2019-10-24 - 15:58
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Gümrük Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.
Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Cihangir İslam, Aliya İzzetbegoviç'in ölüm yıl dönümü dolayısıyla yaptığı gündem dışı konuşmada, İzzetbegoviç'in insanın insana tahakkümünü reddettiğini, Allah'tan başka güç tanımadığını söyledi.
İzzetbegoviç'in, Saray Bosna'yı işgal altına alan Sırp faşistlerin yayınlarına ara vermediğine dikkati çeken İslam, bu nedenle yakın çevresinden eleştiriler aldığını, ancak savaş bittiğinde kara propagandayla Bosna direnişi aleyhinde yayın yapanların özür dilemek zorunda kaldıklarını anlattı.
İslam, Aliya İzzetbegoviç'in Saray Bosna'nın en sıkışık anlarında dahi terör eylemlerine izin vermediğini, ulvi hedeflere hiçbir zaman aşağılık vasıtalarla ulaşılamayacağına yönelik kendi halkını uyardığını da ifade etti.
AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Demir, İstanbul'daki yabancıların ülkelerine dönmelerine yönelik çalışmalara ilişkin gündem dışı söz aldı.
Göçün Türkiye'yi ilgilendiren en önemli nedeninin terör olduğuna işaret eden Demir, tüm terör örgütlerinin aynı kaynaktan beslendiğini ve aynı fabrikanın ürünü olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın BM Genel Kurulunda güvenli bölge oluşturulacağını ilan ettiğini anımsatan Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Suriye'de iç savaşın başladığı günden bu yana 3 milyon 674 bin Suriyeli ülkemize sığınmıştır. Bizler çeşitli bahaneler üreten Avrupa ülkeleri gibi mülteci dramlarına kayıtsız kalmadık. Ülkemize gelen yabancıların yoğun olarak yerleşmeye yöneldiği yer İstanbul'dur. Toplam 1 milyon 99 bin yabancı, kayıtlı olarak İstanbul'da yaşamaktadır. İstanbul'da geçici koruma kapsamındaki Suriyeli sayısı yaklaşık 550 bindir. Diğer ülke vatandaşı olup da İstanbul'da kayıtsız olduğu tespit edilen kişilerden gerekli şartları sağlamayanlar hakkında sınır dışı süreci başlatılmıştır. 2019 yılında İstanbul'da yakalanan düzensiz göçmen sayısı ise yaklaşık 80 bin kişidir. Bu kişilerin yaklaşık 75 bini ülkesine geri gönderilmiştir. Başka ülkelere kayıtlı olup da İstanbul'da yaşayan 72 bin göçmen de kayıtlı olduğu kamplarına geri gönderilmiştir. Sınır dışı edilecek göçmen sayısı arttığından 2014 yılında bin 740 olan geri gönderme merkezi kapasitemiz şu an itibarıyla 20 bini bulmuştur. Bu tüm AB ülkesi üyelerinin toplam kapasitesi kadardır. İstanbul'da 3 tane geri gönderme merkezi bulunmakta, ayrıca Arnavutköy'de yeni bir geri gönderme merkezi yapma çalışmaları başlatılmıştır."
BBP Genel Başkanı ve Ankara Milletvekili Mustafa Destici, Barış Pınarı Harekatı kapsamında ABD ile Türkiye arasındaki 13 maddelik mutabakat metni konusunda gündem dışı söz aldı.
Harekatta ve terörle mücadelede şehit olanlara Allah'tan rahmet dileyen Destici, gazilere acil şifa dileklerini iletti.
Harekata ilişkin tezkerenin Gazi Meclis'teki "siyasi bölücüler dışındaki kesimlerce desteklendiğini" ifade eden Destici, ABD ve Rusya ile gerçekleştirilen mutabakatlardan sonra da bu birlikteliğin devam etmesinin gelecek açısından önemli olduğunu vurguladı.
Destici, dış politikanın siyaset üstü ve milli olduğunu, bir siyaset malzemesine dönüştürülmesini doğru bulmadığını söyledi.
Bölge haritasını yeniden çizme hayali kuranların heveslerinin bu harekatla kursaklarında kaldığını belirten Destici, "Bu bölgede Türkiye'ye rağmen politika üretilemeyeceği bir kez daha net bir şekilde ortaya çıkmıştır. Ülkemize yönelik yaptırım tehditleri ve ambargoların da işe yaramayacağı görülmüştür." diye konuştu.
Türkiye'nin haklı davasını tam olarak anlatamadığını savunan Destici, "Terör örgütleri sivil halkı kalkan yaparken, kahraman Mehmetçiğimiz sivillere kalkan olmuştur. Ama maalesef bunu dahi anlatmakta zorlanmışız. Harekat Kürtlere karşı yapılıyormuş gibi bir algı dünyada yaygınlaşmıştır. Halbuki harekatın terör ve terör örgütlerine karşı olduğu bir gerçektir." değerlendirmesinde bulundu.
