2008-10-17 - 11:00
Çevre sorunlarının araştırılarak, sürdürülebilir çevre politikası için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonunun hazırladığı taslak raporda, hava kirliliğinin önlenmesi için 16 yaşın üstündeki araçların kademeli olarak
hurdaya ayrılması, ''Yol ve Karbondioksit Vergisi'' sistemine geçilmesi önerildi.
Çevre sorunlarının araştırılarak,
sürdürülebilir çevre politikası için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi
amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, taslak raporunu hazırladı. Raporda,
hava kirliliğinin önlenmesi için 16 yaşın üstündeki araçların kademeli olarak
hurdaya ayrılması, ''Yol ve Karbondioksit Vergisi'' sistemine geçilmesi
önerildi.
Komisyon Başkanı ve AK Parti Uşak Milletvekili Nuri Uslu, çalışma süresi
16 Kasımda tamamlanacak Komisyonun, çalışmalarını büyük ölçüde tamamladıklarını,
kalan sürede bölgelere giderek çevre sorunlarını yerinde inceleyeceklerini
söyledi.
Komisyonun yaptığı çalışmalar sonucu hazırlanan taslak raporda, çevre
sorunları ve bu sorunların çözümüne ilişkin önerilere yer verildi.
Dünyada etkisini gösteren sorunların Türkiye'de de yaşandığı, nüfus
artışı ile sanayileşmenin çevreye olumsuz etkilerinin bulunduğu vurgulanan
raporda, yaşamın sürdürülebilirliğinin sağlanması için ekonomik ve toplumsal
kalkınmanın çevreyle uyumlu hale getirilmesinin zorunluluğu vurgulandı.
Raporda, hava, su, toprak ve yapılaşmayla ilgili çevre sorunları
sıralanarak, bu sorunların çözümü için önerilerde bulunuldu.
-YOL VE KARBONDİOKSİT VERGİSİ-
Taslak raporda, hava kirliliğinin önlenmesi için, ''aşırı yakıt tüketen
ve karbondioksit (CO2) salımı yapan 16 yaşın üstündeki araçların bir program
dahilinde kademeli olarak hurdaya ayrılması ve eski araçların kullanımını teşvik
eden MTV 'servet vergisi' sisteminden 'yol ve CO2 vergisi' sistemine geçiş ile
ilgili mevzuat çalışması yapılması'' önerildi.
Piyasaya yeni çıkan ve CO2 salınımı düşük olan araçlarda ÖTV indirimi
sağlanmasıyla ilgili AB ülkelerindeki uygulamaların örnek alınması istenen
raporda, şehir içi trafiğinde, taşıtların motor performansı ve güç gereksiniminin
değerlendirilerek, yakıt tüketimi açısından ideal trafik hızının sağlanması,
trafik sıkışıklıklarının giderilmesi, sinyalizasyon sisteminin düzenlenmesi
istendi.
Hava kirliliğinin önlenmesi için bazı sanayi sektörlerinde, CO2 emisyonun
azaltılması için alternatif yakıt kullanımının yaygınlaştırılması, bu kapsamda
atık yakıtların tüm sektör tarafından da kullanılmasının özendirilmesi gerektiği
anlatılan raporda, sera gazı emisyonunda önemli artışlara neden olan demir, çelik
ve çimento sanayinde de ülkenin ihtiyacı kadar üretime izin verilmesi gerektiği
görüşü savunuldu.
-''SU YATIRIM MALİYETİ KULLANICILARA YANSITILMALI''-
Raporda, su kirliliğinin önlenmesi amacıyla havza bazında yönetim
stratejileri geliştirilmesi, havza konseyleri oluşturularak ilgili otoritelerin
ve kullanıcıların koordinasyonları ve havza yönetimine katılımları sağlanması
önerildi.
Suda yeniden fiyatlandırılmaya gidilmesi tavsiye edilen raporda, ''Evsel,
endüstriyel ve tarımsal kullanımlarda su tasarrufuna önem verilmeli, bu kapsamda
kayıp ve kaçaklar önlenmeli, kullanıcının ödeme gücünü de dikkate alan makul bir
fiyatlandırma oluşturulmalıdır. Yalnızca işletme maliyetlerinin değil yatırım
maliyetlerinin de kademeli olarak kullanıcılara yansıtılması sağlanmalıdır''
görüşüne yer verildi.
