2020-03-11 - 20:38
TBMM Başkanvekili Levent Gök başkanlığında toplanan Genel Kurulda, üç milletvekili gündem dışı söz aldı. TBMM Genel Kurulunda ekonomiye ilişkin düzenlemeler içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Teklifi'nin ilk üç maddesi kabul edildi.
İYİ Parti Ankara Milletvekili Şenol Sunat, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı gündem dışı konuşmada, bazı cemaat ve tarikat söylemlerine, bazı Diyanet görevlilerinin münferit açıklamalarına bakıldığında kadını itibarsızlaştıran, acizmiş hissi uyandıran, değersizleştiren söylemlerin, kapitalist düzenin, kadının meta olarak algılanmasına neden olacak uygulamalarının, Türk kültürü ve İslam medeniyetiyle açıklanamayacağını söyledi.
Kadınların ailenin, devletin, milletin geleceği, demokratik katılımın vazgeçilmez aktif öğeleri olduğunu dile getiren Şenol Sunat, haklarına ve Cumhuriyet ilkelerine sahip çıkmaları gerektiğini vurguladı.
Ekonomik krizin en çok kadınları vurduğunu belirten Sunat, genç kadın işsizliğinin yüzde 34'lerde olduğunu, kadınların kendilerine iş istemekten vazgeçip çocuklarını, eşlerini öncelediğini kaydetti.
Kadına yönelik şiddetin giderek attığını savunan İYİ Parti'li Sunat, sadece 2019'da 474 kadınını katledildiğini, cinsel şiddet ve çocuk istismarı artışının büyük toplumsal yara olduğunu bildirdi.
AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut, her üç kadından birinin fiziksel veya cinsel şiddete maruz kaldığı, 750 milyon kız çocuğunun daha reşit olmadan evlendirildiği, insan kaçakçılığı kurbanlarının yüzde 71'inin kadın ve kız çocuklarından oluştuğu bir dünyada, kadına şiddetle mücadele konusunda iyimser tablo çizmenin mümkün görünmediğini belirtti.
"Kadına yönelik şiddetle mücadele" denildiğinde bazen "Neden kadına şiddetle mücadele? Şiddetin her türlüsüne karşı olmalıyız." şeklinde itirazlarla karşılaştıklarını anlatan Durgut, "Farklı şiddet türlerinin kişisel, sosyal, kültürel farklı riskli faktörleri ve müdahale alanları vardır. Kadına şiddet önemli bir halk sağlığı sorunudur ve tanımlanmış risk faktörlerine yönelik etkili politikalar ve düzenlemelerle tavizsiz mücadeleyi gerektirir." diye konuştu.
Türkiye'nin son yıllarda kadına şiddetle mücadele kapsamında reform niteliğinde yasal düzenlemeleri hayata geçirdiğini dile getiren AK Parti'li Durgut, bunlarla ilgili bilgi verdi.
CHP Tekirdağ Milletvekili Candar Yüceer ise, gündem dışı konuşmasında, kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetin önlenmesini isteyerek, bunlarla mücadeleye dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi'nin Türkiye'ye getirdiği yükümlülükleri dile getirdi.
Yüceer, İstanbul Sözleşmesi'nin, aile mefhumuna karşı olmadığını kaydetti.
TBMM Genel Kurulunda, gündem dışı konuşmaların ardından grup başkanvekilleri yerlerinden söz aldı.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın koronavirüs hakkındaki şeffaf bilgilendirmelerinden memnun olduklarını belirterek, Koca'ya teşekkür etti.
Koronavirüsle mücadelenin asıl şimdi başladığını ifade eden Türkkan, hükümetten, vakalar yayılmadan duruma el koymasını istedi.
Lütfü Türkkan, durumun siyaset üstü ve ciddi olduğunu dile getirerek, Sağlık Bakanlığından, bundan sonrası için de hızlı adımlarla gerekli önlemleri almasını beklediklerini söyledi.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay ise, 21. yüzyılın, AB'nin mülteciler ve göçmenler sorununda yanlış ve başarısız politikalarına sahne olduğunu belirtti.
