2007-02-19 - 13:00
CHP Denizli milletvekili Mustafa Gazalcı, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında MEB tarafından okutulmakta olan ders kitaplarının bazılarının derhal toplatılması gerektiğini söyledi.
CHP Denizli milletvekili Mustafa Gazalcı, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, AK Parti iktidarının ilk icraatlarından birinin Talim Terbiye Kurulu'nun işlev ve yönetmeliklerini değiştirmek olduğunu söyledi. Gazalcı: "Toplu kıyımlar yapıldı, Talim Terbiye Kurulu'nda biri dışında bütün üst kurul üyeleri değiştirildi, 167 uzman alındı. Bunların nedeni, diledikleri gibi ders kitabı çıkarabilmekti, önce altyapısını hazırladılar. Kaynak kitapların, yardımcı ders kitaplarının Talim Terbiye Kurulu tarafından incelenmemesi bunun ilk adımı oldu" dedi.
"BİLİMSEL BİLGİNİN ÇARPITILMASI MİLLİ EĞİTİM LOGOSUNU TAŞIYOR"
Gazalcı, 100 Temel eser konusunda yaşananları çeşitli örneklerle hatırlatarak, "Bilimsel bilginin çarpıtılması Milli Eğitim logosuyla okullara sokuldu. 1 Eylül 2006'da ana ders kitapları ile ilgili yetkilerin bakanlık birimlerine verildiğini söyleyen Gazalcı, bunun Talim Terbiye'nin kuruluş amacını ortadan kaldırdığını ifade etti. Bugün CHP'nin başvurusuyla konunun Danıştay'a ulaştığını ve Danıştay kararıyla yönetmelik değişikliğinin iptal edildiğini söyleyen Gazalcı, yenileme çalışmaları sırasında kitapların içeriğinde kabul edilemez değişiklikler yapıldığını söyledi.
"OKUTULMAKTA OLAN KİTAP MAHKEMELİK.."
Gazalcı, Lise III. Sınıflara okutulmakta olan İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük kitabının üzerinde özellikle durdu. Prof. Dr. Ahmet Mumcu-Mükerrem K. Su tarafından yazılan kitabın yerine, 2005 yılında kabul edilen "İdris Akdin-Muhittin Çakmak-Mustafa Genç'in yazmış olduğu tarih kitabının, 2006'da basına yansıyan mahkemelik durumunu hatırlatan Gazalcı, 2005 yılından önce okutulan kitap ile şimdi okutulan mahkemelik kitabı yan yana koyarak "Bu kitapların biri gece biri gündüz, biri devrimlerimizin ışığı biri karşıdevrimci anlayıştan ögeler taşıyan, tarikatları, şeyhleri koruyan bir kitap" dedi.
Gazalcı; "Bu kitabı yazanlar şu anda yargılanmaktadır" dedi. Bugün okutulmakta olan sözkonusu kitabın Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesinde, 62 bin YTL maddi ve manevi tazminat istenerek davalık olduğunu söyleyen Gazalcı, 1997 yılında Refah-Yol hükümeti döneminde ders kitaplarının yeniden yazılması yolunda alınan karar çerçevesinde orta dereceli okullarda okutulacak tarih kitapları yazdırılması işinin Samsun'a bırakıldığını ve Samsun'da bu amaçla bir komisyon kurulduğunu söyledi. Bakanlık oluruyla tarih öğeretmenleri Osman Nuri Genç, Asime Maden ve Muhittin Çakmak'ın da yer aldığı bir komisyon kurulduğunu ve komisyon çalışmalarının ardından ortaya çıkarılan taslak kitabın üç değişikliğe uğradığı ancak bir türlü basılmadığını söyleyen Gazalcı, kitabın daha sonraki iktidar değişikliğiyle birlikte gündemden çıkarıldığını belirtti. Ancak AKP iktidarıyla birlikte kitap yazım işinin yeniden gündeme geldiğini ve yeni bir komisyon tarafından 8 aylık bir çalışma sonucunda ortaya çıkarılan kitabın kabul edilerek 280 bin adet basıldığını sözlerine ekleyen Gazalcı, Osman Nuri Genç ve Asime Maden'in kendi yazdıkları kitabı tanıyarak itirazıyla söz konusu kitap hakkında dava açıldığını belirtti. Söz konusu fikri hırsızlık ile ilgili Milli Eğitim camiasının "Yapılan işlemler Ankara'nın bilgisi ve onayı dahilinde yapılmıştır" dediğini ifade ederek; "Bu kitap derhal toplatılmalıdır. Yeni bir kitap yoksa ellerinde, derhal eski kitaba dönülmeli veya Atatürk'ün Nutuk'unun sadeleştirilmişi ders kitabı olarak okutulmalıdır" dedi.