Ayrıca raporda, atık arıtma tesislerinin sayısının artırılması, tarımda
vahşi sulama yerine kapalı sulamaya geçilmesi önerisine yer verildi.
-TARIMSAL KİRLİLİK YAPAN ÇİFTÇİYE CEZA ÖNERİSİ-
Toprağın kirlenmesini önlenmesiyle ilgili önerilerin de sıralandığı
raporda, gübre kullanımının, kullanım zamanı ve kullanılan miktar bakımından
sınırlandırılması gerektiği belirtilerek, toprak ve bitki analizlerinin teşvik
edilmesi istendi.
Gübrelerin toprak yüzeyine serpilmesi yerine, toprak altına gömülmesi
gibi tedbirlerin alınması, nitrifikasyon inhibitörlü veya kontrollü salınan gübre
kullanımının desteklenmesi gerektiği belirtilerek, şu önerilere yer verildi:
''Tarımsal kirlilik yapan işletmeler ve büyük çiftçiler için ceza veya
diğer caydırıcı (kirleten öder prensibi) uygulamalar başlatılmalıdır.
Karık ve salma sulama sistemleriyle sulamaya kesinlikle izin
verilmemelidir. Gelişen modern sulama sistemlerinin özellikle damla sulamanın
bütün ülke geneline yayılması zorunludur.
Özellikle su sıkıntısı yaşanan bölgelerde, aşırı su tüketen bitkilere
teşvik verilmemesi sağlanmalı, ayrıca bu bölgelerde kuru tarım desteklenmelidir.
Söz konusu bölgelerde ikinci ürün ekimine de izin verilmemesi gerekmektedir.
Ayrıca biyodizel üretiminde kullanılan yağlı tohumların, ülkemizde yeteri
ölçüde üretilmesini öngören bir program hazırlanmalı ve derhal uygulamaya
konulmalıdır.''
-SÜRDÜRÜLEBİLİR ÇEVRE İÇİN...-
Güneş ışınlarından ve ısısından faydalanarak maksimum evsel ısıtma ve
havalandırmayı sağlayıcı yapı yönleri, yapı tasarımları, yapı içi tesisat
yöntemleri ile yapı yüksekliklerinin geliştirilmesi gerektiği kaydedilen
raporda, ısınmadan ve sanayileşmeden kaynaklanan hava kirliliği bakımından, ileri
teknoloji uygulamaları kullanılarak filtrasyonun geliştirilmesi gerektiği
vurgulandı.
Sürdürülebilir çevre yönetimi için çevresel politikaların, tek yetkili ve
sorumlu merkezce yönetilmesi istenen raporda, şu görüşlere yer verildi:
''Doğal kaynaklar, atık miktarları, su, hava, toprak kalite düzeyleri
hakkındaki envanter çalışmaları ivedilikle tamamlanmalıdır. Ülkemizde su
kaynaklarının tahsisi, kullanılması, geliştirilmesi ve kirlenmeye karşı korunması
ile ilgili hukuki düzenleme ve idari yapı oluşturulmasına yönelik olarak
başlatılan çalışmalar tamamlanmalıdır.
Çevre hukuku, çevre ekonomisi, nükleer kirlenme, çevresel nanoteknoloji,
tehlikeli atıkların yönetimi konularında uzman yetiştirilmelidir. Gelecek
kuşakların ihtiyaçlarını gözeterek, doğal kaynakların koruma ve kullanma
koşulları belirlenmeli, bu kaynaklardan herkesin adil biçimde yararlanmasını
sağlayacak biçimde çevre yönetim sistemleri oluşturulmalıdır.
Çevre ve kalkınma ile ilgili sağlıklı ve entegre bilgi sistemleri
oluşturularak izleme, denetim ve raporlama alt yapısı geliştirilmelidir.
