2010-10-27 - 12:39
CHP Grup Başkanvekili Mehmet Akif Hamzaçebi, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında
üniversitelerde başörtü sorunu ve gündeme dair çeşitli konularında değerlendirmelerde bulundu.
CHP Grup Başkanvekili Mehmet Akif Hamzaçebi, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında
üniversitelerde başörtü sorunu ve gündeme dair çeşitli konularında değerlendirmelerde bulundu.
Hamzaçebi, Erdoğan'ın referandumdan sonra ''hayır'' oyu veren yüzde
42'lik kesimi anlayacaklarını ve kucaklayacaklarını söylediğini anımsatarak,
''Başbakan, bunun üzerinden kısa bir süre geçtikten sonra yavaş yavaş Tayyip
Erdoğan'ın kodlarına, genetiğine dönerek bu konuşmayı unutmuş ve gerçek Tayyip
Erdoğan konuşmalarını yapmaya başlamıştır'' dedi.
Erdoğan'a CHP olarak, üniversitelerde başörtüsü sorununun çözümü,
dokunulmazlıkların ve YÖK'ün kaldırılması, seçim barajının düşürülmesinin yer
aldığı ''mini özgürlük paketi'' sunduklarını kaydeden Hamzaçebi, AK Parti Grup
Başkanvekillerinin kendilerini ziyaretinde de bunları ilettiklerini anlattı.
Mehmet Akif Hamzaçebi, Erdoğan ve AK Parti Grup Başkanvekillerinin
açıklamalarından, AK Parti'nin başörtüsü konusunda samimi ve net bir tutumunun
olmadığının anlaşıldığını ileri sürerek, ''Sayın Başbakan, kamuda, ilköğretim ve
ortaöğretimdeki mevcut sistemin devam ettirilmesi yönünde bir güvenceyi topluma
verememektedir. YÖK Başkanı'nın fiilen attığı bir adımla, nasıl olsa
üniversitelerde bu sorun çözüldü düşüncesiyle CHP'yi, bu sorunun çözümüne ortak
etmek istemeyen bir anlayış vardır. Başbakan, başörtüsü konusunun 2011'den
sonraya kaldığını açıkladı, çağrımızın cevabını Sayın Başbakan'dan 'hayır' olarak
anlıyoruz. Sayın Başbakan'ın gerçekten konuyu çözme niyeti olsaydı, mini özgürlük
paketini desteklerdi'' diye konuştu.
Dokunulmazlıkların sınırlandırılması ya da kaldırılmasının, ''yolsuzlukla
mücadele'' anlamına geldiğini belirten Hamzaçebi, ''Ancak Sayın Başbakan, iş
buraya gelince ipe un sermektedir. Bu düzenleme, toplumun arzu ettiği bir
düzenlemedir. Bu düzenlemeyi, Sayın Başbakan elinin tersiyle bir kenara
itebilmektedir. Çünkü AKP'nin genetiğinde yolsuzlukla mücadele yoktur.
Yolsuzlukla mücadele deyince ortalıktan kaybolanlar, başörtüsünü kendi kişisel
ikballerine feda edebilmektedirler'' görüşünü savundu.
Hamzaçebi, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı'nın yaklaşık 2 yıl, Türk Borçlar
Kanunu Tasarısı'nın ise yaklaşık 1 yıldır TBMM Genel Kurulunda beklediğine işaret
ederek, bu tasarıların, bütün iş ve ekonomi dünyasının beklediği düzenlemeler
olduğunu söyledi.
Hamzaçebi, bu iki tasarı ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Tasarısı ile ilgili
başta AK Parti olmak üzere tüm gruplara, ''Gelin bu tasarıları, uzlaşmayla
TBMM'den çıkaralım'' çağrısında bulundu.
''Temel yasa'' olan bu tasarıların, bu şekilde görüşülmesinin bile
oldukça uzun zaman alabileceğini ifade eden Hamzaçebi, İçtüzük değişikliğine
gerek kalmadan, uzlaşmayla, kısa sürede tasarıları yasalaştırabileceklerini
belirtti.
Kamu alacaklarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin çalışmanın henüz
TBMM'ye gelmediğini, bunu normal bir gecikme olarak değerlendirmediğini kaydeden
Hamzaçebi, kapsama giren borçların açıklığa kavuşturulmasını istedi. Hamzaçebi,
esnafın kredi borçlarının yeniden yapılandırılmasının da önemli olduğunu dile
getirdi.
Mehmet Akif Hamzaçebi, vergisini düzenli ödeyen mükelleflere de sembolik
de olsa bir indirim yapılmasında yarar olduğunu, bunun toplumdaki adalet
duygusunu zedelemeyeceğini vurguladı.
TÜİK'in işsizlik rakamlarında, ''skandal'' olarak nitelendirilecek bir
oynama yapıldığını öne süren Hamzaçebi, TÜİK'in Şubat 2009'da işsizliğin
hesaplanmasında bir değişiklik yaptığını söyledi.
Yılın birkaç ayında çalışanların, eksik istihdam rakamları içinde yer
aldığını ifade eden Hamzaçebi, TÜİK'in bu rakamın hesaplanmasında, AB'nin 1998'de
bu konuda aldığı bir karar doğrultusunda değişikliğe gittiğini anlattı.
Hamzaçebi, ''Bu değişiklik yapılırken 2009'dan önceki yıllar, aynı kriterlere
göre güncellenmediği için işsizlik oranında ciddi bir düşüş gözükmüştür ya da çok
yüksek olan oran, bu şekilde bir manipülasyonla aşağı indirilmiştir. Eski sistem
devam etseydi Şubat 2009'da yüzde 16,1 olan işsizlik oranı yüzde 22, Temmuz sonu
itibarıyla yüzde 10,6'lık işsizlik oranı yüzde 13 olacaktı. Hükümet, işsizlik
oranını çarpıtmıştır'' diye konuştu.
Hamzaçebi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından CHP'ye tüzük değişikliği
konusunda gönderilen yazıya ilişkin soru üzerine, hukukun gereği neyse, bunun
yapılacağını belirtti.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, CHP'ye yönelik eleştirisinin
anımsatılması üzerine Hamzaçebi, eleştirilerin muhatabının, Başbakan ve AK Parti
olması gerektiğini ileri sürdü. Hamzaçebi, ''Niyet çözmek değildir. Başbakan,
'Cumhuriyet çıtkırıldım değildir' diyor, öte yandan başörtüsünün kamuda,
ilköğretim ve ortaöğretimde olmayacağına dair bir güvenceyi topluma verme
ihtiyacını duymuyor. Samimiyetsiz bir yaklaşım'' diye konuştu.
CHP'nin, ''Deniz Feneri Davası'' ile ilgili 14 klasörlük belgeyi,
Savcılığa teslim etmesiyle ilgili soruya Hamzaçebi, şu karşılığı verdi:
''Yolsuzlukla mücadele konusunda tutumumuz açık ve nettir.
Dokunulmazlığın sınırlandırılması önerisini bu nedenle yapıyoruz. Buna AKP'nin
destek vermesini beklemiyoruz. AKP, yolsuzluk deyince tüyleri diken diken olan,
yolsuzlukla mücadeleden kaçan bir partidir. AKP'nin yolsuzluklarıyla ilgili,
önümüzdeki dönemde de zaman zaman bazı dosyaları, çalışmaları kamuoyuyla
paylaşacağız. Bu sadece Deniz Feneriyle sınırlı değildir, devamı gelecektir.
Vatandaşımız, AKP'nin yolsuzluklar konusundaki tutumunun ne olduğunu
görecektir.'' (12:39)