MİLLİ EĞİTİM BAKANI'NIN "BEŞ 'T' Sİ"
Gazalcı; "Milli Eğitim Bakanı biz herşeyi 5 T ile izliyoruz diyor. Nedir bu 5 T? Tesbit-Teşhis-Tedavi-Takip-Tekmil.. Bunların hiçbiri Türkçe değil. Nasıl tesbit, teşhis ve tedavi ettiği burada.." dedi. Gazalcı "Biz saptama yaptık. Türkçesi budur. Sayın Bakan'a soru önergeleri verdik, mahkemelere başvurduk, ardından da tanıyı koyduk; siz devrimlerden rahatsızsınız. Yoğun bakım şunu gerektirir: Hüseyin Çelik derhal ayrılmalı ve bu kitap derhal toplanmalıdır" dedi.
Gazalcı; "Tekmil bilmiyorum kime veriliyor, biz halkımıza bildiriyoruz. Ülkemizi ders kitaplarıyla karartıyorlar, sözcük oyunlarıyla TC'nin bilime giden yolu karartılıyor" dedi.
"VELİLERİ MAHKEMEYE DAVET EDİYORUM"
Gazalcı yöneltilen bir soru üzerine, ben buradan bütün halkı, velileri, okul aile birliklerini, sivil toplum örgütlerini buna karşı çıkmaya davet ediyorum; mahkemeye gitsinler. Demokratik tepkilerini belli etsinler, çünkü bir kampanyadır. Temel yıkılmadan, kimse altında kalmadan mahkemeye gidilmelidir" dedi.
"BİLİMSEL BİLGİNİN ÇARPITILMASI MİLLİ EĞİTİM LOGOSUNU TAŞIYOR"
Gazalcı, 100 Temel eser konusunda yaşananları çeşitli örneklerle hatırlatarak, "Bilimsel bilginin çarpıtılması Milli Eğitim logosuyla okullara sokuldu. 1 Eylül 2006'da ana ders kitapları ile ilgili yetkilerin bakanlık birimlerine verildiğini söyleyen Gazalcı, bunun Talim Terbiye'nin kuruluş amacını ortadan kaldırdığını ifade etti. Bugün CHP'nin başvurusuyla konunun Danıştay'a ulaştığını ve Danıştay kararıyla yönetmelik değişikliğinin iptal edildiğini söyleyen Gazalcı, yenileme çalışmaları sırasında kitapların içeriğinde kabul edilemez değişiklikler yapıldığını söyledi.
"OKUTULMAKTA OLAN KİTAP MAHKEMELİK.."
Gazalcı, Lise III. Sınıflara okutulmakta olan İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük kitabının üzerinde özellikle durdu. Prof. Dr. Ahmet Mumcu-Mükerrem K. Su tarafından yazılan kitabın yerine, 2005 yılında kabul edilen "İdris Akdin-Muhittin Çakmak-Mustafa Genç'in yazmış olduğu tarih kitabının, 2006'da basına yansıyan mahkemelik durumunu hatırlatan Gazalcı, 2005 yılından önce okutulan kitap ile şimdi okutulan mahkemelik kitabı yan yana koyarak "Bu kitapların biri gece biri gündüz, biri devrimlerimizin ışığı biri karşıdevrimci anlayıştan ögeler taşıyan, tarikatları, şeyhleri koruyan bir kitap" dedi.
