2015-11-30 - 18:07
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanı İsmail Kahraman başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, AK PARTİ Genel Başkanı ve Konya Milletvekili Ahmet Davutoğlu'nun başkanlığında kurulan 64. Hükümet, 194 ret oyuna karşılık 315 oyla güvenoyu aldı.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanı İsmail Kahraman başkanlığında toplandı.

Genel Kurul'da, AK PARTİ Genel Başkanı ve Konya Milletvekili Ahmet Davutoğlu'nun başkanlığında kurulan 64. Hükümet 194 ret oyuna karşılık 315 oyla güvenoyu aldı.

Genel Kurul'da, görüşmelere başlanmasının ardından, CHP Grup Başkanvekili Levent Gök ve HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, oturumu yöneten TBMM Başkanı İsmail Kahraman'dan, gündem dışı söz verilmesini talep etti.

Meclis İçtüzüğü'nün ilgili maddesini okuyan ve özel gündemle toplanıldığını hatırlatan Kahraman ise gündem dışı söz veremeyeceğini söyledi. Bunun üzerine Gök, usul tartışması açılmasını talep etti. Tartışmanın uzaması üzerine Kahraman, birleşime ara vererek grup başkanvekilleriyle görüştü.

Aranın ardından, gündem dışı söz almanın milletvekillerinin hakkı olduğunu vurgulayan ancak özel gündemle toplanıldığını yeniden hatırlatan Kahraman, HDP'nin grup önerisinin görüşmelerine geçileceğini belirtti.

HDP, Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi'nin öldürülmesiyle ilgili Meclis Araştırması açılmasına ilişkin önergenin gündeme alınmasını grup önerisi olarak Genel Kurul gündemine getirdi.

HDP İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkcü, Elçi'nin ölümünün mutlaka aydınlatılması gerektiğini ifade ederek, "Her şeyden önce bu cinayetin bir siyasi iklimi var. Bu siyasi iklim 7 Haziran sonrasında Türkiye'de yeniden başlatılan savaş ve çatışmadır" diye konuştu.

Çözüm ve müzakere sürecinin çatışmaların sona erdirilmesi için önemli olduğuna işaret eden Kürkcü, "Tahir Elçi'nin son olmasını istiyorsak her şeyden önce çatışmaya son vermek durumundayız" değerlendirmesinde bulundu.

Kürkcü, sözlerini Elçi'ye Türkçe ve Kürtçe "Uğurlar olsun" diyerek tamamladı.

AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç da konuşmasına, Elçi ve saldırıda şehit olan polis memurlarına Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyerek başladı.

Elçi'nin "şiddetin çözüm olmadığını" savunduğunu dile getiren Tunç, ölümünün derin üzüntü yarattığını kaydetti.

Olayın ardından ilgili makamlarca yürütülen çalışmaları anlatan Tunç, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturmasının sürdüğünü, İçişleri Bakanlığının da idari soruşturma başlattığını ve 4 müfettiş görevlendirdiğini bildirdi.

Olay her yönüyle aydınlatılmadan suçlayıcı beyanlarda bulunmanın yanlış olduğuna işaret eden Tunç, adli soruşturma devam ederken Meclis'te bir komisyon kurulamayacağını da söyledi. Tunç, "Adli ve idari soruşturmanın bir an önce neticelenmesi, olayın açıklığa kavuşturulması ve suçluların tespiti hepimizin ortak temennisidir" dedi.

Olayın mutlaka aydınlatılacağına ilişkin sözlerinin ardından HDP sıralarından laf atılması üzerine Tunç, "Orada iki gündür inceleme yapmak isteyen cumhuriyet savcılarına, uzun namlulu silahlarla ateş edenlere de bir laf söyleseniz" karşılığını verdi.

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da Elçi'nin çalışma arkadaşı ve dostu olduğunu, ardından önerge vesilesiyle konuşmaktan büyük üzüntü duyduğunu ifade etti.