Akçay, İdlib'de, özellikle son 2 ay içinde rejim unsurları ve Rus birliklerince gerçekleşen saldırı sonucunda milyonlarca kişinin göç ettiğini ifade ederek, Türkiye'nin Suriye vatandaşlarına kapılarını açtığını, uluslararası hukuktan kaynaklanan görevlerini yerine getirip, insanlık onuruna yakışır imkânlar sunduğunu kaydetti.
AB'nin, mülteci meselesine sadece ekonomik açıdan bakmayı bırakmasını isteyen MHP'li Akçay, Türkiye'nin, zor kullanarak mültecileri sınırlara göndermediğini, en fazla mülteciyi misafir eden ülke olduğunu söyledi.
Akçay, Türkiye'nin, mülteci meselesinde insani değerler açısından, medeni tutum sergilediğini, AB'nin, Yunanistan'ı eleştirmek yerine Türkiye'nin sığınmacıları araç olarak kullandığını söyleyecek kadar vicdansızlaştığını belirtti.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, tüm dünyanın koronavirüs tehdidiyle karşı karşıya olduğunu dile getirerek, virüsün tıbbi etkisinin dışında, ekonomik ve sosyolojik etkilerinin de olacağını kaydetti.
Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy ile Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan'ı duyarlılığa davet eden Altay, "Tıbbi ve ekonomik sarsıntıların en aza indirgenmesi için şimdiden alınması gereken önlemler vardır. Turizmde büyük rezervasyon iptalleri başladı." dedi.
TBMM Genel Sekreteri Mehmet Ali Kumbuzoğlu'nu arayarak TBMM'de alınması gereken önlemler konusunda öneri ve tavsiyelerini ilettiklerini anlatan Altay, CHP'nin doktor ve eczacı milletvekillerinin de toplantı halinde olduğunu bildirdi.
Vatandaşlardan, çok tedbirli olmak kaydıyla paniğe kapılmamasını isteyen Altay, koronavirüsten daha tehlikelisinin, koronavirüs paniği olduğunu ifade etti.
AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu da, koronavirüsle mücadelede Türkiye'nin tüm dünyaya örnek olduğuna işaret ederek, "26 ülke, Türkiye'nin başarısıyla ortaya çıkan bu durumla ilgili bilgi paylaşımı noktasında talepte bulundu." diye konuştu.
Koronavirüs tüm dünyayı etkilerken Sağlık Bakanlığının önlemleriyle düne kadar hiçbir vakayla karşılaşılmadığını anımsatan Akbaşoğlu, bugüne kadar nasıl işi sıkı tutup önlemler aldılarsa bundan sonra da aynı hassasiyetle çalışmaları sürdüreceklerini dile getirdi.
AK Parti'li Akbaşoğlu, konuyla ilgili sosyal medyada bilinçli, bilinçsiz üretilen yalan paylaşımlara itibar edilmemesini, ilgili makamların açıklamalarına göre hareket edilmesini istedi.
Sığınmacılar sorununun, dünyanın gündeminde olduğuna dikkati çeken Akbaşoğlu, Yunanistan'ın uygulamalarının, Batı medeniyetinin iflasının ilanı olduğunu belirtti.
Grup Başkanvekili Akbaşoğlu, maskeli balonun bittiğini, gerçeklerin tüm çıplaklığıyla ortaya çıktığını vurgulayarak, "Batı medeniyetinden insanlığa hayır gelmeyeceği görülmüştür. Bu durumda Türkiye'ye büyük iş düşüyor. Zira Türkiye, insanlığın son umut adası." dedi.
TBMM Genel Kurulunda, CHP, HDP ve İYİ Parti'nin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.
Genel Kurulda ilk olarak İYİ Parti'nin "sözleşmeli askeri personelin sorunları"na ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi ele alındı.
İYİ Parti Grubu adına söz alan Kayseri Milletvekili Dursan Ataş, sözleşmeli askeri personelin pek çok sorunu bulunduğunu belirterek, "Uzmanlarımız, şehit olduklarında gördükleri ilgiyi yaşarken de görmek istemektedir." diye konuştu.