Hem sahada hem masada güçlü bir Türkiye gerçeğini herkesin hem gördüğünü hem de kabullenmek zorunda kaldığını aktaran Destici, ABD ve Rusya ile yapılan mutabakatların bunu ortaya koyduğunu dile getirdi.
Destici, kendi içinde fikir birliğine varamayan AB'nin, Türkiye'den hem askeri hem de siyasi ders aldığını, ABD ve Rusya ile varılan mutabakatlardan sonra da AB'nin açığa düştüğünü kaydetti.
NATO'nun meşru müdafaa hakkını kullanmaya çalışan üyesinin hakkını savunamadığı için sınıfta kaldığını söyleyen Destici, şöyle konuştu:
"Stratejik ortağı yerine terör örgütünün sathında yer alan ABD'nin, petrolün bekçiliğinden öte bir vizyonu olmadığı bizzat Trump'ın ağzından açıklanmıştır. Türkiye ve Rusya, bölgenin iki lider ülkesi olarak uzlaşma, iş birliği yapma ve sorun çözme kapasitelerini dünya önünde teyit etmiştir. Bu arada İran da sınıfı geçemeyenler kategorisinde yer almıştır. Tabii bu anlaşmaların eksiklikleri, noksanlıkları da vardır. Örneğin Süleyman Şah Türbesi'nin geleceğinin ne olacağı net bir şekilde ifade edilmemiştir. Sığınmacıların geri dönüşüne ilişkin tam bir netlik görülmemektedir. Güvenli bölgeye sığınmacıların yerleştirilmesi, terörden temizlenmesi kadar önemlidir. YPG'liler çekilirken ağır silahlarının ne olacağı ABD ile yapılan müzakerelerde açıklığa kavuşturulmuştur ama Rusya ile mutabakatta bu netliği göremedik. Hedeflemelerimiz 480 kilometreye 30 kilometre derinliğindeyken, şu anda 120 kilometreye 30 kilometre derinliğiyle sınırlı kaldığı görülmektedir. Diğer bölgeler Rusya ve Suriye rejimi güçlerine emanet edilmiştir. İnşallah buralarla ilgili hem terör tehdidi var olmaya devam etmez hem de bu bölgeler Suriyeli sığınmacılar için güvenli bölgeler haline dönüştürülür."
Genel Kurulda, Gümrük Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifin birinci bölümündeki maddeler kabul edildi, ikinci bölümünde yer alan maddeler üzerinde görüşmelere geçildi.
Teklifin birinci bölümündeki maddeler üzerinde görüşmeler sırasında söz alan İYİ Parti İstanbul Milletvekili Hayrettin Nuhoğlu, Barış Pınarı Harekatı'nın derin dondurucuya kaldırıldığını, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yerleşim konumu çembere alındığını ve YPG'nin terörist bir örgüt olmaktan çıkarılıp ayrılıkçı bir siyasi harekete haline getirildiğini öne sürdü.
Harekat kararına ilişkin destek beklenen devletlerden tam tersi açıklamalar geldiğini dile getiren Nuhoğlu, Türkiye'ye karşı tavır alan ülkelere tepki gösterdi.
Nuhoğlu, şöyle devam etti:
"Yavru vatan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı koltuğunu işgal eden (Mustafa Akıncı), Annan Planı artığı, kansız, ruhsuz, nankör kişiliktir. Pişmanlığını ve özür dilediğini duymadığım için bu şahıs görevinden ayrılmalı ve Kıbrıs'ı terk etmelidir. Ayrıca uzun yıllardır Türk devletinin birinci önceliklerinden olan Filistin de aynı tutumu göstermiştir. Bu devleti yönetenler, yüzyıl önce olduğu gibi Türk milletini arkadan hançerlemekten çekinmemiştir. Onları da lanetliyorum. Arap ülkelerinin yöneticileri Müslüman halklarına rağmen, ağababalarının yanında saf tutarak Birinci Dünya Savaşı yıllarına dönüş yapmışlardır."
Nuhoğlu, harekata destek veren Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan ve Kırgızistan, Pakistan ve Katar ile Avrupa Birliği üyesi Macaristan yönetimine teşekkür etti.
Yerinden söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Emin Akbaşoğlu, Amerika ve Rusya ile yapılan mutabakat metinlerine atıfta bulunarak her iki anlaşma metninde terörizmin tüm şekil ve tezahürleriyle mücadele edilmesi ve Suriye topraklarındaki ayrılıkçı örgütleri boşa çıkarma yönelik kararlılığın vurgulandığını söyledi.
Genel Kurulda, teklifin ilk bölümünde yer alan maddeleri kabul edildi.
Genel Kurulda teklifin ikinci bölümü üzerinde grubu adına söz alan CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, İstanbul'daki Haydarpaşa ve Sirkeci gar sahalarının atıl durumda olan bazı bölümlerinin kiraya verilmesi ihalesinin şaibeli olduğunu öne sürdü.
Bunun üzerine söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Akbaşoğlu, bu konuda son kararı yargının vereceğini belirtti.
Akbaşoğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının ihaleyi, daha yüksek teklif sunan şirkete verdiğini ifade ederek, "Daha düşük teklif verdiği halde, 300 bin lira teklif veren için 'Hayır, daha fazla verene vermeyeceksin, ben Büyükşehirim, ben daha az verdim, bana vereceksin.' diyen, böyle mızıkçılık yapan çocuk gibi bas bas bağıran bir durum var." diye konuştu.
CHP'li İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in KKTC konusunda "Herkes çok fazla müdahil oluyor, sadece Türkiye değil. Filler tepişir, çimenler ezilir. Onlar tepişiyor. Olan Kıbrıslılara oluyor." ifadelerini kullandığını anımsatan Akbaşoğlu, "Rahmetli Erbakan ile Ecevit'in Kıbrıs Barış Harekatı'nı yaptıkları sırada şehitlerimizin kemiklerini sızlatan Tunç Soyer'e ne cevap vereceksiniz?" dedi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de "Karşımızdaki anlayış 'Oylar bana verildiğinde milli irade, verilmediğinde kirli irade.' diyor." ifadelerini kullandı.
"İstanbullu seçmenin yerel seçimlerde iktidara demokrasi tokadı attığını" ileri süren Özel, "Bu anlayış, emlak vergileri belediyeye giderken, lüks konut vergisi diye vergi alıp onu genel bütçeye koyuyor ki İstanbul, Ankara büyükşehir belediyeleri CHP'nin elinde diye... Hizmet etme imkanları ortadan kalksın." sözlerini sarf etti.
Hükümetin, Ekrem İmamoğlu'nun çalışmalarını engelleyerek İstanbullu'ya hizmet edilmesini de önlediğini iddia eden Özel, "Fransa, İngiltere'de şehirleriyle özdeşleşmiş binaları, meydanları o belediyelere mi veriyorlar, yoksa Macron'un, İngiltere'yi yöneten başbakanın çocuğunun vakfına mı veriyorlar?" sorusunu yöneltti.
"İmamoğlu'nu seçimlerde yenemeyen iktidarın, saltanat düzeni üzerinden yenmeye çalıştığını" ileri süren Özel, söz konusu ihalenin bir sonraki aşamasında açık artırmanın yapılacağını ancak Kültür AŞ'nin ilk aşamada elendiğini iddia etti.
CHP'li Özel, Soyer'in söz konusu ifadeleri 2,5 yıl önce sarf ettiğini de söyledi.
Grup başkanvekillerinin konuşmaları sırasında AK Parti ve CHP milletvekilleri arasında laf atmalar yaşandı.
AK Parti'li Akbaşoğlu da Özel'in ifadelerine ilişkin "Biraz önce La Fontaine'den masallar dinledik." dedi.
Soyer'in KKTC'ye ilişkin ifadeleri 14 Ekim'de dile getirdiğini belirten Akbaşoğlu, Özel'e "Soyer hakkında özür dileme, disiplin soruşturması başlatma girişiminde bulunacak mısınız?" diye sordu.
CHP'li Özel, Akbaşoğlu'nun söz konusu ihaleye ilişkin cevap veremediği için konuyu Soyer'e çevirmek istediğini söyledi.
Bunun üzerine Akbaşoğlu da konunun yargıya intikal ettiğini vurgulayarak, "Minderden kaçmak için, Tunç Soyer'in sözüne cevap veremediğin için Haydarpaşa'ya çekiyorsun." ifadelerini kullandı.
CHP'li Özel de "Ben bu oltaya gelecek acemilikte değilim. Haydarpaşa pisliğinin üstünü gündem değiştirerek örtemezsiniz." şeklinde konuştu.
TBMM Başkanvekili Celal Adan'ın araya girmesi üzerine tartışma sona erdi.
Genel Kurulda, Gümrük Kanunu'nda değişiklik öngören teklif üzerinde görüşmeler devam ediyor. Toplantıda, yerlerinden söz alan AK Parti, CHP, MHP ve İYİ Parti grup başkanvekilleri, AP'nin Türkiye'ye yönelik aldığı kararı kınadı.
MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, AP kararını "iki yüzlülük" olarak değerlendirerek, "Avrupa Parlamentosu çifte standartlı, ikircikli ve haksız kararlarına bir yenisini daha eklemiştir. Avrupa Parlamentosunun bu kararını kınıyoruz. Bu karar, Avrupalıların Müslüman Türk milletine, özellikle şark politikalarına ilişkin değişmeyen bakış açılarının tezahürüdür. Bizim gerçekleri görüp ona göre tedbirler almamız gerekiyor. Tarihi gerçekleri unutmadan nesillerimizi daha güçlü ve kuvvetli bir şekilde yetiştirmeliyiz." diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu da Avrupa Parlamentosunun aldığı kararı kınadıklarını vurgulayarak, "AB yeni bir dünyanın kurulduğunu görüyor ve kendisine yeni bir yer bulmak istiyor. Avrupa bunu yaparken insan hakları sözleşmelerine, BM kararlarına ve uluslararası hukuka aykırı hareket etmiştir." dedi.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu da AP kararını şiddetle kınadığını belirterek, "Gümrük Birliği'nin askıya alınması başta olmak üzere birçok yaptırım talebini de beraberinde getiren bu kararın kabul edilebilecek bir yanı yoktur. Ayrıca AP, Türkiye ile ilgili ilk kez karar almıyor. Yaşadığımız coğrafyayla ilgili ne zaman olağan dışı bir gelişme olsa benzer müdahalelerde bulunup, karşı cephede saf tutmayı alışkınlık haline getirmiştir. Onlara göre insan hakları sadece kendileri içindir. Onların insan hakları anlayışı içinde Türk'ün hak ve hukukunun korunması yoktur. Türkiye BM'den kaynaklanan meşru haklarını kullanmıştır. TBMM'de grubu bulunan bütün siyasi partilerin ortak bir kararla AP'yi kınamasını bekliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de AP'nin Türkiye ile ilgili aldığı kararın kabul edilebilir bir tarafının olmadığını söyledi.
