2008-04-18 - 16:00
TCK 301
Ceza Kanunu'nun 301. maddesinin değiştirilmesini düzenleyen kanun teklifinin tümü üzerinde görüşmeler, TBMM Adalet Komisyonu'nda sürüyor.
Adalet Bakanı Şahin, TBMM Adalet Komisyonunda, TCK'nın 301. maddesinin
değiştirilmesini düzenleyen kanun teklifinin tümü üzerinde Hükümet adına
görüşlerini açıklarken, teklif sahibi AK Parti Kahramanmaraş
Milletvekili Veysi Kaynak'ın gerekçesine büyük oranda katıldığını
söyledi. Kanun teklifinin hazırlanmasına Adalet Bakanlığının da katkı
verdiğini anlatan Şahin, TCK'nın 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe
girmesinden sonra 301. maddeyle ilgili açılan davaların dünya ve Türkiye
kamuoyunda önemli bir yer tuttuğunu belirtti.
Bu konuda basın kuruluşlarının öncülük ettiğini ifade eden Şahin, Basın
Konseyi Başkanı Oktay Ekşi'nin Adalet Bakanlığına gönderdiği mektuptan
bazı bölümleri okudu. Türkiye Gazeteciler Cemiyetinin de açıklama
yaparak bu maddenin değiştirilmesini istediğini hatırlatan Bakan Şahin,
Gazeteciler Cemiyetinin önerisi ile AK Parti'li Kaynak'ın teklifinin
büyük oranda örtüştüğünü söyledi.

-MİLLETVEKİLİ OLMANIN ŞEREFİ-

Basın örgütlerinin açıklamalarının kendileri için yol gösterici olduğunu
ifade eden Bakan Şahin'e, MHP milletvekilleri ''Gazeteciler sosyal
Güvenlik için de açıklama ve eylem yaptılar...'' diye laf attılar. Bunun
üzerine Şahin, şöyle konuştu:
''Halkın seçtiği 550 milletvekili arasına girmek şereftir. Bu şeref
büyük sorumluluk gerektirir. Başka birisi konuşurken, araya girmek,
sözünü kesmek, Başkandan izin almadan konuşmak... Bunlar yakışıksız. Ben
kahveye gidiyorum vatandaşla sohbet ediyorum. Başka partiden olan
vatandaşlar beni sabırla dinliyor, sözüm bitince eleştirisini yapıyor.
Lütfen halkımız kadar basiretli olalım. Hepimiz kardeşiz.''

-İÇ DİNAMİKLER VE AB-

Bakan Şahin, 301. maddenin değişiklik ihtiyacının iç dinamiklerden
doğduğunu ifade ederek, ''AB yönü de vardır. Tabii ki var, inkar
edebilir miyiz?'' dedi.
Türkiye'nin AB sürecine ilişkin tarihçe hakkında bilgi veren Bakan
Şahin, Türkiye'nin 1999 yılında aday ülke ilan edildiğini, bu yüzden de
dönemin hükümetine müteşekkir olduklarını söyledi.
Şahin, AB'ye katılım için bir Ulusal Program hazırlandığını da
hatırlatarak, kendi iktidarlarının da müzakereleri başlatma başarısını
gösterdiğini ifade etti.
AB'nin her yıl yayınladığı İlerleme Raporlarında 301. maddenin
değiştirilmesine yönelik ifadeler bulunduğunu örnekleriyle anlatan Bakan
Şahin, ''Madem ki AB ile böyle bir sürece girmişiz, bunu yapacağız.
Derneğe girerken bile bazı belgeler istiyorlar. Nüfus cüzdanı örneğini
götürdüğünüz de 'bu olmaz noter onaylı getir' denildiğinde bu dayatma mı
oluyor? O zaman 'girme kardeşim' derler...'' dedi.
Şahin, iç boyut ve AB boyutunun bir araya gelmesi nedeniyle kanununda
değişiklik yapıldığı belirterek, şunları söyledi:
''Türklük yerine Türk Milletini getiriyoruz... Türklüğü çıkarıp yerine
başka bir milleti koymuyoruz ki. 'Alman, İtalyan, Fransız Milleti'
demiyoruz, 'Türk milleti' diyoruz. 'Cumhuriyet' yerine 'Türkiye
Cumhuriyeti Devleti' diyoruz. 'Başka bir cumhuriyet' demiyoruz...
Kovuşturmanın Adalet Bakanının iznine bağlanmasına 'yargı yürütmenin
emrine sokuluyor' diye eleştiriyorsunuz. TCK'nın pek çok maddesinde
Adalet Bakanının izni var. O zaman niye itiraz etmediniz.
Bir de bize 'durdunuz durdunuz kapatma davası açılınca bu teklifi
getirdiniz' eleştirisi yöneltiliyor. Oysa ben ocak ve aralık aylarında
'301. madde en kısa sürede teklif olarak Meclis gündemine gelecek' diye
açıklamalar yaptım.
Türklük ve Cumhuriyet ortak değerlerimizdir. Bu değerler korumasız
bırakılmıyor. Siz ne kadar hassassanız biz de o kadar hassasız.
Uygulamada farklı kararlar çıkmaması gerekir. Oysa 301. maddenin
gerekçesi farklı uygulamalara yol açıyor. Onun içinde de değişmesi
gerekir. Bu madde düşünce, ifade ve basın özgürlüğü ile ilgili.
Yargıtay'ın da bu konuda kararları var.''
Bakan Şahin, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Hrant Dink hakkında 301.
maddeden açılan dava hakkında verdiği kararın gerekçesini de okudu. Bu
gerekçeye katıldığını ifade eden Şahin, 301. maddenin tamamen
kaldırılmasını istemediklerini bildirdi.
Devletin saygınlığını zedeleyici eylemlerin cezalandırılması gerektiğine
işaret eden Şahin, 301. maddenin gerekçesini eleştiren bazı bilim
adamlarının görüşlerine de yer verdi.

TBMM Adalet Komisyonunda görüşülen TCK'nın
301. maddesinde değişiklik yapan teklifte, partilerin uzlaşma arayışı
nedeniyle komisyon çalışmalarına kısa süre ara verildi.
CHP ve MHP milletvekilleri, Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'in yanına
giderek, maddenin mevcut halinde yer alan 3 yıllık ceza üst sınırının
korunmasını, teklifte yer alan koğuşturma ifadesinin soruşturma olarak
değiştirilmesini ve bu soruşturmanın Adalet Bakanının iznine
bağlanmasını önerdiler.
Bunun üzerine Bakan Şahin, konuyu basın kuruluşlarının yöneticilerine
ileteceğini ifade etti.
MHP, CHP ve AKP milletvekilleri, bir araya gelerek, kısa süre görüştü.
Daha sonra, komisyon, toplantıya devam etti.