2018-12-12 - 11:15
2019 YILI BÜTÇESİ TBMM GENEL KURULU'NDA...
TBMM Genel Kurulu Başkanvekili Mustafa Şentop başkanlığında toplandı. Bütçe görüşmelerinin 2. turunda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, Nükleer Düzenleme Kurumu, Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü, Nadir Toprak Elementleri Araştırma Enstitüsü, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü, Ticaret Bakanlığı, Rekabet Kurumu ile Helal Akreditasyon Kurumunun 2019 yılı bütçeleri kabul edildi. Ayrıca, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Ekonomi Bakanlığının kesin hesabı Genel Kurulda oylanarak kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu Başkanvekili Mustafa Şentop başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığının 2019 yılı bütçelerinin görüşmeleri başladı.

Bütçe görüşmelerinin 2. turunda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, Nükleer Düzenleme Kurumu, Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü, Nadir Toprak Elementleri Araştırma Enstitüsü, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü, Ticaret Bakanlığı, Rekabet Kurumu ile Helal Akreditasyon Kurumunun 2019 yılı bütçeleri kabul edildi.

Bütçeler üzerinde ilk olarak İYİ Parti milletvekilleri konuşmaya başladı.

İYİ Parti Samsun Milletvekili Bedri Yaşar, binlerce firmanın konkordatoyla baş başa olduğunu, bu firmalara mal satan, bu firmalardan mal alan, bu firmalar üzerinden işlem yapan firmaların da güç durumda olduğunu söyledi.

İYİ Parti milletvekilleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığının 2019 yılı bütçeleri üzerinde söz aldı.

Aksaray Milletvekili Ayhan Erel, enerjide güvenli geleceğin Türkiye'nin kendi öz kaynaklarında yattığını belirterek, "Türkiye'de yenilenebilir enerji kaynaklarına en geniş kapsamda geçilmeli, öz kaynaklarımız kullanılmalıdır." dedi.

Türkiye'de yenilenebilir enerji kaynaklarının fazlasıyla bulunduğuna işaret eden Erel, "Güneş, rüzgar, dalga, hidrolik, biyokütle, jeotermal enerji kaynakları bunlardan en önemlileridir. Türkiye güneş enerjisi için çok uygundur. Türkiye'de ekilip biçilemeyen araziler de dikkate alındığında yurdumuz güneş enerjisi için uygun şartlara sahiptir." ifadesini kullandı.

Türkiye'de enerji israfının göz ardı edilemeyecek şekilde büyük olduğunu öne süren Erel, "Bir yerde okudum; Beştepe Külliyesi'nin bir aylık elektrik, ısıtma, soğutma gibi sabit giderlerinin toplamının, Aksaray'ın ve ilçelerinin bir aylık ısıtma, soğutma ve diğer toplam giderlerine eşit olduğu hesaplanmış. Sarayda yapılacak tasarruf Türk milletinin de tasarrufa yönelmesine vesile olacaktır." görüşünü savundu.

Doğal gaz ve elektrikte yapılan zamları anımsatan Erel, zamlara gerekçe olarak döviz kurlarında yaşanan artışın gösterildiğini söyledi.

Döviz kurlarının son dönemde yüzde 20'ye yakın düştüğüne dikkati çeken Erel, şöyle devam etti:

"Dövizin artışını bahane ederek fiyatını artırdığınız elektrik ve doğal gazın fiyatını, övünerek bahsettiğiniz döviz düşüşüne bağlayarak niçin düşürmüyorsunuz? Devletin birçok lüks tüketim maddesinden KDV, ÖTV almazken fakir ve fukaranın temel ihtiyaç maddesi olan elektrikten KDV alması akla ziyandır. Fakir fukaranın bir nebze soluk alabilmesi için elektrikten KDV'nin kaldırılması gerekmektedir."

Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin, Batman, Siirt, Şırnak'ta tarımsal sulamada kullanılan elektrikte yüzde 65'e varan indirimler yapıldığını ve yetkililerin ifadesine göre uygulamanın amacının "kaçakçılığı önlemek" olduğunu belirten Erel, "O zaman ben buradan soruyorum; başta İç Anadolu olmak üzere Çukurova'da, Ege'de, Marmara'da, Karadeniz'de, Trakya'da tarımsal sulamada kullanılan elektrikte kaçakçılığa tenezzül etmeyen çiftçinin ne günahı var? Onlar da mı kaçakçılık yapsın? İndirimden faydalanmak için hırsızlık mı yapsın, kaçakçılık mı yapsın?" sorusunu yöneltti. Erel, indirimin tüm çiftçilere uygulanmasını ya da eşitsizliğin ortadan kaldırılmasını istedi.