Türkiye'nin sınırında oluşmuş terör örgütlerine karşı meşru müdafaa hakkını kullandığını vurgulayan Özel, "Gümrük Birliği başta olmak üzere çeşitli yaptırımları andıran kararların tamamını reddediyoruz. Bu süreçte kim tarafından tehdit edilirse edilsin Türkiye kimseye pabuç bırakmayacaktır. Tarihimizde bu tür tehditlere pabuç bırakmayan İsmet Paşa ve Bülent Ecevit'ten gelen bir geleneğimiz ve kararlı duruşumuz var. Avrupa'ya bu geleneğimizi hatırlatıyoruz." diye konuştu.
Meclis Başkanvekili Celal Adan da grup başkanvekillerini tebrik ederek "Allah'ın izniyle Türkiye birlik ve beraberlik içinde her şeyin üstesinden gelecektir." dedi.
TBMM Genel Kurulunda, Avrupa Parlamentosu'nun (AP) Türkiye'nin başlattığı Barış Pınarı Harekatı'nı kınayan kararı tepkilere neden oldu.
Genel Kurulda, Gümrük Kanunu'nda değişiklik öngören teklif üzerinde görüşmeler devam ediyor. Toplantıda, yerlerinden söz alan AK Parti, CHP, MHP ve İYİ Parti grup başkanvekilleri, AP'nin Türkiye'ye yönelik aldığı kararı kınadı.
MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, AP kararını "iki yüzlülük" olarak değerlendirerek, "Avrupa Parlamentosu çifte standartlı, ikircikli ve haksız kararlarına bir yenisini daha eklemiştir. Avrupa Parlamentosunun bu kararını kınıyoruz. Bu karar, Avrupalıların Müslüman Türk milletine, özellikle şark politikalarına ilişkin değişmeyen bakış açılarının tezahürüdür. Bizim gerçekleri görüp ona göre tedbirler almamız gerekiyor. Tarihi gerçekleri unutmadan nesillerimizi daha güçlü ve kuvvetli bir şekilde yetiştirmeliyiz." diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu da Avrupa Parlamentosunun aldığı kararı kınadıklarını vurgulayarak, "AB yeni bir dünyanın kurulduğunu görüyor ve kendisine yeni bir yer bulmak istiyor. Avrupa bunu yaparken insan hakları sözleşmelerine, BM kararlarına ve uluslararası hukuka aykırı hareket etmiştir." dedi.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu da AP kararını şiddetle kınadığını belirterek, "Gümrük Birliği'nin askıya alınması başta olmak üzere birçok yaptırım talebini de beraberinde getiren bu kararın kabul edilebilecek bir yanı yoktur. Ayrıca AP, Türkiye ile ilgili ilk kez karar almıyor. Yaşadığımız coğrafyayla ilgili ne zaman olağan dışı bir gelişme olsa benzer müdahalelerde bulunup, karşı cephede saf tutmayı alışkınlık haline getirmiştir. Onlara göre insan hakları sadece kendileri içindir. Onların insan hakları anlayışı içinde Türk'ün hak ve hukukunun korunması yoktur. Türkiye BM'den kaynaklanan meşru haklarını kullanmıştır. TBMM'de grubu bulunan bütün siyasi partilerin ortak bir kararla AP'yi kınamasını bekliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de AP'nin Türkiye ile ilgili aldığı kararın kabul edilebilir bir tarafının olmadığını söyledi.
Türkiye'nin sınırında oluşmuş terör örgütlerine karşı meşru müdafaa hakkını kullandığını vurgulayan Özel, "Gümrük Birliği başta olmak üzere çeşitli yaptırımları andıran kararların tamamını reddediyoruz. Bu süreçte kim tarafından tehdit edilirse edilsin Türkiye kimseye pabuç bırakmayacaktır. Tarihimizde bu tür tehditlere pabuç bırakmayan İsmet Paşa ve Bülent Ecevit'ten gelen bir geleneğimiz ve kararlı duruşumuz var. Avrupa'ya bu geleneğimizi hatırlatıyoruz." diye konuştu.
