2013-01-15 - 15:30
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, beraberindeki CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan ile TBMM'de düzenlediği ortak basın toplantısında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bugün ki grup toplantısındaki yaptığı konuşma ile ilgili olarak, Başbakan Erdoğan'ın milleti kucaklayan değil, toplumu kutuplaştıran ve ayrımcılığa yol açan bir konuşma yaptığını iddia etti.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, beraberindeki CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan ile TBMM'de düzenlediği ortak basın toplantısında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bugün ki grup toplantısındaki yaptığı konuşma ile ilgili olarak, Başbakan Erdoğan'ın milleti kucaklayan değil, toplumu kutuplaştıran ve ayrımcılığa yol açan bir konuşma yaptığını iddia etti.
Erdoğan'ın, terörle mücadele etme konusunda, terör örgütüyle ve onun lideriyle müzakere sürecini başlattığını iddia eden Hamzaçebi, ''Biz de 'Madem ki siz terörle mücadele yerine terörü ortadan kaldırmak amacıyla farklı bir yöntem benimsediniz, buyurun o halde, siz bu konuda neyi planladıysanız onu yapın' dedik. Ana muhalefet partisi olarak, sorumlu muhalefet anlayışıyla, terör sorununu çözebilmek amacıyla Sayın Başbakan'a, 'Buyurun düşündüklerinizi yapın' dedik. CHP'nin ortaya koyduğu bu siyasal tavrın değerini bilin. Bu siyasal tavır, milletin beklediği bir siyasal tavırdır'' şeklinde konuştu.
Hamzaçebi, sözlerine şöyle devam etti.
''Sayın Başbakan, 'Sizin desteğinize ihtiyacım yok' diyor, öte taraftan 'Gelin beraber çalışalım' diyor. Hangisi Sayın Başbakan'ın tutumudur. Biz size siyasal tavrımızı söyledik. Süreci başlatmışsanız, Ana muhalefet Partisi'ne bilgi vermeye davet ediyorum sizi. Bu süreci ne kadar kapalı kapılar ardına çekerseniz, vatandaş nezdinde o kadar tereddüt uyanır.
Sayın Başbakan, 'çarklardan' söz ediyor. Yani 'Çarklar hızlı dönüyor, CHP bu çarklara yetişemiyor. CHP'nin dün dediği bugünkünü tutmuyor' demek istiyor. CHP'nin politikalarında bir çelişki görülemez. Terör konusunda ortaya koyduğumuz tavır da bunlardan birisidir. Ama Sayın Başbakan'ın, siyasette tutarlı bir çizgi izlemediğini görüyoruz. Sayın Başbakan'ın ortaya koyduğu görüşleri yan yana getirdiğimizde doğrusu sayfalar dolusu çelişki ortaya çıkıyor."
Hamzaçebi, Başbakan Erdoğan'ın CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün Paris'te öldürülen PKK'lıların ailelerine yaptığı taziye ziyaretini eleştirmesi ile ilgili Başbakan Erdoğan'a, "Sayın Başbakan'a aynı konuda kendi milletvekillerinin hangi değerlendirmeleri yaptığını bir okumasını tavsiye ediyorum. Bugünkü gazetelere bakarsa o haberleri kendisi görecektir. Acaba o konuda Sayın Başbakan'ın görüşü nedir onu da merak ediyorum" dedi. Hamzaçebi, "Sizin milletvekilinizin o konudaki beyanlarını öldürülen o 3 kişiden birisiyle ilgili beyanlarını, olumlu değerlendirmelerini nasıl değerlendireceksiniz?" diye sordu.
CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan da Erdoğan'ın, her grup toplantısını, ''ağlama ve öfke krizli bir edep dersi'' haline getirdiğini ileri sürdü. CHP'ye muhtaç olmadığını söyleyen ve önerileri elinin tersiyle iten bir Başbakan ile karşı karşıya olduklarını iddia eden Tarhan, ''Madem bize muhtaç değil, neden sürekli olarak 'CHP şunu söyledi, bunu söyledi, süreci şöyle yönlendiriyor' diye ağlayıp duruyor Başbakan- Bu davranışını yadırgıyorum. 'Edep' diye diye edebin içini boşalttı. Sürekli edep dersi vermeye çalışıyor. Ben etrafıma bakıyorum, bize edep dersi verecek bir Başbakan göremiyorum'' diye konuştu.
Ardından gazetecilerin sorularını cevaplandıran Hamzaçebi, bir gazetecinin "Hüseyin Aygün'e bir disiplin cezası verilecek mi?" sorusu üzerine şunları söyledi:
"Sayın Kılıçdaroğlu yapmış olduğu açıklamada herkesi sorumlulukla hareket etmeye davet etmiştir. Partimizin bundan sonraki sürecinde herkes sorumluluğunu bilerek hareket edecektir. Parti içindeki bir takım görüşler, ortaya konulan ifadeler, partinin içerisinde bir tartışma, bir karışıklık olarak kesinlikle yorumlanamaz. Bizim partimiz bir kitle partisidir. Cumhuriyetin temel değerlerini referans alan, insan hakları, özgürlük, demokrasi gibi kavramları politikalarının merkezine koyan bir kitle partisidir.
