2012-02-20 - 14:22
CHP Grup Başkanvekili Mehmet Akif Hamzaçebi, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında MİT Yasası'nda değişiklik öngören yasayı Anayasa Mahkemesi'ne götüreceklerini söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Mehmet Akif Hamzaçebi, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında MİT Yasası'nda değişiklik öngören yasayı Anayasa Mahkemesi'ne götüreceklerini söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Mehmet Akif Hamzaçebi, MİT Yasası'nda değişiklik öngören yasayı Anayasa Mahkemesi'ne götüreceklerini söyledi. Hamzaçebi, "Sayın Cumhurbaşkanı bunu onaylamış olabilir. Yürürlüğe girmiş olabilir. Cumhuriyet savcıları bu çerçevede soruşturmaya son vermiş olabilir ama biz bu yasayı Anayasa Mahkemesi'ne süratle götüreceğiz" dedi.
Hamzaçebi, Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu'nda değişiklik yapan kanunu, bu hafta içinde Anayasa Mahkemesine götüreceklerini söyledi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu'nda değişiklik yapan kanunu, hiç beklemeden onaylamasını doğru bulmadıklarını söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Hamzaçebi sözlerinde şunları kaydetti:
"Mit yasası TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasallaştı. Yasallaşmasının hemen ardından Sayın Cumhurbaşkanına onaya gönderilen yasa Köşkte hiç beklemeden süratle onaylandı ve hafta sonu resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Sayın Cumhurbaşkanının hiç beklemeden bu yasayı onaylamış olmasını kesinlikle doğru bulmuyoruz. Bu yasaya karşı büyük bir itiraz vardır. Bu itirazlara kulak vermeden, ortada olan tereddütler giderilmeden ve bir demokraside olmaması gereken karanlık alanlara ilişkin açıklamalar yapılmadan ya da bu karanlık alanlar ortadan kaldırılmadan bu yasanın süratle onaylanmış olmasını milletin iradesine aykırılık olarak görüyoruz.
AK Parti'nin çoğunluğu milletin iradesi demek değildir. Demokrasi çoğunluğun yönetimi değildir. Mit yasası ile yapılan çok vahim yanlışlar vardır. Birincisi ve en önemlisi 1983'ten beri yürürlükte olan Mit yasasına göre MİT'in görev alanı son derece belirlidir. Mit devletin varlığına, bağımsızlığına, güvenliğine ve anayasal düzene karşı faaliyetler nedeniyle devlet çapında Ulusal istihbarat Teşkilatını, Kurumunu ve ağını oluşturmakla yükümlüdür.
Yine bu çerçevede MİT'in ikinci görevi Milli Güvenlik Siyasetinin yürütülmesine ilişkin olarak çeşitli politikaları uygulamaktır. Yine MİT'in üçüncü görevi Cumhurbaşkanı, Başbakan, Genel Kurmay Başkanı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri ve çeşitli Bakanlıkların istihbarat istek ve ihtiyaçlarını karşılar. Yaklaşık 30 yıldır yürürlükte olan MİT yasası Sayın Başbakan'a MİT'e doğrudan görev verme yetkisini vermemektedir.
Görevler belirgin çerçevede ancak verilebilir. Bunun dışında MİT'e adı ister özel olsun, ister belirli olsun Sayın Başbakan'ın herhangi bir görev verme yetkisi yoktur. Son yasal düzenlemeye kadar bu konuda Sayın Başbakanın yetkisi bulunmamaktaydı. Son düzenlemeyle artık Sayın Başbakan MİT'e karanlık bir alanda, bilinmeyen alanlarda özel görevler verebilecektir. Bu çok önemlidir. MİT'in amacı dışına çıkabilmesinin daha doğrusu siyasiler ve hükümetler tarafından MİT'in ana görevleri, tema görevleri dışında kullanılabilmesinin yolu açılmıştır.
