2011-01-25 - 13:29
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında,"Yeni Sayıştay Kanunu ile ilk defa evrensel denetim normları standartlarına uygun bir denetim mekanizması oluşturulmuştur." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, parlamentoda düzenlediği basın
toplantısında,"Yeni Sayıştay Kanunu ile ilk defa evrensel denetim normları
standartlarına uygun bir denetim mekanizması oluşturulmuştur." dedi.
Canikli, Yeni Sayıştay Kanunu ile eski Sayıştay Kanununda ve 1982 Anayasasında
yer alan bazı kurumların denetlenmesinde ki ayrıcalıklı düzenlemeler içeren
hükümlerin ortadan kaldırıldığını söyledi.
Kamu kaynağını kullanan tüm kurumların aynı usule tabi olacağını vurgulayan
Canikli, "Bakanlıklar hangi denetime tabi olacaksa, Türk Silahlı Kuvvetleri(TSK),
Emniyet Genel Müdürlüğü, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve diğer kurumların
tamamı aynı yöntemle Sayıştay'ın denetimine tabi tutulacaktır." dedi.
Yeni Sayıştay Kanunuyla, ilk defa evrensel normlara uygun bir denetim
mekanizmasının oluşturulduğunu ifade eden Canikli, "Bundan önceki tüm uygulamalarda belirli
kuruluşlar Sayıştay'ın tam denetimine tabi tutulmamışlar ve belirli yönden kendilerine
ayrıcalık sağlanmıştır." dedi.
Canikli, Sayıştay'ın belirli kuruluşlara yapılan farklı denetiminin sadece belge
üzerinde kaldığını, fiziki ve fiili denetiminin hiçbir zaman gerçekleştirilmediğini belirtti.
Canikli, "İlk kez 6085 sayılı Kanun ile bütün bu ayrıcalıklar, bütün bu istisnalar, bütün
bu farklı denetim usulleri tamamen kaldırılmıştır. İstisnasız tüm kamu kurumları görevi
ne olursa olsun, fonksiyonu ne olursa olsun, aynı denetim usulüne tabi tutulur hale
getirilmiştir." diye konuştu.
Sayıştayın, TSK başta olmak üzere emniyet ve savunma hizmeti sunan
kurumlar üzerinde yapacağı denetim sonucunda hazırlayacağı raporların hangi
ölçüde kamuoyuna duyurulması konusunda son derece yanlış haberler yayımlandığını
ifade eden Canikli, bu haberlerden bazılarını okudu.
AK Parti Grup Başkanvekili Canikli, bu gibi kurumların denetlenmesi
sonucunda ortaya çıkan bazı bilgilerin, hassasiyeti nedeniyle kamuoyuna
duyurulmasının sakıncalı olabileceğini söyledi. Canikli, şöyle konuştu:
''Emniyetin, MİT'in, TSK'nın sahip olduğu silah envanterinin, savunma
sistemlerinin yer alacağı denetim raporlarının kamuoyuna, bir süzgeçten
geçirilmeden aktarılması çok ciddi güvenlik zafiyeti ortaya çıkarabilir. Bu
bilgilerin yetkisiz kişiler tarafından kamuoyuna açıklanması, bazı ülkelerde çok
ciddi ağır müeyyidelerle cezalandırılması sonucunu doğurmaktadır, bazı ülkelerde
vatana ihanetle eş anlamlıdır. Ama bu özellik kesinlikle denetimi sekteye
uğratmamaktadır. Ne kadar gizli olursa olsun, bütün bu alımlar, satımlar
Sayıştayın denetçileri tarafından denetlenecek, TBMM'ye gönderilecek. Aradaki
fark sadece şu; gizlilik gerektirmeyen kurumların raporları kamuoyuna açık olarak
duyurulurken, TSK gibi kurumların raporları Meclis'te gizli oturumlarda
görüşülecek. Milletvekilleri, ilgili komisyonlarda ve Genel Kurulda bu bilgilere
sahip olacaklar. Herkesten gizlenecek şeklinde bir uygulama sözkonusu değil ama
hayati önemi sahip, tüm dünyada gizli olarak korunan silah ve savunma sistemi ile
ilgili bilgilerin bizde de ülke güvenliği açısından korunması kaçınılmazdır ve
gereklidir.
Bu gerçekten yola çıkarak, hükümetimize ve partimize yönelik, 'ülkenin
büyük kısmı, Sayıştay konusunda iktidarın ordu ile birlikte nasıl fırıldak
çevirdiğini bilmiyor. Erdoğan, Sayıştay konusunda ordu ile anlaştı' şeklinde
gerçekle alakası olmayan haberlerin, suçlamaların kabul edilmesi mümkün değildir.
