2018-05-02 - 14:52
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, yeni üniversite kurulmasını öngören, aralarında İstanbul, Gazi, Anadolu, Karadeniz Teknik, İnönü, Selçuk ve Erciyes üniversitelerinin de bulunduğu bazı üniversitelerin bölümlerini, yeni kurulacak üniversitelere bağlayan tasarının 6 maddesi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı. Bahçekapılı, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.

MHP Kocaeli Milletvekili Saffet Sancaklı, daha önceki bir konuşmasında "futbol terörüne" ilişkin değerlendirmelerde bulunduğunu anımsattı.

Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanan müsabakada yaşananların, futbol terörünün bir örneği olduğunu belirten Sancaklı, "Ülkemizin iki güzide kulübü arasında bu tür olaylar gerçekleşirken Türkiye Futbol Federasyonu 'Şunu yaptık, bunu yaptık. Şu yatırımları gerçekleştirdik' diyecek ve bu olayların üzeri kapatılacak. Önlem alınması için illa birilerinin ölmesi mi gerekiyor? Futbol seyircisi anarşist değildir. Herhangi bir olay olması halinde bu insanlara ateş mi edilecek? Federasyona önleminizi alın uyarısında bulunuyorum." diye konuştu.

CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay da İzmir Belediyesi'nin kuruluşunun 150. yılı dolayısıyla söz aldı.

İzmir'in, Türkiye'nin güzide şehirlerinden biri olduğunu, ancak kentin merkezinin hükümetten gerekli desteği alamadığını öne sürdü.

İzmir'in, merkezi hükümetten yüzde 2 pay alabildiğini anlatan Balbay, "Biz İzmir'in hakkını istiyoruz. İzmir'in, ödediği vergilerin karşılığı olarak daha fazla hizmet alması gerektiğini düşünüyoruz. Son 12 yılda İzmir'e yapılan yatırımların toplamı 9,9 milyar lira. Bu rakam kentin hak ettiği payı alamadığının göstergesidir." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İzmir'e geldiğinde daha önce yapılan Adnan Menderes Havalimanı'nı kendisine mal ettiğini savunan ve İbrahim Tatlıses'in İzmir'den milletvekili aday adaylığını eleştiren Balbay, "İzmir'in tatlı seslere karnı tok. İzmir, hak ettiği şekilde yaşamak istiyor." diye konuştu.

AK Parti Kırklareli Milletvekili Selahattin Minsolmaz da Kırklareli'ne yönelik yatırımları anlattı.

Kırklareli'nin yalnız geçen sene nüfusunun 7 katı kadar turisti ağırladığını belirten Minsolmaz, "Sağlıktan eğitime, turizimden ulaşıma kadar Kırklareli önemli yatırımlara ev sahipliği yapmıştır. Kırklareli, doğalgazın Türkiye'ye geldiği ildir. Şu an Kırklareli'nin tüm ilçelerinde doğalgaz kullanılmaktadır. Kentimiz işsizlik oranının en düşük olduğu illerden birisidir. 2018 yılında başlayacak hızlı tren hattı ile ulaşım ağı da güçlenecektir. Kırklareli küçük bir ildir ve büyük yatırımlar gerçekleşmiştir." değerlendirmesini yaptı.

TBMM Genel Kurulu'nda Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, Mecliste grubu bulunan siyasi partilerin temsilcilerine yerinden söz verdi.

MHP Grubu adına söz alan Osmaniye Milletvekili Ruhi Ersoy, ülkenin içerisinde bulunduğu yoğun gündem dolayısıyla meclisin eş zamanlı olarak bu yoğunluğa katkı vermesinin önemli olduğunu söyledi.

