2012-04-05 - 16:30
Oktay Vural: "Borç yiğidin kamçısıdır diyerek, milleti kamçılamaktan zevk alan bir Başbakan var."
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 'korsakof sendromu' içinde olduğunu öne süren Vural şunları söyledi: "Başbakan'ın konuşmaları, olmamış durumları olmuş gibi anlatma, yakın zamanda olmuş olayları da hatırlamama durumunda olanların içinde bulunduğu korsakof sendromunun yansımalarıdır. Kuran derslerinin okullarda seçmeli ders olarak verilmesi, ilk olarak Genel Başkanımız Devlet Bahçeli tarafından gündeme getirilmiş, sonrasında hazırladığımız önerge AKP tarafından reddedilmiştir. Başbakan, AKP'nin red oyu vermesine rağmen tabanlarından korktukları için MHP'nin kopya önergesini verdiklerini hatırlamıyor. Eğitimin kademeli olması gerektiğini söyleyen de MHP'dir. Başbakan 'baskın basanındır' diyerek zeytinyağı gibi üste çıkma durumunda. Olayları çarpıtıyor, unutuyor. Haddini aşarak MHP'ye dil uzatıyor. Ancak milletimiz biliyor kimin ne yaptığını, yürüttükleri karalama kampanyasına itibar etmiyor. Senin ülkücülerden istediğin nedir? Niye düşman bakıyorsun? Başbakan'ın hem eli hem de gönlü razı olmamış, MHP'nin önergesini içine sindirememiştir."
Başbakan'ın grup toplantısında söylediği "Borç yiğidin kamçısıdır" sözlerine karşılık, "Millet yiğit de, kamçı senin elinde" diyen Vural, şöyle konuştu: " Başbakan'ın grup toplantıları vur patlasın çal oynasın havasında geçmeye devam ediyor. Millet dışarda kan ağlıyor, Başbakan güllük gülistanlık bir Türkiye resmi çiziyor. Temel arabayla sürekli sola dönüyormuş. Babası sormuş oğlum neden sürekli sola gidiyorsun? diye. 'Sol sinyal takıldı' demiş Temel. Başbakan sinyali takılmış Temel gibi. Millete anlatacak masal kalmadı. Benim oğlum bina okur döner döner bir daha okur. Bankalar hamuduyla götürürken, milleti erittin. Batık krediler 25 kat arttı. Kamçı yiye yiye, yiğit bırakmadın memlekette. 200'ü aşkın insan intihar etti, borç yüzünden. Çiftçi tarlasını sattı. Böbreğini satacak duruma geldi millet. Kamçıla, öldür o zaman. Mazoist mi bu millet?"
İzmir'den çiftçilerin kendisini ziyarete geldiğini ve Başbakan'ın "Borç yiğidin kamçısıdır" sözlerine cevaben, " Ölmüş at, çakaldan korkmaz" dediklerini söyleyen Vural, "Bu söz, Yahudi kökenli bir sözdür. Bizde 'Bana kul hakkıyla gelmeyin' deniyor. Hazreti Ali diyor ki: "Dünyada en büyük sıkıntı borçlu olmaktır". 'Borç yiyen kesesinden yer' sözü var. Millette kese bırakmadın. Kamçı hangi yiğidin eline geçecek görürsün sen" diye konuştu.
Basın toplantısına ucunda ampul olan bir sopa ile gelen Vural, "Ben bu kamçıyı elime almam. Ancak Başbakan'a yakışır" dedi.
Toplantı sonrası soruları cevaplayan Vural, 12 Eylül davasının iki sanıklı yürütülmesine ilişkin şunları söyledi: "12 Eylül'ün tüm boyutlarıyla sorgulanmasını istiyoruz. 12 Eylül'ü iki kişiye indirgemek sorgulamak değil, bir dönemin aklanmasına çalışmaktır. Hukuki eksiklikleri dile getirdik, bununla ilgili önerge verdik ama reddettiler. 12 Eylül'ün mağduru da biziz, hesaplaşmayı, mücadele etmeyi de biliriz. Biz o dönemde mücadele ederken sen ne yapıyordun? Babandan kaçıp top oynuyordun. Dünün Evren Paşasıyla da, bugünün Recep Paşasıyla da mücadeleye devam edeceğiz." (16:30)
Başbakan'ın grup toplantısında söylediği "Borç yiğidin kamçısıdır" sözlerine karşılık, "Millet yiğit de, kamçı senin elinde" diyen Vural, şöyle konuştu: " Başbakan'ın grup toplantıları vur patlasın çal oynasın havasında geçmeye devam ediyor. Millet dışarda kan ağlıyor, Başbakan güllük gülistanlık bir Türkiye resmi çiziyor. Temel arabayla sürekli sola dönüyormuş. Babası sormuş oğlum neden sürekli sola gidiyorsun? diye. 'Sol sinyal takıldı' demiş Temel. Başbakan sinyali takılmış Temel gibi. Millete anlatacak masal kalmadı. Benim oğlum bina okur döner döner bir daha okur. Bankalar hamuduyla götürürken, milleti erittin. Batık krediler 25 kat arttı. Kamçı yiye yiye, yiğit bırakmadın memlekette. 200'ü aşkın insan intihar etti, borç yüzünden. Çiftçi tarlasını sattı. Böbreğini satacak duruma geldi millet. Kamçıla, öldür o zaman. Mazoist mi bu millet?"
İzmir'den çiftçilerin kendisini ziyarete geldiğini ve Başbakan'ın "Borç yiğidin kamçısıdır" sözlerine cevaben, " Ölmüş at, çakaldan korkmaz" dediklerini söyleyen Vural, "Bu söz, Yahudi kökenli bir sözdür. Bizde 'Bana kul hakkıyla gelmeyin' deniyor. Hazreti Ali diyor ki: "Dünyada en büyük sıkıntı borçlu olmaktır". 'Borç yiyen kesesinden yer' sözü var. Millette kese bırakmadın. Kamçı hangi yiğidin eline geçecek görürsün sen" diye konuştu.
Basın toplantısına ucunda ampul olan bir sopa ile gelen Vural, "Ben bu kamçıyı elime almam. Ancak Başbakan'a yakışır" dedi.
Toplantı sonrası soruları cevaplayan Vural, 12 Eylül davasının iki sanıklı yürütülmesine ilişkin şunları söyledi: "12 Eylül'ün tüm boyutlarıyla sorgulanmasını istiyoruz. 12 Eylül'ü iki kişiye indirgemek sorgulamak değil, bir dönemin aklanmasına çalışmaktır. Hukuki eksiklikleri dile getirdik, bununla ilgili önerge verdik ama reddettiler. 12 Eylül'ün mağduru da biziz, hesaplaşmayı, mücadele etmeyi de biliriz. Biz o dönemde mücadele ederken sen ne yapıyordun? Babandan kaçıp top oynuyordun. Dünün Evren Paşasıyla da, bugünün Recep Paşasıyla da mücadeleye devam edeceğiz." (16:30)