Biyogüvenlik ve genetiği değiştirilmiş organizmalar konusundaki risklerin
en aza indirilmesi için tarım, çevre ve teknoloji politikaları bütünleştirilmiş
bir anlayışla değerlendirilmelidir.''
sürdürülebilir çevre politikası için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi
amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, taslak raporunu hazırladı. Raporda,
hava kirliliğinin önlenmesi için 16 yaşın üstündeki araçların kademeli olarak
hurdaya ayrılması, ''Yol ve Karbondioksit Vergisi'' sistemine geçilmesi
önerildi.
Komisyon Başkanı ve AK Parti Uşak Milletvekili Nuri Uslu, çalışma süresi
16 Kasımda tamamlanacak Komisyonun, çalışmalarını büyük ölçüde tamamladıklarını,
kalan sürede bölgelere giderek çevre sorunlarını yerinde inceleyeceklerini
söyledi.
Komisyonun yaptığı çalışmalar sonucu hazırlanan taslak raporda, çevre
sorunları ve bu sorunların çözümüne ilişkin önerilere yer verildi.
Dünyada etkisini gösteren sorunların Türkiye'de de yaşandığı, nüfus
artışı ile sanayileşmenin çevreye olumsuz etkilerinin bulunduğu vurgulanan
raporda, yaşamın sürdürülebilirliğinin sağlanması için ekonomik ve toplumsal
kalkınmanın çevreyle uyumlu hale getirilmesinin zorunluluğu vurgulandı.
Raporda, hava, su, toprak ve yapılaşmayla ilgili çevre sorunları
sıralanarak, bu sorunların çözümü için önerilerde bulunuldu.
-YOL VE KARBONDİOKSİT VERGİSİ-
Taslak raporda, hava kirliliğinin önlenmesi için, ''aşırı yakıt tüketen
ve karbondioksit (CO2) salımı yapan 16 yaşın üstündeki araçların bir program
dahilinde kademeli olarak hurdaya ayrılması ve eski araçların kullanımını teşvik
eden MTV 'servet vergisi' sisteminden 'yol ve CO2 vergisi' sistemine geçiş ile
ilgili mevzuat çalışması yapılması'' önerildi.
Piyasaya yeni çıkan ve CO2 salınımı düşük olan araçlarda ÖTV indirimi
sağlanmasıyla ilgili AB ülkelerindeki uygulamaların örnek alınması istenen
raporda, şehir içi trafiğinde, taşıtların motor performansı ve güç gereksiniminin
değerlendirilerek, yakıt tüketimi açısından ideal trafik hızının sağlanması,
trafik sıkışıklıklarının giderilmesi, sinyalizasyon sisteminin düzenlenmesi
istendi.
Hava kirliliğinin önlenmesi için bazı sanayi sektörlerinde, CO2 emisyonun
azaltılması için alternatif yakıt kullanımının yaygınlaştırılması, bu kapsamda
atık yakıtların tüm sektör tarafından da kullanılmasının özendirilmesi gerektiği
anlatılan raporda, sera gazı emisyonunda önemli artışlara neden olan demir, çelik
ve çimento sanayinde de ülkenin ihtiyacı kadar üretime izin verilmesi gerektiği
görüşü savunuldu.
-''SU YATIRIM MALİYETİ KULLANICILARA YANSITILMALI''-
Raporda, su kirliliğinin önlenmesi amacıyla havza bazında yönetim
stratejileri geliştirilmesi, havza konseyleri oluşturularak ilgili otoritelerin
ve kullanıcıların koordinasyonları ve havza yönetimine katılımları sağlanması
önerildi.
Suda yeniden fiyatlandırılmaya gidilmesi tavsiye edilen raporda, ''Evsel,
endüstriyel ve tarımsal kullanımlarda su tasarrufuna önem verilmeli, bu kapsamda
kayıp ve kaçaklar önlenmeli, kullanıcının ödeme gücünü de dikkate alan makul bir
fiyatlandırma oluşturulmalıdır. Yalnızca işletme maliyetlerinin değil yatırım
maliyetlerinin de kademeli olarak kullanıcılara yansıtılması sağlanmalıdır''
görüşüne yer verildi.