Ülke savunmasında kahramanca mücadele eden sözleşmeli personelin sorunlarının görmezden gelinemeyeceğini ifade eden Ataş, özlük haklarının iyileştirilmesi gerektiğini söyledi.
Sözleşmeli görev yapan uzman erbaşların iş güvencesinin de bulunmadığını, gelecekleriyle ilgili sürekli kaygı içinde olduklarını söyleyen Ataş, "Ulusal güvenliğin ve vatan savunmasının sözleşmesi olmaz." dedi.
CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Çelebi de sözleşmeli er, erbaş, astsubay ve subayların özlük haklarıyla ilgili sorunların çözülmesi gerektiğini ifade etti.
AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen ise AK Parti hükümetleri döneminde sözleşmeli personelin haklarında pek çok iyileştirme yapıldığını bildirdi.
Yapılan iyileştirmeler hakkında bilgi veren Özen, "Vermiş oldukları mücadeleleri hiçbir maddi karşılıkla ödeyemeyeceğimiz kahraman subay, astsubay, uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş ve erlere yapılan iyileştirmeler ilaveten Milli Savunma Bakanlığımızca hazırlanan ve önümüzdeki günlerde komisyonumuza gelecek olan kanun teklifi ile özlük haklarında yeni iyileştirmeleri hep birlikte hayata geçirmiş olacağız." dedi.
Genel Kurulda CHP'nin "kadın istihdamı"na dair grup önerisi de görüşüldü.
CHP Bursa Milletvekili Lale Karabıyık, Türkiye'nin nüfusunun yüzde 49,8'inin kadın olduğunu belirterek, "Ancak maalesef kadınlar toplumsal haklardan erkekler kadar yararlanamıyorlar. Bu, istihdamda, gelirde, iş hayatında da böyle." dedi.
Türkiye'de kadınların iş gücüne katılma oranının OECD ülkelerinin gerisinde olduğunu ifade eden Karabıyık, çalışan kadınların en önemli sorunlarından birinin "düşük ücret" olduğunu söyledi. Kadınların sadece iş ararken değil iş hayatında ve gelir elde ederken de ayrımcılığa uğradığını öne süren Karabıyık, kadınların iş gücüne katılımına yönelik çalışma yapılmasının önemli olduğunu kaydetti.
Karabıyık, yapılacak çalışmaların partilerüstü görülmesi gerektiğini ifade etti.
İYİ Parti Erzurum Milletvekili Muhammet Naci Cinisli, geleceğin mutlu, zengin ve güçlü Türkiye'sinin, Türk kadınının yükselmesiyle mümkün olduğunu belirtti.
Türklerde kadının, "toplumun direği, töre, öğreten, erkeği yetiştiren, akıl, sağduyu, toplumsal hafıza, devlet" olduğunu ifade eden Cinisli, Türk devletlerinin kadını baş tacı yaptığı zaman yükseldiğini, değerini bilmediğinde ise yıkıldığını söyledi.
Cinisli, kadıların yaklaşık yüzde 45'inin sosyal güvenlik kapsamı dışında olduğunu, yoksulluğun "AK Parti döneminde fukaralığa varan bir gerçekliğe dönüştüğünü" ileri sürdü.
HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay Pekgözegü, hükümetin kadın istihdamı konusunda "kapkara" bir karnesi olduğunu savundu.
Kadının pek çok konuda ayrımcılığa uğradığını öne süren Pekgözegü, TÜİK verilerine göre kadınların iş gücüne katılmama nedenlerinin başında "ev işinin" geldiğini söyledi. Pekgözegü, erkek egemen zihniyetin terk edilmesi gerektiğini ifade ederek, kadınların istihdama katılabilmesi için gerekli çalışmaların yapılması gerektiğini belirtti.
AK Parti Sakarya Milletvekili Çiğdem Erdoğan Atabek ise kadınların ekonomik ve sosyal hayata etkin ve insan onuruna yaraşır bir şekilde katılımını "bireysel bir kazanım ve aile yapısının güçlenmesini sağlayan temel değer" olarak gördüklerini söyledi.