İYİ Parti Erzurum Milletvekili Muhammet Naci Cinisli ise enerji sektöründeki yatırımların büyük ölçekli ve kapsamlı olmakla birlikte maliyet ve risklerin yüksek olduğunu dile getirerek, enerjinin depolanmasının zor ve enerji arzının sürekliliğinin esas olduğunu vurguladı.

Cinisli, özerk bir yapı olarak oluşturulan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK) uzun süredir hükümetin etkisinde olduğunu öne sürerek, "Maliyet esaslı oluşturulması gereken tarifelendirme süreçleri ne yazık ki şeffaf değil." ifadesini kullandı.

EPDK'nin şeffaf ve hesap verilebilirlik ilkelerine uygun olarak hareket etmesi gerektiğine işaret eden Cinisli, aksi halde serbest piyasa şartlarıyla hedeflenen rekabetin artması ve fiyatların düşmesi gibi amaçlara ulaşmanın mümkün olmayacağını belirtti.

EPDK'nin aldığı kararlarda yargı yolunun açık olduğunu fakat yargılama sürelerinin uzunluğunun da bilindiğini anlatan Cinisli, "Yargılama süresinin uzaması veya idari para cezalarının tahsil edilememesi EPDK'nin denetleme fonksiyonunu zayıflatmakta." dedi.

İYİ Parti Samsun Milletvekili Bedri Yaşar, Türkiye'nin 2002 yılında dünyadaki en büyük 16 ekonomi içinde yer aldığını anımsatarak, "Türkiye, geçen 16 yıllık süre sonunda maalesef bir alt basamağa, 17. sıraya düştü. Halbuki 2023 hedefleri arasında 10'uncu sırayı hedefliyordunuz ama kalan beş yıl içerisinde görüyoruz ki bu hedefe ulaşmak, mümkünü bir tarafa bırakın, hayal bile değil." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'de binlerce firmanın konkordato ile baş başa olduğunu belirten Yaşar, "Kendilerinin konkordato ilan etmesi yetmiyor. Onlara mal satan, onlardan mal alan, onların üzerinden işlem yapan firmalarda güç durumdadır." diye konuştu.

İYİ Parti Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş, enerjinin, temel bir insan hakkı ve gerek hane halkının kaliteli yaşamasında gerekse de üretimde önemli bir girdi maddesi olduğunu dile getirdi. Yokuş, "Ülkemizin, petrol, doğal gaz gibi yeraltı kaynaklarının kıt olduğunu düşündüğümüzde ekonomimizin gerek cari açık üretmesinde gerekse büyüme üzerinde enerji ihtiyacı önemli bir kısıt olarak ortaya çıkmaktadır." ifadelerini kullandı.

Güvenli ve sürdürülebilir enerji arzının stratejik önemi haiz olduğunu vurgulayan Yokuş, "Rusya ile yaşanan uçak krizlerinin ardından yaşanan gelişmeler ve son olarak İran üzerinde uygulanan ambargonun yarattığı kırılmalar, Türkiye'yi dış politikada kırılgan hale getirmektedir." dedi.

AK PARTİ Bursa Milletvekili Muhammet Müfit Aydın, Yemen'deki iç savaşa dikkati çekerek, "Yüzyılın en büyük gıda krizinin yaşandığı bu savaşa dünya daha ne kadar sessiz kalacaktır? İnsanlık adına utanç verici bu tabloya BM Güvenlik Konseyi ne zaman müdahale edecektir? Biz Türkiye olarak Yemen'de, Gazze'de, Halep'te, Myanmar'da, Arakan'da, Doğu Türkistan'daki kardeşlerimizin yanındayız." dedi.

TBMM Genel Kurulunda, AK PARTİ milletvekillerinin, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığının 2019 yılı bütçeleri üzerindeki konuşmaları tamamlandı.

AK PARTİ İstanbul Milletvekili Osman Boyraz, 2019 yılı bütçesinin, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ilk bütçesi olması nedeniyle tarihi bir öneme sahip olduğunu belirtti.

