Bekin, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Avrupa Birliği'nin, Türkiye'nin Adalar Denizi, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs konusundaki hak ve menfaatlerini hiçe sayarak baskı dozajını iyice artırmasının, tek taraflı çözümü baskı yoluyla dikte ettirmeye çalışmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Doğu Akdeniz'de tek kalan Abdülhamid Han sondaj gemisinin Karadeniz'e çekileceği yönünde söylentiler olduğunu aktaran Bekin, Türk Denizcilik ve Global Stratejiler Merkezi Başkanı Doç. Dr. Cihat Yaycı'nın, sondaj gemisinin köprülerin altından geçmesi için kulelerinin söküleceği ve takılacağı, Doğu Akdeniz'e geri dönmesi için de aynı işlemin yapılacağı, bunun da yaklaşık 1 seneyi bulacağına yönelik uyarısını hatırlattı.
Bekin, Abdülhamid Han sondaj gemisinin Karadeniz'e yönlendirilmesinin, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de bir yıl boyunca bu tür çalışmaları yapmasının önünü alacağını söyledi.
Avrupa Birliği'nin, son dönemlerde tek taraflı baskıcı tutum ortaya koyarak Türkiye ile ilişkilerini salt Yunanistan ve Kıbrıs Rum kesimi tarafından ortaya atılan ve kabul edilebilir hiçbir yanı bulunmayan politikalar çerçevesinde şekillendirmeye çalıştığını söyleyen Bekin, "Hükümetin, 2020 yılından beri sadece 'Sevilla Haritası' sınırları içerisinde kalarak kısa vadeli politikalar ortaya koymak suretiyle Avrupa Birliği nezdinde Yunanistan ve Kıbrıs Rum kesimi ile mevcut sorunları dondurmaya çalışmasının uzun vadede çözüme yönelik hiçbir sonuç getiremeyeceği gayet aşikardır." değerlendirmesinde bulundu.
"Doğu Akdeniz ve Adalar Denizi'nde Türkiye'nin içinde yer almadığı tüm denklemlerin sadece istikrarsızlığı tetikleyeceğini" dile getiren Bekin, "Türkiye'nin Avrupa Birliği serüveni uğruna Kıbrıs, Doğu Akdeniz ve Adalar Denizi'ndeki varlığından ve hayati öneme sahip haklarından geri adım atmak suretiyle dayatmaları kabul etmesi asla mümkün olamaz." dedi.
