2021-11-03 - 23:54
TBMM GENEL KURULU TOPLANDI
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, Türkiye İhracatçılar Meclisi ile İhracatçı Birliklerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin ilk 12 maddesi kabul edildi.
AK Parti İstanbul Milletvekili İffet Polat "Türkiye'nin AND Parlamentosu'ndaki etkinliği", CHP Mersin Milletvekili Cengiz Gökçel "Mersin'in sorunları", MHP Yozgat Milletvekili Ethem Sedef ise "Yozgat'a yapılan yatırımlar ve ilin çeşitli ihtiyaçları" hakkında gündem dışı konuştu.

Polat, AND Parlamentosu'nun salgın sonrasındaki ilk oturumuna Türk heyeti olarak katıldıklarını anlatarak, Parlandino'daki komisyon çalışmaları kapsamında Kadın ve Cinsiyet Eşitliği Komisyonu ile Dış İlişkiler Komisyonunun toplantısında yer aldıklarını söyledi.

TBMM Başkanı Mustafa Şentop'un, Parlandino'nun bir oturumunun Türkiye'de yapılması yönündeki davetini ilettiğini belirten Polat, bu davetin memnuniyetle karşılandığını aktardı.

Gökçel ise Mersin'e ana konteyner limanı projesi yapılması için mücadele edeceklerini ifade ederek, projenin isminin "Doğu Akdeniz Ana Konteyner Limanı" olmasına tepki gösterdi. Cengiz Gökçel, Mersin'in neden 11. Kalkınma Planı'ndan çıkarıldığını sordu.

TBMM Genel Kurulu'nda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak, değerlendirmelerde bulundu.

MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası'na işaret ederek, organ bağışı konusunda farkındalık yaratacak her çalışmanın büyük önem taşıdığını söyledi.

Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyinin Sırp üyesi Milorad Dodik'in devlet düzeyindeki kurumlardan ve ulusal ordudan çekilerek, kendi ordularını kurma niyetlerini ortaya koyduğunu ifade eden Bülbül, "Dodik, yaptığı açıklamada ayrıca Bosna ordusunu, Sırp Cumhuriyeti bölgesinden çekilmeye zorlayacaklarını ve Batı'nın askeri müdahaleye kalkışması halinde kendisine destek sözü veren arkadaşları olduğunu belirtmiştir. Bu açıklama hem Avrupa'da hem de bölgede yaşayan halka açıkça bir tehdit oluşturmaktadır." diye konuştu.

Bülbül, mevcut durumda tırmanan gerginliği en aza indirecek adımların atılması ve bölgede bulunan sağduyulu siyasetçilere kulak verilmesi gerektiğini vurguladı.

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş ise Lösemili Çocuklar Haftası'na dikkati çekerek, "Lösemi, tabii ki hepimiz tarafından bilinen bir kan hastalığı ve tedavisi olabilen, tedavide başarı şansı yüzde 92 olan bir hastalık, yani önlenebilen bir hastalık. Bu konuda özellikle Sağlık Bakanlığından tedavi masrafları için bütçeden daha fazla pay ayrılmalı." ifadesini kullandı.

Enflasyon verilerine de değinen Beştaş, "TÜİK'e göre gıda enflasyonu yüzde 27,41 oldu. TÜİK'in resmi, soğuk ve yalan verileri bile hayat pahalılığını saklayamıyor. Son 33 ayın en yüksek hayat pahalılığıyla karşı karşıyayız. Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) ise ekim ayı enflasyonunu yüzde 6,90, yıllık ise yüzde 49,87 olarak açıkladı. ENAG hayat pahalılığını, TÜİK ise iktidarın sandık hesabını ölçüyor." görüşünü savundu.

