2009-05-07 - 12:18
Mardin'in Mazıdağı İlçesine bağlı Bilge Köyünde yaşanan saldırı olayını araştırmak üzere, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesinde alt komisyon oluşturuldu. Komisyon, haftaya bölgeye giderek, incelemelerde bulunacak.
AK Parti Mersin Milletvekili Zafer Üskül başkanlığında toplanan komisyonda, CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin
ve DTP Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal, Bilge Köyü'nde 44 kişinin yaşamını yitirdiği saldırı olayını gündeme getirdi.
Tartışmaların ardından, bölgeye gitmek üzere 5 kişilik bir alt komisyon oluşturulmasına karar verildi.
Alt komisyonda, Komisyon Başkanı Zafer Üskül, Komisyon Başkanvekili ve MHP Yozgat Milletvekili Mehmet Ekici,
AK Parti Bingöl Milletvekili Kazım Ataoğlu, CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin ve DSP İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş yer alıyor.
Komisyon, Erzurum Cezaevinde yapılan incelemelere ilişkin hazırlanan alt
komisyon raporunu görüşmek üzere toplandı. Rapor, müzakerelerin ardından oybirliği ile kabul edildi.
Komisyon Başkanı Zafer Üskül, toplantının ardından gazetecilere yaptığı
açıklamada, Bilge Köyünde yaşanan olayları araştırmak üzere alt komisyon
kurduklarını söyledi. Üskül, komisyonda, kendisinin, Komisyon Başkanvekili ve MHP
Yozgat Milletvekili Mehmet Ekici, AK Parti Bingöl Milletvekili Kazım Ataoğlu, CHP
İzmir Milletvekili Ahmet Ersin ve DSP İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş'ın
yer aldığını belirtti.
Üskül, DTP Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal'ın, ''Ağırbaş, komisyonda
benim yer almam için, kendi hakkından feragat etmesine rağmen alt komisyonda yer
alamadım'' iddiasının sorulması üzerine, alt komisyonda yer almak üzere 9
milletvekilinin ismini bildirdiğini kaydetti.
-''TERÖR ESTİRECEK BİR TUTUMLA...-''
Zafer Üskül, komisyonun oluşturulması sırasında yaşanan tartışmayı şöyle
anlattı:
''Sayın Ağırbaş, 9 üye aday olunca, kendisinin çekildiğini belirtti. Daha
sonra Sayın Birdal da kendisinin adaylıktan çekildiğini ifade etti. Yine de sayı
5'in üzerindeydi ve oylama yapmak gerekiyordu. Sayın Birdal, toplantının düzenini
de bozacak bir biçimde, sesini aşırı yükselterek, beni suçladı. Kendisinin bölge
milletvekili olduğunu, mutlaka bu alt komisyonda yer alması gerektiğini ve başkan
olarak benim bunu engellemeye çalıştığımı, başka bazı yakışıksız sözlerle
birlikte ifade etti. Oysa başkan olarak benim yaptığım sadece, 5'ten fazla aday
varsa ve uzlaşma yoksa oylama yapmaktı. Kendisi, bütün bu tartışmalar boyunca söz
almadan, mikrofonu da kapalıyken, o sırada söz alan herkesin sözünü keserek
müdahalede bulundu. Kendisinin alt komisyonda yer almamasının, demokrasiye aykırı
olduğunu ifade etti. Sanki diğer üyeler, böyle bir inceleme komisyonunda görev
yapamazlarmış gibi bir anlayışla mutlak surette kendisinin orada yer alması
gerektiğini söyledi.
Komisyon çalışmalarımız, bu tür neredeyse, terör estirecek bir tutumla
konuşmalara müdahale edilebilecek bazı dayatmaların ortaya konulabileceği bir
komisyon değil. Bütün üyeler kendisini sükunetle dinlerken, tartışmaları
aksatacak tarzda tutum içinde oldu. Sonuçta bazıları adaylıktan çekildi, bazıları
aday gösterildi ve en sonda 6 üye kaldı. İsimler tek tek oylandı ve o 5 kişi
seçildi. Alt komisyon üyeleri, komisyon başkanı tarafından değil, komisyon
tarafından belirlendi.''
