ünitesi olduğunu ve 15 yıl boyunca alım garantisi verildiğini anımsattı.

Santralin sahibinin Rusya olduğunu ve yapım maliyetinin 22 milyar dolar olduğunu savunan Yavuzyılmaz, 15 yılda Rusya'ya ödenecek toplam alım garantisi tutarının 38 milyar dolar olduğunu kaydetti.

Yavuzyılmaz, Akkuyu Nükleer Santrali'nde Rusya'nın kazançlı olduğunu öne sürerek, "Rusya 1 koyup 13 kazanacak. Türkiye kendi sınırları içinde yabancı bir santralden yıllarca ithalat yapmak zorunda kalacak. Santralin ömrü 60 yıl. Bu ömrü 20 yıl daha uzatmak mümkün. 20 yıl da sökümü olsa toplam 100 yıl demek. Yani Türkiye'yi 2125 yılına kadar Rusya'ya göbeğinden bağımlı hale getiren berbat bir sözleşme." ifadelerini kullandı.

Santralin Doğu Akdeniz'de zengin doğal gaz ve petrol yataklarına yakın sıcak çatışma bölgesinin içinde stratejik bir konuma sahip olduğunu belirten Yavuzyılmaz, "Ayrıca, bu sözleşmeyle Rusya Türkiye'de bir nevi ilk askeri üssünü de kurmuş olacak. 11 kilometrekarelik vatan toprağı 100 yıl boyunca göz göre göre yabancı bir ülkeye veriliyor." dedi.

Deniz Yavuzyılmaz, Türkiye'de elektrik üretiminin yüzde 81'inin, dağıtımının neredeyse yüzde 100'ünün özel şirketler eliyle yapıldığına işaret ederek, "Eğer Türkiye Elektrik İletim AŞ özelleştirilirse stratejik ve kritik çok önemli bir alan olan ve aynı zamanda da bir beka sorununa yol açabilecek olan elektrik, bütünüyle tekel haline gelmiş olacak." görüşünü savundu.

- "Zarar bahane edilerek kelepir fiyata satılacak mı?"

CHP Bolu Milletvekili Türker Ateş, Türkiye Elektrik İletim AŞ'nin geçen yıl Cumhurbaşkanlığı kararıyla özelleştirme kapsamına alındığını anımsatarak, "Kar eden bir kamu işletmesinin özelleştirme kapsamına alındıktan sonra zarar etmesi hangi durumu akla getiriyor? Bu kurum, zarar bahane edilerek kelepir fiyata satılacak mı?" diye sordu.

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, enerji politikalarının doğru ve sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesinin önemini vurguladı.

Enerji sektöründeki özelleştirmeleri eleştiren Kış, "Halkın enerjiye rahat ve ucuz ulaşımını sağlayacak politikalardan uzak, sadece sermaye gruplarının çıkarını gözeten bir siyasi anlayışın hakim olduğunu söyleyebiliriz." dedi.

Akkuyu Nükleer Santrali'nin hukuki zemininin milletlerarası anlaşmaya dayandığını anlatan Kış, "Anlaşma hukuken tartışmalı bir metindir. Toplumun gözü önünden, denetimden, hukuktan ve yargıdan kaçırılmıştır. Akkuyu Nükleer Santrali sadece Mersin için değil, ülkemiz için ciddi bir tehdittir. Ekonomik bağımsızlığımız gibi enerji bağımsızlığımız da tehlikededir." değerlendirmesinde bulundu.

- "MTA diri fay hatlarını güncellemekte gecikiyor"

CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, araştırma amaçlı kurulan Maden Tetkik Arama Kurumunun görevini yerine getiremediğini öne sürdü.

Yer bilimciler için okul görevi gören kurumun bu konumdan çok uzaklaştığını ifade eden Şevkin, "Ülkemizde bir heyelan envanter haritası yeterince yapılıp güncellenmiyorsa bu, sadece MTA'nın değil Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının, İçişlerine bağlı AFAD'ın ve aynı zamanda yerel yönetimlerin suçudur da. Bugün ülkemizde 24 il, 110 ilçe ve 500'ü aşkın köyümüz doğrudan fay zonları üzerinde bulunmasına rağmen Maden Tetkik ve Arama diri fay haritalarını güncellemekte gecikmektedir." diye konuştu.

- "Herkes sayenizde depresyona girdi"

CHP Ankara Milletvekili Deniz Demir, enerjinin insan yaşamı için vazgeçilmez olduğunu vurguladı.

Enerji fiyatlarının bir toplumun refah seviyesini gösteren en önemli gösterge olduğunu dile getiren Demir, "Hükümetin enerjiyle ilgili tek politikası var; o da zam. Vatandaşı müşteri olarak gören zihniyet değişmedikçe bu sorunlar bitmez." dedi.