Elçi'nin iyi bir avukat, güçlü bir insan hakları savunucusu olduğunu belirten Tanrıkulu, Elçi'nin kişiliği, öldürüldüğü yer, zaman ve içinde bulunulan ortam değerlendirildiğinde, bütün bunların bir tesadüf olamayacağını öne sürdü.

"Göz göre göre ölüme nasıl bu kadar sessiz kalabilirsiniz?" diye soran Tanrıkulu, AK Parti sıralarından laf atılması üzerine "Terbiyesizlik yapmayın. Dinleyin" diye karşılık verdi.

Bu sırada CHP ve AK Parti milletvekilleri arasında karşılıklı laf atmalar yaşandı ve bazı CHP milletvekilleri sıra kapaklarına vurdu.

Birleşimi yöneten Meclis Başkanı İsmail Kahraman'ın kendisini uyarması ve "Sayın Tanrıkulu, sizin de kullandığınız kelime uygun değil. Lütfen, rica ediyorum. Beyanınız yanlış. Yaralayıcı kelime kullanmayın" demesine tepki gösteren Tanrıkulu, "Asıl sizin tutumunuz yanlış. Ben bir ölüm üzerine konuşuyorum. Sizin müdahale etmeniz lazım" ifadelerini kullandı.

Tanrıkulu, Başkanlık Divanı'na dönerek, sükuneti sağlamasını istedi.

AK Parti milletvekillerine de "Biraz hicap duyucu bir üslup kullanın. Ben Tahir Elçi'nin anısına saygıdan burada konuşacaklarımın onda birini konuşuyorum. Bu kadar mı tahammülsüzsünüz?" diyen Tanrıkulu, tekrar laf atılması üzerine konuşma süresini tamamlamadan "Lanet olsun. Başka bir şey söylemeyeceğim" diyerek kürsüden ayrıldı.

Daha sonra Başkanlık Divanı'na giden Tanrıkulu, Meclis'te konuşmak üzere ölümünden önce Elçi'den görüşlerini alarak hazırladığı ancak yapamadığı konuşmanın metnini tutanaklara geçirilmek üzere Kahraman'a verdi.

Metni alan Kahraman da kürsüde bulunan hatibin konuşmasına müdahaleye ilişkin İçtüzük maddesini okuyarak, milletvekillerini konuşmalara müdahale etmemeleri ve temiz dille görüşlerini aktarmaları konusunda uyardı.

Daha sonra AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı söz alarak Elçi'yi yakından tanıyan Tanrıkulu'nu kürsüden dinlemek istediğini, Meclis'te sataşmaların her zaman yaşandığını ancak Tanrıkulu'nun bazen öfkesini kontrol edemediğini söyledi.

Tanrıkulu'nun "terbiyesizlik" kelimesini kullanmasını da eleştiren Bostancı, kürsüdeki kişinin acının asaletine uygun tarzda konuşması gerektiğini kaydetti.

Tanrıkulu ise tekrar söz alarak, öfkeli olmadığını, ölümler üzerinden konuşulurken tahammülsüzlük gösterilmesinin kabul edilemeyeceğini söyledi.

Türkiye'de kopmuş kuşaklar olduğunu belirten Tanrıkulu, "Türkiye'de kopmuş kuşaklar var ve biz bu kuşaklar üzerinden nasıl yeniden bir arada yaşamayı, ortak vicdan yaratmayı, Türkiye'yi nasıl yeniden inşa edebileceğimizi konuşmalıyız bu parlamentoda. Toplum kopmuş. Kimsenin kafası, Ankara'da Meclis'te değil. Türkiye ortasından yarılmış, hendeklerle, kutuplaşmayla yarılmış. Nasıl beraber yaşayacağız? Bunları beraber konuşmalıyız" değerlendirmesinde bulundu.

AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can ise "barış elçisi" şeklinde nitelendirdiği Tahir Elçi ile saldırıda şehit düşen polis memurlarına Allah'tan rahmet diledi.

Görüşmelerin ardından oylanan HDP grup önerisi reddedildi.