Zafer Üskül, ''Olayın korucu terörü olduğu eleştirisi var. Saldırganların
yüzlerinin maskeli olması, sizin kafanızda da soru işareti yarattı mı?'' sorusu
üzerine, medyada yer alan haberler üzerine bir değerlendirme yapmayı doğru
bulmadığını söyledi.
Zanlıların medyada yer alan açıklamalarına göre, konuşmama haklarını
kullandıklarını belirten Üskül, ''Bu olay, hepimizi çok derinden yaralayan,
sarsan bir olaydır. Şimdiye kadar yaşanmış olaylara benzemiyor. Tek bir etkenin
olmaması ihtimali yüksektir. En azından bu tür olayların bir daha yaşanmaması
için alınması gerekli önlemler, çok yönlü olmak zorundadır gibi görünüyor. Bu
yönlerden bir tanesi de koruculuk sistemi ile ilgili olanıdır'' dedi.
-''KORUCULUK SİSTEMİ, ARAŞTIRMA KOMİSYONUYLA MECLİSTE İNCELENSİN''-
Zafer Üskül, korucuların kendilerine verilen görevleri yapmak dışında,
zaman zaman yetkilerini başka kişisel çıkarları için de kullandıklarının
bilindiğini kaydetti. Üskül, koruculuk sisteminin, Mecliste oluşturulacak bir
araştırma komisyonunda incelenmesinde yarar olabileceğini düşündüğünü söyledi.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek'in, ''Koruculuk sistemi
ıslah edilebilir ya da kaldırılabilir'' şeklinde bir açıklama yaptığının
anımsatılması üzerine ise Üskül, öncelikle sorunların nerelerden kaynaklandığının
araştırılması gerektiğini anlattı. Zafer Üskül, bu sistemden elde edilen
yararlarla, yaşanan sorunların bir değerlendirmesinin yapılması gerektiğine
işaret ederek, ''Yaşanan sorunlar, elde edilen yarara göre çok daha önem
taşıyorsa ya da sorunlar bazı tedbirlerle ıslah edilemeyecek boyuttaysa o zaman
sistemi tümüyle gözden geçirmek gerekebilir'' diye konuştu.
Üskül, başka bir soru üzerine, bölgeye büyük bir ihtimalle haftaya
gideceklerini belirtti.
Birdal'ın, kendisine yönelik yakışıksız sözlerinin ne olduğunun sorulması
üzerine Üskül, bunları söyleyemeyeceğini ifade etti.
Zafer Üskül, ''Akın Birdal, ne zaman böyle bir komisyon kurulsa,
kendisinin otomatik olarak o alt komisyonda olması gerektiğini düşünüyor.
Komisyon bunu kabul etmediğinde inanılmaz tepki gösteriyor. Bunu neye dayanarak
yaptığını anlayabilmiş değilim'' dedi.
-''ALT KOMİSYON YANLIŞ OLUŞTURULDU''-
CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin, komisyonda yaşanan tartışmaya ilişkin
gazetecilere yaptığı açıklamada, Akın Birdal'ın alt komisyonda yer almasını
istediklerini, bu konuda ısrarcı olduklarını belirtti.
Alt komisyonun yanlış oluşturulduğunu ve Mardin'deki olayın da korucu
terörü gibi göründüğünü ifade eden Ersin, ''Koruculuk sisteminin gözden
geçirilmesi lazım. Devlet kimlerin korucu olacağını kendisi belirlemiyor, aşiret
reisleri bunu belirliyor. Koruculuk sistemi aşiretleşmeyi ve feodaliteyi
güçlendiriyor. Aynı sistemin bu koşullarla sürdürülmesinin doğru olmadığını
düşünüyoruz'' diye konuştu.
''Yaşanan vahşiliğin psikolojik ve sosyolojik nedenleriyle ilgili
sorunları yerinde göreceğiz'' diyen Ersin, olayın sadece töre, kan davası ve
geleneklerle izah edilemeyeceğini ve küçümsenemeyeceğini kaydetti.
CHP'li Ersin, koruculuk sisteminin yanlışlarının üstünün örtülmeye
çalışıldığını iddia etti.
-''İHMALLERİ GİZLEME ROLÜ ÜSTLENMİŞ''-
DTP'li Akın Birdal da yaptığı açıklamada, alt komisyona alınmadığı için
komisyonu terk ettiğini söyledi.