Demir, kış saati uygulamasının 2016 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla kaldırılarak yaz saatinin kalıcı hale getirildiğini hatırlatarak, "Herkes sayenizde depresyona girdi. Bu uygulamanın tasarruf sağlamadığı açık ve son derece anlamsız olduğu ortaya çıkmışken neden kimse konuşmuyor? Tasarruf yerine tüketim oluyor, faturalara yansıyor. Sayenizde toplumda, 'gün yüzü görmeyen insanlar' diye bir kavram oluştu. İnsanlar karanlıkta uyanıyor, karanlıkta evlerine dönüyor; yazıklar olsun. Gelin, bu inadınızdan vazgeçin, kendi ellerimizle depresif, mutsuz bir toplum yaratmayalım." ifadelerini kullandı.

- "Vatan müdafaası sözleşmeyle olamaz"

CHP Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan, FETÖ'nün darbe girişimi sonrası cumhuriyetin tahrip edilmesi için demokrasinin ve devletin ideolojik aygıtlarının kullanıldığını iddia etti.

Kumpas davalarıyla yüzlerce general, amiral, subay ve astsubayın tasfiye edildiğini söyleyen Ceylan, "Ergenekon ve Balyoz sürecinde TSK'nın insan gücü, bilgi birikimi ve tecrübesi adeta sıfırlanmış, bir savaşta dahi kaybedemeyeceği birikim ve deneyimi o süreçte yok edilmiş ve milli güvenliğimiz tehlikeye atılmıştır." dedi.

İnsansız hava aracının düşürülmesi ile insanlı bir savaş uçağının düşürülmesi arasında egemenlik haklarının ihlali bakımından hiçbir fark olmadığını dile getiren Ceylan, "Sayın Bakan, bu vahim durumla alakalı ne tepki verdiniz? NATO nezdinde bu konuyu gündeme getirdiniz mi? Bu durum bizim açımızdan kabul edilemez. Suriye'de Rusya ve ABD'nin Türkiye'ye tehdit oluşturan PKK/YPG gibi terör örgütlerini desteklemeleri diplomatik girişimler ve caydırıcı hamlelerle önlenmeli, Suriye'nin toprak bütünlüğü savunulmalıdır." diye konuştu.

Ukrayna-Rusya savaşı, Kafkasya ve Orta Doğu'da yaşanan gelişmelerin Türkiye'nin her türlü senaryoya hazırlıklı olmasını gerektirdiğine işaret eden Ceylan, "Türk Silahlı Kuvvetlerinin personel gücü nitelikli personelle en üst düzeyde tutulmalı, modern harp silah araç ve gereçleriyle donatılmalı ve ordu siyasetin dışında tutulmalıdır." dedi.

Özgür Ceylan, Türk Silahlı Kuvvetlerinin personeline özlük hakları konusunda da bütüncül yaklaşan bir perspektifin ortaya konulmasını istedi.

CHP Kırıkkale Milletvekili Ahmet Önal, uzman çavuşlarla sözleşmeli erlerin sorunlarını ve taleplerini aktararak, uzman çavuşların en büyük sorununun sözleşmeyle çalışmaları olduğunu ifade etti.

Vatan müdafaasının sözleşmeyle olamayacağını belirten Önal, "Uzun süredir devam eden bu ayıptan bir an önce dönülmelidir. Uzman çavuş arkadaşlarımız acilen muvazzaf statüye geçirilmelidir. Uzman çavuşlarımızın halen atama yönetmeliği bulunmamaktadır. Atama yönetmelikleri de olmadığı için meslek hayatlarının büyük bölümünü operasyon bölgelerinde geçiriyor, bu da uzman çavuşlarımızın aile bütünlüğünü olumsuz yönde etkiliyor." değerlendirmesinde bulundu.

AK Parti milletvekilleri, TBMM Genel Kurulunda, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Milli Savunma Bakanlığının 2024 yılı bütçeleri üzerinde söz aldı.

AK Parti Denizli Milletvekili Nilgün Ök, iktidarları döneminde bir hayali hayata geçirdiklerini ifade ederek, Akkuyu Nükleer Santrali'nin tamamının devreye alınmasıyla ülkenin yıllık enerji ihtiyacının yüzde 10'unun buradan sağlanacağını söyledi. Ök, "Bu da yaklaşık 35 milyon ton karbon emisyonundan kurtulmak anlamına geliyor." diye konuştu.

Karadeniz'de toplam 710 milyar metreküp rezervle ülke tarihinin en büyük doğal gaz keşfine imza attıklarını belirten Ök, bu rezervle ülkenin yıllık doğal gaz ihtiyacının yaklaşık yüzde 25'ini karşılayacaklarını vurguladı. Ök, "Biz bu aramaları yaparken geçtiğimiz yıllarda bu kürsülerde 'Ne işiniz var Karadeniz'de? Ne işiniz var Doğu Akdeniz'de?' denilmişti. Bu da buna çok güzel cevap oldu." ifadelerini kullandı.