Ayrıca raporda, atık arıtma tesislerinin sayısının artırılması, tarımda
vahşi sulama yerine kapalı sulamaya geçilmesi önerisine yer verildi.
-TARIMSAL KİRLİLİK YAPAN ÇİFTÇİYE CEZA ÖNERİSİ-
Toprağın kirlenmesini önlenmesiyle ilgili önerilerin de sıralandığı
raporda, gübre kullanımının, kullanım zamanı ve kullanılan miktar bakımından
sınırlandırılması gerektiği belirtilerek, toprak ve bitki analizlerinin teşvik
edilmesi istendi.
Gübrelerin toprak yüzeyine serpilmesi yerine, toprak altına gömülmesi
gibi tedbirlerin alınması, nitrifikasyon inhibitörlü veya kontrollü salınan gübre
kullanımının desteklenmesi gerektiği belirtilerek, şu önerilere yer verildi:
''Tarımsal kirlilik yapan işletmeler ve büyük çiftçiler için ceza veya
diğer caydırıcı (kirleten öder prensibi) uygulamalar başlatılmalıdır.
Karık ve salma sulama sistemleriyle sulamaya kesinlikle izin
verilmemelidir. Gelişen modern sulama sistemlerinin özellikle damla sulamanın
bütün ülke geneline yayılması zorunludur.
Özellikle su sıkıntısı yaşanan bölgelerde, aşırı su tüketen bitkilere
teşvik verilmemesi sağlanmalı, ayrıca bu bölgelerde kuru tarım desteklenmelidir.
Söz konusu bölgelerde ikinci ürün ekimine de izin verilmemesi gerekmektedir.
Ayrıca biyodizel üretiminde kullanılan yağlı tohumların, ülkemizde yeteri
ölçüde üretilmesini öngören bir program hazırlanmalı ve derhal uygulamaya
konulmalıdır.''
-SÜRDÜRÜLEBİLİR ÇEVRE İÇİN...-
Güneş ışınlarından ve ısısından faydalanarak maksimum evsel ısıtma ve
havalandırmayı sağlayıcı yapı yönleri, yapı tasarımları, yapı içi tesisat
yöntemleri ile yapı yüksekliklerinin geliştirilmesi gerektiği kaydedilen
raporda, ısınmadan ve sanayileşmeden kaynaklanan hava kirliliği bakımından, ileri
teknoloji uygulamaları kullanılarak filtrasyonun geliştirilmesi gerektiği
vurgulandı.
Sürdürülebilir çevre yönetimi için çevresel politikaların, tek yetkili ve
sorumlu merkezce yönetilmesi istenen raporda, şu görüşlere yer verildi:
''Doğal kaynaklar, atık miktarları, su, hava, toprak kalite düzeyleri
hakkındaki envanter çalışmaları ivedilikle tamamlanmalıdır. Ülkemizde su
kaynaklarının tahsisi, kullanılması, geliştirilmesi ve kirlenmeye karşı korunması
ile ilgili hukuki düzenleme ve idari yapı oluşturulmasına yönelik olarak
başlatılan çalışmalar tamamlanmalıdır.
Çevre hukuku, çevre ekonomisi, nükleer kirlenme, çevresel nanoteknoloji,
tehlikeli atıkların yönetimi konularında uzman yetiştirilmelidir. Gelecek
kuşakların ihtiyaçlarını gözeterek, doğal kaynakların koruma ve kullanma
koşulları belirlenmeli, bu kaynaklardan herkesin adil biçimde yararlanmasını
sağlayacak biçimde çevre yönetim sistemleri oluşturulmalıdır.
Çevre ve kalkınma ile ilgili sağlıklı ve entegre bilgi sistemleri
oluşturularak izleme, denetim ve raporlama alt yapısı geliştirilmelidir.
Biyogüvenlik ve genetiği değiştirilmiş organizmalar konusundaki risklerin
en aza indirilmesi için tarım, çevre ve teknoloji politikaları bütünleştirilmiş
bir anlayışla değerlendirilmelidir.''