Boyraz, AK PARTİ dönemlerinde yapılan bütçelerin büyümeye, kalkınmaya, rekabet gücünü artırmaya, insan odaklı, üretim odaklı, halkın tamamına dokunduğunu ifade etti.

Enerjide dışa bağımlılığın azaltılmasının, Türkiye'nin genel ekonomik dengeleri açısından önemli olduğunu vurgulayan Boyraz, ülke ekonomisinin sürdürülebilir şekilde büyümesi için gerekli en temel ihtiyaçlardan birisinin kesintisiz, kaliteli, çevreye uyumlu ve rekabetçi enerji arzı olduğuna dikkati çekti.

Milletin, yapılan bu hizmetlerin takdirini her seçimde verdiğini anlatan Boyraz, "İnşallah, 31 Mart seçimlerinde de milletimiz, yine laf üretenle iş üreteni, taş üstüne taş koyanla laf söyleyenleri ayırt edecek, ona göre kararını verecek. Aziz milletimiz, inşallah, kendisine hizmet edeni hiçbir zaman yalnız bırakmadığı gibi 31 Mart seçimlerinde de yalnız bırakmayacak." diye konuştu.

AK PARTİ Mersin Milletvekili Zeynep Gül Yılmaz da Türkiye ve milleti daha ileriye taşımak için iktidarları döneminde enerji ve doğal kaynaklar alanında bugüne kadar yaptıklarına ilave olarak, milli enerji ve maden politikası, enerji arz güvenliği, yerlileştirme ve ön görülebilir piyasa alanındaki stratejileri geliştirmeye devam edeceklerini bildirdi.

Enerjide dışa bağımlılığın azaltılması, sürekli ve düşük maliyetli enerji ve ham madde arzı sağlanması, enerji piyasalarında serbestleşme, enerji verimliliği ve yerli teknolojinin geliştirilmesinin hedeflendiğini aktaran Yılmaz, "Bu bağlamda 'Daha çok yerli, daha çok yenilenebilir.' parolasıyla ortaya koyduğumuz milli enerji ve maden politikası stratejimiz doğrultusunda enerji portföyümüzdeki yerli ve yenilenebilir enerji payının artırılması için çok yoğun bir çalışma süreci devam etmekte, yerli kömürle birlikte yenilenebilir enerji kaynaklarımız çevreci bir anlayışla sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda azami seviyede değerlendirilmektedir." ifadesini kullandı.

AK PARTİ Van Milletvekili Abdulahat Arvas, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK), 2001 yılından bu yana enerji piyasalarının serbestleştirilmesi, rekabete açılması ve rekabetten sağlanan faydaların tüm kesimlere hakkaniyetle bölüştürülmesi için çalıştığını anlattı.

Türkiye'de, 2018 yılı Eylül ayı itibarıyla elektrik piyasasında 2 bin 319, doğal gaz piyasasında 320, petrol piyasasında 13 bin 524 ve LPG piyasasında 10 bin 966 lisanslı oyuncunun faaliyet gösterdiğini bildiren Arvas, doğal gaz piyasasının faaliyetlerine ilişkin ise, "2002 yılında sadece 6 ilin kullandığı doğal gazı bugün 78 ilimiz ve 430 ilçemiz kullanmaktadır. Yapılan gayretli çalışmalarla inşallah bu yıl sonuna kadar 81 il merkezimizin tamamı ve 500 ilçemiz doğal gaz kullanmaya başlayacaktır." dedi.

Son 10 yılda akaryakıt tüketiminin yüzde 50 artarak 28,7 milyon tona çıktığını aktaran Arvas, Avrupa'nın en kaliteli akaryakıtının Türkiye'de tüketildiğini vurguladı.

LPG'nin Türkiye'de hızla yaygınlaşması için EPDK'nin çeşitli adımlar attığını anımsatan Arvas, bunların neticesinde bugün Türkiye'nin dünyanın en büyük 16'ncı LPG pazarı konumuna geldiğini kaydetti.

AK PARTİ İstanbul Milletvekili İffet Polat, 2019 bütçesinin tüm dış kaynaklı ve suni dalgalanmalara karşı, dünyanın içerisinde bulunduğu ekonomik daralmalar ve ticaret savaşlarına karşı bölgede yaşanan ve "istikrarsızlık ortamı" diye eleştirilen tüm çatışmalara rağmen Türkiye'nin doğru yolda olduğunun ve büyüdüğünün en açık göstergesi olduğuna dikkati çekti.