Genel Kurul gündeminde yer alan maddelerin tartışılacağını ve bu tartışma ışığında Meclisin sorumluluğunu yerine getirmesinin temel gayeleri olduğunu vurgulayan Ersoy, "MHP grubu olarak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin temel sözcüsü olan partimiz, cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda prensiplerini bugün kamuoyuna açıkladı. Cumhur İttifakı'nın ve Cumhurbaşkanı adayının ülkemize hayırlı uğurlu olmasını diliyoruz." ifadesini kullandı.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da bugün yapılan toplantıda, 24 Haziran'da gerçekleştirilecek seçimlerde Recep Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanı adayı olarak belirlediklerini anımsattı. Akçay'ın sözleri AK Parti milletvekillerince alkışlandı.

Akçay, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü de kutladı.

HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, KHK'lerle işten çıkarılan bazı kamu personellerinin 540 gündür Ankara Yüksel Caddesi'nde eylem yaptığını söyledi.

Demokratik haklarını kullandığını öne sürdüğü bu kişilerin polis şiddetine maruz kaldıklarını iddia eden Kerestecioğlu, "İşini kaybeden kamu emekçileri ve bu insanlarla dayanışmak isteyen insanlar şiddetle gözaltına alındılar. Kadınlar, yaşlı insanlar polisin şiddetine maruz kaldılar. Bu insanların elinden tutmak yerine şiddet uygulayanlar hakkında derhal işlem başlatılması gerekiyor." ifadesini kullandı.

İYİ Parti Balıkesir Milletvekili İsmail Ok, CHP'den İYİ Partiye geçen 15 milletvekili konusundaki eleştirilere değindi.

Ok, şunları kaydetti:

"Kaçak saray tarafından İYİ Parti'nin seçimlere girebilmesinin engellenmesi için oynanan oyunların boşa çıkarılmasının rahatsızlığı hala devam ediyor. CHP'den demokrasi adına 15 kişi İYİ Parti'ye katılmıştır. Bu durumu Güneş Motel gibi küçümsemeye çalışmak doğru değildir. Burada hiçbir arkadaşımız kırmızı plaka almamıştır, hiçbir mevki makama gelmemiştir. Dolayısıyla milletvekili transferleri konusunda AK Partinin sicili çok karanlıktır. AK Parti, milli görüşün lideri Necmettin Erbakan'ı sırtından hançerleyerek 50'nin üzerinde milletvekilinin transferiyle kurulmuştur. Süleyman Soylu, Numan Kurtulmuş, Tuğrul Türkeş kırmızı plakalı makamlara talip olmak adına transfer olmuşlardır. Kısacası bize ders vermeye kalkışanların aynaya bakmalarını tavsiye ediyoruz."

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, 15 milletvekilinin İYİ Parti'ye geçişlerinin kendi iradeleri ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun takdiriyle gerçekleştiğini bildirdi.

Yapılan eleştirilerin karşılığının olmadığını belirten Özkoç, "Yaptığımız şey doğrudur. Demokrasinin önünü açmak, millet iradesini her şeyin üzerinde tutmak için yolumuza aynı kararlılıkla devam edeceğiz." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ittifak açıklamalarını da eleştiren Özkoç, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Sadece Cumhurbaşkanlığı koltuğunu bir kez daha ele geçirmek için MHP ile ittifak içine girilmiştir. Kendisini milli ittifakın içerisinde gören anlayış maalesef seçimlerde kendisiyle yarışmak isteyen siyasi partilerin önünü kesmek için elinden geleni yapmıştır. Hiçbir yarış eşit koşullarda olmazsa adaletli değildir. Aday olanlar demokrasi için özgürce yarışmalıdır. Selahattin Demirtaş, HDP'nin gösterdiği bir cumhurbaşkanı adayıdır. Cezaevinde eli kolu bağlı yarışa girmesi demokrasi ayıbı olarak dünya tarihine geçecektir. Cumhuriyeti savunan, insan haklarını savunun bir siyasi parti olarak bunu doğru görmüyoruz. Hakça paylaşımdan yanayız."

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, AK Parti'nin başka siyasi partilerden isimleri de kadrolarına dahil ederek yoluna devam etmesinin CHP'den İYİ Parti'ye geçen 15 milletvekilinin durumu ile kıyaslanmasının yanlış olduğunu söyledi.

