2022-11-16 - 15:00
TBMM GENEL KURULU TOPLANDI
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Nimetullah Erdoğmuş başkanlığında toplandı.
AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Halil Özşavlı "AK Parti hükümetlerinin Şanlıurfa'ya yaptığı yatırımlar", CHP Antalya Milletvekili Rafet Zeybek "Antalya'nın sorunları", HDP Ağrı Milletvekili Dirayet Dilan Taşdemir "Ağrı'da yaşanan trafik kazaları" ile ilgili gündem dışı konuşma yaptı.

Özşavlı, Şanlurfa'nın "tarımın başkenti" olduğunu, şehrin toprak varlığının yüzde 70'inde tarım yapıldığını söyledi.

AK Parti hükümetlerinin, tarıma ve çiftçiye verdiği önemin bir göstergesi olarak son 20 yılda Şanlıurfalı çiftçilere 17 milyar lira destekleme ödemesi yapıldığını dile getiren Özşavlı, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün kentte tarih yazdığını, bu kapsamda bugüne kadar 20 milyar liranın üzerinde yatırımla toplamda 106 tesisin hizmete açıldığını anlattı.

CHP Antalya Milletvekili Zeybek ise dünyanın gelecekte enerji, iklim ve gıda kriziyle karşı karşıya kalacağını dile getirerek, bu sıkıntıların önüne geçebilmek için bugünden önlem alınmasını istedi.

Tarımın ayakta kalmasının tek yolunun devlet desteği olduğunu belirten Zeybek, "Devlet desteği olmadan çiftçinin büyümesini, ayakta kalmasını sağlamak mümkün değil. Çiftçiler için mazottan KDV'yi kaldıracağız. Çiftçilere mazotun yarısını ya da belli oranını devlet tarafından karşılayacağız. Tarımda taban fiyat uygulaması getireceğiz." ifadesini kullandı.

Genel Kurulda, gündem dışı konuşmalar ve grup başkanvekillerinin değerlendirmelerinin ardından siyasi partilerin gündeme ilişkin önerilerine geçildi.

İYİ Parti'nin "sağlık hizmetlerinin sunulmasında yaşanan sorunlar", HDP'nin "12 Mayıs 2021 tarihinde Konya Meram'da meydana gelen olay" ve CHP'nin "sahte bal üretimi ve tüketiminin önüne geçilmesi" konularındaki grup önerileri ayrı ayrı görüşüldü. Konuşmaların ardından yapılan oylamada üç partinin de grup önerileri kabul edilmedi.

Daha sonra, cemevlerine yönelik düzenlemeleri de içeren Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin maddeleri üzerindeki görüşmelere geçildi.

TBMM Genel Kurulunda, İstanbul Beyoğlu'ndaki terör saldırısının ardından sosyal medyaya yönelik uygulanan "bant daraltma" konusunda AK Parti ve CHP milletvekilleri arasında tartışma yaşandı.

Genel Kurulda, gündem dışı konuşmalardan sonra grup başkanvekilleri yerlerinden söz aldı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, İstiklal Caddesi'nde gerçekleştirilen terör saldırısını hatırlatarak, "Bu saldırı bize Türkiye'nin güvenlik mimarisinin altındaki dinamitin, iktidar tarafından teşvik edilen kontrolsüz göç politikası olduğunu bir kez daha gösterdi." dedi.

Suriye, Irak, İran, Afganistan, Pakistan ve Afrika mahreçli kaçak göç akımları sonucunda Türkiye'ye gelen sığınmacıların, ülkeyi "hendek ülke" haline getirdiğini söyleyen Dervişoğlu, "AK Parti iktidarı 'hicret' ve 'ensar' adı altında milyonlarca sığınmacı ve kaçak göçmeni elek haline getirdiği sınırlardan içeri aldı, bu da yetmezmiş gibi Türkiye üzerinden Avrupa'ya geçmelerine müsaade etmedi." diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin (KKTC), Türk Devletleri Teşkilatına gözlemci üye olmasının ardından, Avrupa Birliği Dış İlişkiler Ofisinin, "kararın üzüntü verici" olduğunu açıkladığını, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price'ın ise "kararı reddettiklerini" belirttiğini hatırlattı.

Güney Kıbrıs Rum Kesimini oldubittiye getirerek Avrupa Birliğine üye yapanların, Türk dünyasının ayrılmaz parçası olan KKTC'nin Türk Devletleri Teşkilatına gözlemci üye olmasından rahatsızlık duyduğunu belirten Bülbül, "Gelinen aşamada Kıbrıs'ta iki devletli çözümün tek çare olduğu görülüyor. Kıbrıs Türklüğü, hak ve menfaatlerini uluslararası her alanda savunmayı gayret ve cesaretle sürdürüyor. Bu kapsamda KKTC'nin attığı meşru adımlar bazı Rum yanlılarını da doğal olarak telaşlandırıyor. Bu açıklamaları şiddetle reddediyoruz." diye konuştu.

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, İstanbul Beyoğlu'ndaki terör saldırısının aydınlığa kavuşması gerektiğini söyledi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun, Suriye uyruklu terörist Ahlam Albashır'ın Afrin'den ülkeye kaçak şekilde girdiğini söylediğini hatırlatan Beştaş, "Komşuları Albashır'ı tanıdıklarını ve 1 yıldır aynı tekstil atölyesinde çalıştığını söylüyor. Soylu, ısrarla kaynağı Afrin ve Kobani olarak açıkladı. Bu, sınır ötesine yönelik bir operasyona hazırlık mı?" diye konuştu.