AK Parti Ankara Milletvekili Ahmet Fethan Baykoç, iktidarlarında doğal gaz kullanım imkanına sahip kişi sayısını 16 milyondan 70 milyona çıkardıklarını dile getirerek, "21 yıldır kalplerine girebilmek ve ısıtabilmek için mücadele verdiğimiz aziz milletimizin hanelerini de ısıtmayı kendimize borç bildik." dedi.

Baykoç, sosyal devlet olmanın gereği olarak son bir yılda evlerinde düşük kademe tarife kullanan tüm vatandaşların elektrik faturalarında yüzde 55, doğal gaz faturalarında ise yüzde 79 sübvansiyon sağlandığını da anlattı.

AK Parti Bolu Milletvekili Yüksel Coşkunyürek, son 21 yılda yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı kurulu gücün yüzde 382 arttığına işaret ederek, "2023'te devreye alınan kurulu gücümüzün yaklaşık yüzde 77'sini hidroelektrik, rüzgar, biyokütle, güneş gibi yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarımız oluşturmaktadır." diye konuştu.

- "Düşmanlarımız çatlasa da üretmeye devam edeceğiz"

AK Parti Karaman Milletvekili Oğuzhan Eser, enerjide dışa bağımlılığı ortadan kaldırmak için hızla tamamlanan yenilenebilir enerji kaynaklarının yanında Akkuyu Nükleer Santrali inşaatının tamamlanmasıyla Türkiye'de toplam enerji ihtiyacının yüzde 10'unun karşılanacağını kaydetti.

AK Parti Zonguldak Milletvekili Ahmet Çolakoğlu, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğünün bu yıl 71 arazi projesinde 177 kamp açarak çalışmalarına devam ettiğini belirtti. 2022-2023 yıllarında gerçekleşen yoğun arama faaliyetleri sonucunda sadece linyit kömürü rezervinin 7 milyar tondan 20 milyar tona çıktığını vurgulayan Çolakoğlu, şunları aktardı:

"MTA tarafından jeotermal enerji arama faaliyetleri kapsamında yüksek potansiyelli sahalarda derin sondajlar yapılarak jeotermalden elektrik enerjisi üretimine, uygun sahaların oluşturulmasına yönelik çalışmalara önem verilmiştir. Bu amaç doğrultusunda, 2023 yılında 13 bin metreye yakın sondaj yapılmıştır."

AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar, daha önce yalnızca terör olaylarıyla gündeme gelen Şırnak ve bölgesinin artık yer altı ve yer üstü kaynaklarıyla konuşulmasından gurur duyduğunu dile getirdi. Tatar, "Gabar Dağı'nda üretimine başlanılan kuyularda günlük 27 bin varil üretim miktarına ulaşıldı. Yıl sonunda üretime alınacak kuyularla birlikte üretim miktarı 35 bin varile çıkarılacaktır. Gelecek yıl daha fazla keşif yapacağız, daha fazla üreteceğiz; biz keşfettikçe milletimizin yüzü gülecek. Düşmanlarımız çatlasa da üretmeye devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

- "Türkiye'nin savunma sanayinde yazdığı başarı hikayesi"

AK Parti Batman Milletvekili Ferhat Nasıroğlu, mevcutta 545 petrol, 15 bin 200 maden ruhsatı bulunduğunu bildirdi. Batman'da 1396 kuyuda toplam 2 milyon 350 bin metre sondaj çalışması yapıldığını anlatan Nasıroğlu, kentin ham petrol üretiminde yüzde 26'lık payla Türkiye'nin önemli petrol üretim merkezi olduğunu söyledi.

AK Parti Zonguldak Milletvekili Muammer Avcı, Karadeniz doğal gazından Gabar'da bulunan petrole ve devasa enerji yatırımlarına kadar dışa bağımlılığı bitirmek için büyük bir atılım gerçekleştirildiğini belirtti. Avcı, bu yatırımlar neticesinde Türkiye Yüzyılı'nın aynı zamanda enerjinin de yüzyılı olacağına yönelik inancını dile getirdi.

TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanvekili, AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen, iktidarları döneminde savunma sanayinin az zamanda çok yol aldığını, sınırlar dahilinde ve ötesinde Türk ordusuna çok büyük katkı sağlayan silahlı ve silahsız sistemlerin Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) envanterlerine dahil olduğunu kaydetti.

Savunma sanayisinde faaliyet gösteren firmaların ve genç mühendislerin son 21 yılda büyük başarı gösterdiğini vurgulayan Özen, "Bu alandaki yerlilik oranımızı yüzde 20'lerden yüzde 80'lere çıkarmanın haklı gururunu yaşıyoruz." diye konuştu.