Türkiye'nin cari açığını oluşturan en önemli kalemin enerji olduğunu hatırlatan Polat, "Nükleer enerji günümüzde güvenli, temiz, ekonomik bir enerji kaynağı olarak dünya enerji ihtiyacının karşılanmasında kullanılan ana kaynaklardan birisidir." dedi.

Polat, dünyadaki örneklerine bakıldığında nükleer enerji santrallerinin enerji verimliliği noktasında bir zorunluluk olduğu ve aslında kamuoyu algısının tersine güvenli olduklarını gösterdiğini söyledi.

AK PARTİ Gümüşhane Milletvekili Hacı Osman Akgül, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca milli enerji ve milli maden politikası ışığında bor sektörünün gelişmesinde savunma, elektrik elektronik, demir çelik gibi alanlarda kullanılan bor karbür, bor nitrür ve ferrobor üretim tesislerinin Türkiye'ye kazandırılması için yatırım çalışmalarına başlandığını belirtti.

Bor sektöründe yatırımlarına devam eden Eti Maden İşletmeleri tarafından 2002-2018 yılları arasında yapılan yatırımın 1 milyar dolara yaklaştığına işaret eden Akgül, dünya bor pazarının yüzde 57'den fazlasını Türkiye'nin karşıladığını ifade etti.

AK PARTİ Bursa Milletvekili Muhammet Müfit Aydın, Birleşmiş Milletler (BM) raporuna göre Yemen'de her on dakikada 1 çocuğun hayatını kaybettiği bir zamanda BM İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin kabulünün yıl dönümünün kutlanmasının çok manidar olduğunu belirtti.

"İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nde Müslüman coğrafyasındaki insanlar hariç mi tutuluyor Allah aşkına?" diye soran Aydın, "Gazze'de, Arakan'da, Myanmar'da, Suriye'de, Libya'da, Doğu Türkistan'da yüz binlerce sivil katliamlara maruz kalırken bunu dünya gündemine taşımayanlar, insan hakları savunucuları olarak boy göstermesinler." değerlendirmesini yaptı.

Uluslararası yardım örgütlerinin Yemen iç savaşıyla ilgili yayınladığı bazı verileri de aktaran Aydın, şöyle devam etti:

"Yüzyılın en büyük gıda krizinin yaşandığı bu savaşa dünya daha ne kadar sessiz kalacaktır? İnsanlık adına utanç verici bu tabloya BM Güvenlik Konseyi ne zaman müdahale edecektir? Biz Türkiye olarak Yemen'de, Gazze'de, Halep'te, Myanmar'da, Arakan'da, Doğu Türkistan'daki kardeşlerimizin yanındayız. Gerekli insani yardımı yapmaktan geri kalmayacağız, zalimlerin zulmünü her platformda haykırmaya devam edeceğiz ve dünyanın neresinde yaşanırsa yaşansın, hangi ırktan, hangi dinden, hangi mezhepten olursa olsun insanlık adına biz oradayız ve orada olmaya devam edeceğiz. Karaya vuran balıklara üzüldüğü kadar karaya vuran insan cesetlerine üzülmeyen bir dünya sözün bittiği yerdir."

AK PARTİ Kırklareli Milletvekili Selahattin Minsolmaz, Türkiye'nin, dünyanın en çalkantılı bölgesinde demokrasi ve ekonomisiyle gerçek anlamda bir küresel güç olma iddiasıyla ilerlediğini söyledi.

Türkiye'deki "inşaatla büyüme" yönündeki eleştirilere de cevap veren Minsolmaz, "İnşaat sektöründe kullanılan tüm ürünler, Türkiye'deki sanayi kuruluşları tarafından üretilmektedir. Yani herhangi bir faaliyetin sanayide, fabrikada üretilmeden ekonomiye katılması söz konusu değildir. Dolayısıyla Türkiye bu bağlamda üçüncü havalimanını, yüksek hızlı trenleri, Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü, Osmangazi Köprüsü'nü, Avrasya Tüneli'ni yapabilmiştir." diye konuştu.

Minsolmaz, 2019 yılı bütçesinin, Türkiye'de yapılan ve doygunluk seviyesine gelen altyapı yatırımlarından ziyade, bir tasarruf bütçesi olacağını kaydetti.

