2011-07-12 - 15:10
CHP Mersin Milletvekili İsa Gök parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, partisinin TBMM Genel Kurulu'nda yemin etme kararını haklı bulmadığını ifade ederek " haklı ve kararlı tutumumuzu devam ettirmeyen Partimin bir milletvekili olarak bu erken alınan karara uymak zorunda olduğumu biliyorum" dedi.
CHP Mersin Milletvekili İsa Gök parlamentoda düzenlediği basın toplantısında,
partisinin TBMM Genel Kurulu'nda yemin etme kararını haklı bulmadığını ifade
ederek " haklı ve kararlı tutumumuzu devam ettirmeyen Partimin bir milletvekili
olarak bu erken alınan karara uymak zorunda olduğumu biliyorum" dedi.
Gök, 11 Temmuz 1789'da Fransa Kurucu
Meclisine sunulan İnsan ve Vatandaşlık Hakları Bildirgesi'nde, ''egemenliğin
millete ait olduğu'' ve ''suç yargıda kesinleşmedikçe herkesin masum olduğu''
maddelerinin yer aldığını belirtti. Gök, CHP'nin, milletin iradesinin üstünlüğünü
dünyaya ilan etmek için aldığı yemin etmeme kararını, söz konusu bildirgenin 222.
yıl dönümünde sona erdirdiğini ifade etti.
Demokratik bir eylem olan sürecin dün sona erdirildiğini söyleyen Gök, sözlerine şöyle devam etti:
"CHP Milletvekili olarak tutuklu vekil arkadaşlarımızın Meclis'e gelebilmeleri
yolunun açılmış olması gerekiyordu. Ancak söz konusu mutabakat metninde,
'tutuklu milletvekilleri' ifadesine bile yer verilmemiştir. Hatta dün TBMM'de
arkadaşlarımız yemin ederken, tutuklu vekil arkadaşlarımızın adlarının
okunmasına bile tahammül edilmeyen bir noktada bulunulduğuna bütün ülke tanıklık etmiştir.
O zaman elde somut ne vardı ki alelacele yemin kararı alındı. Yani iki hafta
öncesine göre bize bu tutumu aldıran gerekçelerden hangisi ortadan kalktı?
Maalesef değişen hiçbir şey olmadığını görüyor ve telaş içinde alınan yemin
etme kararını kesinlikle doğru bulmadığımı yüce halkımıza duyuruyorum.
Somut bir sonuç elde edene kadar haklı ve kararlı tutumumuzu devam
ettirmeyen Partimin bir milletvekili olarak bu erken alınan karara uymak
zorunda olduğumu biliyorum. "İnsanlık tarihi, demokrasi, insan hakları ve
özgürlük yolunda bedel ödeyenlerle doludur" diyen bizlerin tarih önünde
"ülkemizi insan haklarının, evrensel hukukun, demokrasinin, seçme ve
seçilme hakkının eksiksiz uygulanması için bedel ödediler!" sayfasında
yer almak, kazandıklarımız karşısında en büyük ödül olmaz mıydı?
İnsanlık tarihinin günümüz sayfasındaki tüm vicdanlarına saygıyla duyurulur." (15.10)
partisinin TBMM Genel Kurulu'nda yemin etme kararını haklı bulmadığını ifade
ederek " haklı ve kararlı tutumumuzu devam ettirmeyen Partimin bir milletvekili
olarak bu erken alınan karara uymak zorunda olduğumu biliyorum" dedi.
Gök, 11 Temmuz 1789'da Fransa Kurucu
Meclisine sunulan İnsan ve Vatandaşlık Hakları Bildirgesi'nde, ''egemenliğin
millete ait olduğu'' ve ''suç yargıda kesinleşmedikçe herkesin masum olduğu''
maddelerinin yer aldığını belirtti. Gök, CHP'nin, milletin iradesinin üstünlüğünü
dünyaya ilan etmek için aldığı yemin etmeme kararını, söz konusu bildirgenin 222.
yıl dönümünde sona erdirdiğini ifade etti.
Demokratik bir eylem olan sürecin dün sona erdirildiğini söyleyen Gök, sözlerine şöyle devam etti:
"CHP Milletvekili olarak tutuklu vekil arkadaşlarımızın Meclis'e gelebilmeleri
yolunun açılmış olması gerekiyordu. Ancak söz konusu mutabakat metninde,
'tutuklu milletvekilleri' ifadesine bile yer verilmemiştir. Hatta dün TBMM'de
arkadaşlarımız yemin ederken, tutuklu vekil arkadaşlarımızın adlarının
okunmasına bile tahammül edilmeyen bir noktada bulunulduğuna bütün ülke tanıklık etmiştir.
O zaman elde somut ne vardı ki alelacele yemin kararı alındı. Yani iki hafta
öncesine göre bize bu tutumu aldıran gerekçelerden hangisi ortadan kalktı?
Maalesef değişen hiçbir şey olmadığını görüyor ve telaş içinde alınan yemin
etme kararını kesinlikle doğru bulmadığımı yüce halkımıza duyuruyorum.
Somut bir sonuç elde edene kadar haklı ve kararlı tutumumuzu devam
ettirmeyen Partimin bir milletvekili olarak bu erken alınan karara uymak
zorunda olduğumu biliyorum. "İnsanlık tarihi, demokrasi, insan hakları ve
özgürlük yolunda bedel ödeyenlerle doludur" diyen bizlerin tarih önünde
"ülkemizi insan haklarının, evrensel hukukun, demokrasinin, seçme ve
seçilme hakkının eksiksiz uygulanması için bedel ödediler!" sayfasında
yer almak, kazandıklarımız karşısında en büyük ödül olmaz mıydı?
İnsanlık tarihinin günümüz sayfasındaki tüm vicdanlarına saygıyla duyurulur." (15.10)
