2011-02-18 - 15:29
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında emeklilere yapılan maaş zammının gecikmesinin sorumlusunun Başbakan ve hükümet olduğunu öne sürerek, gecikme nedeniyle ilave zam yapılması gerektiğini söyledi.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında emeklilere yapılan maaş zammının gecikmesinin sorumlusunun Başbakan ve hükümet olduğunu öne sürerek, gecikme nedeniyle ilave zam yapılması gerektiğini söyledi.
Vural Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın emekli maaşlarına yapılan zammı açıkladığı 12 Ekim 2010 tarihindeki grup konuşmasını dinletti.
Aradan 6 ay geçtiğini, ''beceriksiz hükümetin emeklileri perişan ettiğini'' ifade eden Vural, ''Emekli zammını bile başaramayan bir hükümetle karşı karşıyayız'' dedi.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, sözlerinde şunları kaydetti:
" Türkiye yine beceriksiz bir hükümetin, öngörüsüz bir hükümetin emeklileri perişan ettiği bir dönemi yeniden yaşıyor. Bugün emeklilerimize altı ay önce zam yapılacağı ifade edilmesine rağmen bu süre içerisinde bir emekli zammını bile başaramayan bir hükümetle karşı karşıyayız. 12 Ekim 2010 tarihinde AK Parti grup toplantısında emeklilere muhteşem zam yaptığını ifade eden Sayın Başbakandır. Ama bu zamdan emekliler bugüne kadar bir kırıntı bile alamadılar. Bu emekliye verdiğin zam zaten bir simit, bir çay parasıdır. Başbakan bu emeklileri bir simit ve bir çay parasından bile mahrum bıraktı.
Şimdi geldiğimiz bu noktada Maliye Bakanı da "Biz bu emekli zammını yaptık ama Meclis'te muhalefet oldukça uzattığı için veremedik." Diyor. 12 Ekim 2010'da ise Başbakan bu zammı vereceklerini söyledi. Bu zaman zarfında emeklilere verilmesi gereken zammı bunca zamandır niye veremediniz? Yan gelip yatıyor muydunuz? 12 Ekim'de vatandaşa zam vereceğiz diyorlar? Ama kanunu'nu çıkartmıyorlar. Torba Yasanın içerisine koyuyorlar. Torba Yasa içerisine baktığımızda ne gibi düzenlemeler var? Vergisini vermeyenlerin affı var. Yandaşlara kıyaklar var. Bu gibi düzenlemelerle, emeklileri ilgilendiren zammı aynı Torbanın içerisine koydular.
Bakın 29 Ocak 2010 tarihinde Meclis Başkanlığı'na gelmiş ve 13 Şubatta bitmiş. Biz bu arada 4 Şubatta bir önerge verdik. Dedik ki? Torba Yasada emekli maaşları zammı gecikiyor. Emeklilerin zamlarını zamanında almasını istiyoruz dedik. Kanun Teklifini verdik. Onunla kalmadık Kanun Teklifini Danışma Kurulu Kararı ile öncelikle görüşülmesi için Meclis'e getirdik. AK Parti'li eller hayır dedi.
Bugün bir simit, bir çay parası'na mahkum edilen emekli maaş zammının önünü kesen bizzat AK Parti'nin kendisi olmuştur. Geciktiren kendileridir. Sayın Başbakan'a soruyorum?" Ey Sayın Başbakan 12 Ekim 2011 grup toplantısında emeklilere zammı söyledin de o zamandan bu zamana zam farkları neden verilmedi? Yan gelip yattın mı?" Geçen sene de emeklilerimiz aynı uygulamaya maruz bırakıldı. İki ay geç almışlardı. Ama bir devlet vatandaşından borcu zamanında alamadığı zaman hemen cezayı alıyor. Peki emeklilere vaat ettiğin zammı zamanında vermediğin zaman ne olacak. Emeklilerin hakkını o zaman niye vermiyorsun. Maliye Bakanı, farkların mutlaka ödeneceğini söylüyor. Tabii ödeyeceksin, mecbursun ödemeye. Biz seni emeklilerin maaş zamlarını zamanında ödemediğinden ötürü, görevini ihmalden dolayı suçluyoruz. "Ey hükümet bugün emeklilerimiz ay sonunu getiremiyor. Aldıkları para sadece 19 gün gıdalarına yetiyor. Bu emeklilere reva gördüğün %4 zammın ne anlama geldiğini biliyor musun Sayın Başbakan. Ay sonunu getiremeyen emeklilerimizin durumunu biliyor musun." Buradan emeklilerimize sesleniyorum... Geciktirilen zamdan dolayı emeklilerimize tekrar zam yapılması gerekmektedir.Alacağınıza geldiği zaman aslan kesiliyorsunuz, emekliye gelince suçlayacak insan arıyorsunuz. Bir başbakan düşünün ki 12 Ekimde söz veriyor, Mart olacak daha emekli maaşları zamlı alınmayacak. Bu, nasıl bir başbakanlıktır, nasıl bir Türkiye yönetimidir.