AK Parti Karabük Milletvekili Durmuş Ali Keskinkılıç, Türkiye'nin dünya barışına verdiği katkının, insanlık tarihinde şanlı bir sayfa olarak yer alacağını ifade ederek, "Barışın ve huzurun teminatı Türk ordusu ve milli savunma sanayimizdir. Tüm dünya, 21 yıllık AK Parti iktidarında, Türkiye'nin özellikle savunma sanayisi alanında yazdığı başarı hikayesine şahit olmuştur." ifadesini kullandı.

AK Parti Balıkesir Milletvekili İsmail Ok, savunma sanayisindeki büyük atılımlarla Mehmetçiğin sahadaki başarısını gücüyle birleştirdiğinde ortaya çıkan tablonun, dünya barışının en büyük teminatı olduğunu ve bölgedeki terör örgütlerinin korkulu rüyası haline geldiğini söyledi.

CHP'nin, TBMM Genel Kurulunda bazı tezkerelere olumsuz oy kullandığını belirten Ok, "Atatürkçülük bu değildir. Atatürkçülük mavi vatanda, yurt içinde, yurt dışında Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni tehdit eden bütün terör örgütlerine adı ne olursa olsun şiddetle karşı çıkmaktır." diye konuştu.

- "Demirtaş'a selam çakıp şehitlerimizin ruhunu sızlatmıyoruz"

AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Ali Çelebi, TSK'nın 3 kıtada 10'dan fazla ülkede görevini başarıyla yaptığını, "düşmanlara geçmişte olduğu gibi güzel yetenekler kazandırdığını" söyleyerek, "Nasıl ki Yunan'a Kurtuluş Savaşı'nda yüzme yeteneği kazandırdık, yüzerek kaçtılar; hain teröristlere de milli roketlerimizle uçma yeteneği, ATAK'larımızla hızlı tünel kazma yeteneği, SİHA'larımızla saklambaç yeteneği kazandırmaya devam ediyoruz." görüşünü paylaştı.

Savunma sanayinde yerli ve milli 250 ürünün 170 ülkeye ihraç edildiğine dikkati çeken Çelebi, "Kanada bize elektro optik kamera vermedi, şimdi biz dünyanın en iyisini yaptık. 80 kilometreden bir tankı görüntüleyip 20 kilometreden lazer işaretleme yapabiliyoruz. Bu arada, aramızda kalsın, o fabrika da iflas etti." diye konuştu.

Çelebi, bu ürünleri yaş ortalaması 32-33 olan çalışanların yaptığını dile getirerek, "Çocuklar, fedakarlığınızı biliyoruz; sizin alınlarınızdan, şehit analarının ellerinden öpüyoruz. Bizim öpeceğimiz el bellidir ve duruşumuz nettir. Biz Genel Merkezimizde bayrak kaldırmıyoruz, Afrin'e bayrak dikiyoruz. HDP barajı geçince sevinçten zıplamıyoruz, Yunan mavi vatanda rahat durmayınca onun üzerine zıplıyoruz. 'Dokunacağız.' demiyoruz 'Savunma sanayimizi uçuracağız.' diyoruz ve yerlilik oranımızı yüzde 20'den yüzde 80'e çıkarıyoruz." ifadelerini kullandı.

"Bedava traktör dağıtmadıklarını, hain teröristlere bedava roket dağıttıklarını" ifade eden Çelebi, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ajanları, PKK ve Öcalan severleri savunmuyoruz; hainlerin dağlarda musallat oldukları o 12-13 yaşındaki Kürt kızlarımızı savunuyoruz ve 'Kürtlerin devleti yoktur.' demiyoruz, 'Kürtlerin devleti vardır, Türkiye Cumhuriyeti'dir.' diyoruz. Biz en zor zamanlarda 'Ekrem tatile çıksın!' demiyoruz, 'Ayşe tatile çıksın!' anlayışını benimsiyoruz ve bu sayede 50 yıllık FETÖ'yü devletten, 40 yıllık PKK'yı ülkeden temizliyoruz, 46 yıldır kapalı olan Maraş'ı açıyoruz, 30 yıldır işgal altındaki Karabağ'ı kurtarıyoruz, Türk Devletleri Teşkilatını kuruyoruz. Biz Demirtaş'a selam çakıp şehitlerimizin ruhunu sızlatmıyoruz. 2015'ten beri yaptığımız operasyonlarla 39 bin teröristi çukurlara gömüp şehitlerimizin intikamını alıyoruz."

Çelebi'ye, konuşması sırasında HEDEP ve CHP'li milletvekilleri laf attı. Bu sırada AK Parti, HEDEP ve CHP milletvekilleri arasında tartışma yaşandı.