AK Parti Genel Başkanı ve Konya Milletvekili Ahmet Davutoğlu başkanlığındaki 64. Hükümet, güvenoyu aldı.

TBMM Genel Kurulu'nda, elektronik cihazla yapılan açık oylamaya 509 milletvekili katıldı.

64. Hükümet, 194 ret oyuna karşılık karşılık 315 oyla güvenoyu aldı.

Başbakan Davutoğlu, oylama başlamadan önce Genel Kurul'a gelerek Bakanlar Kurulu sıralarında yerini aldı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de oylamaya katıldı.

26. Dönem'in elektronik cihazla yapılan ilk oylaması olması nedeniyle çok sayıda milletvekili sisteme giremediği için Bakanlık Divanı'na pusula gönderdi. Pusulaları katip üyeler kontrol ettikten sonra oylama sonucu açıklandı.

TBMM Genel Kurulu'nda, AK Parti ile CHP milletvekilleri arasında arasında "diktatörlük" tartışması yaşandı.

Genel Kurul'da CHP Grup önerisinin kabul edilmesinin ardından, sataşma gerekçesiyle yapılan konuşmalar yeni bir tartışmaya yol açtı.

CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, AK Parti Burdur Milletvekili Reşat Petek'in ibretlik bir konuşma yaptığını, iktidarları döneminde basın önündeki engellerin nasıl kaldırıldığını anlattığı sözlerine bugün tekzip geldiğini savundu.

Gök, "İki gün önce genel yayın yönetmeni ve Ankara temsilcisini Cumhurbaşkanı'nın talimatıyla tutuklatan bir anlayış, bugün gazete üzerinde ekonomik yaptırım uygulamak açısından vergi incelemesi başlattı. Sizin bundan haberiniz var mı? Bu iktidar döneminde medya üzerindeki baskılar, gazetecilerin cezaevlerinde çürütülmesi, dünyanın hiçbir yerinde olmadığı kadar yaygın ve sistematik hale gelmiştir. Bugün iktidarın hoşuna gitmeyen her gazeteci işten çıkarılmakta. Vergi incelemesi yapılıyor, gazetelere el konuluyor ve AKP'lileştiriliyor" diye konuştu.

Levent Gök'ün, AK Parti'li Petek'e yönelik, "Siz herhalde havuz medyasının televizyonlarına sık sık çıkarak burada milletvekilliğini kazanmış kişisiniz" demesi, AK Parti sıralarında tepkilere yol açtı.

Petek, sataşma gerekçesiyle söz alarak, yasama, yargı ve yürütmenin ayrılığını bilmeyen bir milletvekili olmadığını belirterek, bazı basın kuruluşlarıyla ilgili yargısal işlemlerin Hükümet'e, yürütmeye yüklenemeyeceğini söyledi. Reşat Petek, kimsenin bir milletvekiline "Falan medyanın desteğiyle buraya geldi" diyemeyeceğini belirterek, "Biz aziz milletimizin desteğiyle, temiz oylarıyla buraya geldik. Milletin temiz oylarını hor ve hakir gören, vatandaşımızı 'göbeğini kaşıyan adam' olarak hakir gören CHP ve onun zihniyetinde olanlar da milletimizden hak ettiği oyları bu kadar almıştır. Buna razı olmak durumunda kalıyorsunuz" dedi.

Petek, basın üzerinde yargının verdiği kararları hükümet icraatı gibi göstermeye kimsenin hakkı olmadığını ve bunun kendi içinde tutarsızlık teşkil ettiğini söyledi.

AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli de sataşma gerekçesiyle söz alarak, yasama, yürütme ve yargı erklerinin varlığına dikkati çekti. Canikli, her dönem birtakım tartışmaların yaşandığını, ancak işleyen bir mekanizma bulunduğunu belirtti. Bunun aksini gösteren somut delil veya bilgi olmadıkça ithamda bulunmanın yanlış ve haksızlık olduğunu ifade eden Canikli, "Talimatın verildiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belgeniz varsa... Zaten elinizde öyle bir şey olsa dünyayı ayağa kaldırırdınız. Bir dönem, bir zamanlar Türkiye'de gerçekten yargıya, memura talimat verir gibi talimatlar verilmiştir" dedi.

