2012-06-11 - 13:10
Çandar: "Muğla'nın demografik yapısı değiştirilmeye çalışılıyor. TOKİ evleri bölgedeki insanların konut ihtiyacını, konut açığını kapatmak için yapılmıyor mu?"
CHP Muğla Milletvekili Çandar, parlamentoda bir basın toplantısı düzenledi.
Basın toplantısına dün yaşanan depremle ilgili görüşlerini bildirerek başlayan Çandar, Muğla'da panik sebebiyle balkonlardan atlayan vatandaşların yaşadığı bir takım ortopedik sıkıntılar ve ufak tefek çatı göçmeleri dışında can ve çok ciddi mal kaybı olmadığını açıkladı. Kendisinin aynı zamanda İnşaat Mühendisi olduğunu hatırlatan CHP'li Çandar, depremle ilgili çalışmaların sadece İstanbul ve Marmara ile sınırlandırılmasının doğru olmadığını belirterek, "Fay hatları kırıla kırıla yön değiştirdi. Yeni fay hatları oluştu. Dolayısıyla Türkiye'nin tamamı bir deprem riski altındadır. Durum böyle olunca da Türkiye'nin tamamında yapı konusunda deprem mutlaka dikkate alınmalıdır. Hükümetin de bu konuda gerekli çalışmaları yapması lazım. Ege zaten sürekli sallanıyor ama en risksiz bölgelerden biri sayılan Muğla da artık deprem kuşağındadır" şeklinde konuştu.
Tolga Çandar daha sonra Yüksek Öğretim Kurulu'nun katsayıyla ilgili kararı ile ilgili açıklamalarda bulundu. Bu karar dolayısıyla son günlerde kendilerine çok ciddi tepkilerin geldiğini belirten Çandar, CHP Uşak Milletvekilinin konuyla ilgili olarak mahkemeye başvurduğunu ancak henüz sonuç alınamadığını bildirdi. Çandar, kendi oğlunun da "katsayı mağduru" olduğunu söyledikten sonra şunları kaydetti:
"Ben de bir baba olarak yani Milletvekili olarak değil, bir baba olarak aynı şeyi duyumsuyorum. Benim oğlum bundan dört yıl önce lise seçme sınavlarına girdi. Onun öncesinde iki yıl çocuklar dershanelere gittiler. Daha iyi bir liseye gitsin, daha iyi bir eğitim alabilsin diye. Aileler ekonomik durumları iyi değilse bankalardan kredi aldılar. Kredilerle çocuklarını daha iyi bir geleceğe hazırlamanın telaşı içine girdiler"
Bazı ailelerin "çocuklarını Anadolu Liselerine göndermek için evlerini değiştirdiklerini ya da yüklü miktarlarda servis parası ödeyerek uzaktaki okullara gönderdiklerini" ifade eden Çandar, "Sonra YÖK'ten bir karar çıktı. Bu 4 yıllık emeğimiz hiçe sayıldı. Bütün katsayı uygulaması kalktı. Sadece imam hatip liselilerin önünü açabilmek için binlerce aileyi mağdur etmeyi göze alarak katsayı uygulamasını kaldırdılar" şeklinde konuştu.
Kendisinin Milli Eğitim Komisyonu üyesi olduğunu hatırlatan Çandar, "Getirin, bu yasayı değiştirelim. Adam gibi bir hale sokalım ama bunu yaparken dört sene önce var olan kurallara göre sınavlara girmiş onca çile çekmiş, onca para harcamış, onca zaman harcamış insanları da mağdur etmeyelim. Buna ne hakkımız var? Bunun adı fırsat eşitliği değil. Bunun adı imam hatip liselilerin önünü açabilmek pahasına binlerce ailenin hakkını gasp etmektir. Bu bir hak gaspıdır. Bunun mutlaka hukuk gerekeni yapmalıdır ve bir an önce yapmalıdır. 2547 sayılı YÖK Kanunu'nun 45. Maddesi değişmeden ben böyle bir karar aldım diyemezsiniz. Böyle bir hukuksuzluk yok. Sadece bu maddenin 2547 sayılı YÖK kanununun 45. Maddesinin değişmesi de yetmez. Aynı zamanda ilgili Anayasa maddesinin de değişmesi lazım. Çocuklarımızı evlatlarımızı, bu güzel ülkenin gençlerini 'benim çocuklarım', 'onların çocukları' şeklinde ikiye ayırmak bölücülüğün ta kendisi değil de nedir? Bölücülüğü niye dışarda arıyorsunuz" dedi.