- "Atatürk'e 'Dersim katliamcısı' diyeni vekil yaptınız"

CHP Grup Başkanvekili Burcu Köksal, AK Parti'li Çelebi'ye yanıt verirken, "Seni iyi gününde, kötü gününde, cezaevinde yalnız bırakmayanları değil, seni o cezaevine attıran, kumpas kuran sümüklü FETÖ ile yol arkadaşı olanların yolunu seçtin. Sen dün 'Atatürk'ün askeriyim.' diyordun, bugün 'Atatürk ile zerre kadar muhabbeti olan cenazeme gelmesin.', 'Keşke Yunan galip gelseydi.' diye dua eden fesli deli Kadir'in yol arkadaşlarının yolunu seçtin." diye konuştu.

HEDEP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş ise "Çelebi döneklik yeteneğini gerçekten çok geliştirmiş, zirveye taşımış; topaç gibi oradan oraya gidiyor ve gittiği yerde önüne konulan yemeği de yiyor, ne söyleniyorsa onu söylüyor. Bizim topaçlarla, döneklerle işimiz yok. Demirtaş’ın tırnağı olamaz, Demirtaş'a kurban olsun. Demirtaş kim, sen kim." ifadelerini kullandı.

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, muhalefetin, Çelebi'ye yönelik kötü dil kullandığını belirterek, "Siz bizim isimlerimizi ağzınıza alarak eleştiri getiriyorsunuz da Demirtaş'ın yaptığı hukuksuz, haksız çağrıların, insanların ölümüne sebebiyet veren ve parti olarak MYK kararlarıyla milleti galeyana getirmeye, sokağa davet etmeye dair çağrılarının eleştirilmesi hak değil mi? Tabii ki hak." dedi.

AK Parti'li Çelebi, yeniden kürsüye çıktı. Atatürk'ün askeri olduğunu dile getiren Çelebi, şöyle devam etti:

"Siz 'Atatürk'ün askeriyiz.' dediniz, Demirtaş'ın fedaisi kesildiniz, 'Atatürk'ün izindeyiz.' dediniz, seçimde FETÖ'ye, PKK'ya umut verdiniz. 'Atatürk ebedi önderimiz.' dediniz, Atatürk'e 'ırkçı' diyeni, Atatürk'e 'Dersim katliamcısı' diyeni vekil yaptınız. Atatürk bayrak ve vatan mücadelesi yaptı, siz genel merkezinizde bayrak kaldırıp özerklik istediniz. İşte döneklik budur. Ben Atatürkçüyüm ama koyu Dersim lobisinin sahte Atatürkçülerinden, küreselci 10 Aralıkçıların sözde Atatürkçülerinden, darbecilerin kukla Atatürkçülerinden değilim. Bu milletin milli, manevi değerlerine düşman rozet Atatürkçülerden hiç değilim. Bu milletin ekmeğini yiyip bu millete 'soykırımcı' diyenler, İstiklal Marşı okumayanlar; sırtlarını PKK'ya, PYD’ye yaslayanlar, Türk ordusuna kimyasal silah iftirası atanlar asıl dönek oğlu dönek. Savunma bütçesi kısılsın diye PKK'ya kalkan olanlar dönek oğlu dönek, asıl döneklik budur, dönekliğin kralı budur."

Bu arada TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, Çelebi'nin konuşması sırasında çıkan tartışmada HEDEP Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık'ın hakaret etmesi nedeniyle Meclis'ten geçici olarak çıkarma cezası teklifini oyladı. Oylama sonucu Sakık'a, iki birleşim Genel Kurul'dan çıkarılma cezası verildi.

İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, "Kıbrıs konusunda yapılacak en ufak bir hata Türkiye'ye çok pahalıya mal olacaktır. Kıbrıs'a sahip olan Doğu Akdeniz'e ve Orta Doğu'ya sahip olur." dedi.

İYİ Parti milletvekilleri, TBMM Genel Kurulunda, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Milli Savunma Bakanlığının 2024 yılı bütçeleri üzerinde söz aldı.

İYİ Parti Bursa Milletvekili Hasan Toktaş, "iktidarın bütçeyi konuşmak yerine hamaset yapmayı tercih ettiğini, bütçe için söyleyecek çok fazla sözlerinin olmadığını" iddia etti.

Aynı hamaset politikalarının Filistin meselesinde de görüldüğünü öne süren Toktaş, "Gazze konusunu gazoz dökerek çözemezsiniz. Bir yanda gazoz dökeceksiniz, protesto edeceksiniz, diğer yandan İsrail'in elini rahatlatan, askeri alanda dahi elini rahatlatan ve Türkiye'den giden gemilere 'tam yol ileri' diyeceksiniz. Burada hamaset yapıyorsunuz; ezikliğinizi ve beceriksizliğinizi bu yolla örtmeye çalışıyorsunuz." diye konuştu.

