2010-01-14 - 14:00
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında,
AK Parti'nin, kitlesel demokratik tepkilere karşı, Emniyet Asayiş Yardımlaşma
(EMASYA) protokolünü devreye sokmaya çalıştığını iddia etti.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında,
AK Parti'nin, kitlesel demokratik tepkilere karşı, Emniyet Asayiş Yardımlaşma
(EMASYA) protokolünü devreye sokmaya çalıştığını iddia etti.
Kaplan, düzenlediği basın toplantısında, partilerinin 29 Mart
seçimlerindeki zaferinin hazmedilemediğini, bu nedenle KCK operasyonlarının
başlatıldığını, şu an itibariyle bini aşkın parti üye ve yöneticisinin cezaevinde
olduğunu öne sürdü.
AK Parti Hükümeti'nin tahammül sınırlarını aştığını ve kitlesel
demokratik tepkilere karşı ''EMASYA gizli protokolünü'' devreye sokmaya
çalıştığını iddia eden Kaplan, ''Hükümet, 2005 yılında bu gizli protokolü uzattı.
EMASYA ile bazı illerde sıkı yönetim ve savaş hali uygulamasına geçilerek halk
ile asker karşı karşıya getirilmek istenmektedir. Hükümet, gizli protokol ile
aradan çekilmek, tüm sorumluluğu askeri komutaya devretmek, Meclisi devre dışı
bırakmak istemektedir'' diye konuştu.
Hasip Kaplan, AK Parti'nin ''açılım sendromu'' yaşadığını, söz verdiği
halde demokratik açılım projesini Meclise getiremediğini iddia etti.
Umudu kırılmış şiddet toplumunun yaratılmasında AK Parti'nin baş sorumlu
olduğunu iddia eden Kaplan, ''Hükümeti uyarıyoruz. Halkın temsilcilerini
kelepçelemekten vazgeçin, baskılara ve zulme son verin. Aksi takdirde, Mecliste
ve meydanlarda meşru, yasal, demokratik haklarımızı kitlesel olarak kullanarak,
sivil itaatsizlik eylemleriyle demokratik muhalefetimizi, tepkimizi
yükselteceğiz. Toplumun kabul edebileceği, şiddetten uzak her tür eylemi
uygularız. Gerekirse, Tünel'den, Taksim'e kadar halay çekme eylemleri ile
protesto etmesini de becerebilecek gücümüz var'' diye konuştu.
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Kaplan, kapatılan DTP'nin
milletvekili Aysel Tuğluk'un, Meclisin en sakin kadın milletvekillerinden biri
olduğunu ifade ederek, ''Üyeliği düşmeden önce, 'çağrıldığımda ifade vermeye
gideceğim' dedi. Ama bir sabah şafağında 8-9 sivil polis memuru kapısına
dayanıyor, zorla ifade vermeye götürmek istiyorlar. Ben de savcıyı aradım.
Toplumun zaten gergin olduğunu ve Sayın Tuğluk'un zaten kaçmadığını anlattım.
Sonra polis memurları çekildi. Bu fotoğraf, AK Parti'nin utancıdır'' dedi. (14.00)
AK Parti'nin, kitlesel demokratik tepkilere karşı, Emniyet Asayiş Yardımlaşma
(EMASYA) protokolünü devreye sokmaya çalıştığını iddia etti.
Kaplan, düzenlediği basın toplantısında, partilerinin 29 Mart
seçimlerindeki zaferinin hazmedilemediğini, bu nedenle KCK operasyonlarının
başlatıldığını, şu an itibariyle bini aşkın parti üye ve yöneticisinin cezaevinde
olduğunu öne sürdü.
AK Parti Hükümeti'nin tahammül sınırlarını aştığını ve kitlesel
demokratik tepkilere karşı ''EMASYA gizli protokolünü'' devreye sokmaya
çalıştığını iddia eden Kaplan, ''Hükümet, 2005 yılında bu gizli protokolü uzattı.
EMASYA ile bazı illerde sıkı yönetim ve savaş hali uygulamasına geçilerek halk
ile asker karşı karşıya getirilmek istenmektedir. Hükümet, gizli protokol ile
aradan çekilmek, tüm sorumluluğu askeri komutaya devretmek, Meclisi devre dışı
bırakmak istemektedir'' diye konuştu.
Hasip Kaplan, AK Parti'nin ''açılım sendromu'' yaşadığını, söz verdiği
halde demokratik açılım projesini Meclise getiremediğini iddia etti.
Umudu kırılmış şiddet toplumunun yaratılmasında AK Parti'nin baş sorumlu
olduğunu iddia eden Kaplan, ''Hükümeti uyarıyoruz. Halkın temsilcilerini
kelepçelemekten vazgeçin, baskılara ve zulme son verin. Aksi takdirde, Mecliste
ve meydanlarda meşru, yasal, demokratik haklarımızı kitlesel olarak kullanarak,
sivil itaatsizlik eylemleriyle demokratik muhalefetimizi, tepkimizi
yükselteceğiz. Toplumun kabul edebileceği, şiddetten uzak her tür eylemi
uygularız. Gerekirse, Tünel'den, Taksim'e kadar halay çekme eylemleri ile
protesto etmesini de becerebilecek gücümüz var'' diye konuştu.
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Kaplan, kapatılan DTP'nin
milletvekili Aysel Tuğluk'un, Meclisin en sakin kadın milletvekillerinden biri
olduğunu ifade ederek, ''Üyeliği düşmeden önce, 'çağrıldığımda ifade vermeye
gideceğim' dedi. Ama bir sabah şafağında 8-9 sivil polis memuru kapısına
dayanıyor, zorla ifade vermeye götürmek istiyorlar. Ben de savcıyı aradım.
Toplumun zaten gergin olduğunu ve Sayın Tuğluk'un zaten kaçmadığını anlattım.
Sonra polis memurları çekildi. Bu fotoğraf, AK Parti'nin utancıdır'' dedi. (14.00)