İktidarlarının, kadın erkek fırsat eşitliğinin sağlanması, kadınların ekonomik ve sosyal statülerinin yükseltilmesine yönelik gerekli yasal düzenlemeleri gerçekleştirdiğini ifade eden Atabek, aile ve toplumdaki rollerinin kadınların önlerinde engel oluşturmaması için kalkınma programları ve hükümet planlarında kapsamlı tedbirler yer aldığını kaydetti.
Genel Kurulda, CHP ve İYİ Parti'nin önerileri ile HDP'nin "kadına şiddet"e yönelik araştırma önergesinin öngörüşmelerinin bugün yapılmasına yönelik önerisi kabul edilmedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Lütfi Elvan, derneklerin, üyelerini mülki idare amirine bildirme zorunluluğu getiren düzenlemeyle ilgili, "Bu konuda rahatsız olmamamız gerekir. Açık, şeffaf olmamızda yarar var." dedi.
Elvan, TBMM Genel Kurulunda, ekonomiye ilişkin düzenlemeler içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Teklifi'nin birinci bölüm üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Dövizli bireysel emeklilikle ilgili kaygılar olduğunu dile getiren Elvan, burada tavan limit uyguladıklarını söyledi.
Devletin ödeyeceği tavan limitin yıllık brüt asgari ücret olduğuna işaret eden Elvan, "Dolayısıyla avro ile bireysel emeklilik başvurusunda bulunulsa bile burada bir sınırımız var. Dolayısıyla o sınırı geçmemiz söz konusu değil." diye konuştu.
Derneklerin, üyelerini mülki idare amirine bildirme zorunluluğu getiren değişiklikle ilgili İçişleri Bakanlığının ciddi eleştiri ve şikayetlerle karşı karşıya kaldığını ifade eden Elvan, siyasi partilere üye olanların Cumhuriyet Başsavcılığına, sendikalara üye olanların bakanlığa bildirildiğini anımsattı. Elvan, "Bu konuda rahatsız olmamamız gerekir. Açık, şeffaf olmamızda yarar var." dedi.
Teklifin 3 maddesinin kabul edilmesinin ardından, TBMM Başkanvekili Levent Gök, birleşime ara verdi.
Aranın ardından komisyonun yerinde olmaması üzerine Gök, birleşimi, yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
Kadınların ailenin, devletin, milletin geleceği, demokratik katılımın vazgeçilmez aktif öğeleri olduğunu dile getiren Şenol Sunat, haklarına ve Cumhuriyet ilkelerine sahip çıkmaları gerektiğini vurguladı.
Ekonomik krizin en çok kadınları vurduğunu belirten Sunat, genç kadın işsizliğinin yüzde 34'lerde olduğunu, kadınların kendilerine iş istemekten vazgeçip çocuklarını, eşlerini öncelediğini kaydetti.
Kadına yönelik şiddetin giderek attığını savunan İYİ Parti'li Sunat, sadece 2019'da 474 kadınını katledildiğini, cinsel şiddet ve çocuk istismarı artışının büyük toplumsal yara olduğunu bildirdi.
AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut, her üç kadından birinin fiziksel veya cinsel şiddete maruz kaldığı, 750 milyon kız çocuğunun daha reşit olmadan evlendirildiği, insan kaçakçılığı kurbanlarının yüzde 71'inin kadın ve kız çocuklarından oluştuğu bir dünyada, kadına şiddetle mücadele konusunda iyimser tablo çizmenin mümkün görünmediğini belirtti.
"Kadına yönelik şiddetle mücadele" denildiğinde bazen "Neden kadına şiddetle mücadele? Şiddetin her türlüsüne karşı olmalıyız." şeklinde itirazlarla karşılaştıklarını anlatan Durgut, "Farklı şiddet türlerinin kişisel, sosyal, kültürel farklı riskli faktörleri ve müdahale alanları vardır. Kadına şiddet önemli bir halk sağlığı sorunudur ve tanımlanmış risk faktörlerine yönelik etkili politikalar ve düzenlemelerle tavizsiz mücadeleyi gerektirir." diye konuştu.