Alt komisyon üyeliği için müracaat eden 9 milletvekilinden DSP'li
Ağırbaş'ın, üyelik hakkından feragat ederek, Diyarbakır Milletvekili olarak
kendisinin bu komisyonda yer alması gerektiğini söylemesine ve komisyonun bazı
üyelerinin de kendisinin alt komisyon üyesi olmasını desteklemesine rağmen, Zafer
Üskül'ün oylama yapılmasını önermesini protesto ederek, komisyondan ayrıldığını
bildirdi.
Birdal, ''Mardin Mazıdağı'ndaki katliamı sadece töre, namus, rant kavgası
diye hafifletmeye kalkışmak, devletin bu konudaki sorumluluğunu örtbas etmek
içindir. Bölgedeki törelerde saldırı, 'kanım yerde kalmasın' diyerek aleni
yapılır. Törelerinde, geleneklerinde, namaza durmuş insanların katledilişinin
örneği yoktu. Yine törelerde kadınların ve çocukların öldürülmesi, hele bir
kavgada kadın araya girmişse kavga durdurulur. 3 hamile kadının, 6 çocuğun
öldürülmesini töreye bağlayamayız'' diye konuştu.
Komisyonun bazı raporlarında muhalefet şerhinin bulunduğunu, bu
raporlarda birtakım ihlallerin ve gerçeklerin gizlenmeye çalışıldığını ileri
süren Birdal, şöyle devam etti:
''(Zafer Üskül) ısrarla ve inatla sistemden kaynaklanan ihmalleri,
gizlemek gibi bir rol üstlenmiş. Bu insan hakları etiği ile insan hakları
anlayışıyla hele bir hukuk insanının anlayışıyla bağdaşır durum değil. Gerçekten
bir sorun, bu sorunun giderilmesi muradımız varsa, bölgenin dokusunu bilen biri
olarak komisyonda olmama neden karşı çıkıyor?
Sayın Başkan, provoke ediyor. CHP'lilerin de sert tepkisi oldu. Derhal
despotik şekilde oylamaya gidelim deniliyor. Ben insan hakları savunucusuyum.
Sorunu çözmede, sadece 'gittik, gördük' demekle yetinilecekse, bence dostlar
alışverişte görsün... Bu kan akmaya devam edecektir.''
ve DTP Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal, Bilge Köyü'nde 44 kişinin yaşamını yitirdiği saldırı olayını gündeme getirdi.
Tartışmaların ardından, bölgeye gitmek üzere 5 kişilik bir alt komisyon oluşturulmasına karar verildi.
Alt komisyonda, Komisyon Başkanı Zafer Üskül, Komisyon Başkanvekili ve MHP Yozgat Milletvekili Mehmet Ekici,
AK Parti Bingöl Milletvekili Kazım Ataoğlu, CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin ve DSP İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş yer alıyor.
Komisyon, Erzurum Cezaevinde yapılan incelemelere ilişkin hazırlanan alt
komisyon raporunu görüşmek üzere toplandı. Rapor, müzakerelerin ardından oybirliği ile kabul edildi.
Komisyon Başkanı Zafer Üskül, toplantının ardından gazetecilere yaptığı
açıklamada, Bilge Köyünde yaşanan olayları araştırmak üzere alt komisyon
kurduklarını söyledi. Üskül, komisyonda, kendisinin, Komisyon Başkanvekili ve MHP
Yozgat Milletvekili Mehmet Ekici, AK Parti Bingöl Milletvekili Kazım Ataoğlu, CHP
İzmir Milletvekili Ahmet Ersin ve DSP İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş'ın
yer aldığını belirtti.
Üskül, DTP Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal'ın, ''Ağırbaş, komisyonda
benim yer almam için, kendi hakkından feragat etmesine rağmen alt komisyonda yer
alamadım'' iddiasının sorulması üzerine, alt komisyonda yer almak üzere 9
milletvekilinin ismini bildirdiğini kaydetti.