Meclis Başkanvekili Celal Adan da grup başkanvekillerini tebrik ederek "Allah'ın izniyle Türkiye birlik ve beraberlik içinde her şeyin üstesinden gelecektir." dedi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
İzzetbegoviç'in, Saray Bosna'yı işgal altına alan Sırp faşistlerin yayınlarına ara vermediğine dikkati çeken İslam, bu nedenle yakın çevresinden eleştiriler aldığını, ancak savaş bittiğinde kara propagandayla Bosna direnişi aleyhinde yayın yapanların özür dilemek zorunda kaldıklarını anlattı.
İslam, Aliya İzzetbegoviç'in Saray Bosna'nın en sıkışık anlarında dahi terör eylemlerine izin vermediğini, ulvi hedeflere hiçbir zaman aşağılık vasıtalarla ulaşılamayacağına yönelik kendi halkını uyardığını da ifade etti.
AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Demir, İstanbul'daki yabancıların ülkelerine dönmelerine yönelik çalışmalara ilişkin gündem dışı söz aldı.
Göçün Türkiye'yi ilgilendiren en önemli nedeninin terör olduğuna işaret eden Demir, tüm terör örgütlerinin aynı kaynaktan beslendiğini ve aynı fabrikanın ürünü olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın BM Genel Kurulunda güvenli bölge oluşturulacağını ilan ettiğini anımsatan Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Suriye'de iç savaşın başladığı günden bu yana 3 milyon 674 bin Suriyeli ülkemize sığınmıştır. Bizler çeşitli bahaneler üreten Avrupa ülkeleri gibi mülteci dramlarına kayıtsız kalmadık. Ülkemize gelen yabancıların yoğun olarak yerleşmeye yöneldiği yer İstanbul'dur. Toplam 1 milyon 99 bin yabancı, kayıtlı olarak İstanbul'da yaşamaktadır. İstanbul'da geçici koruma kapsamındaki Suriyeli sayısı yaklaşık 550 bindir. Diğer ülke vatandaşı olup da İstanbul'da kayıtsız olduğu tespit edilen kişilerden gerekli şartları sağlamayanlar hakkında sınır dışı süreci başlatılmıştır. 2019 yılında İstanbul'da yakalanan düzensiz göçmen sayısı ise yaklaşık 80 bin kişidir. Bu kişilerin yaklaşık 75 bini ülkesine geri gönderilmiştir. Başka ülkelere kayıtlı olup da İstanbul'da yaşayan 72 bin göçmen de kayıtlı olduğu kamplarına geri gönderilmiştir. Sınır dışı edilecek göçmen sayısı arttığından 2014 yılında bin 740 olan geri gönderme merkezi kapasitemiz şu an itibarıyla 20 bini bulmuştur. Bu tüm AB ülkesi üyelerinin toplam kapasitesi kadardır. İstanbul'da 3 tane geri gönderme merkezi bulunmakta, ayrıca Arnavutköy'de yeni bir geri gönderme merkezi yapma çalışmaları başlatılmıştır."
BBP Genel Başkanı ve Ankara Milletvekili Mustafa Destici, Barış Pınarı Harekatı kapsamında ABD ile Türkiye arasındaki 13 maddelik mutabakat metni konusunda gündem dışı söz aldı.
Harekatta ve terörle mücadelede şehit olanlara Allah'tan rahmet dileyen Destici, gazilere acil şifa dileklerini iletti.
Harekata ilişkin tezkerenin Gazi Meclis'teki "siyasi bölücüler dışındaki kesimlerce desteklendiğini" ifade eden Destici, ABD ve Rusya ile gerçekleştirilen mutabakatlardan sonra da bu birlikteliğin devam etmesinin gelecek açısından önemli olduğunu vurguladı.
Destici, dış politikanın siyaset üstü ve milli olduğunu, bir siyaset malzemesine dönüştürülmesini doğru bulmadığını söyledi.
Bölge haritasını yeniden çizme hayali kuranların heveslerinin bu harekatla kursaklarında kaldığını belirten Destici, "Bu bölgede Türkiye'ye rağmen politika üretilemeyeceği bir kez daha net bir şekilde ortaya çıkmıştır. Ülkemize yönelik yaptırım tehditleri ve ambargoların da işe yaramayacağı görülmüştür." diye konuştu.
Türkiye'nin haklı davasını tam olarak anlatamadığını savunan Destici, "Terör örgütleri sivil halkı kalkan yaparken, kahraman Mehmetçiğimiz sivillere kalkan olmuştur. Ama maalesef bunu dahi anlatmakta zorlanmışız. Harekat Kürtlere karşı yapılıyormuş gibi bir algı dünyada yaygınlaşmıştır. Halbuki harekatın terör ve terör örgütlerine karşı olduğu bir gerçektir." değerlendirmesinde bulundu.
Hem sahada hem masada güçlü bir Türkiye gerçeğini herkesin hem gördüğünü hem de kabullenmek zorunda kaldığını aktaran Destici, ABD ve Rusya ile yapılan mutabakatların bunu ortaya koyduğunu dile getirdi.
