2009-05-22 - 15:40
CHP Grup Başkanvekili Hakkı Suha Okay, ''Önemli olan, 510 kilometrelik sınır güvenliğinin tartışıldığı aşamada, Genelkurmay Başkanlığının, TSK'nın bu kadar sessiz kalmasıdır''
CHP Grup Başkanvekili Hakkı Suha Okay, gündemdeki konulara ilişkin TBMM'de gazetecilerle sohbet toplantısı
düzenledi.
Sincan Ağır Ceza Mahkemesinin, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül hakkında
''kayıp trilyon'' davasıyla ilgili verdiği kararı değerlendiren Okay, ''Gül
hakkında, cumhurbaşkanı olduktan sonra ilk kez mi iddianame düzenleniyor, ilk
defa mı yargılanıyor?'' diye sordu. Okay, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, AK
Parti'nin kapatılma davası aşamasında Gül hakkında iddianame düzenlediğini,
cumhurbaşkanı sıfatını taşıdığı aşamada Gül'ün bu davada yargılandığını
belirtti.
Okay, ''Şimdi kalkıp, Sincan Ağır Ceza Mahkemesi Başkanının kararını
eleştirmek, Anayasa Mahkemesinin bundan yaklaşık 1 yıl önce verdiği karardan
sonra hukuki temelden yoksun ve haksızdır. Sayın Gül hakkında, bu, düzenlenen
ikinci iddianame olacaktır'' dedi.
-AKMAN'DAN İSTİFASININ İSTENMESİ-
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın, RTÜK Başkanı Zahid
Akman'dan görevinden ayrılmasını istemesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan
CHP'li Okay, bazı basın organlarının, Arınç'a farklı misyon verip, Akman'a
yönelik açıklamasını, bu misyonunun gereği gibi ifade ettiklerini savundu.
Okay, Akman'ın, başkan olmaması halinde RTÜK üyeliğinin devam edeceğini
ifade ederek, ''Kurumda başkansın veya 9 üyeden birisin, üyelik sıfatın devam
ediyor, kurum yıpranmaya devam etmiyor mu?'' diye sordu.
Siyasette dürüst olmak gerektiğini dile getiren Okay, sözlerine şöyle
devam etti:
''Böylesine konjonktürel, popülist yaklaşımlar ötesinde, istifayı aldın
mı almadın mı ona bakarlar. Eğer, 'aldım, istifası burada, gereği de yapıldı'
diyebiliyorsan, o zaman kimilerinin yüklemek istediği misyonun gereğini yaptığını
düşünürler. Yoksa istifayı istemek, istenilen istifayı alamamak, alamadığın
istifa sonrasında da halen görevine devam edecek olması, Zahid Akman'ın konumunu
değiştirmez. RTÜK Başkanı, derhal RTÜK'ten ayrılmalıdır. Haber olması gereken
budur. RTÜK Başkanlığı ile üyeliğinin pazarlığının yapılması, 2 ay daha orada
başkan sıfatıyla devam edip, sonra üye olmasının, haber özelliği olmaması
gerekir.''
-''KAMUOYUNU DOĞRU VE ZAMANINDA BİLGİLENDİRELİM''-
CHP'li Okay, Genelkurmay Başkanlığı İletişim Daire Başkanı'nın,
Türkiye-Suriye sınırında mayınların temizlenmesinde NATO İkmal ve Bakım Teşkilatı
NAMSA'nın öncelikli olarak dikkate alınmasının uygun olduğuna yönelik
açıklamasını anımsattı.
Genelkurmayın, hizmet alımı sonrasında bir gizli özelleştirmeyi veya
yap-işlet-devret anlayışını kabullenmediği, mayınların temizlenmesinde NAMSA'dan
yararlanılması gerektiğine ilişkin görüş bildirildiğini açıkladığını belirten
Okay, şunları kaydetti:
''Geçen haftadan bu yana, bu yasa tasarısını tartışıyoruz. Dün, tasarının
son iki maddesine geldik. Eğer Genel Kurul saat 20.00'ye kadar çalışsaydı, bu
tasarı çıkacaktı. Sorun şu, kamuoyunu doğru ve zamanında bilgilendirelim. Genel
Kuruldaki tartışmalı ortam nedeniyle tasarının görüşmelerinin ertelenmesinden
sonra, Genelkurmaydan bugün açıklama geldi. Kamuoyunun bilgilenmesinde gecikme
oldu. Önemli olan, 510 kilometrelik sınır güvenliğinin tartışıldığı aşamada,
Genelkurmay Başkanlığının, TSK'nın, bu kadar sessiz kalmasıdır. İktidarın
düşüncesi; mayınları temizleyecek şirket 49 yıllığına bu araziyi kullansın, 510
kilometrede bir yabancı şirketin egemenliğini oluşturalım. Bizim endişemiz orada
ya ikinci bir Gazze olursadır.''
Okay, tasarının 1 ve 3. maddesinin çelişkili olduğunu ifade ederek,
tasarının mevcut haliyle yasalaşması halinde Anayasa Mahkemesine başvuracaklarını
bildirdi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcısı'nın, Deniz Feneri e.V Davası'nda adli yardım
yoluyla istenen belgelerin bir kısmının gönderilmediğine ilişkin sözlerinin
anımsatılması üzerine Okay, başta RTÜK Başkanı, Kanal 7'nin sahibi olmak üzere
şüphelilerin çağrılarak, ifadelerinin alınması gerektiğini vurguladı.