AK Parti'nin hiçbir kirli pazarlığın içerisinde olmadığının altını çizen Turan, şu ifadeleri kullandı:

"15 Milletvekilinin İYİ Parti'ye geçişine ister transfer deyin ister kiralama deyin ama bu durumu AK Parti'nin birlikte yoluna devam ettiği insanlarla asla kıyaslamayın. Bir siyasetçi zaman içerisinde prensipleriyle beraber partimize katılmışsa onu baş tacı yaptık. Ama asla kapalı kapılar arkasında pazarlık yapmadık. AK Parti'ye katılan insanlarla, CHP'den İYİ Partiye geçen 15 milletvekilinin kıyası komediden başka bir şey değildir. Biz o vekillerimizle beraber olmaktan gurur duyuyoruz. Eğer malum 15 vekil katılmış oldukları partiden gurur duymuş olsalardı şu an orada oturuyor olurlardı. Kendi katıldığı partilerin sıralarına oturmaktan utanan bir insanın demokrasi kahramanı olarak lanse edilmesi toplum vicdanında zaten hak ettiği yeri buldu. 'Bu arkadaşlarımız haftaya geri gelecek' denmesi siyasi tarihimizi kara bir leke olarak geçmiştir. Güneş Motel 'kirli pazarlıktı' dedi. Biz de aynı şeyi söylüyoruz, ama gözden kaçırılan şu; o kirli pazarlığı yapan partinin adı CHP'ydi. Türkiye demokrasisi bu tür kirli pazarlıklara referans vermeyecektir. Toplum önünde yapılan her ittifak bizim için saygındır. Bu yanlış anlayış 24 Haziran'da son bulacaktır."

TBMM Genel Kurulunda, AK Parti'nin, Genel Kurulun çalışma takvimine ilişkin grup önerisi kabul edildi.

AK Parti'nin grup önerisi, Danışma Kurulu toplanamadığından Genel Kurulun onayına sunuldu.

Kabul edilen öneriyle, Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı gündemin ilk sırasına alındı.

Genel Kurul, faaliyetlerini, bugün ve yarın tasarının bitimine kadar sürdürecek.

Ayrıca öneri, 8 ve 15 Mayıs Salı günleri sözlü soruların görüşülmemesini, 8-9-10 Mayıs tarihlerinde de gündemdeki uluslararası anlaşmaların ele alınmasını içeriyor.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, öneriye göre iki ana bölümde görüşülmesi öngörülen tasarının 39 maddeden oluştuğunu söyledi.

Görüşmelerine bugün başlanacak tasarının bugün ve yarın geç saatlere kadar çalışarak yasalaşmasını öngördüklerini ifade eden Turan, "Zamanın hakkını vermek, toplumun öncelikli meselelerini çözmek adına bu önergemizi vermiş bulunuyoruz." dedi.

Turan, kanun ile ilgili çalışmaların, tüm taraflarıyla görüşülerek bu hale getirildiğini vurguladı.

Görüşmelerin nihayetinde niyetlerinin, üniversitelerin daha özgür, daha demokratik ve daha hızlı iş yapan kurumlar olarak hareket etmesi olduğunun altını çizen Turan, şunları kaydetti:

"Bunu uluslararası örnekler incelenerek yaptık. Derdimiz üniversitelerimizin çok daha pratik iş yapacak bir zemine kavuşması. 100 bini aşan öğrenci sayısıyla çabuk karar vermek, idari yapının başarılı olması mümkün değil. Daha önce de bu bölünmeler yaşanmış ve başarılı örnekler ortaya çıkmıştır. İdeolojik yaklaşımları bir kenara bırakırsak farklı sonuçlar elde edebiliyoruz. Biz akademik gelenek yürütülürken yeni vizyonlara kafa yoralım istiyoruz."

Turan, şu anda eğitimi devam eden öğrencilerin tümünün kendi girdiği okulun adıyla mezun olabileceklerini sözlerine ekledi.