Destici, kendi içinde fikir birliğine varamayan AB'nin, Türkiye'den hem askeri hem de siyasi ders aldığını, ABD ve Rusya ile varılan mutabakatlardan sonra da AB'nin açığa düştüğünü kaydetti.
NATO'nun meşru müdafaa hakkını kullanmaya çalışan üyesinin hakkını savunamadığı için sınıfta kaldığını söyleyen Destici, şöyle konuştu:
"Stratejik ortağı yerine terör örgütünün sathında yer alan ABD'nin, petrolün bekçiliğinden öte bir vizyonu olmadığı bizzat Trump'ın ağzından açıklanmıştır. Türkiye ve Rusya, bölgenin iki lider ülkesi olarak uzlaşma, iş birliği yapma ve sorun çözme kapasitelerini dünya önünde teyit etmiştir. Bu arada İran da sınıfı geçemeyenler kategorisinde yer almıştır. Tabii bu anlaşmaların eksiklikleri, noksanlıkları da vardır. Örneğin Süleyman Şah Türbesi'nin geleceğinin ne olacağı net bir şekilde ifade edilmemiştir. Sığınmacıların geri dönüşüne ilişkin tam bir netlik görülmemektedir. Güvenli bölgeye sığınmacıların yerleştirilmesi, terörden temizlenmesi kadar önemlidir. YPG'liler çekilirken ağır silahlarının ne olacağı ABD ile yapılan müzakerelerde açıklığa kavuşturulmuştur ama Rusya ile mutabakatta bu netliği göremedik. Hedeflemelerimiz 480 kilometreye 30 kilometre derinliğindeyken, şu anda 120 kilometreye 30 kilometre derinliğiyle sınırlı kaldığı görülmektedir. Diğer bölgeler Rusya ve Suriye rejimi güçlerine emanet edilmiştir. İnşallah buralarla ilgili hem terör tehdidi var olmaya devam etmez hem de bu bölgeler Suriyeli sığınmacılar için güvenli bölgeler haline dönüştürülür."
Genel Kurulda, Gümrük Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifin birinci bölümündeki maddeler kabul edildi, ikinci bölümünde yer alan maddeler üzerinde görüşmelere geçildi.
Teklifin birinci bölümündeki maddeler üzerinde görüşmeler sırasında söz alan İYİ Parti İstanbul Milletvekili Hayrettin Nuhoğlu, Barış Pınarı Harekatı'nın derin dondurucuya kaldırıldığını, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yerleşim konumu çembere alındığını ve YPG'nin terörist bir örgüt olmaktan çıkarılıp ayrılıkçı bir siyasi harekete haline getirildiğini öne sürdü.
Harekat kararına ilişkin destek beklenen devletlerden tam tersi açıklamalar geldiğini dile getiren Nuhoğlu, Türkiye'ye karşı tavır alan ülkelere tepki gösterdi.
Nuhoğlu, şöyle devam etti:
"Yavru vatan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı koltuğunu işgal eden (Mustafa Akıncı), Annan Planı artığı, kansız, ruhsuz, nankör kişiliktir. Pişmanlığını ve özür dilediğini duymadığım için bu şahıs görevinden ayrılmalı ve Kıbrıs'ı terk etmelidir. Ayrıca uzun yıllardır Türk devletinin birinci önceliklerinden olan Filistin de aynı tutumu göstermiştir. Bu devleti yönetenler, yüzyıl önce olduğu gibi Türk milletini arkadan hançerlemekten çekinmemiştir. Onları da lanetliyorum. Arap ülkelerinin yöneticileri Müslüman halklarına rağmen, ağababalarının yanında saf tutarak Birinci Dünya Savaşı yıllarına dönüş yapmışlardır."
Nuhoğlu, harekata destek veren Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan ve Kırgızistan, Pakistan ve Katar ile Avrupa Birliği üyesi Macaristan yönetimine teşekkür etti.
Yerinden söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Emin Akbaşoğlu, Amerika ve Rusya ile yapılan mutabakat metinlerine atıfta bulunarak her iki anlaşma metninde terörizmin tüm şekil ve tezahürleriyle mücadele edilmesi ve Suriye topraklarındaki ayrılıkçı örgütleri boşa çıkarma yönelik kararlılığın vurgulandığını söyledi.
Genel Kurulda, teklifin ilk bölümünde yer alan maddeleri kabul edildi.
Genel Kurulda teklifin ikinci bölümü üzerinde grubu adına söz alan CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, İstanbul'daki Haydarpaşa ve Sirkeci gar sahalarının atıl durumda olan bazı bölümlerinin kiraya verilmesi ihalesinin şaibeli olduğunu öne sürdü.
Bunun üzerine söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Akbaşoğlu, bu konuda son kararı yargının vereceğini belirtti.
Akbaşoğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının ihaleyi, daha yüksek teklif sunan şirkete verdiğini ifade ederek, "Daha düşük teklif verdiği halde, 300 bin lira teklif veren için 'Hayır, daha fazla verene vermeyeceksin, ben Büyükşehirim, ben daha az verdim, bana vereceksin.' diyen, böyle mızıkçılık yapan çocuk gibi bas bas bağıran bir durum var." diye konuştu.