AK PARTİ Zonguldak Milletvekili Polat Türkmen, dünya üzerinde ticareti yapılan 90 maden çeşidinden 77'sinin Türkiye'de bulunduğunu anımsattı.
Türkiye'nin toplam kömür kaynağının yaklaşık 20 milyar ton olduğunu aktaran Türkmen, ülkenin önemli madenlerinin de 320 ton altın, 4 milyon ton metal bakır, 1,5 milyar ton demir, 41 milyon ton krom, 2 milyar ton sodyum sülfat, 1,9 bin ton uranyum olarak sıralanabileceğini söyledi.

AK PARTİ Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Ekonomi Bakanlığı birleşerek Ticaret Bakanlığının oluşturulduğunu, bakanlığın daha güçlü ve kapsamlı bir yapıya kavuştuğunu dile getirdi.

Son altı ayda, özellikle finansal araçlar üzerinde yaşanan spekülatif hareketler karşısında, bakanlığın gerek iç ticarette dengelerin sağlanması gerekse dış ticarette yeni pazarlar oluşturma konusunda önemli rol oynadığını ifade eden Tüfenkci, bakanlığın küresel ticaret içerisinde Türkiye'nin payını artırmaya yönelik attığı yerinde ve doğru hamlelerin takdire şayan olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısıyla başlatılan Türk lirasıyla ticaretin, meyvelerini vermeye başladığını belirten Tüfenkci, kasım ayında milli para ile 174 ülkeye ihracat, 110 ülkeye ise ithalat gerçekleştirildiğini kaydetti.

Uyuşturucu, sigara ve akaryakıt başta olmak üzere, her türlü kaçakçılığa karşı kararlı bir mücadele verildiğini vurgulayan Tüfenkci, "2018 yılı başında 20 kara sınır kapımızda plaka tanıma sistemleri hayata geçirilmiş ve bu anlamda da kasım ayı sonu itibarıyla 45 bin ton uyuşturucu ele geçirilmiştir. Sigarayla, kaçakçılıkla mücadele kapsamında 4,5 milyon paket sigara yakalanmış, yılın on ayında yaklaşık 11 bin 500 ton kaçak akaryakıt tespit edilmiştir." dedi.

AK PARTİ Gaziantep Milletvekili Mehmet Erdoğan, Türk ekonomisinin dengelenme sürecine girdiğini, milli ekonomiye yapılan saldırı ve yürütülen algılara rağmen, üçüncü çeyrekte yüzde 1,6 büyüme sağlandığını ifade etti.

"Temel hedefimiz daima spekülatif para hareketleri yerine üretimi artırmak, istihdamı çoğaltmak, büyümeyi sağlamak." diyen Erdoğan, Türkiye ekonomisinin dünyanın 17'ncisi olmasına rağmen dünyadaki ülkeler arasında mazlum milletlere, mazlumlara, ülkeler arasındaki dengesizlikte geri kalmışlara yardımda Türkiye'nin her zaman ilk sıralarda yer aldığının altını çizdi.

AK PARTİ Edirne Milletvekili Fatma Aksal ise Rekabet Kurumunun kurulduğu dönemden bu zamana rekabet ihlallerine yönelik toplam 296 soruşturmayı tamamladığını ve özelleştirmeler dahil 3 bin 625 birleşme ve devralma işlemine izin verdiğini söyledi.

Aksal, 1 Ocak-30 Kasım 2018 döneminde toplam 353 nihai karar alındını ve bu kararların yüzde 52'sinin birleşme, devralma ve özelleştirme, yüzde 24'ünün rekabet ihlali, yüzde 12'sinin ise menfi tespit ve muafiyet başvurularına ait olduğunu kaydetti.

Rekabet Kurumunun varlığının tüketici faydasına da dolaylı katkı sağladığını anlatan Aksal, 2014-2016 dönemindeki kurum faaliyetleri neticesinde tüketicilere sağlanan tahmini faydanın yıllık ortalama 3,3 milyar lira olduğunu dile getirdi.

AK PARTİ Kahramanmaraş Milletvekili İmran Kılıç ile AK PARTİ Yalova Milletvekili Meliha Akyol, Helal Akreditasyon Kurumuna ilişkin partileri adına söz alarak değerlendirmelerde bulundu.

AK PARTİ Burdur Milletvekili Yasin Uğur ise Türkiye Atom Enerjisi Kurumunun 2019 yılı mali bütçesine ilişkin söz alarak, kurumun çalışmalarına ilişkin bilgi verdi.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***