Bu bilgi, ilk kez bu kanuna girmemiştir. 2004'te Anayasa'nın ilgili maddesinin
değiştirilmesinden sonra 2005'te bir kanun Meclis'e sevk edilmişti. Kanunun 44.
maddesinde, 'TSK'nın elinde bulunan (silah sistemleri gibi) taşınırların bu kanun
uyarınca yapılacak denetim sonucunda hazırlanacak raporların TBMM'ye ve kamuoyuna
sunulmasına ilişkin hususlar, Genelkurmay Başkanlığı ve Milli Savunma
Bakanlığının görüşleri alınarak Sayıştay tarafından hazırlanacak bir yönetmelikle
belirlenir' deniliyor. Yani, bugün tartışılan bu hüküm 6085 sayılı Sayıştay
Kanununa son dakikada girmemiştir. 2005'te TBMM'ye sunulan fakat kanunlaşmayan
teklifte de yer almaktadır.
Gerçeği yansıtmayan birtakım iddialarla ortaya konulan bu söylemlerin içi
boştur. O zaman kanunlaşmayan hüküm, yeni kanunda şöyle yer almıştır: (Savunma,
güvenlik, istihbarat ile ilgili kamu idarelerinin ellerinde bulunan devlet
mallarının, bu kanun uyarınca yapılacak denetimi sonucunda hazırlanacak
raporların kamuoyuna duyurulmasına ilişkin hususlar ilgili kamu idarelerinin
görüşleri alınarak, Sayıştay tarafından hazırlanıp Bakanlar Kurulunca çıkarılacak
bir yönetmelikte düzenlenir.)''
Nurettin Canikli, soğuk savaş döneminde en çok mücadelenin, ülkelerin
sahip olduğu silahların öğrenilmesi konusunda yaşandığını ifade ederek, ''Durum
böyle iken, doğrudan milli güvenliği ilgilendiren bir konuda, eksik bilgi ile
bilgisizlik ile bu tür ağır yorumlar yapmak yanlıştır, ahlaki değildir'' dedi.
Canikli, bu haberleri yapan gazeteler ve yazarların milletten, AK Parti'den ve
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan özür dilemelerini istedi.
Canikli, 2-B arazileriyle ilgili soru üzerine, ilçe ve köy sınırları
içerisinde kalan ve üzerinde yapılaşma olan arazilerle ilgili dönüşüm kararı
alınması durumunda, bu arazilerin tamamının TOKİ'ye ya da ilgili belediyeye
devredileceğini söyledi. Canikli, bu yapılırken, o araziler üzerinde oturan
vatandaşların haklarının ihlal edilmeyeceğini ve gayrimenkullerin bedellerinin
kendilerine verileceğini kaydetti.
Nurettin Canikli, dönüşüm kapsamında bulunmayan 2-B arazilerinin ise hak
sahibi olduğunu iddia eden en son kullanıcılarına ücret karşılığında verileceğini
ifade etti.
Büyük çoğunluğu tarım, kırsal ve zeytinlik gibi alanlar olmak üzere,
yaklaşık 410 bin hektarlık 2-B arazisinin mevcut olduğunu belirten Canikli, 210
bin hektarın çalışmasının tamamlandığını, kalanın da şubat ayı sonu ya da mart
ayı ortalarına kadar tamamlanmasını beklediklerini kaydetti.
AK Parti Grup Başkanvekili Canikli, bir gazetecinin, MHP Genel Başkanı
Devlet Bahçeli'nin, ''AK Parti'nin seçimlerden sonra Öcalan'a ev hapsi
getireceği'' yönündeki sözlerini anımsatması üzerine, ''Bunların ciddiye alınması
kesinlikle mümkün değildir. 8 yıldır iktidardayız ve buna benzer ithamlar hep
yapılmıştır. 8 yılda ne böyle bir şey gündeme geldi ne de böyle bir tartışma
yaşandı. Bu, tamamen seçim arefesinde bulunduğumuz bir dönemde MHP'nin, 'zor
siyasi konumumu değiştirebilir miyim' düşüncesiyle ileri sürdüğü bir iftiradır.
Böyle bir konu hiç bir zaman Türkiye'nin gündemine gelmeyecektir'' diye
konuştu.
Canikli, bir gazetecinin sorduğu CHP'nin Ergenekon sanıklarını milletvekili adayı göstereceği ile
ilgili soruya, " CHP için sürpriz olmaz. Böyle bir durum ortaya çıkarsa şaşırmayız.
Kamuoyunun tutumunu hep birlikte göreceğiz." dedi. (13.29)