Enerjinin sadece Türkiye'nin değil tüm dünyanın ana gündem konusu olduğunu vurgulayan Toktaş, artan enerji fiyatlarının İngiltere ve Almanya gibi ülkeleri de vurduğunu söyledi.

Enerji alanında yaşanan en küçük dalgalanmaların genel ekonomiye "tsunami etkisi" yaptığına dikkati çeken Toktaş, "Ülkemizde elektrik üretimi alanında hala dışa bağımlı ve fosil yakıt temelli bir portföy var. Üretim büyük oranda özel sektör eliyle yürütülmektedir. Kamunun elektrik üretiminde düşük bir paya sahip olması, ulusal çıkar açısından doğru değil." dedi.

Türkiye'nin güneş enerjisinden daha fazla yararlanması gerektiğini dile getiren Toktaş, "Almanya, güneşten Türkiye'nin 8 katı enerji elde etmektedir. Bir güneş panelini Almanya'da kurarsanız bir birim enerji üretiyor, aynı güneş panelini Türkiye'de kurduğunuzda iki birim enerji üretme imkanı var. Türkiye, güneşten elektrik üretmek için Almanya'dan iki kat daha verimli ve karlı bir ülke. Ayrıca Almanya'nın yüz ölçümü Türkiye'nin yarısı kadar." ifadelerini kullandı.

- "Siyonistler, KKTC'de toprak alıyor"

İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, Türkiye'de her seçim öncesinde doğal gaz ve petrol bulunduğuna yönelik haberlerin çıktığını, hükümetin bu alışkanlığından vazgeçmesi gerektiğini savundu.

Türkiye'nin doğal gaz konusunda Doğu Akdeniz'de zafiyete uğrayan bazı egemenlik haklarının söz konusu olduğunu iddia eden Türkkan, "Doğu Akdeniz'deki doğal gaz rezervi Türkiye'nin 572 yıllık ihtiyacını karşılıyor. Bunlar şimdilik keşfedilen rezervler, çok daha fazlası olduğu düşünülüyor. Türkiye'nin geleceğinin teminatı Doğu Akdeniz'deki doğal gaz rezervlerinde. Ancak Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum yönetimi, İsrail, darbeci Sisi, 15 Temmuz'un finansörü Birleşik Arap Emirliği bile masada var ama nedense Doğu Akdeniz'de en uzun kıyı şeridine sahip olan Türkiye masada yok. Türkiye, bu denklemde yer almıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Siyonizmin Türkiye’nin Doğu Akdeniz'deki çıkarlarını tehdit ettiğini dile getiren Türkkan, şöyle konuştu:

"Kuzey Kıbrıs parsel parsel satılıyor. Oradaki emlakçılarla konuştuğunuzda bunu çok rahat anlatırlar. Siyonistler Kuzey Kıbrıs'ta binlerce dönüm Türk toprağını satın alarak sessiz bir işgal yapıyorlar. Adadaki uzantıları sayesinde sitelerden oluşan yüzlerce konutu, devasa arazileri satın aldılar. Birileri, yavru vatanı büyük İsrail yapmanın, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde ikinci bir İsrail kurmanın peşine düşmüşler. Rumlar bile yarın müzakere masasına oturmaları gerektiğinde karşılarında muhatap olarak Türkler yerine İsraillileri bulacaklarından endişe duymaya başlamışlar.

Kıbrıs konusunda yapılacak en ufak bir hata Türkiye'ye çok pahalıya mal olacaktır. Kıbrıs'a sahip olan Doğu Akdeniz'e ve Orta Doğu'ya sahip olur. Kıbrıs'ı kaybedersek başta Doğu Akdeniz olmak üzere birçok alanda Türkiye geri adım atmak zorunda kalacaktır. En büyük kayıplarımızdan biriyse Doğu Akdeniz'deki hakkımız olan doğal gaz ve petrol rezervleri olur. O yüzden Türkiye olarak bu siyonist işgale bir an önce 'dur' demek zorundayız."

- "Milli Savunma Bakanlığının bütçesi yetersiz"

İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Türkiye Cumhuriyeti devletinin varlığının en önemli sigortası olduğunu vurguladı.

Milli Savunma Bakanlığı bütçesinin genel bütçedeki payını yetersiz bulduklarını dile getiren Taş, "AK Parti iktidarının 20 yıllık döneminde, Milli Savunma Bakanlığının bütçesinin genel bütçeye oranı sistematik şekilde düşmekte. 2003 yılında Milli Savunma Bakanlığı bütçesinin genel bütçe içindeki oranı yüzde 6,9 iken 2023 bütçesinde yüzde 4,07'ye düşmüştür. 2024 yılında da bu rakam karşımıza yüzde 3,97 olarak çıkmaktadır." dedi.