CHP'li Tolga Çandar, daha sonra Milletvekili seçildiği tarihten bugüne Muğla ile ilgili olarak en çok uğraştığı konunun "kurumlara işçi alımının yöntemi" olduğunu söyledi. Çandar şunları kaydetti:
"İlk göreve başladığımız günlerde elimize bir belge geçti. Muğla AKP il başkanı, Milas ilçe başkanı ve Yatağan ilçe başkanının imzaladığı 47 kişilik bir liste geçti elimize. Orada çalışan bir üst düzey bürokrat bunu bize verdi. Orada bir sınav yapılmış, 47 kişi sınavı kazanmış, fakat çocuklar 6 aydır göreve başlatmıyorlar. Niye? Çünkü biraz önce sözünü ettiğim şahısların imzaladıkları 47 kişilik yandaş grubunu göreve başlatmak istiyorlar. Bundan sonra bu tür şeyler yaşanmaz diye umut ederken sonra yine öğreniyoruz, aynı yöntem devam ediyor"
Muğla'da iki uluslararası havaalanı ve üç tane termik santral olduğunu belirten Çandar, buralara işçi alımında KPSS sınavının yetmediğini belirterek, "Şimdi mülakat diye bir şey getirdiler. Mülakat sınavı sonunda eğer AKP'ye üye olmamışsa puanı ne olursa olsun, ondan daha düşük puan almış birisi mülakat sonunda mülakatta başarısız oldu gerekçesiyle işe alınmıyor" diye konuştu.
Başka yörelerden alınan işçilerin de Muğla'da ciddi sorunlara yol açtığını ifade eden Çandar, bölgede eskiden işsizlik diye bir sorunun olmadığını, tütün, pamuk, zeytin ve yazları turizmin bölge geçimi için yeterli olduğunu ancak bugün tütün ve pamuğun bittiğini, zeytinyağının ise fiyatının çok düştüğü için zeytinlerin dallarda kaldığını söyledi. İşçi alımlarının da yöre kaynaklı olması gerekirken dışardan taşınmasının "çok ciddi gerginlikler oluşturduğunu" belirten Çandar, "Bölgenin demografik yapısı değiştirilmeye çalışılıyor. TOKİ evleri bölgedeki insanların konut ihtiyacını, konut açığını kapatmak için yapılmıyor mu? Ama burada öyle değil. Dışardan Muğla'nın siyasi yapısını, demografik yapısını değiştirecek göç sağlıyorsunuz. Neden? Önümüzdeki dönem büyükşehir olacak Muğla, büyükşehir belediyesini alıp Muğla'nın koylarını istediği gibi talan edecek. Muğlalılar olarak biz buna izin vermeyeceğiz. Ama dediğim gibi umarım önümüzdeki günlerde bu nedenlerle olumsuzluklar yaşanmaz" dedi. (13:10)
Basın toplantısına dün yaşanan depremle ilgili görüşlerini bildirerek başlayan Çandar, Muğla'da panik sebebiyle balkonlardan atlayan vatandaşların yaşadığı bir takım ortopedik sıkıntılar ve ufak tefek çatı göçmeleri dışında can ve çok ciddi mal kaybı olmadığını açıkladı. Kendisinin aynı zamanda İnşaat Mühendisi olduğunu hatırlatan CHP'li Çandar, depremle ilgili çalışmaların sadece İstanbul ve Marmara ile sınırlandırılmasının doğru olmadığını belirterek, "Fay hatları kırıla kırıla yön değiştirdi. Yeni fay hatları oluştu. Dolayısıyla Türkiye'nin tamamı bir deprem riski altındadır. Durum böyle olunca da Türkiye'nin tamamında yapı konusunda deprem mutlaka dikkate alınmalıdır. Hükümetin de bu konuda gerekli çalışmaları yapması lazım. Ege zaten sürekli sallanıyor ama en risksiz bölgelerden biri sayılan Muğla da artık deprem kuşağındadır" şeklinde konuştu.
Tolga Çandar daha sonra Yüksek Öğretim Kurulu'nun katsayıyla ilgili kararı ile ilgili açıklamalarda bulundu. Bu karar dolayısıyla son günlerde kendilerine çok ciddi tepkilerin geldiğini belirten Çandar, CHP Uşak Milletvekilinin konuyla ilgili olarak mahkemeye başvurduğunu ancak henüz sonuç alınamadığını bildirdi. Çandar, kendi oğlunun da "katsayı mağduru" olduğunu söyledikten sonra şunları kaydetti:
"Ben de bir baba olarak yani Milletvekili olarak değil, bir baba olarak aynı şeyi duyumsuyorum. Benim oğlum bundan dört yıl önce lise seçme sınavlarına girdi. Onun öncesinde iki yıl çocuklar dershanelere gittiler. Daha iyi bir liseye gitsin, daha iyi bir eğitim alabilsin diye. Aileler ekonomik durumları iyi değilse bankalardan kredi aldılar. Kredilerle çocuklarını daha iyi bir geleceğe hazırlamanın telaşı içine girdiler"
Bazı ailelerin "çocuklarını Anadolu Liselerine göndermek için evlerini değiştirdiklerini ya da yüklü miktarlarda servis parası ödeyerek uzaktaki okullara gönderdiklerini" ifade eden Çandar, "Sonra YÖK'ten bir karar çıktı. Bu 4 yıllık emeğimiz hiçe sayıldı. Bütün katsayı uygulaması kalktı. Sadece imam hatip liselilerin önünü açabilmek için binlerce aileyi mağdur etmeyi göze alarak katsayı uygulamasını kaldırdılar" şeklinde konuştu.