Öte yandan Danışma Kurulu toplanamadığından Genel Kurulun onayına sunulan; HDP Grubu'nun iş güvenliği ve iş sağlığı sorunları, CHP Grubu'nun da ormanların geliştirilmesi ve genişletilmesi konularındaki önergelerin bugün gündeme alınması önerileri ayrı ayrı görüşülerek reddedildi.

TBMM Genel Kurulunda, 4'ü vakıf olmak üzere 20 yeni üniversite kurulmasını, aralarında İstanbul, Gazi, Anadolu, Karadeniz Teknik, İnönü, Selçuk, Erciyes üniversitelerinin de bulunduğu üniversitelerin bazı bölümlerini yeni kurulacak üniversitelere bağlayan Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK'lerde Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine başlandı.

İYİ Parti Balıkesir Milletvekili İsmail Ok, tasarının tümü üzerinde grubu adına yaptığı konuşmada, ülkenin ağır sorunları dururken üniversitelerin bölünmesini öngören bir yasal düzenlemenin Genel Kurul gündemine getirilmesinin izah edilemez olduğunu savundu.

Üniversitelerin kalabalıklığı nedeniyle iyi yönetilemediği, bunun için bölünmesi gerektiği şeklindeki gerekçelerin kabul edilemez olduğunu öne süren Ok, mevcut üniversitelerin sorunlarına çözüm aramak yerine, bu kurumları bölüp parçalayarak günün geçiştirilmeye çalışıldığını belirtti.

Ok, "Hükümetten ve AK Parti Grubundan ellerini vicdanlarına koyarak bir kez daha düşünmelerini istiyorum. Gençlerimize, çocuklarımıza, o üniversitelerde çalışan akademik personele bunları yapmayalım. Türkiye'nin en köklü üniversiteleri; İstanbul Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, İnönü Üniversitesi ve diğerleri. Bunları bölersek elimize ne geçecek? Hiçbir şey. Bu üniversiteleri bölünce sorunlar hallolacak mı? Bizler üniversitelerin bölünmesiyle sorunların çözüleceğine inanmıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

MHP Ankara Milletvekili Zühal Topcu da nüfus dikkate alındığında, Türkiye'nin varolan üniversitelerinden daha fazla ihtisas üniversitesine ihtiyacı olduğunu aktardı..

Üniversite sayısının artırılmasının önemli olduğunu, ancak bunun kadar eğitimin niteliğinin yükseltilmesinin de gerektiğini vurgulayan Topcu, özellikle küresel rekabet noktasında bunun bir zorunluluk haline geldiğini kaydetti.

Üniversitelerin eğitim kadrolarının bilimsel çalışmalar için maddi açıdan desteklenmesini, alt yapı noktasında da şartların olumlu hale getirilmesini isteyen Topcu, üniversitelerin kütüphane sahipliği ve kütüphanelere erişim noktasında da geliştirilmesinin önemine işaret etti.

Topcu, "Üniversiteler yüksek itibarlı, uluslararası çekim merkezleri haline getirilmeli. Başarılı üniversitelere sahip olmak için sihirli bir formül yok. Bunları kendimizin bulması gerekiyor. Bunlar bilinmeyen şeyler de değil." dedi.

HDP Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul tasarıda bazı üniversitelerin, öğrenci sayılarının artması nedeniyle yönetilemez olduğu gerekçesiyle bölünmesinin öngörüldüğünü kaydetti.

Üniversitelerin öğrenci sayısının çokluğundan değil, yetkileri tek elde toplayan, katılımcılığı ortadan kaldıran anlayış nedeniyle yönetilemediğini savunan Toğrul, dünyada öğrenci sayısı 100 binin üzerinde üniversiteler bulunduğunu, ancak akademik sorumluluklar paylaşıldığı için yönetim sorunu da yaşanmadığını ifade etti.

AK Parti'nin tek elden yönetim anlayışını üniversitelerde de uyguladığını ileri süren Toğrul, bu anlayışla eğitim kurumlarının yönetilemeyeceğini belirtti.