Türkiye'nin son yıllarda kadına şiddetle mücadele kapsamında reform niteliğinde yasal düzenlemeleri hayata geçirdiğini dile getiren AK Parti'li Durgut, bunlarla ilgili bilgi verdi.
CHP Tekirdağ Milletvekili Candar Yüceer ise, gündem dışı konuşmasında, kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetin önlenmesini isteyerek, bunlarla mücadeleye dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi'nin Türkiye'ye getirdiği yükümlülükleri dile getirdi.
Yüceer, İstanbul Sözleşmesi'nin, aile mefhumuna karşı olmadığını kaydetti.
TBMM Genel Kurulunda, gündem dışı konuşmaların ardından grup başkanvekilleri yerlerinden söz aldı.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın koronavirüs hakkındaki şeffaf bilgilendirmelerinden memnun olduklarını belirterek, Koca'ya teşekkür etti.
Koronavirüsle mücadelenin asıl şimdi başladığını ifade eden Türkkan, hükümetten, vakalar yayılmadan duruma el koymasını istedi.
Lütfü Türkkan, durumun siyaset üstü ve ciddi olduğunu dile getirerek, Sağlık Bakanlığından, bundan sonrası için de hızlı adımlarla gerekli önlemleri almasını beklediklerini söyledi.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay ise, 21. yüzyılın, AB'nin mülteciler ve göçmenler sorununda yanlış ve başarısız politikalarına sahne olduğunu belirtti.
Akçay, İdlib'de, özellikle son 2 ay içinde rejim unsurları ve Rus birliklerince gerçekleşen saldırı sonucunda milyonlarca kişinin göç ettiğini ifade ederek, Türkiye'nin Suriye vatandaşlarına kapılarını açtığını, uluslararası hukuktan kaynaklanan görevlerini yerine getirip, insanlık onuruna yakışır imkânlar sunduğunu kaydetti.
AB'nin, mülteci meselesine sadece ekonomik açıdan bakmayı bırakmasını isteyen MHP'li Akçay, Türkiye'nin, zor kullanarak mültecileri sınırlara göndermediğini, en fazla mülteciyi misafir eden ülke olduğunu söyledi.
Akçay, Türkiye'nin, mülteci meselesinde insani değerler açısından, medeni tutum sergilediğini, AB'nin, Yunanistan'ı eleştirmek yerine Türkiye'nin sığınmacıları araç olarak kullandığını söyleyecek kadar vicdansızlaştığını belirtti.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, tüm dünyanın koronavirüs tehdidiyle karşı karşıya olduğunu dile getirerek, virüsün tıbbi etkisinin dışında, ekonomik ve sosyolojik etkilerinin de olacağını kaydetti.
Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy ile Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan'ı duyarlılığa davet eden Altay, "Tıbbi ve ekonomik sarsıntıların en aza indirgenmesi için şimdiden alınması gereken önlemler vardır. Turizmde büyük rezervasyon iptalleri başladı." dedi.
TBMM Genel Sekreteri Mehmet Ali Kumbuzoğlu'nu arayarak TBMM'de alınması gereken önlemler konusunda öneri ve tavsiyelerini ilettiklerini anlatan Altay, CHP'nin doktor ve eczacı milletvekillerinin de toplantı halinde olduğunu bildirdi.
Vatandaşlardan, çok tedbirli olmak kaydıyla paniğe kapılmamasını isteyen Altay, koronavirüsten daha tehlikelisinin, koronavirüs paniği olduğunu ifade etti.
AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu da, koronavirüsle mücadelede Türkiye'nin tüm dünyaya örnek olduğuna işaret ederek, "26 ülke, Türkiye'nin başarısıyla ortaya çıkan bu durumla ilgili bilgi paylaşımı noktasında talepte bulundu." diye konuştu.