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç da TÜGVA'nın, partisinin gündeminde olduğunu belirterek, "TÜGVA'da yaşananlar, AKP'nin ülkeyi yönetemez bir duruma geldiğinin ve yeni bir FETÖ tipi yapılanmaya alan açtığının göstergesi. Çarşaf çarşaf TÜGVA torpil belgeleri ortaya çıkıyor. TÜGVA Genel Başkanı Enes Eminoğlu, torpil belgelerinin doğru olduğunu açıkladı. Eski TÜGVA yöneticileri torpilleri, usulsüzlükleri doğruladı ancak vatandaşın, tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyen TÜGVA hakkında devlet, savcılar harekete geçmiyor." sözlerini sarf etti.

Özkoç, "AKP, Türkiye'deki gençlerin önünde takozdur. TÜGVA meselesi, başarılı gençlerimizin hakkının nasıl yendiğini açıkça ortaya koyuyor. Bu suçları işleyenlere bir şey yok, bu suçları ortaya koyan, vatandaşa duyuran Halk TV'ye, RTÜK para cezası kesiyor ve savcılar sadece izliyorlar." değerlendirmesinde bulundu.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan ise 29 Ekim-4 Kasım Kızılay Haftası'nı kutladı.

AK Parti?nin iktidara gelişinin 19. yıl dönümü olduğunu dile getiren Turan, "3 Kasım 2002, vesayetin, dayatmanın yerini milletin iktidarının almaya başladığı özel bir tarih. Gelişimin, değişimin, kalkınmanın öyküsünün ve Türkiye'nin milletiyle güçlü bir şekilde tarih sahnesine yeniden çıkmasının başladığı bir gün." dedi.

Dünyada demokratik ülkelerde bu kadar uzun süre iktidarda kalmanın çok az örneği olduğunun altını çizen Turan, "Merhum Menderes'in 10, merhum Özal'ın 8 yıl gibi bir süre tek başına iktidarda kaldığını düşünürsek bunun önemi daha iyi anlaşılır. Siyasi literatürde, uzun süre iktidarda kalan, zamanın ruhuna uyum gösteren, tarihsel bir misyona sahip olan, en önemlisi güçlü bir toplumsal destek bulan partilere hakim parti denir. Türkiye'nin hakim partisi de şüphesiz AK Parti olmuştur." diye konuştu.

"MİT kumpası, 367 krizi, Gezi olayları, 6-8 Ekim olayları, 17-25 Aralık, 15 Temmuz hain FETÖ darbe girişimi, kapatma davaları, e-muhtıra, terör olayları ve ekonomik operasyonlara rağmen, milletin desteğiyle Türkiye'yi büyütme imkanı bulduklarını" anlatan Turan, şöyle devam etti:

"Salgına, konjonktürel sorunlara rağmen büyümeye devam ediyoruz. AK Parti, Kars-Edirne arasına sıkışmış olan algımızı darmadağın ederek, Türkiye'yi kendi medeniyet coğrafyası ile yeniden buluşturdu. Bugün Mavi Vatan'da, Libya'da, Doğu Akdeniz'de, Suriye'de, Karabağ'da, Kıbrıs'taki tarihi gelişmeler, dış politikadaki duruşumuz, enerji, savunma sanayisi, ulaştırma başta olmak üzere birçok alandaki iddiamızla yeni sayfalar açmaya devam ediyoruz. Millete hizmette 19. yılımızda bizlere daima teveccüh gösteren, sevgisinden, desteğinden ve duasından güç aldığımız milletimize müteşekkiriz. Bu teveccüh, bu ağır emanet elbette bizlere ağır bir sorumluluk yüklüyor. Bu uzun yolda emeği geçen tüm teşkilatımıza, liderinden mahalle başkanına, üyesine kadar herkese teşekkür ediyoruz. Milletimizle, liderimizle, ilk günkü aşkla ve heyecanla nice yıllara diyoruz."

CHP Grup Başkanvekili Özkoç'un iddialarına cevap veren Turan, "Biz, vakıf kültürünü çok özel değerlendiren bir kültürden geliyoruz. Vakıf, çok hassas düşünülmesi, davranılması gereken bir meseledir. Vakıflarda yanlış yapan varsa mutlaka savcıların gereğini yapması gerekir. Ancak son dönemde her vakfa yapılan çalışmaların, tırnak içerisinde, 'yandaş' ithamıyla sorgulanmasını da doğru bulmuyorum." görüşünü paylaştı.