Şırnak Valisi Osman Bilgin'in, "MHP Güçlükonak İlçe Başkanı Mehmet Emin İlhan adına kayıtlı telefon hattı kullanılarak İstanbul'daki terör saldırısını gerçekleştiren teröristle görüşme yapıldığı" iddiasını yalanladığını hatırlatan Beştaş, "Vali, gizli bir soruşturmada şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan bir şahsı korumak için savcı yerine geçiyor. Bu, valinin işi mi?" diye sordu.

Bunun üzerine söz alan MHP Grup Başkanvekili Bülbül, Beştaş'a, "Bu konuda çok ciddi dezenformasyon yapılınca, bölgesel anlamda da doğabilecek bazı sonuçları ve sıkıntıları bertaraf etmek için değerlendirilebilecek bir açıklamanın Valilik, mülki idare tarafından yapılması son derece isabetli." karşılığını verdi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, İstanbul Beyoğlu'ndaki terör saldırısının bütün kodlarının çözülmesi gerektiğini belirterek, "Bu terörist, hangi terör örgütüne mensup? Bu, kafalarda muamma. Devlet bir açıklama yaptı ama kamuoyu pek tatmin olmamış gibi duruyor. Bunun aydınlanması lazım." dedi.

Terör örgütlerinin yapamadığını hükümetin yaptığını savunan Altay, "Bir süre yayın yasağını anlarım. Bant daraltmak, interneti kapatmak ne? Çapulcu terör örgütlerinin beceremediğini hükümet becerdi. Herkes bir panik havası yaşadı." diye konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, Altay'a, "Sayın Altay gibi tecrübeli bir siyasinin, ısrarla 'açıklama yapıldı ama kafalar çok karıştı' tarzı yaklaşımını şaşkınlıkla takip ettim. Kafanız karışmaya ne kadar meraklı." karşılığını verdi.

Terör saldırılarının ilk kez yaşanmadığını belirten Turan, "Terör örgütünün adını anmaya hazır bir haliniz yok. Meseleye 'kafalar karışık' şeklinde yaklaşılıyor. Önümüzde dağ gibi duran terör meselesi var ama daha büyük dağ gibi bu devletin kararlı duruşu, yürüyüşü var. Güvenlik güçlerimizin kısa süre içinde tüm adımları atıp failleri, faillere yol verenleri yakalamasından gurur duyuyoruz. Tabii ki hiç olmasaydı, masumlar bu konuda bedel ödemeseydi." değerlendirmelerinde bulundu.

Neden bant daraltma uygulandığına yönelik eleştirilere yanıt veren Turan, şöyle konuştu:

"Bu ülkede yaşayan bir vatandaş olarak terör eyleminden sonra teröristleri sevindirecek şekilde parçalanmış cesetler görmek istemiyorum. Devlet, tüm dünyanın yaptığı gibi soğuk akılla davranmış, kısa sürede işe el koymuş ama bunun yanında internet devam etmiş. Hangi haberi alamadınız da bu eleştiriyi yapıyorsunuz? Bant daraltması geçici tedbir olarak düşünülen idari bir işlem, aynı zamanda mahkemenin kararı. Bu haksız ve yersiz bir itham.

Bant daraltma meselesi tüm dünyanın uyguladığı, kötü fotoğrafların, ülkeyi ayağa kaldıracak ağır ithamların, toplumumuzun bazı sosyal kesimlerini itham eden sosyal paylaşımların durdurulmasına yönelik bir adım. CHP gibi çok köklü partiden de buna anlayış, saygı bekleriz. 3-5 gün sürse beraber karşı çıkalım ama olayın sıcak olduğu zamanda geçici olarak alınan bir tedbir. Kaldı ki internetin yasaklanması değil sosyal medyanın yavaşlatılması söz konusu."

Turan, terörle ilgili hiçbir kınama yapmayıp, PKK'yı ağzına almayanların çığlık atarcasına İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve hükümete hakaret etmesini ibretle izlediğini söyleyerek, "Bu ülkenin muhalefeti, iktidarı tezkerede askerine sahip çıkarak 'terörü yerinde kurut' diye yetki, talimat verdi. Biz de askerimizin sınır içi veya dışında terörle mücadelesinden gurur duyduk. Bu yüzden tezkereye 'evet' demeyen HDP'nin bu konudaki kızgınlığının bir anlamı yok." diye konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Altay, bant daraltmanın yanlış olduğunu belirterek, "(Hangi haberi alamadın) diyorsunuz, yayın yasağı var, bant daraltılmış, haber alamadım. Bunu savunuyorsunuz. Bant daraltma işlerini seçimlere yönelik bir antrenman gibi yaptıysanız onu da bilelim ama buna müsaade etmeyiz." dedi.

Terör saldırısının amacının, toplumda endişe ve panik yaratmak olduğunu ifade eden Altay, şunları kaydetti:

"Bant daraltma tam da buna imkan sağladı, insanları endişeye sevk etti. Bu tür görüntüleri yayınlamak insan olmamaktır, bunu kabul ediyorum. Kendini bilen, ahlaklı, namuslu, edepli kimse de bu görüntüleri zaten yayınlamaz. Bu millete de biraz güvenmek lazım. Yayınlanmadı mı? Yayınlandı. Bunlarla ilgili de gereğini yaparsın. İki görüntü yayınlanacak diye temel hak ve özgürlükleri gasbedemezsin. Temel hak ve özgürlüklerini gasbetmek bu kadar kolay olmamalı."