Okay, ''Dilerim, Deniz Feneri davasında, ipe un serme anlayışının sonu
gelir ve bir an önce yargılama sürecinin gereği yapılabilir'' dedi.
düzenledi.
Sincan Ağır Ceza Mahkemesinin, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül hakkında
''kayıp trilyon'' davasıyla ilgili verdiği kararı değerlendiren Okay, ''Gül
hakkında, cumhurbaşkanı olduktan sonra ilk kez mi iddianame düzenleniyor, ilk
defa mı yargılanıyor?'' diye sordu. Okay, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, AK
Parti'nin kapatılma davası aşamasında Gül hakkında iddianame düzenlediğini,
cumhurbaşkanı sıfatını taşıdığı aşamada Gül'ün bu davada yargılandığını
belirtti.
Okay, ''Şimdi kalkıp, Sincan Ağır Ceza Mahkemesi Başkanının kararını
eleştirmek, Anayasa Mahkemesinin bundan yaklaşık 1 yıl önce verdiği karardan
sonra hukuki temelden yoksun ve haksızdır. Sayın Gül hakkında, bu, düzenlenen
ikinci iddianame olacaktır'' dedi.
-AKMAN'DAN İSTİFASININ İSTENMESİ-
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın, RTÜK Başkanı Zahid
Akman'dan görevinden ayrılmasını istemesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan
CHP'li Okay, bazı basın organlarının, Arınç'a farklı misyon verip, Akman'a
yönelik açıklamasını, bu misyonunun gereği gibi ifade ettiklerini savundu.
Okay, Akman'ın, başkan olmaması halinde RTÜK üyeliğinin devam edeceğini
ifade ederek, ''Kurumda başkansın veya 9 üyeden birisin, üyelik sıfatın devam
ediyor, kurum yıpranmaya devam etmiyor mu?'' diye sordu.
Siyasette dürüst olmak gerektiğini dile getiren Okay, sözlerine şöyle
devam etti:
''Böylesine konjonktürel, popülist yaklaşımlar ötesinde, istifayı aldın
mı almadın mı ona bakarlar. Eğer, 'aldım, istifası burada, gereği de yapıldı'
diyebiliyorsan, o zaman kimilerinin yüklemek istediği misyonun gereğini yaptığını
düşünürler. Yoksa istifayı istemek, istenilen istifayı alamamak, alamadığın
istifa sonrasında da halen görevine devam edecek olması, Zahid Akman'ın konumunu
değiştirmez. RTÜK Başkanı, derhal RTÜK'ten ayrılmalıdır. Haber olması gereken
budur. RTÜK Başkanlığı ile üyeliğinin pazarlığının yapılması, 2 ay daha orada
başkan sıfatıyla devam edip, sonra üye olmasının, haber özelliği olmaması
gerekir.''
-''KAMUOYUNU DOĞRU VE ZAMANINDA BİLGİLENDİRELİM''-
CHP'li Okay, Genelkurmay Başkanlığı İletişim Daire Başkanı'nın,
Türkiye-Suriye sınırında mayınların temizlenmesinde NATO İkmal ve Bakım Teşkilatı
NAMSA'nın öncelikli olarak dikkate alınmasının uygun olduğuna yönelik
açıklamasını anımsattı.
Genelkurmayın, hizmet alımı sonrasında bir gizli özelleştirmeyi veya
yap-işlet-devret anlayışını kabullenmediği, mayınların temizlenmesinde NAMSA'dan
yararlanılması gerektiğine ilişkin görüş bildirildiğini açıkladığını belirten
Okay, şunları kaydetti:
''Geçen haftadan bu yana, bu yasa tasarısını tartışıyoruz. Dün, tasarının
son iki maddesine geldik. Eğer Genel Kurul saat 20.00'ye kadar çalışsaydı, bu
tasarı çıkacaktı. Sorun şu, kamuoyunu doğru ve zamanında bilgilendirelim. Genel
Kuruldaki tartışmalı ortam nedeniyle tasarının görüşmelerinin ertelenmesinden
sonra, Genelkurmaydan bugün açıklama geldi. Kamuoyunun bilgilenmesinde gecikme
oldu. Önemli olan, 510 kilometrelik sınır güvenliğinin tartışıldığı aşamada,
Genelkurmay Başkanlığının, TSK'nın, bu kadar sessiz kalmasıdır. İktidarın
düşüncesi; mayınları temizleyecek şirket 49 yıllığına bu araziyi kullansın, 510
kilometrede bir yabancı şirketin egemenliğini oluşturalım. Bizim endişemiz orada
ya ikinci bir Gazze olursadır.''
Okay, tasarının 1 ve 3. maddesinin çelişkili olduğunu ifade ederek,
tasarının mevcut haliyle yasalaşması halinde Anayasa Mahkemesine başvuracaklarını
bildirdi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcısı'nın, Deniz Feneri e.V Davası'nda adli yardım
yoluyla istenen belgelerin bir kısmının gönderilmediğine ilişkin sözlerinin
anımsatılması üzerine Okay, başta RTÜK Başkanı, Kanal 7'nin sahibi olmak üzere
şüphelilerin çağrılarak, ifadelerinin alınması gerektiğini vurguladı.
Okay, ''Dilerim, Deniz Feneri davasında, ipe un serme anlayışının sonu
gelir ve bir an önce yargılama sürecinin gereği yapılabilir'' dedi.