"Bir vakfın yandaşı, uzakdaşı olmaz" diyen Turan, vakıfların hayır işi yaptıklarını vurguladı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu da Denizli'de Şebnem Şirin'in, erkek arkadaşı tarafından öldürülmesine değinerek, "Bugün Türkiye'de kadın 'hayır' dediğinde onun iradesini koruyacak bir hukuk maalesef yok. Ona destek olacak bir kurum da yok. Kadın, tek başına bırakılıyor. Üstelik gördüğü şiddetin, cinayetin suçlusu bile kadın gösteriliyor. İşte bu yüzden biz, İstanbul Sözleşmesi'nin üzerinde hassasiyetle duruyoruz ve bir kere daha tekrarlıyorum ki; 'İstanbul Sözleşmesi yaşatır'." düşüncesini dile getirdi.

İstanbul Sözleşmesi'nin kadın cinayetlerini önleyici bir sözleşme olduğunu kaydeden Dervişoğlu, "AK Parti iktidarı, İstanbul Sözleşmesi'ni kaldırarak bazı olumsuzlukların önünü açtığının farkına varsın. İktidara geldiğimizde İstanbul Sözleşmesi'ni tekrar imzalayarak, uygulamaya sokacağımızı buradan ilan ediyorum." ifadesini kullandı.

Genel Kurulda, gündem dışı konuşmaların ardından siyasi parti gruplarının önerileri ayrı ayrı ele alındı.

CHP'nin "Isparta Şehir Hastanesinin yapımı ihalesi sürecine ilişkin iddiaların araştırılması" ile ilgili grup önerisinin ön görüşmelerinin bugün yapılması önerisi ele alındı.

CHP Balıkesir Milletvekili Fikret Şahin, Isparta Şehir Hastanesinin ihalesinin, temel atma töreninden yaklaşık 4 ay sonra yapıldığını iddia etti.

Isparta Şehir Hastanesinin temel atma töreninin, 12 Mart 2014'te dönemin Sağlık Bakanı, AK Parti Isparta milletvekilleri ve firma yetkililerinin katılımıyla yapıldığını vurgulayan Şahin, ihale komisyonunun bir üyesinin, hukuka aykırı olduğunu belirttiği ihalenin iptali için Sağlık Bakanlığına başvuruda bulunduğunu ancak bakanlığın ihaleyi iptal etmediğini ileri sürdü.

Şahin, "Şerefli bir devlet memuru, bu şekilde sizin ihalenize karşı çıkıyor. Türkiye'de artık şeffaf, hesap verilebilir ihale dönemi kapanmıştır. İhale bitmiştir, 'temel at, işi al' dönemi başlamıştır." dedi.

TBMM Başkanvekili ve AK Parti Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç "Isparta milletvekilleri" diyerek, şahsını da kastettiğini dile getirdiği CHP'li Şahin'e tepki gösterdi.

Bilgiç, "Aslında söylediklerinizin hepsinin bir cevabı var ama şu anda Başkanlık kürsüsünde oturduğum için bu cevapları buradan vermiyorum, oturduğum yerden vereceğim. 'Isparta milletvekilleri' diyerek haksız ithamlarda bulundunuz, bu doğru değil." karşılığını verdi. Bunun üzerine, Bilgiç ile Şahin arasında kısa süreli tartışma yaşandı.

İYİ Parti Isparta Milletvekili Aylin Cesur ise "kamu ihalelerinin 'beşli çete'ye verildiğini" savunarak, "Sağlık alanında da durum maalesef böyle. Sonuncusu Isparta'da ortaya çıktı." dedi.

Cesur, Isparta Şehir Hastanesinin ihalesinin, temel atma töreninden 4 ay sonra yapıldığını, bu durumun hukuka aykırı olduğunu öne sürdü.