Koronavirüs tüm dünyayı etkilerken Sağlık Bakanlığının önlemleriyle düne kadar hiçbir vakayla karşılaşılmadığını anımsatan Akbaşoğlu, bugüne kadar nasıl işi sıkı tutup önlemler aldılarsa bundan sonra da aynı hassasiyetle çalışmaları sürdüreceklerini dile getirdi.
AK Parti'li Akbaşoğlu, konuyla ilgili sosyal medyada bilinçli, bilinçsiz üretilen yalan paylaşımlara itibar edilmemesini, ilgili makamların açıklamalarına göre hareket edilmesini istedi.
Sığınmacılar sorununun, dünyanın gündeminde olduğuna dikkati çeken Akbaşoğlu, Yunanistan'ın uygulamalarının, Batı medeniyetinin iflasının ilanı olduğunu belirtti.
Grup Başkanvekili Akbaşoğlu, maskeli balonun bittiğini, gerçeklerin tüm çıplaklığıyla ortaya çıktığını vurgulayarak, "Batı medeniyetinden insanlığa hayır gelmeyeceği görülmüştür. Bu durumda Türkiye'ye büyük iş düşüyor. Zira Türkiye, insanlığın son umut adası." dedi.
TBMM Genel Kurulunda, CHP, HDP ve İYİ Parti'nin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.
Genel Kurulda ilk olarak İYİ Parti'nin "sözleşmeli askeri personelin sorunları"na ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi ele alındı.
İYİ Parti Grubu adına söz alan Kayseri Milletvekili Dursan Ataş, sözleşmeli askeri personelin pek çok sorunu bulunduğunu belirterek, "Uzmanlarımız, şehit olduklarında gördükleri ilgiyi yaşarken de görmek istemektedir." diye konuştu.
Ülke savunmasında kahramanca mücadele eden sözleşmeli personelin sorunlarının görmezden gelinemeyeceğini ifade eden Ataş, özlük haklarının iyileştirilmesi gerektiğini söyledi.
Sözleşmeli görev yapan uzman erbaşların iş güvencesinin de bulunmadığını, gelecekleriyle ilgili sürekli kaygı içinde olduklarını söyleyen Ataş, "Ulusal güvenliğin ve vatan savunmasının sözleşmesi olmaz." dedi.
CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Çelebi de sözleşmeli er, erbaş, astsubay ve subayların özlük haklarıyla ilgili sorunların çözülmesi gerektiğini ifade etti.
AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen ise AK Parti hükümetleri döneminde sözleşmeli personelin haklarında pek çok iyileştirme yapıldığını bildirdi.
Yapılan iyileştirmeler hakkında bilgi veren Özen, "Vermiş oldukları mücadeleleri hiçbir maddi karşılıkla ödeyemeyeceğimiz kahraman subay, astsubay, uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş ve erlere yapılan iyileştirmeler ilaveten Milli Savunma Bakanlığımızca hazırlanan ve önümüzdeki günlerde komisyonumuza gelecek olan kanun teklifi ile özlük haklarında yeni iyileştirmeleri hep birlikte hayata geçirmiş olacağız." dedi.
Genel Kurulda CHP'nin "kadın istihdamı"na dair grup önerisi de görüşüldü.
CHP Bursa Milletvekili Lale Karabıyık, Türkiye'nin nüfusunun yüzde 49,8'inin kadın olduğunu belirterek, "Ancak maalesef kadınlar toplumsal haklardan erkekler kadar yararlanamıyorlar. Bu, istihdamda, gelirde, iş hayatında da böyle." dedi.
Türkiye'de kadınların iş gücüne katılma oranının OECD ülkelerinin gerisinde olduğunu ifade eden Karabıyık, çalışan kadınların en önemli sorunlarından birinin "düşük ücret" olduğunu söyledi. Kadınların sadece iş ararken değil iş hayatında ve gelir elde ederken de ayrımcılığa uğradığını öne süren Karabıyık, kadınların iş gücüne katılımına yönelik çalışma yapılmasının önemli olduğunu kaydetti.
Karabıyık, yapılacak çalışmaların partilerüstü görülmesi gerektiğini ifade etti.