TSK'nın en önemli görevlerinden birinin hudut güvenliğini korumak olduğuna dikkati çeken Taş, Türk ordusunun bu konuda üstüne düşeni en iyi şekilde yaptığını vurguladı.

Orduların taktik başarısının, onlara verilen siyasi ve stratejik hedeflerdeki hataların üstünü örtmeyeceğini dile getiren Taş, şunları kaydetti:

"Türk Silahlı Kuvvetlerinin hareket amacını siyasi irade belirlemektedir. Türkiye Cumhuriyeti bugün mülteci kampına dönmüş durumdadır. Ülkemizde her milletten, her anlayıştan, bize uygun olmayan kültürlerden pek çok sığınmacı bulunmaktadır. Bu, hem ekonomimize hem sosyal doku ve demokratik yapımıza ciddi zarar vermektedir. Bu konu, Cumhuriyet tarihimizin en önemli, en tehlikeli beka konusu haline gelmiştir. Bir an önce geçici koruma kapsamındaki Suriyeliler ile diğer tüm kaçak sığınmacılar ülkelerine geri gönderilmelidir. Yasal sığınmacıların da gönderilmesi için her türlü çalışma yapılmalı, uluslararası hukuka da uygun yollar bulunmalıdır."

Öte yandan Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ, İYİ Partili milletvekillerine söz vermeden önce yaptığı açıklamada, Saadet Partisi grubunun; Kocaeli Milletvekili Hasan Bitmez'in tedavisi nedeniyle bugünkü görüşmelere katılamayacağına ilişkin kendilerine bilgi verdiğini söyledi.

MHP milletvekilleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Milli Savunma Bakanlığının 2024 yılı bütçelerinin TBMM Genel Kurulundaki görüşmelerinde söz aldı.

MHP Antalya Milletvekili Abdurrahman Başkan, Türkiye'nin bölgesel bir doğal gaz ticaret merkezi olma hedefi doğrultusunda kurulan ve büyümeye devam eden Organize Doğal Gaz Toptan Satış Piyasası'nda işlem gören; gerek günlük gerekse haftalık ürünlerde, 2023 yılı sonu itibarıyla 8,17 milyar metreküp doğal gazın ticarete konu edildiğini, buna karşılık 45,3 milyar liralık bir işlem hacmi oluştuğunu bildirdi.

Başkan, "2023 yılında yerli gazımızın da piyasaya arz edilmesiyle birlikte, Türkiye organize gaz piyasaları, Avrupa'da kendi ülkesinde üretilen gazın uluslararası ticarete konu edildiği az sayıdaki gelişmiş gaz ticaret merkezlerinden biri olma yolunda büyük bir adım atmıştır. Atılan bu adım neticesinde gerek uzun dönemli doğal gaz sözleşmeleri ve spot boru gazı ithalatı aracılığıyla, gerekse doğal gaz depoları ve yüzer LNG terminalleriyle doğal gazda kaynak çeşitliliğini sağlamış ve doğal gaz talep eden tüm tüketici grupları için kesintisiz bir doğal gaz arzını garanti altına almıştır." diye konuştu.

Son 5 yılda uygulanan enerji politikalarına işaret eden Başkan, son 5 yıllık süreçte Türkiye'nin ilk nükleer santral tesisinin Mersin Akkuyu'da kurulmakta olduğunu, yakın zamanda elektrik üretimine geçilmesinin planlandığını söyledi.

Enerji teknolojilerinde güneş paneli, batarya, rüzgar türbini alanında önemli yatırımlar yapıldığını vurgulayan Başkan, "Türkiye son yıllarda 4 sondaj gemisi ve 2 sismik araştırma gemisiyle hidrokarbon kaynakları arama ve çıkartma alanında güçlü bir filoya sahip hale gelmiştir." ifadelerini kullandı.

- "Türkiye enerji alanında yeni bir sayfaya geçti"

MHP Hatay Milletvekili Lütfi Kaşıkçı da Cumhuriyet'in birinci yüzyılının geride bırakıldığını, enerji alanında Türkiye'nin bir sayfayı kapatıp yeni bir sayfaya geçtiğini vurguladı.

Türkiye'nin enerji alanındaki dönüşümünü yıllara göre anlatan Kaşıkçı, enerji üretimini dünden bu güne artıran herkese teşekkür etti.

Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında enerji arzının sürekli, kaliteli, sürdürülebilir, güvenli ve katlanılabilir maliyetlerle sağlanmasının temel ilke olarak benimsendiğini söyleyen Kaşıkçı, "Enerjide artan talebin karşılanmasında rekabete dayalı, mali açıdan güçlü, istikrarlı, şeffaf, öngörülebilir, tüketicinin korunduğu ve sürdürülebilirliği de dikkate alan, elektrik ve doğal gaz piyasalarında rekabeti tesis edecek şekilde maliyet bazlı fiyatlandırma uygulamalarını benimseyen bir politika ile yolumuza devam etmekteyiz." diye konuştu.

Kaşıkçı, Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretiminin artırılması, kendi enerjisini üreten binaların, akıllı şebeke uygulamalarının yaygınlaştırılması, elektrikte dış ticaretin artırılması için gerekli teknik altyapı ve piyasa altyapısının kapasitesinin artırılmasının en önemli çalışma alanları olacağını belirterek, "Enerjide Cumhuriyet'in ikinci yüzyılından ümitliyiz." dedi.

- "Günlük üretim 30 bin varili geçmiştir"

MHP İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu da yıllardır Türkiye'nin olan yer altı kaynaklarının milletin hizmetine sunulmasının ekonomik ve siyasi tartışmaların akşam sohbetlerinin konusu olmaktan öteye geçmediğini söyledi. Bu gün verilen mücadelenin meyvelerini vermeye başladığını kaydeden Osmanağaoğlu, "Petrol kaynaklarımız milletimizin hizmetine arz edilmeye başlamıştır. Türkiye Cumhuriyeti'nin başarabilecekleri konusunda ısrarla olumsuz telkinlerinde bulunanlar için, Türk milletinin aydınlık geleceğini karartmak için, devamlı umutsuzluk aşılayanlar için üzücü de olsa bugün sadece Gabar Dağı'ndaki sahalarda günlük üretim 30 bin varili geçmiştir." ifadelerini kullandı.

Gece gündüz demeden aylarca evlatlarından, sevdiklerinden ve sevenlerinden ayrı kalmak pahasına yer altı kaynaklarını milletin hizmetine sunmak için çalışan herkese teşekkür eden Osmanağaoğlu,"Bu yolda atılan her adım Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında asra vurulan en önemli mühürdür." diye konuştu.

- "Emperyalist güçler piyon olarak kullanmakta"

MHP Konya Milletvekili Konur Alp Koçak da Türkiye'nin bölgesel ve uluslararası alanda artan güvenlik tehditleriyle karşı karşıya olduğunu, DEAŞ, PKK ve PKK'nın Suriye'deki uzantısı olan PYD-YPG gibi terör örgütlerinin komşu ülkelerdeki kaotik ortamın en başta gelen müsebbibi olmayı sürdürdüğünü belirtti. Koçak, "Bu terör örgütlerinin varlığı yetmezmiş gibi binlerce kilometre uzaktan bölgemize gelen emperyalist güçler, bu terör unsurlarını maşa olarak, piyon olarak kullanmakta, bölgemizde istikrarsızlığı körüklemekte, ülkemize yönelik tehditleri artırmaktadır." dedi.

Koçak, Türkiye'nin milli güvenliğin temini noktasında başka ülkeler ya da ittifaklara güvenemeyeceğinin açık olduğunu söyledi.

Türkiye'ye silah ambargosu uygulayan sözde müttefiklerin Türkiye'ye silah doğrultan terör örgütlerine binlerce tır dolusu silah hibe ediyor olmasının garabet olduğunu belirten Koçak, "Türkiye'nin paydaşı olduğu F-35 projesinden çıkarılması ya da F-16 satın almak istediğimizde ABD Kongresinin direnciyle karşılaşmamız savunma ve güvenlik alanındaki alternatiflerimizi çoğaltmanın yanı sıra kendi imkan ve yeteneklerimizi artırmak zorunda olduğumuzu ortaya koymaktadır." ifadelerini kullandı.

- Türkçe uyarısı

HEDEP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş'ın Şeyh Said ile ilgili Genel Kurul'da Kürtçe şiir okuması üzerine TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, "Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir." ifadesinin yer aldığı Anayasa'nın 3. maddesini hatırlattı. Bozdağ, şu uyarıda bulundu:

"Anayasa'nın 81. maddesine göre de milletvekilleri olarak hepimiz burada and içiyoruz. Onun son kısmında açık bir şekilde Anayasa'ya sadakatten ayrılmayacağıma, büyük Türk milleti önünde, namus ve şerefim üzerine and içerim... Anayasa'ya sadakatten ayrılmayacağımıza yemin içtiğimize göre, burası da Genel Kurul, burada resmi dil üzerinden konuşmak, meramınızı resmi dil olan Türkçe üzerinden anlatmak doğru olan. Kürtçe zaten TV'lerde, her alanda serbest. Burada sıkıntı yok ancak resmi işlerde Türkçenin kullanılması Anayasa'nın amir hükmüdür."