AK Parti Ankara Milletvekili Arife Polat Düzgün, Isparta Şehir Hastanesi ihalesinin mevzuata uygun olduğunu belirtti.

Kamu-özel ortaklığı ihalelerinde bütün süreçlerin gözden geçirilerek idare ile yüklenici firma arasında müzakerelerin yapıldığını, firmanın, daha düşük teklif vermeye zorlandığını aktaran Düzgün, "İhale, genel şartnamelerin sonucunda yapımı üstlenecek firma belli olduktan sonra pazarlık süreci doğası gereği uzun sürmektedir. Çok güzel ve hayırlara vesile olan bir iş yapılmıştır." dedi.

Görüşmelerin ardından yapılan oylamada CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

Bu arada İYİ Parti'nin "nüfus ve diğer kamusal kayıtların kötüye kullanımının önlenmesi" ile HDP'nin "yoksulluk ve açlığa bağlı verilen yaşam mücadelesinin araştırılması" ile ilgili grup önerileri de müzakerelerin ardından yapılan oylamada kabul edilmedi.

Daha sonra, Türkiye İhracatçılar Meclisi ile İhracatçı Birliklerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.

Genel Kurulda, Türkiye İhracatçılar Meclisi ile İhracatçı Birliklerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin ilk 12 maddesi kabul edildi.

Kanun teklifinin kabul edilen maddelerine göre, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve Türkiye İhracat Kredi Bankası Anonim Şirketinin öz kaynaklarıyla kurulan İhracatı Geliştirme Anonim Şirketine, ihracatçı birliklerince gerekli sermaye katkısı sağlanacak.

İhracatı Geliştirme AŞ'ye aktarılmak üzere, ihracat işlemleri üzerinden FOB bedelin on binde üçüne kadar (hizmet sektörlerinde brüt asgari ücretin on katına kadar) kesinti yapılacak.

İhracatçı birliklerinin yedek akçelerinde bulunan meblağlar ile TİM nezdinde faaliyet gösteren Türkiye Tanıtım Grubunun varlıkları, İhracatı Geliştirme AŞ'ye aktarılacak.

İhracatçılara yalnızca ihracat kredilerinde kefalet kurumu olarak hizmet edecek İhracatı Geliştirme AŞ'ye, gelir, damga, harç, katma değer vergisi, kurumlar vergisi muafiyeti tanınacak.

Serbest bölge kurucu ve işletici şirketlerin, serbest bölgelerin kurulması ve işletilmesi ile ilgili faaliyetlerden elde ettikleri kazançlar, 30 yılı geçmemek üzere gelir veya kurumlar vergisinden istisna tutulacak. Bu istisna, münhasıran alım satım veya depo işletmeciliği faaliyet ruhsatı sahibi kullanıcılarından elde edilen kazançları kapsamayacak.

Türkiye İhracat Kredi Bankası AŞ, diğer kamu bankalarına halihazırda tanınan istisna ve muafiyetlere sahip olacak.

Düzenlemeyle, Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu'nda da değişiklik yapılıyor.

Meslek kuruluşu üyelerine, yalnızca kayıtlı olduğu meslek kuruluşuyla sınırlı kalmak kaydıyla Ticaret Bakanlığı e-esnaf ve sanatkar veri tabanı üzerinden, üyelerin adı soyadı, sicil numarası ile sabit iş yeri olanların iş yeri adresi bilgilerini içeren listeye erişim yetkisi verilecek. Elde edilen kişisel veriler, sadece meslek kuruluşu organlarında görev almak isteyen adayların bu kuruluşların üyelerine ulaşabilmeleri amacıyla kullanılabilecek. Bu veriler, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'na aykırı kullanılamayacak, aktarılamayacak veya başka bir şekilde işlenemeyecek.

TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, teklifin ilk 12 maddesinin kabul edilmesinin ardından birleşime ara verdi.

Bilgiç, aradan sonra komisyonun yerine oturmaması üzerine birleşimi, yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.