CHP Eskişehir Milletvekili Gaye Usluer ise köklü üniversitelerin bölünmesinin hiçbir yararı bulunmadığını ifade etti.

Görüşülen tasarının ciddiyetsizlikle hazırlandığını, biliminin ve eğitimin ise aceleye getirilecek bir konu olmadığını savunan Usluer, eğitim sisteminin AK Parti'nin yanlış uygulamaları nedeniyle yamalı bohça değil, artık yama dahi tutmayan bir bohça haline getirildiğini öne sürdü.

Usluer, "Şimdi üniversiteleri bölmek istiyorsunuz. Parçala ve yönet. Sizin bölüp parçalayıp yönetmeye çalıştığınız o üniversiteler sadece üniversite değildir. Canınızın istediği gibi yönetmek istediğiniz o üniversiteler aynı zamanda Türkiye'nin tarihidir, geleneğidir, geleceğidir." diye konuştu.

Öğrencilerin üniversitelerinin bölünmesine tepki gösterdiğini ve seslerini duyurmaya çalıştıklarını belirten Usluer, üniversite yönetimlerinin, rektörlerin ise gençlerin bu tepkisine duyarsız olduğunu savundu.

Usluer, tasarıda bölünmesi öngörülen üniversitelerin herhangi bir ortak yanlarının dahi bulunmadığını iddia ederek, "Bu üniversiteler için 'Yönetilebilir olma zaafiyeti var' diyebilirsiniz. Ama bu zafiyet bütün üniversitelerde almış başını gidiyor. Çözüm bölmekte değil." değerlendirmesinde bulundu.

TBMM Genel Kurulundaki, Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı'nın tümünün görüşmeleri sırasında şahsı adına söz alan CHP Bursa Milletvekili Lale Karabıyık, velinin, öğrencinin, öğretmenin, herkesin mutsuz olduğunu öne sürdü.

Üniversitelerin bölünmesinin niteliği artırmayacağını ifade eden Karabıyık, "Bölünme ile üniversiteleri dünya standartlarına taşıyabiliyor muyuz?" diye sordu.

"Hantallaşmanın bugünün sorunu olmadığını" dile getiren Karabıyık, "Tasarının YÖK'ten geldiği söylendi ve maddeler üzerine madde eklendi. YÖK'ten gelen bir tasarı baştan düzenlenerek gelmez mi? İçinden çıkılamayan bir ortam söz konusu. Gelecekte bunun faturası bu ülkenin çocuklarından çıkacak. Biz üniversitelerin kurulmasına değil, içinin boş kurulmasına karşıyız. Niteliğin artırılması tarafındayız." diye konuştu.

AK Parti Karabük Milletvekili Burhanettin Uysal da son yıllarda yükseköğretim alanında reform niteliğinde gelişmelerin yaşandığını söyledi.

Her şehirde en az bir tane olmak üzere üniversitelerin tüm Türkiye'ye yayıldığını, şu an 187 üniversite bulunduğunu anlatan Uysal, şunları kaydetti:

"İstatistiklere göre yapı küçüldükçe üniversitenin bilime katkısının arttığı görülmektedir. Bu uygulama ilk defa yapılmıyor. Her bölünmenin kötü olduğunu anlatmak bence yanlıştır. Bölünen bütün üniversiteler dünyaca tanınan üniversitelerin başarısını yakalayacaktır. Büyük üniversiteler rekabeti kendi içinde oluştururken bölünen üniversiteler ülkenin geleceğine katkı sağlayacaktır."

Uysal, AK Parti iktidarının göreve geldiği tarihten itibaren en fazla yatırımı eğitim alanında yaptığını vurguladı.

Türkiye'nin en büyük sermayesinin beşeri sermaye olduğuna dikkati çeken Uysal, "Bölünmenin kötü olduğuna inanmıyorum. Bölünme rekabet, güçlenme demektir." ifadelerini kullandı.

****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****