CHP'li İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in KKTC konusunda "Herkes çok fazla müdahil oluyor, sadece Türkiye değil. Filler tepişir, çimenler ezilir. Onlar tepişiyor. Olan Kıbrıslılara oluyor." ifadelerini kullandığını anımsatan Akbaşoğlu, "Rahmetli Erbakan ile Ecevit'in Kıbrıs Barış Harekatı'nı yaptıkları sırada şehitlerimizin kemiklerini sızlatan Tunç Soyer'e ne cevap vereceksiniz?" dedi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de "Karşımızdaki anlayış 'Oylar bana verildiğinde milli irade, verilmediğinde kirli irade.' diyor." ifadelerini kullandı.
"İstanbullu seçmenin yerel seçimlerde iktidara demokrasi tokadı attığını" ileri süren Özel, "Bu anlayış, emlak vergileri belediyeye giderken, lüks konut vergisi diye vergi alıp onu genel bütçeye koyuyor ki İstanbul, Ankara büyükşehir belediyeleri CHP'nin elinde diye... Hizmet etme imkanları ortadan kalksın." sözlerini sarf etti.
Hükümetin, Ekrem İmamoğlu'nun çalışmalarını engelleyerek İstanbullu'ya hizmet edilmesini de önlediğini iddia eden Özel, "Fransa, İngiltere'de şehirleriyle özdeşleşmiş binaları, meydanları o belediyelere mi veriyorlar, yoksa Macron'un, İngiltere'yi yöneten başbakanın çocuğunun vakfına mı veriyorlar?" sorusunu yöneltti.
"İmamoğlu'nu seçimlerde yenemeyen iktidarın, saltanat düzeni üzerinden yenmeye çalıştığını" ileri süren Özel, söz konusu ihalenin bir sonraki aşamasında açık artırmanın yapılacağını ancak Kültür AŞ'nin ilk aşamada elendiğini iddia etti.
CHP'li Özel, Soyer'in söz konusu ifadeleri 2,5 yıl önce sarf ettiğini de söyledi.
Grup başkanvekillerinin konuşmaları sırasında AK Parti ve CHP milletvekilleri arasında laf atmalar yaşandı.
AK Parti'li Akbaşoğlu da Özel'in ifadelerine ilişkin "Biraz önce La Fontaine'den masallar dinledik." dedi.
Soyer'in KKTC'ye ilişkin ifadeleri 14 Ekim'de dile getirdiğini belirten Akbaşoğlu, Özel'e "Soyer hakkında özür dileme, disiplin soruşturması başlatma girişiminde bulunacak mısınız?" diye sordu.
CHP'li Özel, Akbaşoğlu'nun söz konusu ihaleye ilişkin cevap veremediği için konuyu Soyer'e çevirmek istediğini söyledi.
Bunun üzerine Akbaşoğlu da konunun yargıya intikal ettiğini vurgulayarak, "Minderden kaçmak için, Tunç Soyer'in sözüne cevap veremediğin için Haydarpaşa'ya çekiyorsun." ifadelerini kullandı.
CHP'li Özel de "Ben bu oltaya gelecek acemilikte değilim. Haydarpaşa pisliğinin üstünü gündem değiştirerek örtemezsiniz." şeklinde konuştu.
TBMM Başkanvekili Celal Adan'ın araya girmesi üzerine tartışma sona erdi.
Genel Kurulda, Gümrük Kanunu'nda değişiklik öngören teklif üzerinde görüşmeler devam ediyor. Toplantıda, yerlerinden söz alan AK Parti, CHP, MHP ve İYİ Parti grup başkanvekilleri, AP'nin Türkiye'ye yönelik aldığı kararı kınadı.
MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, AP kararını "iki yüzlülük" olarak değerlendirerek, "Avrupa Parlamentosu çifte standartlı, ikircikli ve haksız kararlarına bir yenisini daha eklemiştir. Avrupa Parlamentosunun bu kararını kınıyoruz. Bu karar, Avrupalıların Müslüman Türk milletine, özellikle şark politikalarına ilişkin değişmeyen bakış açılarının tezahürüdür. Bizim gerçekleri görüp ona göre tedbirler almamız gerekiyor. Tarihi gerçekleri unutmadan nesillerimizi daha güçlü ve kuvvetli bir şekilde yetiştirmeliyiz." diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu da Avrupa Parlamentosunun aldığı kararı kınadıklarını vurgulayarak, "AB yeni bir dünyanın kurulduğunu görüyor ve kendisine yeni bir yer bulmak istiyor. Avrupa bunu yaparken insan hakları sözleşmelerine, BM kararlarına ve uluslararası hukuka aykırı hareket etmiştir." dedi.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu da AP kararını şiddetle kınadığını belirterek, "Gümrük Birliği'nin askıya alınması başta olmak üzere birçok yaptırım talebini de beraberinde getiren bu kararın kabul edilebilecek bir yanı yoktur. Ayrıca AP, Türkiye ile ilgili ilk kez karar almıyor. Yaşadığımız coğrafyayla ilgili ne zaman olağan dışı bir gelişme olsa benzer müdahalelerde bulunup, karşı cephede saf tutmayı alışkınlık haline getirmiştir. Onlara göre insan hakları sadece kendileri içindir. Onların insan hakları anlayışı içinde Türk'ün hak ve hukukunun korunması yoktur. Türkiye BM'den kaynaklanan meşru haklarını kullanmıştır. TBMM'de grubu bulunan bütün siyasi partilerin ortak bir kararla AP'yi kınamasını bekliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de AP'nin Türkiye ile ilgili aldığı kararın kabul edilebilir bir tarafının olmadığını söyledi.