CHP'li bazı milletvekillerinin tepki göstermesi üzerine Canikli, "Niye üzerinize alıyorsunuz? 'Şu dönem' demedim. Bir zamanlar valiler de yargı mensupları da böyleydi. Talimatla insanlar idama götürülürdü. Yargı, hükümetlere talimat verirdi ama bunların hepsi tarih oldu. Aradaki fark bu. Bunları sadece tarih kitaplarından okuyoruz. Kimse de bunları değiştiremez. Şu anda sistem bütün hatlarıyla, olması gerektiği şekliyle yasama, yürütme ve yargı erklerinin birbirine karşı bağımsız olması kuralıyla çalışmaktadır" karşılığını verdi.

Gök'ün, sataşma gerekçesiyle söz istemesine birleşimi yöneten Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, "Bir dönem dedi, bunu üstünüze alınıyorsanız söz vereceğim" diyerek kendisine söz verdi.

CHP'li Gök, AK Parti'li Petek'in 77 milyonun önünde sözlerini ve hangi CHP'linin "göbeğini kaşıyan adam" dediğini ispatlamasını beklediğini söyledi. "Burası havuz medyasında yönlendirilmiş moderatörlerle program yapmaya benzemez. Burası halkın kürsüsüdür" diyen Gök, AK Parti'li sözcülerin kendi iktidar dönemlerini güllük gülistanlık olarak anlattığını söyledi.

Gök, "17-25 Aralık operasyonlarını ortadan kaldırmak için kim HSYK'yı değiştirdi? Adalet Bakanı Bozdağ, İzmir Cumhuriyet Savcısı'na telefon açarak 'Soruşturmayı kapat' demedi mi, bütün hakim ve savcıları değiştirmediniz mi? 'Ergenekon, Balyoz davasının savcısıyım' diyen kimdi? Sizler hukuksuzluğu temsil ediyorsunuz. Televizyonlara 'Alo Fatih' hatlarıyla 'Konuşmayı böyle yaz' diyen o zamanki Başbakan, şimdiki Cumhurbaşkanı değil miydi? CHP'nin adını burada kimse ağzına alamaz. Biz Türkiye'ye demokrasiyi getirdik, siz diktatörlük getirmek istiyorsunuz" diye konuştu.

AK Parti'li Canikli de sataşma gerekçesiyle söz alarak, ülke tarihinde diktatör ve diktatörlüğün hüküm sürdüğü dönemler olduğunu ileri sürdü.

CHP'lilerin kendisine tepki göstermesi üzerine Canikli, geçmişte Türkiye'de dünyada eşi benzeri görülmeyen diktatörlüğün en ilginç örneklerinin ortaya çıktığını belirterek, "Hatta Türkiye'yi, bu anlamda bazı dönemler için diktatörlük müzesi olarak tanımlamak bile mümkün. Her türlü diktatörlüğün örneğini geçmişte görebilirsiniz. Bunun sayısız örnekleri var. Dünyadaki o dönemde benzer örnekleriyle birlikte, son derece sıkı fıkı dostluklar kurulduğunu biz de bütün dünya da biliyor. Diktatörlük budur. Uygulamasıyla, tanımlamasıyla, her şeyiyle diktatörlük budur ve tarihin sayfalarında yer almıştır. Kimse bunu ortadan kaldıramaz, kapatamaz. Eğer diktatörlük görmek istiyorsan açıp bakacaksın tarihin sayfalarına, göreceksin" görüşünü ifade etti.

Hiçbir dönemde gündeme gelmeyen demokratik standartların yükseltilmesi ve hukukun temel ilkelerinin en iyi şekilde hayata geçirilmesi için düzenlemeler yaptıklarını anlatan Canikli, "Hiçbir dönemde olmayan düzenlemeler AK Parti döneminde yapıldı. Bunu da inkar edemezsiniz. Diktatörlük orada, hukuk burada" dedi.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***