Gazalcı; "Bu kitabı yazanlar şu anda yargılanmaktadır" dedi. Bugün okutulmakta olan sözkonusu kitabın Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesinde, 62 bin YTL maddi ve manevi tazminat istenerek davalık olduğunu söyleyen Gazalcı, 1997 yılında Refah-Yol hükümeti döneminde ders kitaplarının yeniden yazılması yolunda alınan karar çerçevesinde orta dereceli okullarda okutulacak tarih kitapları yazdırılması işinin Samsun'a bırakıldığını ve Samsun'da bu amaçla bir komisyon kurulduğunu söyledi. Bakanlık oluruyla tarih öğeretmenleri Osman Nuri Genç, Asime Maden ve Muhittin Çakmak'ın da yer aldığı bir komisyon kurulduğunu ve komisyon çalışmalarının ardından ortaya çıkarılan taslak kitabın üç değişikliğe uğradığı ancak bir türlü basılmadığını söyleyen Gazalcı, kitabın daha sonraki iktidar değişikliğiyle birlikte gündemden çıkarıldığını belirtti. Ancak AKP iktidarıyla birlikte kitap yazım işinin yeniden gündeme geldiğini ve yeni bir komisyon tarafından 8 aylık bir çalışma sonucunda ortaya çıkarılan kitabın kabul edilerek 280 bin adet basıldığını sözlerine ekleyen Gazalcı, Osman Nuri Genç ve Asime Maden'in kendi yazdıkları kitabı tanıyarak itirazıyla söz konusu kitap hakkında dava açıldığını belirtti. Söz konusu fikri hırsızlık ile ilgili Milli Eğitim camiasının "Yapılan işlemler Ankara'nın bilgisi ve onayı dahilinde yapılmıştır" dediğini ifade ederek; "Bu kitap derhal toplatılmalıdır. Yeni bir kitap yoksa ellerinde, derhal eski kitaba dönülmeli veya Atatürk'ün Nutuk'unun sadeleştirilmişi ders kitabı olarak okutulmalıdır" dedi.
MİLLİ EĞİTİM BAKANI'NIN "BEŞ 'T' Sİ"
Gazalcı; "Milli Eğitim Bakanı biz herşeyi 5 T ile izliyoruz diyor. Nedir bu 5 T? Tesbit-Teşhis-Tedavi-Takip-Tekmil.. Bunların hiçbiri Türkçe değil. Nasıl tesbit, teşhis ve tedavi ettiği burada.." dedi. Gazalcı "Biz saptama yaptık. Türkçesi budur. Sayın Bakan'a soru önergeleri verdik, mahkemelere başvurduk, ardından da tanıyı koyduk; siz devrimlerden rahatsızsınız. Yoğun bakım şunu gerektirir: Hüseyin Çelik derhal ayrılmalı ve bu kitap derhal toplanmalıdır" dedi.
Gazalcı; "Tekmil bilmiyorum kime veriliyor, biz halkımıza bildiriyoruz. Ülkemizi ders kitaplarıyla karartıyorlar, sözcük oyunlarıyla TC'nin bilime giden yolu karartılıyor" dedi.
"VELİLERİ MAHKEMEYE DAVET EDİYORUM"
Gazalcı yöneltilen bir soru üzerine, ben buradan bütün halkı, velileri, okul aile birliklerini, sivil toplum örgütlerini buna karşı çıkmaya davet ediyorum; mahkemeye gitsinler. Demokratik tepkilerini belli etsinler, çünkü bir kampanyadır. Temel yıkılmadan, kimse altında kalmadan mahkemeye gidilmelidir" dedi.