-''TERÖR ESTİRECEK BİR TUTUMLA...-''
Zafer Üskül, komisyonun oluşturulması sırasında yaşanan tartışmayı şöyle
anlattı:
''Sayın Ağırbaş, 9 üye aday olunca, kendisinin çekildiğini belirtti. Daha
sonra Sayın Birdal da kendisinin adaylıktan çekildiğini ifade etti. Yine de sayı
5'in üzerindeydi ve oylama yapmak gerekiyordu. Sayın Birdal, toplantının düzenini
de bozacak bir biçimde, sesini aşırı yükselterek, beni suçladı. Kendisinin bölge
milletvekili olduğunu, mutlaka bu alt komisyonda yer alması gerektiğini ve başkan
olarak benim bunu engellemeye çalıştığımı, başka bazı yakışıksız sözlerle
birlikte ifade etti. Oysa başkan olarak benim yaptığım sadece, 5'ten fazla aday
varsa ve uzlaşma yoksa oylama yapmaktı. Kendisi, bütün bu tartışmalar boyunca söz
almadan, mikrofonu da kapalıyken, o sırada söz alan herkesin sözünü keserek
müdahalede bulundu. Kendisinin alt komisyonda yer almamasının, demokrasiye aykırı
olduğunu ifade etti. Sanki diğer üyeler, böyle bir inceleme komisyonunda görev
yapamazlarmış gibi bir anlayışla mutlak surette kendisinin orada yer alması
gerektiğini söyledi.
Komisyon çalışmalarımız, bu tür neredeyse, terör estirecek bir tutumla
konuşmalara müdahale edilebilecek bazı dayatmaların ortaya konulabileceği bir
komisyon değil. Bütün üyeler kendisini sükunetle dinlerken, tartışmaları
aksatacak tarzda tutum içinde oldu. Sonuçta bazıları adaylıktan çekildi, bazıları
aday gösterildi ve en sonda 6 üye kaldı. İsimler tek tek oylandı ve o 5 kişi
seçildi. Alt komisyon üyeleri, komisyon başkanı tarafından değil, komisyon
tarafından belirlendi.''
Zafer Üskül, ''Olayın korucu terörü olduğu eleştirisi var. Saldırganların
yüzlerinin maskeli olması, sizin kafanızda da soru işareti yarattı mı?'' sorusu
üzerine, medyada yer alan haberler üzerine bir değerlendirme yapmayı doğru
bulmadığını söyledi.
Zanlıların medyada yer alan açıklamalarına göre, konuşmama haklarını
kullandıklarını belirten Üskül, ''Bu olay, hepimizi çok derinden yaralayan,
sarsan bir olaydır. Şimdiye kadar yaşanmış olaylara benzemiyor. Tek bir etkenin
olmaması ihtimali yüksektir. En azından bu tür olayların bir daha yaşanmaması
için alınması gerekli önlemler, çok yönlü olmak zorundadır gibi görünüyor. Bu
yönlerden bir tanesi de koruculuk sistemi ile ilgili olanıdır'' dedi.
-''KORUCULUK SİSTEMİ, ARAŞTIRMA KOMİSYONUYLA MECLİSTE İNCELENSİN''-
Zafer Üskül, korucuların kendilerine verilen görevleri yapmak dışında,
zaman zaman yetkilerini başka kişisel çıkarları için de kullandıklarının
bilindiğini kaydetti. Üskül, koruculuk sisteminin, Mecliste oluşturulacak bir
araştırma komisyonunda incelenmesinde yarar olabileceğini düşündüğünü söyledi.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek'in, ''Koruculuk sistemi
ıslah edilebilir ya da kaldırılabilir'' şeklinde bir açıklama yaptığının
anımsatılması üzerine ise Üskül, öncelikle sorunların nerelerden kaynaklandığının
araştırılması gerektiğini anlattı. Zafer Üskül, bu sistemden elde edilen
yararlarla, yaşanan sorunların bir değerlendirmesinin yapılması gerektiğine
işaret ederek, ''Yaşanan sorunlar, elde edilen yarara göre çok daha önem
taşıyorsa ya da sorunlar bazı tedbirlerle ıslah edilemeyecek boyuttaysa o zaman
sistemi tümüyle gözden geçirmek gerekebilir'' diye konuştu.
Üskül, başka bir soru üzerine, bölgeye büyük bir ihtimalle haftaya
gideceklerini belirtti.
Birdal'ın, kendisine yönelik yakışıksız sözlerinin ne olduğunun sorulması
üzerine Üskül, bunları söyleyemeyeceğini ifade etti.