Sayın Başbakan bu yasal düzenlemeyle MİT'e bugüne kadar yasalarla tarif edilmiş görevin dışında bir görev verildiğini, kendisi tarafından verildiğini dolaylı olarak kabul etmiştir. Bir demokraside bunun kabul edilmesi mümkün değildir. Oradaki özel kelimesinin belirli ile yer değiştirmesi sonucu değiştirmemektedir.
Türk Dil Kurumunun sözlüğüne bakıldığında özel kelimesinin karşılığının belirli olduğu yada belirli kelimesinin karşılığının özel olduğu görülecektir. Bugüne kadar MİT mensupları çeşitli kovuşturma ve yargılamalarda Sayın Başbakanın izni alınmaksızın kovuşturmaya ve yargılamaya tabii tutulmuştur. Kaşif Kozinoğlu bunlardan birisidir. Yine Erzincan'da ki bir soruşturma nedeniyle 2 MİT mensubu Başbakanın izni olmaksızın tutuklanmıştır.
Ceza muhakemesi kanununun 250 maddesinin savcılara verdiği yetki ile tutuklanmıştır. Cumhurbaşkanı onaylamış, yürürlüğe girmiş, cumhuriyet savcıları soruşturmaya son vermiş olabilir ama biz bu yasayı Anayasa Mahkemesine süratle götüreceğiz. Bu yasa, Anayasa Mahkemesinin kararı ne olursa olsun, milletin vicdanından dönecektir. Milletin vicdanında kabul görmeyen bir yasa vardır'' dedi.
Hamzaçebi, yasa için bu hafta içinde Anayasa Mahkemesine başvuru yapacaklarını ifade ederek, kanunların genelliği ilkesini bir kenara bırakarak, bir kuruma, belirli kişilere özel düzenleme yapmanın, anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu da söyledi.
Hamzaçebi, bir gazetecinin "MİT Yasası'nın Anayasa Mahkemesine gidişinin bir takvimi var mı?" sorusuna da, "Hafta sonu arkadaşlarımız dilekçeyi yazmaya başladılar. Çok kısa bir süre içerisinde, bu hafta içerisinde olacağını düşünüyorum, Anayasa Mahkemesi'ne başvurumuzu yapacağız" dedi.
Başbakan Erdoğan'ın dünkü açıklamasında dindar gençlik tartışmasına girdiğini de belirten Hamzaçebi, Erdoğan'ın ''modern dindar gençlik'' dedikten sonra, Necip Fazıl'ın gençliğe hitabından, ''Dininin, dilinin, beyninin, ilminin, ırzının, evinin, kininin, kalbinin davacısı bir gençlik'' şeklinde alıntı yaptığını söyledi.
Hamzaçebi, sözlerinde şunları kaydetti:
'' Başbakan'a, dindar gençlik tartışmasından çıkmasını tavsiye ediyorum. Konuştukça durum daha kötüleşmekte. Başbakan keşke Cemal Süreya'nın Üvercinka, Göçebe, Sezai Karakoç'ın Mona Roza'sından dizeler okusaydı. Sayın Başbakan, bunları okuduğu zaman Türkiye'de demokrasi yoluna girmiş olacak, otoriter rejim endişeleri ortadan kalkacaktır. Bunları okumasını diliyorum.
Başbakan, dinin özü olan adaleti dinin içinden çekip alıyor, bunun yerine ibadetleri koruyor. İbadetler, adalete ulaşmanın aracıdır. Adaleti dinin içinden çekerseniz, geriye din kalmaz. Dinin özündeki adalet kavramını özümsemiş gençler, yöneticiler, siyasetçiler, siyasete adalet dağıtmanın yeri olarak bakar, nema dağıtmanın yeri olarak değil. Adaleti özümsemiş insanlar, hükümete ceketiyle gelip, ceketiyle giderler. Başbakan'a bu tartışmadan çıkmasını diliyorum, aksi halde konuştukça batacaktır.'' (14:22)