Kitle partisinde elbette milletvekillerinin çeşitli konularda farklı olarak değerlendirilebilecek görüşleri olabilir. Ancak bunların parti ile herhangi bir şekilde bir çatlak veya bir başka sıfatla, kelimeyle değerlendirmek yanlıştır. İlerleyen süreçte partimizin dimdik bir şekilde, tutarlı bir şekilde yoluna devam edeceğini herkes görecektir, herkes sorumluluğuyla hareket edecektir. Herkes bu bilinçtedir."
M. Fatih Kılıç
Erdoğan'ın, terörle mücadele etme konusunda, terör örgütüyle ve onun lideriyle müzakere sürecini başlattığını iddia eden Hamzaçebi, ''Biz de 'Madem ki siz terörle mücadele yerine terörü ortadan kaldırmak amacıyla farklı bir yöntem benimsediniz, buyurun o halde, siz bu konuda neyi planladıysanız onu yapın' dedik. Ana muhalefet partisi olarak, sorumlu muhalefet anlayışıyla, terör sorununu çözebilmek amacıyla Sayın Başbakan'a, 'Buyurun düşündüklerinizi yapın' dedik. CHP'nin ortaya koyduğu bu siyasal tavrın değerini bilin. Bu siyasal tavır, milletin beklediği bir siyasal tavırdır'' şeklinde konuştu.
Hamzaçebi, sözlerine şöyle devam etti.
''Sayın Başbakan, 'Sizin desteğinize ihtiyacım yok' diyor, öte taraftan 'Gelin beraber çalışalım' diyor. Hangisi Sayın Başbakan'ın tutumudur. Biz size siyasal tavrımızı söyledik. Süreci başlatmışsanız, Ana muhalefet Partisi'ne bilgi vermeye davet ediyorum sizi. Bu süreci ne kadar kapalı kapılar ardına çekerseniz, vatandaş nezdinde o kadar tereddüt uyanır.
Sayın Başbakan, 'çarklardan' söz ediyor. Yani 'Çarklar hızlı dönüyor, CHP bu çarklara yetişemiyor. CHP'nin dün dediği bugünkünü tutmuyor' demek istiyor. CHP'nin politikalarında bir çelişki görülemez. Terör konusunda ortaya koyduğumuz tavır da bunlardan birisidir. Ama Sayın Başbakan'ın, siyasette tutarlı bir çizgi izlemediğini görüyoruz. Sayın Başbakan'ın ortaya koyduğu görüşleri yan yana getirdiğimizde doğrusu sayfalar dolusu çelişki ortaya çıkıyor."
Hamzaçebi, Başbakan Erdoğan'ın CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün Paris'te öldürülen PKK'lıların ailelerine yaptığı taziye ziyaretini eleştirmesi ile ilgili Başbakan Erdoğan'a, "Sayın Başbakan'a aynı konuda kendi milletvekillerinin hangi değerlendirmeleri yaptığını bir okumasını tavsiye ediyorum. Bugünkü gazetelere bakarsa o haberleri kendisi görecektir. Acaba o konuda Sayın Başbakan'ın görüşü nedir onu da merak ediyorum" dedi. Hamzaçebi, "Sizin milletvekilinizin o konudaki beyanlarını öldürülen o 3 kişiden birisiyle ilgili beyanlarını, olumlu değerlendirmelerini nasıl değerlendireceksiniz?" diye sordu.
CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan da Erdoğan'ın, her grup toplantısını, ''ağlama ve öfke krizli bir edep dersi'' haline getirdiğini ileri sürdü. CHP'ye muhtaç olmadığını söyleyen ve önerileri elinin tersiyle iten bir Başbakan ile karşı karşıya olduklarını iddia eden Tarhan, ''Madem bize muhtaç değil, neden sürekli olarak 'CHP şunu söyledi, bunu söyledi, süreci şöyle yönlendiriyor' diye ağlayıp duruyor Başbakan- Bu davranışını yadırgıyorum. 'Edep' diye diye edebin içini boşalttı. Sürekli edep dersi vermeye çalışıyor. Ben etrafıma bakıyorum, bize edep dersi verecek bir Başbakan göremiyorum'' diye konuştu.
Ardından gazetecilerin sorularını cevaplandıran Hamzaçebi, bir gazetecinin "Hüseyin Aygün'e bir disiplin cezası verilecek mi?" sorusu üzerine şunları söyledi:
"Sayın Kılıçdaroğlu yapmış olduğu açıklamada herkesi sorumlulukla hareket etmeye davet etmiştir. Partimizin bundan sonraki sürecinde herkes sorumluluğunu bilerek hareket edecektir. Parti içindeki bir takım görüşler, ortaya konulan ifadeler, partinin içerisinde bir tartışma, bir karışıklık olarak kesinlikle yorumlanamaz. Bizim partimiz bir kitle partisidir. Cumhuriyetin temel değerlerini referans alan, insan hakları, özgürlük, demokrasi gibi kavramları politikalarının merkezine koyan bir kitle partisidir.
Kitle partisinde elbette milletvekillerinin çeşitli konularda farklı olarak değerlendirilebilecek görüşleri olabilir. Ancak bunların parti ile herhangi bir şekilde bir çatlak veya bir başka sıfatla, kelimeyle değerlendirmek yanlıştır. İlerleyen süreçte partimizin dimdik bir şekilde, tutarlı bir şekilde yoluna devam edeceğini herkes görecektir, herkes sorumluluğuyla hareket edecektir. Herkes bu bilinçtedir."
M. Fatih Kılıç