Türkiye'nin sınırında oluşmuş terör örgütlerine karşı meşru müdafaa hakkını kullandığını vurgulayan Özel, "Gümrük Birliği başta olmak üzere çeşitli yaptırımları andıran kararların tamamını reddediyoruz. Bu süreçte kim tarafından tehdit edilirse edilsin Türkiye kimseye pabuç bırakmayacaktır. Tarihimizde bu tür tehditlere pabuç bırakmayan İsmet Paşa ve Bülent Ecevit'ten gelen bir geleneğimiz ve kararlı duruşumuz var. Avrupa'ya bu geleneğimizi hatırlatıyoruz." diye konuştu.
Meclis Başkanvekili Celal Adan da grup başkanvekillerini tebrik ederek "Allah'ın izniyle Türkiye birlik ve beraberlik içinde her şeyin üstesinden gelecektir." dedi.
TBMM Genel Kurulunda, Avrupa Parlamentosu'nun (AP) Türkiye'nin başlattığı Barış Pınarı Harekatı'nı kınayan kararı tepkilere neden oldu.
Genel Kurulda, Gümrük Kanunu'nda değişiklik öngören teklif üzerinde görüşmeler devam ediyor. Toplantıda, yerlerinden söz alan AK Parti, CHP, MHP ve İYİ Parti grup başkanvekilleri, AP'nin Türkiye'ye yönelik aldığı kararı kınadı.
MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, AP kararını "iki yüzlülük" olarak değerlendirerek, "Avrupa Parlamentosu çifte standartlı, ikircikli ve haksız kararlarına bir yenisini daha eklemiştir. Avrupa Parlamentosunun bu kararını kınıyoruz. Bu karar, Avrupalıların Müslüman Türk milletine, özellikle şark politikalarına ilişkin değişmeyen bakış açılarının tezahürüdür. Bizim gerçekleri görüp ona göre tedbirler almamız gerekiyor. Tarihi gerçekleri unutmadan nesillerimizi daha güçlü ve kuvvetli bir şekilde yetiştirmeliyiz." diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu da Avrupa Parlamentosunun aldığı kararı kınadıklarını vurgulayarak, "AB yeni bir dünyanın kurulduğunu görüyor ve kendisine yeni bir yer bulmak istiyor. Avrupa bunu yaparken insan hakları sözleşmelerine, BM kararlarına ve uluslararası hukuka aykırı hareket etmiştir." dedi.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu da AP kararını şiddetle kınadığını belirterek, "Gümrük Birliği'nin askıya alınması başta olmak üzere birçok yaptırım talebini de beraberinde getiren bu kararın kabul edilebilecek bir yanı yoktur. Ayrıca AP, Türkiye ile ilgili ilk kez karar almıyor. Yaşadığımız coğrafyayla ilgili ne zaman olağan dışı bir gelişme olsa benzer müdahalelerde bulunup, karşı cephede saf tutmayı alışkınlık haline getirmiştir. Onlara göre insan hakları sadece kendileri içindir. Onların insan hakları anlayışı içinde Türk'ün hak ve hukukunun korunması yoktur. Türkiye BM'den kaynaklanan meşru haklarını kullanmıştır. TBMM'de grubu bulunan bütün siyasi partilerin ortak bir kararla AP'yi kınamasını bekliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de AP'nin Türkiye ile ilgili aldığı kararın kabul edilebilir bir tarafının olmadığını söyledi.
Türkiye'nin sınırında oluşmuş terör örgütlerine karşı meşru müdafaa hakkını kullandığını vurgulayan Özel, "Gümrük Birliği başta olmak üzere çeşitli yaptırımları andıran kararların tamamını reddediyoruz. Bu süreçte kim tarafından tehdit edilirse edilsin Türkiye kimseye pabuç bırakmayacaktır. Tarihimizde bu tür tehditlere pabuç bırakmayan İsmet Paşa ve Bülent Ecevit'ten gelen bir geleneğimiz ve kararlı duruşumuz var. Avrupa'ya bu geleneğimizi hatırlatıyoruz." diye konuştu.
Meclis Başkanvekili Celal Adan da grup başkanvekillerini tebrik ederek "Allah'ın izniyle Türkiye birlik ve beraberlik içinde her şeyin üstesinden gelecektir." dedi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