İYİ Parti Erzurum Milletvekili Muhammet Naci Cinisli, geleceğin mutlu, zengin ve güçlü Türkiye'sinin, Türk kadınının yükselmesiyle mümkün olduğunu belirtti.
Türklerde kadının, "toplumun direği, töre, öğreten, erkeği yetiştiren, akıl, sağduyu, toplumsal hafıza, devlet" olduğunu ifade eden Cinisli, Türk devletlerinin kadını baş tacı yaptığı zaman yükseldiğini, değerini bilmediğinde ise yıkıldığını söyledi.
Cinisli, kadıların yaklaşık yüzde 45'inin sosyal güvenlik kapsamı dışında olduğunu, yoksulluğun "AK Parti döneminde fukaralığa varan bir gerçekliğe dönüştüğünü" ileri sürdü.
HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay Pekgözegü, hükümetin kadın istihdamı konusunda "kapkara" bir karnesi olduğunu savundu.
Kadının pek çok konuda ayrımcılığa uğradığını öne süren Pekgözegü, TÜİK verilerine göre kadınların iş gücüne katılmama nedenlerinin başında "ev işinin" geldiğini söyledi. Pekgözegü, erkek egemen zihniyetin terk edilmesi gerektiğini ifade ederek, kadınların istihdama katılabilmesi için gerekli çalışmaların yapılması gerektiğini belirtti.
AK Parti Sakarya Milletvekili Çiğdem Erdoğan Atabek ise kadınların ekonomik ve sosyal hayata etkin ve insan onuruna yaraşır bir şekilde katılımını "bireysel bir kazanım ve aile yapısının güçlenmesini sağlayan temel değer" olarak gördüklerini söyledi.
İktidarlarının, kadın erkek fırsat eşitliğinin sağlanması, kadınların ekonomik ve sosyal statülerinin yükseltilmesine yönelik gerekli yasal düzenlemeleri gerçekleştirdiğini ifade eden Atabek, aile ve toplumdaki rollerinin kadınların önlerinde engel oluşturmaması için kalkınma programları ve hükümet planlarında kapsamlı tedbirler yer aldığını kaydetti.
Genel Kurulda, CHP ve İYİ Parti'nin önerileri ile HDP'nin "kadına şiddet"e yönelik araştırma önergesinin öngörüşmelerinin bugün yapılmasına yönelik önerisi kabul edilmedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Lütfi Elvan, derneklerin, üyelerini mülki idare amirine bildirme zorunluluğu getiren düzenlemeyle ilgili, "Bu konuda rahatsız olmamamız gerekir. Açık, şeffaf olmamızda yarar var." dedi.
Elvan, TBMM Genel Kurulunda, ekonomiye ilişkin düzenlemeler içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Teklifi'nin birinci bölüm üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Dövizli bireysel emeklilikle ilgili kaygılar olduğunu dile getiren Elvan, burada tavan limit uyguladıklarını söyledi.
Devletin ödeyeceği tavan limitin yıllık brüt asgari ücret olduğuna işaret eden Elvan, "Dolayısıyla avro ile bireysel emeklilik başvurusunda bulunulsa bile burada bir sınırımız var. Dolayısıyla o sınırı geçmemiz söz konusu değil." diye konuştu.
Derneklerin, üyelerini mülki idare amirine bildirme zorunluluğu getiren değişiklikle ilgili İçişleri Bakanlığının ciddi eleştiri ve şikayetlerle karşı karşıya kaldığını ifade eden Elvan, siyasi partilere üye olanların Cumhuriyet Başsavcılığına, sendikalara üye olanların bakanlığa bildirildiğini anımsattı. Elvan, "Bu konuda rahatsız olmamamız gerekir. Açık, şeffaf olmamızda yarar var." dedi.
Teklifin 3 maddesinin kabul edilmesinin ardından, TBMM Başkanvekili Levent Gök, birleşime ara verdi.
Aranın ardından komisyonun yerinde olmaması üzerine Gök, birleşimi, yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