Kendisinin Milli Eğitim Komisyonu üyesi olduğunu hatırlatan Çandar, "Getirin, bu yasayı değiştirelim. Adam gibi bir hale sokalım ama bunu yaparken dört sene önce var olan kurallara göre sınavlara girmiş onca çile çekmiş, onca para harcamış, onca zaman harcamış insanları da mağdur etmeyelim. Buna ne hakkımız var? Bunun adı fırsat eşitliği değil. Bunun adı imam hatip liselilerin önünü açabilmek pahasına binlerce ailenin hakkını gasp etmektir. Bu bir hak gaspıdır. Bunun mutlaka hukuk gerekeni yapmalıdır ve bir an önce yapmalıdır. 2547 sayılı YÖK Kanunu'nun 45. Maddesi değişmeden ben böyle bir karar aldım diyemezsiniz. Böyle bir hukuksuzluk yok. Sadece bu maddenin 2547 sayılı YÖK kanununun 45. Maddesinin değişmesi de yetmez. Aynı zamanda ilgili Anayasa maddesinin de değişmesi lazım. Çocuklarımızı evlatlarımızı, bu güzel ülkenin gençlerini 'benim çocuklarım', 'onların çocukları' şeklinde ikiye ayırmak bölücülüğün ta kendisi değil de nedir? Bölücülüğü niye dışarda arıyorsunuz" dedi.
CHP'li Tolga Çandar, daha sonra Milletvekili seçildiği tarihten bugüne Muğla ile ilgili olarak en çok uğraştığı konunun "kurumlara işçi alımının yöntemi" olduğunu söyledi. Çandar şunları kaydetti:
"İlk göreve başladığımız günlerde elimize bir belge geçti. Muğla AKP il başkanı, Milas ilçe başkanı ve Yatağan ilçe başkanının imzaladığı 47 kişilik bir liste geçti elimize. Orada çalışan bir üst düzey bürokrat bunu bize verdi. Orada bir sınav yapılmış, 47 kişi sınavı kazanmış, fakat çocuklar 6 aydır göreve başlatmıyorlar. Niye? Çünkü biraz önce sözünü ettiğim şahısların imzaladıkları 47 kişilik yandaş grubunu göreve başlatmak istiyorlar. Bundan sonra bu tür şeyler yaşanmaz diye umut ederken sonra yine öğreniyoruz, aynı yöntem devam ediyor"
Muğla'da iki uluslararası havaalanı ve üç tane termik santral olduğunu belirten Çandar, buralara işçi alımında KPSS sınavının yetmediğini belirterek, "Şimdi mülakat diye bir şey getirdiler. Mülakat sınavı sonunda eğer AKP'ye üye olmamışsa puanı ne olursa olsun, ondan daha düşük puan almış birisi mülakat sonunda mülakatta başarısız oldu gerekçesiyle işe alınmıyor" diye konuştu.
Başka yörelerden alınan işçilerin de Muğla'da ciddi sorunlara yol açtığını ifade eden Çandar, bölgede eskiden işsizlik diye bir sorunun olmadığını, tütün, pamuk, zeytin ve yazları turizmin bölge geçimi için yeterli olduğunu ancak bugün tütün ve pamuğun bittiğini, zeytinyağının ise fiyatının çok düştüğü için zeytinlerin dallarda kaldığını söyledi. İşçi alımlarının da yöre kaynaklı olması gerekirken dışardan taşınmasının "çok ciddi gerginlikler oluşturduğunu" belirten Çandar, "Bölgenin demografik yapısı değiştirilmeye çalışılıyor. TOKİ evleri bölgedeki insanların konut ihtiyacını, konut açığını kapatmak için yapılmıyor mu? Ama burada öyle değil. Dışardan Muğla'nın siyasi yapısını, demografik yapısını değiştirecek göç sağlıyorsunuz. Neden? Önümüzdeki dönem büyükşehir olacak Muğla, büyükşehir belediyesini alıp Muğla'nın koylarını istediği gibi talan edecek. Muğlalılar olarak biz buna izin vermeyeceğiz. Ama dediğim gibi umarım önümüzdeki günlerde bu nedenlerle olumsuzluklar yaşanmaz" dedi. (13:10)