Zafer Üskül, ''Akın Birdal, ne zaman böyle bir komisyon kurulsa,
kendisinin otomatik olarak o alt komisyonda olması gerektiğini düşünüyor.
Komisyon bunu kabul etmediğinde inanılmaz tepki gösteriyor. Bunu neye dayanarak
yaptığını anlayabilmiş değilim'' dedi.
-''ALT KOMİSYON YANLIŞ OLUŞTURULDU''-
CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin, komisyonda yaşanan tartışmaya ilişkin
gazetecilere yaptığı açıklamada, Akın Birdal'ın alt komisyonda yer almasını
istediklerini, bu konuda ısrarcı olduklarını belirtti.
Alt komisyonun yanlış oluşturulduğunu ve Mardin'deki olayın da korucu
terörü gibi göründüğünü ifade eden Ersin, ''Koruculuk sisteminin gözden
geçirilmesi lazım. Devlet kimlerin korucu olacağını kendisi belirlemiyor, aşiret
reisleri bunu belirliyor. Koruculuk sistemi aşiretleşmeyi ve feodaliteyi
güçlendiriyor. Aynı sistemin bu koşullarla sürdürülmesinin doğru olmadığını
düşünüyoruz'' diye konuştu.
''Yaşanan vahşiliğin psikolojik ve sosyolojik nedenleriyle ilgili
sorunları yerinde göreceğiz'' diyen Ersin, olayın sadece töre, kan davası ve
geleneklerle izah edilemeyeceğini ve küçümsenemeyeceğini kaydetti.
CHP'li Ersin, koruculuk sisteminin yanlışlarının üstünün örtülmeye
çalışıldığını iddia etti.
-''İHMALLERİ GİZLEME ROLÜ ÜSTLENMİŞ''-
DTP'li Akın Birdal da yaptığı açıklamada, alt komisyona alınmadığı için
komisyonu terk ettiğini söyledi.
Alt komisyon üyeliği için müracaat eden 9 milletvekilinden DSP'li
Ağırbaş'ın, üyelik hakkından feragat ederek, Diyarbakır Milletvekili olarak
kendisinin bu komisyonda yer alması gerektiğini söylemesine ve komisyonun bazı
üyelerinin de kendisinin alt komisyon üyesi olmasını desteklemesine rağmen, Zafer
Üskül'ün oylama yapılmasını önermesini protesto ederek, komisyondan ayrıldığını
bildirdi.
Birdal, ''Mardin Mazıdağı'ndaki katliamı sadece töre, namus, rant kavgası
diye hafifletmeye kalkışmak, devletin bu konudaki sorumluluğunu örtbas etmek
içindir. Bölgedeki törelerde saldırı, 'kanım yerde kalmasın' diyerek aleni
yapılır. Törelerinde, geleneklerinde, namaza durmuş insanların katledilişinin
örneği yoktu. Yine törelerde kadınların ve çocukların öldürülmesi, hele bir
kavgada kadın araya girmişse kavga durdurulur. 3 hamile kadının, 6 çocuğun
öldürülmesini töreye bağlayamayız'' diye konuştu.
Komisyonun bazı raporlarında muhalefet şerhinin bulunduğunu, bu
raporlarda birtakım ihlallerin ve gerçeklerin gizlenmeye çalışıldığını ileri
süren Birdal, şöyle devam etti:
''(Zafer Üskül) ısrarla ve inatla sistemden kaynaklanan ihmalleri,
gizlemek gibi bir rol üstlenmiş. Bu insan hakları etiği ile insan hakları
anlayışıyla hele bir hukuk insanının anlayışıyla bağdaşır durum değil. Gerçekten
bir sorun, bu sorunun giderilmesi muradımız varsa, bölgenin dokusunu bilen biri
olarak komisyonda olmama neden karşı çıkıyor?
Sayın Başkan, provoke ediyor. CHP'lilerin de sert tepkisi oldu. Derhal
despotik şekilde oylamaya gidelim deniliyor. Ben insan hakları savunucusuyum.
Sorunu çözmede, sadece 'gittik, gördük' demekle yetinilecekse, bence dostlar
alışverişte görsün... Bu kan akmaya devam edecektir.''