Geçen sene de kanun çıkarmayı unuttular. Maliye Bakanı, bizden kaynaklanan bir husus yok, diyor. Böyle bir yalan olur mu? El insaf. 12 Ekimde getirseydin ya? Grup toplantısında ahkam kesmek kolay. Allah bilir biraz daha para kısmak için bu geciktirmeyi bilerek yapıyorlar. Emeklilere verilen bir simit, bir çay parası, Sayın Başbakan tarafından engellenmiştir. Emeklilerin maaşını geciktiren Başbakan ve AKP hükümetinin kendisidir. 12 Ekimden beri söz verip yerine getirmeyen kim? Niye bekledin hemşerim? Emeklilerin boğazını sıkıyorlar. Verecekleri 3 kuruşu vermemek için 40 takla atıyorlar. Müteahhidin alacağı olduğu zaman, zengine vermek istediği zaman gecikmeden veriyosun. Böyle devlet yönetimi olmaz.''
Oktay Vural, Erdoğan'ın, ''Şivan Perver'in gönül dağını kabarttığını'' söylediğini belirterek, Perver'in ''isyan''dan, ''örgüte katılım''dan bahseden ''siyasal Kürtçülüğün temsilcisi olduğunu'' söyledi.
Vural, ''Sayın Başbakan senin gönül dağını kabartan neresidir? Siyasal Kürtçülüğün temsilcisi olan birisinin şu şarkısını bu şarkısını dinleyeceksen evinde dinle. Bu siyasal düşüncenin temsilcilerinin Başbakan tarafından Türkiye'ye örnek gibi gösterilmesini yadırgıyorum'' dedi.
Başbakan Erdoğan'ın Mısır'daki olaylarla ilgili tavrını anımsatan Vural, Libya'da yaşananlara değindi. Erdoğan'ın ''Kaddafi İnsan Hakları Ödülü'' aldığını anımsatan Vural, ''Ey Başbakan, oradaki halk isyanda, ne düşünüyorsun? Destekliyor musun, desteklemiyor musun? Oradaki halkın yanında mısın, değil misin? Libya konusunda ne düşünüyorsun? Kaddafi'den insan hakları ödülü alan bir başbakanın bu tablo karşısında Kaddafi'yi desteklemesi lazım. Libya'da olanlara ne diyorsun'' diye sordu.
Soruları da yanıtlayan Vural, basın toplantısında gösterdiği Ipad görüntüleri güvenceli olsun diye çift kayıt tuttuğunu belirterek, ''Daha ne malzemeler var. Hepsini deşifre etmeye devam edeceğiz'' dedi.
''Balyoz planı'' davasında tutuklanan generallerin yerlerine vekaleten atama yapıldığının belirtilmesi üzerine Vural, ''Bilemiyorum. Herhalde boşluk olmasın diyedir. Hukuk nezdinde alınan bir tedbirdir'' diye konuştu.
Vural, ABD'nin Ankara Büyükelçisi'nin ''basın özgürlüğü'' konusundaki değerlendirmelerinin hatırlatılması üzerine de şunları söyledi:
''Bozacının şahidi şıracı. Seçim dönemi geldi ya bir kahramanlık yapması lazım. ABD büyükelçisi de AKP taraftarı diye engellenmişti. Milleti suni bir şekilde sevk ediyorlar. Sana mı kalmış, biz haykırıyoruz zaten. Seçim için tahkimat yapmak için oynanan oyunlardan biridir. Bunu söyledi ya, Hüseyin Çelik hemen, yetkini aşma, dedi. Sevsinler senin kahramanlığını. Bu oyunlara kim inanır? Bu bir danışıklı dövüştür. Bunların Ortadoğu'ya getirmek istediği demokrasiyi Türkiye'de istemiyoruz. Bu, AKP'nin değirmenine su taşımak için sanal bir tartışma alanıdır. Gölge etmeyin başka ihsan istemiyoruz. Karışmayın bu işlere. Bu tezgahların hepsini biliyoruz. Kokuşmuş bir yöntemdir. Milletimiz bunun farkına varmıştır.''
Oktay Vural, Odatv'nin sahibi Soner Yalçın'ın tutuklanmasıyla ilgili soruya karşılık da ''Hukuki bir süreç. Bilmiyoruz. Münhasıran bu olaylarla ilgili bir değerlendirme yapmayı doğru bulmuyorum. Hukuki süreçlerin siyasileştirilmesini doğru bulmuyorum. Hukuki süreci takip etmek gerekiyor'' dedi. (15:29)
